Basit Cinsel İstismar ve Sarkıntılık (TCK 103/1): Cezası, Farkları ve Görevli Mahkeme

Basit Cinsel İstismar ve Sarkıntılık (TCK 103/1): Cezası, Farkları ve Görevli Mahkeme

Güncellendi ·Mevzuat kontrolü: Resmî Gazete ve mevzuat.gov.tr·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Basit cinsel istismar, çocuğa yönelik, organ veya cisim sokulması içermeyen ama sarkıntılık düzeyini de aşan cinsel davranışlar için kullanılan ifadedir ve TCK m. 103/1’deki temel şekli anlatır. Cezası sekiz yıldan on beş yıla kadar hapistir. Davranış sarkıntılık düzeyinde kalırsa ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir.

Dosyalarda sıkça geçen bu ifade, kanunda ayrı bir suç adı olarak yer almaz. Uygulama onu, m. 103/1’in birinci cümlesindeki temel şekli aynı fıkranın ikinci cümlesindeki sarkıntılık hâlinden ayırmak için kullanır. İki hâl arasındaki fark, kanundaki cezayı sekiz ila on beş yıldan üç ila sekiz yıla indirebilecek kadar büyüktür.

Kısaca

  • Basit cinsel istismar TCK m. 103/1’in temel şeklidir: 8–15 yıl hapis.
  • Sarkıntılık düzeyinde kalan istismarda ceza 3–8 yıl hapistir.
  • Çocuk 12 yaşından küçükse alt sınır istismarda 10, sarkıntılıkta 5 yıldır.
  • Soruşturma re’sen yürür; tek istisna sarkıntılık düzeyinde kalan ve faili çocuk olan hâldir.
  • Uzlaştırma yapılamaz; 7593 sayılı Kanun m. 103’ün metnini değiştirmedi.

Basit cinsel istismar nedir, şartları nelerdir?

M. 103 üç kademeli bir yapı kurar. En ağır kademe, vücuda organ veya sair bir cisim sokulmasıyla gerçekleşen nitelikli istismardır (m. 103/2). Onun altında birinci fıkranın ilk cümlesindeki temel şekil, en altta ise sarkıntılık düzeyinde kalan hâl bulunur. Uygulamanın “basit” dediği kademe ortadakidir; “basit” kelimesi fiilin hafif olduğu anlamına gelmez, yalnızca nitelikli hâlden ayrıldığını gösterir.

Temel şeklin oluşması için çocuğa yönelik cinsel davranışın m. 103/1’deki iki gruptan birine girmesi gerekir. Birinci grup, on beş yaşını tamamlamamış ya da tamamlamış olsa da fiilin anlamını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı her türlü cinsel davranıştır. İkinci grup, diğer çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı davranışlardır. Suçun bütünü için çocukların cinsel istismarı (TCK 103) yazımıza bakılabilir.

Sarkıntılık düzeyinde kalmış istismar nedir?

Sarkıntılık kanunda tanımlanmamıştır. Kanun yalnızca cinsel davranışın “sarkıntılık düzeyinde kalması” hâlinde daha düşük bir ceza öngörür. Kavramın sözlük anlamı ve kanunun sistematiği birlikte düşünüldüğünde sarkıntılık, cinsel davranışın ani, kısa süreli ve süreklilik göstermeyen bir temas düzeyinde kalmasını ifade eder. Temas süreklilik gösterir ya da daha yoğun bir nitelik taşırsa fiil basit cinsel istismar olarak değerlendirilebilir.

Ayrım tek bir ölçüte dayanmaz. Dosyada genellikle şu hususlar birlikte ele alınır.

  • Temasın süresi ve ani olup olmadığı,
  • Davranışın tekrarlanıp tekrarlanmadığı,
  • Temasın yöneldiği bölge ve yoğunluğu,
  • Olayın gerçekleştiği ortam ve fail ile çocuk arasındaki ilişki.

Sarkıntılık düzeyinde kalmış istismar tamamlanmış bir suçtur. Fiilin yarıda kalması anlamına gelen suça teşebbüs ile karıştırılmamalıdır. Teşebbüste fail, elinde olmayan nedenlerle fiili tamamlayamamıştır ve ceza TCK m. 35 uyarınca indirilir. Sarkıntılıkta ise fiil tamamlanmıştır ama kanun daha hafif bir ceza aralığı öngörmüştür.

Uygulamada sarkıntılık ile temel şekil arasındaki ayrım çoğu zaman çocuğun ilk anlatımındaki ayrıntılara dayanır. Bu nedenle çocuğun ifadesinin uzman eşliğinde, yönlendirmeden ve bir kez alınması hem çocuğun iyiliği hem de beyanın değeri bakımından en doğru yoldur.

İki anonim örnek

Birinci örnekte, kalabalık bir otobüste yetişkin bir yolcu on üç yaşındaki bir çocuğa bir kez ve ani biçimde dokunup uzaklaşıyor. Temasın kısa ve tek seferlik olması, olayın sarkıntılık düzeyinde kalmış istismar olarak tartışılmasına yol açabilir. Yine de çocuk on beş yaşından küçük olduğu için fiil her durumda m. 103 kapsamındadır ve soruşturma şikâyete bağlı değildir.

İkinci örnekte, çocuğa özel ders veren bir kişi haftalar boyunca ders sırasında tekrarlanan temaslarda bulunuyor. Temasın sürekliliği ve tekrarı, fiilin basit cinsel istismar olarak nitelendirilmesini gündeme getirir. Failin eğitici olması m. 103/3-d uyarınca cezayı yarı oranında artırır; tekrarlanan fiiller için zincirleme suç hükümleri de tartışılır. Dava bu durumda ağır ceza mahkemesinde görülür.

Basit cinsel istismar ve sarkıntılık düzeyinde kalmış istismar ceza tablosu TCK 103/1
Basit İstismar ve Sarkıntılık Cezası

Basit cinsel istismar ve sarkıntılık cezası ne kadar?

Aşağıdaki tablo 26 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki m. 103 metnine göre hazırlanmıştır. Karşılaştırma için yetişkine karşı işlenen cinsel saldırının cezası da gösterildi. Görevli mahkeme sütunu, 5235 sayılı Kanun m. 12’deki “on yıldan fazla hapis” ölçütüne dayanan genel kuraldır.

DurumKanundaki cezaGörevli mahkeme (kural)
Basit cinsel istismar (m. 103/1, 1. cümle)8–15 yıl hapisAğır ceza
Sarkıntılık düzeyinde kalan istismar (m. 103/1, 2. cümle)3–8 yıl hapisAsliye ceza
Çocuk 12 yaşından küçük, istismarEn az 10 yıl hapisAğır ceza
Çocuk 12 yaşından küçük, sarkıntılıkEn az 5 yıl hapisAsliye ceza
Karşılaştırma: yetişkine cinsel saldırı (m. 102/1)5–10 yıl; sarkıntılıkta 2–5 yılAsliye ceza

Tablodaki cezalar temel cezalardır. Zincirleme suç, nitelikli hâller veya indirim nedenleri sonucu değiştirebilir. Aynı çocuğa karşı bir suç işleme kararıyla değişik zamanlarda tekrarlanan fiillerde TCK m. 43/1 uyarınca tek ceza verilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.

Tekrarlanan temaslar ayrıca fiilin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığı tartışmasını da etkiler. Birden fazla çocuk mağdur olmuşsa her çocuk bakımından ayrı değerlendirme yapılır; fiil tek hareketle birden fazla çocuğa karşı işlenmişse TCK m. 43/2 uyarınca birinci fıkradaki artırım hükmü uygulanır.

Cezayı artıran hâller ve görevli mahkemeye etkisi

M. 103/3’te sayılan hâllerde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bunlar suçun birden fazla kişiyle birlikte, toplu yaşam ortamının kolaylığından yararlanılarak, üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısmına karşı ya da üvey ebeveyn, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile, sağlık çalışanı veya bakım yükümlüsü tarafından ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesidir. Artırım hem temel şekle hem sarkıntılık hâline uygulanır.

M. 103/4 ise ayrı bir artırım öngörür. İstismar, birinci gruptaki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da ikinci gruptaki çocuklara karşı silah kullanılarak gerçekleştirilirse ceza yeniden yarı oranında artırılır. İkinci grupta cebir ve tehdit zaten istismarın unsuru olduğundan artırım yalnızca silaha bağlanmıştır.

Artırımlar görevli mahkemeyi de değiştirebilir. Sarkıntılık düzeyindeki istismarın üst sınırı sekiz yıldır ve dosya kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Ancak örneğin fail çocuğun öğretmeniyse m. 103/3-d artırımıyla üst sınır on iki yıla çıkar ve dava ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer.

Basit cinsel istismar ile sarkıntılık ayrımında değerlendirilen hususlar
Sarkıntılık Ayrımında Bakılan Hususlar

Şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı

Basit cinsel istismar suçunda soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı değildir. Aile veya çocuk şikâyetini geri alsa bile dosya devam eder. Kanunun öngördüğü tek istisna, sarkıntılık düzeyinde kalan ve faili de çocuk olan hâldir. Bu durumda soruşturma ve kovuşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır (m. 103/1).

Uzlaştırma bu suçlarda mümkün değildir. CMK m. 253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, şikâyete bağlı olsalar bile uzlaştırma yoluna gidilemez; kural şikâyete bağlı istisna için de geçerlidir. Genel kurallar için ceza davalarında uzlaştırma yazımıza bakılabilir.

Dava zamanaşımı hem temel şekilde hem sarkıntılık hâlinde on beş yıldır, çünkü her iki hâlin üst sınırı beş yılı aşıp yirmi yılın altında kalır (TCK m. 66/1-d). Fail çocuğun üstsoyu ya da çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu bulunan biriyse zamanaşımı çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar (m. 66/6). Bu kural, aile içinde yaşanan ve ancak yıllar sonra anlatılabilen olaylarda mağdurun hak arama imkânını korur.

Basit cinsel istismarın diğer cinsel suçlardan farkı

Basit cinsel istismar yalnızca mağdur çocuksa söz konusudur. Mağdur yetişkinse aynı nitelikteki fiil m. 102/1’deki cinsel saldırıyı oluşturur ve şikâyete bağlıdır. On beş yaşını bitirmiş bir çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın kurulan cinsel ilişki ise reşit olmayanla cinsel ilişki (TCK 104) kapsamında değerlendirilebilir.

Bedensel temas hiç yoksa fiil çoğunlukla cinsel taciz (TCK 105) suçunu oluşturur. Dört suçun genel karşılaştırması cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar yazımızda yer alıyor.

OlayMuhtemel nitelendirme
Çocuğa ani ve kısa süreli temasSarkıntılık düzeyinde istismar (m. 103/1)
Çocuğa süreklilik gösteren veya yoğun temasBasit cinsel istismar (m. 103/1)
Yetişkine rızası dışında temasCinsel saldırı (m. 102/1)
Temas yok, cinsel amaçlı söz veya mesajCinsel taciz (m. 105)

Mağdur çocuğun hakları ve soruşturma süreci

Süreç çoğunlukla ailenin, okulun, sağlık kuruluşunun veya kolluğun Cumhuriyet başsavcılığına yaptığı bildirimle başlar. Görevi sırasında suç belirtisiyle karşılaşan sağlık çalışanının ve suçu göreviyle bağlantılı olarak öğrenen kamu görevlisinin bildirim yükümlülüğü vardır (TCK m. 279 ve 280). Savcılık önce çocuğun güvenliğini sağlayacak adımları atar, ardından delilleri toplar.

Vekili olmayan çocuk mağdur için istem aranmaksızın barodan avukat görevlendirilir (CMK m. 234/2). Suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk, zorunluluk bulunmadıkça yalnızca bir kez dinlenir; dinlemede uzman bulunur ve gerekirse ifade şüpheliyle yüz yüze gelmeden özel ortamda alınır (CMK m. 236). Şüpheli hakkında adli kontrol veya tutuklama tedbiri uygulanabilir. Çocuk hakkında ayrıca danışmanlık, sağlık veya bakım gibi koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilebilir.

Fail aile içinden biriyse çocuğun korunması ayrı bir öncelik kazanır. Derhâl korunma gerektiren durumlarda çocuk bakım ve gözetim altına alınır ve çocuk hâkiminden acil korunma kararı istenir; hâkim çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına da karar verebilir (5395 s. Kanun m. 9/1). Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında failin çocuğa ve konutuna yaklaşmaması ya da müşterek konuttan uzaklaştırılması yönünde tedbir talep edilebilir (6284 s. Kanun m. 5/1-b, c).

Deliller nasıl değerlendirilir?

Bu tür dosyalarda çoğu zaman fiziksel iz bulunmaz ve olayın tek tanığı çocuktur. Bu nedenle çocuğun uzman eşliğinde alınan ve kayda geçirilen beyanı, olayı ilk anlattığı kişilerin tanıklığı, olay yerine ait kamera kayıtları, mesajlaşmalar ve gerektiğinde çocuğun ruhsal durumuna ilişkin uzman raporları birlikte değerlendirilir. Beyanın ayrıntılı ve yönlendirmeden alınmış olması, sarkıntılık ile basit cinsel istismar arasındaki ayrımın doğru yapılabilmesi için de belirleyicidir.

Aileler için. Çocuğun anlattıklarını sakin bir şekilde dinlemek, onu suçlamamak ve ayrıntıları kendi başınıza sorgulamaya çalışmamak önemlidir. Çocuğun ifadesinin uzmanlar tarafından bir kez ve doğru biçimde alınması, hem çocuğun iyiliği hem de delillerin değeri için en sağlıklı yoldur.

Basit cinsel istismar, cinsel saldırı ve cinsel taciz karşılaştırma tablosu
Olay ve Olası Nitelendirme

Fail çocuksa 7593 sayılı Kanun ne getirdi?

18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7593 sayılı Kanun m. 103’ün metnini değiştirmedi. Basit cinsel istismar ve sarkıntılık için öngörülen ceza aralıkları aynen geçerlidir. Ancak kanun, failin de çocuk olduğu dosyalarda önem taşıyan bazı genel kurallar getirdi.

TCK m. 31’deki değişiklikle ceza sorumluluğu bulunan 12–15 yaş grubundaki çocuklar için her fiil başına hapis cezasının üst sınırı yedi yıldan dokuz yıla, 15–18 yaş grubu için on iki yıldan on beş yıla çıkarıldı. 5275 sayılı Kanun m. 107/5 değişikliğiyle, on beş yaşından önce infaz kurumunda geçirilen günlerin koşullu salıverilmede iki gün sayılması kuralı m. 102 ve 103 suçlarında uygulanmaz hâle geldi. On beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme de artık zorunludur; aksi hâlde iddianame iade edilir (CMK m. 174/1-e). Ayrıntılar için Çocuk Koruma Kanunu yazımıza bakılabilir.

Lehe kanun uyarısı. 7593 ile getirilen değişiklikler 18.08.2026’dan önce işlenen fiillerde fail aleyhine olabilir. Bu fiillerde TCK m. 7/2 uyarınca lehe olan hüküm uygulanır. Koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler TCK m. 7/3’te derhâl uygulanacak infaz kurallarının dışında tutulduğundan m. 107/5 değişikliği için de suç tarihine göre karşılaştırma yapılmalıdır.

Mahkûmiyetin sonuçları

Yetişkin hükümlüler bakımından m. 103’ten verilen süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı dörtte üçtür ve infaz hâkimi tedavi, mağdura yaklaşmama ya da çocuklarla bir arada olmayı gerektiren ortamlarda çalışmama gibi yükümlülüklere karar verir (5275 s. Kanun m. 108/9). 1 Mayıs 2026’dan itibaren ise Çocuk Koruma Kanunu Ek Madde 1 uyarınca çocukların cinsel istismarı suçundan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanlar okul, kreş, yurt ve benzeri çocukların yoğun bulunduğu yerlerde çalışamaz. Karara karşı istinaf ve temyiz yolları açıktır; genel süreç bilgisi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfamızda yer alır.

Basit cinsel istismar hakkında sık sorulan sorular

Basit cinsel istismar cezası kaç yıl?

Basit cinsel istismar, m. 103/1’in birinci cümlesi uyarınca sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası gerektirir. Çocuk on iki yaşından küçükse ceza on yıldan az olamaz. Fail eğitici, bakıcı ya da yakın akraba gibi m. 103/3’te sayılan kişilerden biriyse ceza yarı oranında artırılır. Tekrarlanan fiillerde zincirleme suç hükümleri de uygulanabilir.

Sarkıntılık ile basit istismar arasındaki fark nedir?

Fark temasın niteliğindedir. Sarkıntılık, cinsel davranışın ani, kısa süreli ve süreklilik göstermeyen bir temas düzeyinde kalmasıdır ve üç yıldan sekiz yıla kadar hapis gerektirir. Temas süreklilik gösteriyor veya daha yoğun bir nitelik taşıyorsa fiil basit cinsel istismar sayılabilir ve ceza sekiz ila on beş yıla çıkar. Ayrımda temasın süresi, tekrarı ve ortamı birlikte değerlendirilir.

Sarkıntılık düzeyinde istismar şikâyete bağlı mı?

Kural olarak hayır, şikâyete bağlı değildir. Yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalan ve faili de çocuk olan hâlde soruşturma ve kovuşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Fail yetişkinse soruşturma re’sen yürür ve aile şikâyetini geri alsa bile dosya devam eder. Uzlaştırma ise her iki durumda da mümkün değildir.

Sarkıntılık davası hangi mahkemede görülür?

Artırım sebebi yoksa asliye ceza mahkemesinde görülür, çünkü sarkıntılık düzeyindeki istismarın üst sınırı sekiz yıldır. Öğretmen, bakıcı veya yakın akraba gibi m. 103/3 hâllerinden biri iddia edilirse ceza yarı oranında artar. Bu durumda üst sınır on yılı aştığı için dava ağır ceza mahkemesine gider. Fail çocuksa çocuk mahkemeleri görevlidir.

Bu suçlarda uzlaşma mümkün mü?

Hayır, mümkün değildir. CMK m. 253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, soruşturması şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez. Bu kural, şikâyete bağlı olan tek istisna için, yani sarkıntılık düzeyinde kalan ve faili çocuk olan hâl için de geçerlidir. Taraflar uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşamaz.

Mağdur çocuk yeniden ifade verir mi?

Kural olarak hayır. CMK m. 236 uyarınca suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk, zorunluluk bulunmadıkça tanık olarak yalnızca bir kez dinlenir. Dinleme sırasında uzman bulunur ve gerekirse ifade, şüpheliyle yüz yüze gelinmeden özel ortamda alınır. Vekili olmayan çocuk için istem aranmaksızın barodan avukat görevlendirilir.

7593 sayılı Kanun bu suçun cezasını değiştirdi mi?

Hayır, m. 103’teki ceza aralıkları değişmedi. 7593 sayılı Kanun (RG 18.08.2026) çocuk failler için TCK m. 31’deki üst sınırları yükseltti ve on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal incelemeyi zorunlu kıldı. M. 102 ve 103 suçlarında koşullu salıverilme hesabını da değiştirdi. Eski tarihli fiillerde lehe kanun karşılaştırması yapılır.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu yazı 27 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre gözden geçirilmiştir.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.