Yargıtay Kararı: Doğrudan Temin Alımında İhaleye Fesat Karıştırma Oluşur mu? (2021/11133)
Doğrudan temin bir ihale usulü olmadığından, bu yöntemle yapılan alımlarda ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurları oluşmaz; eylemler sabitse kamu görevlileri yönünden görevi kötüye kullanma suçu tartışılır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 24.09.2025 tarihli kararında bu nitelendirmeyi ortaya koydu ve katılma hakkının yalnızca suçtan doğrudan zarar görenlere tanınacağını da vurguladı. Aşağıda bu ihaleye fesat karıştırma Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Karar, kamu alımlarına ilişkin ceza dosyalarında suçun doğru nitelendirilmesinin zamanaşımı ve ceza miktarı üzerindeki etkisini somut biçimde gösteriyor. 2026 itibarıyla kamu ihalesi soruşturmalarında başvurulabilecek güncel bir karar niteliği taşıyor.
| Mahkeme | Yargıtay 5. Ceza Dairesi |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2021/11133 |
| Karar | 2025/9626 |
| Karar tarihi | 24.09.2025 |
| Konu | Doğrudan temin alımlarında ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurları |
| İlgili mevzuat | TCK m.235, m.257/1, m.40/2, m.66/1-e |
Kısaca
- Doğrudan temin bir ihale usulü olmadığından TCK m.235’in unsurları oluşmaz.
- Kamu görevlilerinin eylemleri sabitse TCK m.257/1 değerlendirilir.
- Katılma hakkı için suçtan doğrudan doğruya zarar görmek gerekir.
- Dava zamanaşımı dolduğundan hükümler bozuldu ve davalar düşürüldü.

Bu ihaleye fesat karıştırma Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Karara konu dosyada iki grup alım yargılamaya konu oldu. İlki, bir üniversite rektörlüğünce 06.05.2009 ile 10.06.2009 tarihleri arasında doğrudan temin yöntemiyle yapılan dokuz yemek alımıydı. İkincisi ise İstanbul Tedarik Bölge Başkanlığınca açık ihale usulüyle yapılan ve 25.03.2009 tarihli ihaleyi de kapsayan alımlardı.
Ağır ceza mahkemesi sanıkları ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat ettirdi. Hükümleri Millî Savunma Bakanlığı vekili, katılan Hazine vekili ve bir başka vekil temyiz etti. Tebliğnamede onama görüşü bildirildi.
Kararda çözülen hukuki sorun
Daire üç soruyu yanıtladı. Birincisi, temyiz eden kurumların hangi alımlar yönünden katılan sıfatı alabileceğiydi. İkincisi, doğrudan temin yöntemiyle yapılan alımların ihaleye fesat karıştırma suçuna konu olup olamayacağıydı. Üçüncüsü ise suçun doğru nitelendirilmesi karşısında dava zamanaşımının dolup dolmadığıydı.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Katılma hakkı yönünden Daire, Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 E., 2017/71 K. sayılı kararına atıf yaptı. Buna göre suçtan zarar görme, suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli olarak anlaşılmalıdır; dolaylı veya muhtemel zararlar katılma hakkı vermez. Millî Savunma Bakanlığının doğrudan temin alımlarından doğrudan zarar görmediği kabul edilerek bu alımlara ilişkin temyiz isteği reddedildi. 25.03.2009 tarihli ihale yönünden ise Bakanlığın katılma talebi kabul edildi.
Doğrudan temin alımları yönünden Daire şu tespiti yaptı:
“doğrudan teminin bir ihale usulü olmaması nedeniyle ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı”
Daireye göre kamu görevlilerinin eylemleri sabit olursa TCK m.257/1’deki icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçu değerlendirilmeli, kamu görevlisi olmayan sanıkların eylemleri ise TCK m.40/2 uyarınca bu özgü suça iştirak olarak nitelendirilmelidir.
Açık ihaleler yönünden Daire, ihalelerin yaklaşık maliyetin altında ve en uygun teklifi veren isteklilere bırakıldığını, bu nedenle kurum zararı bulunmadığını belirtti. Bu durumda eylemler sabit olsa bile 6459 sayılı Kanunla değişik TCK m.235/3-b kapsamında değerlendirilebilecekti. Daire, tüm bu suçların cezalarının üst sınırı nedeniyle TCK m.66/1-e’deki 8 yıllık asli dava zamanaşımına tabi olduğunu, son kesme işleminden inceleme gününe kadar bu sürenin dolduğunu tespit etti. Hükümler bozuldu, yeniden yargılama gerektirmediğinden davalar zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşürüldü. Karar oybirliğiyle verildi.
Kararın uygulamaya etkisi: kamu ihalesi dosyalarında ne anlama gelir?
Kararın ilk pratik sonucu, iddianamede ihaleye fesat karıştırma olarak nitelendirilen eylemin hangi alım yöntemiyle gerçekleştiğinin baştan denetlenmesi gerektiğidir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, ihale usullerini ayrıca düzenler ve doğrudan temini m.22’de bunlardan ayrı bir alım yöntemi olarak öngörür. Alım doğrudan temin yoluyla yapılmışsa TCK m.235’in unsurları tartışmaya açılır ve eylem, daha düşük cezalı başka bir suç tipi altında değerlendirilebilir.
İkinci sonuç, nitelendirmenin zamanaşımına etkisidir. Suç tipi değiştiğinde uygulanacak dava zamanaşımı süresi de değişebilir; bu kararda 8 yıllık sürenin dolması davaların düşmesiyle sonuçlandı. Üçüncü olarak kurum zararının bulunup bulunmadığı, açık ihalelerde hangi fıkranın uygulanacağını belirleyen bir olgu olarak öne çıkar. Bu nedenle yaklaşık maliyet, teklif tutarları ve ihale komisyonu kararları dosyaya eksiksiz kazandırılmalıdır. Konunun genel çerçevesi için ihaleye fesat karıştırma, zamanaşımı hesabı için ceza davası zamanaşımı yazılarımıza bakabilirsiniz.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
Kamu alımlarına ilişkin ceza dosyalarında birden fazla kanun birlikte uygulanır.
| Hüküm | Kapsamı |
|---|---|
| TCK m.235 | İhaleye fesat karıştırma |
| TCK m.257/1 | İcrai davranışla görevi kötüye kullanma |
| TCK m.40/2 | Özgü suçlarda kamu görevlisi olmayanların iştiraki |
| TCK m.66/1-e | 8 yıllık asli dava zamanaşımı |
| 4734 sayılı Kanun m.22 | Doğrudan temin |
Suçtan zarar gören kurumların davaya katılma koşulları için ceza davasına katılma yazımız ayrıntılı bilgi sunar.
Sık Sorulan Sorular
Doğrudan temin yoluyla yapılan alımda ihaleye fesat karıştırma suçu oluşur mu?
Bu karara göre oluşmaz. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, doğrudan teminin bir ihale usulü olmadığını ve bu nedenle ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının bulunmadığını belirtmiştir. Eylemler sabitse kamu görevlileri yönünden görevi kötüye kullanma suçu değerlendirilir.
Kamu kurumu her ihale davasına katılan olarak girebilir mi?
Giremez. Daire, Ceza Genel Kurulu kararına atıfla, katılma hakkı için suçtan doğrudan doğruya zarar görmenin gerektiğini, dolaylı veya muhtemel zararların bu hakkı vermediğini belirtmiştir. Bu nedenle bir kurumun katılma talebi bir alım yönünden kabul, diğeri yönünden reddedilmiştir.
Kurum zararı bulunmaması ihaleye fesat suçunu nasıl etkiler?
Bu kararda açık ihalelerin yaklaşık maliyetin altında ve en uygun teklife bırakıldığı, kurum zararı bulunmadığı tespit edilmiştir. Daire, bu durumda eylemlerin sabit olması hâlinde 6459 sayılı Kanunla değişik TCK m.235/3-b kapsamında değerlendirilebileceğini ve buna bağlı dava zamanaşımı süresinin dolduğunu kabul etmiştir.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- İhaleye Fesat Karıştırma Suçu ve Cezası (TCK 235–236): Kamu Zararı ve İhale Yasağı
- Görevi Kötüye Kullanma Suçu (TCK 257): İhmal ve İcrai Hâl, Ceza, Soruşturma İzni
- Ceza Davasında Dava Zamanaşımı (TCK 66–67): Süreler, Kesilme ve Hesap Tablosu
- Ceza Davasına Katılma: Katılan Olmanın Hakları, Süresi ve Kanun Yolları

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


