Yargıtay CGK Kararı: ATM’de Yardım Bahanesiyle Para Çekme Hırsızlık mı? (2019/152)
ATM başında yardım eder görünerek mağdurun kartı makinedeyken para çeken ve mağdur fark etmeden parayı alan kişi, TCK m.141/1’deki hırsızlık suçundan sorumlu olur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 04.10.2022 tarihli kararında eylemi banka kartının kötüye kullanılması, dolandırıcılık ve bilişim sistemi kullanılarak hırsızlık suçlarından ayrı tuttu. Aşağıda bu banka kartının kötüye kullanılması Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Karar, aynı olay için dört farklı suç tipinin tartışıldığı nadir örneklerden biri. 2026 itibarıyla da ATM, kart ve hesap kaynaklı dosyalarda hangi suçun oluştuğunu belirlerken başvurulan temel ölçütleri bir arada sunuyor.
| Mahkeme | Yargıtay Ceza Genel Kurulu |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2019/152 |
| Karar | 2022/605 |
| Karar tarihi | 04.10.2022 |
| Konu | ATM’de mağdurun kartıyla para çekilmesinin nitelendirilmesi |
| İlgili mevzuat | TCK m.141, m.142/2-e, m.157, m.245 |
Kısaca
- Kart hiçbir aşamada sanığın eline geçmediği için TCK m.245/1 oluşmadı.
- Hile bir rızai teslime yol açmadığı için dolandırıcılık da oluşmadı.
- Alma sanal ortamda gerçekleşmediğinden bilişim yoluyla nitelikli hırsızlık uygulanmadı.
- Eylem TCK m.141/1’deki hırsızlık olarak nitelendirildi, direnme hükmü bozuldu.

Banka kartının kötüye kullanılması Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Karara konu dosyada ATM kullanan mağdur, 450 TL çekmek için sanıktan yardım istedi. Para verildikten sonra mağdurun kartı hâlâ makinedeyken sanık 1.000 TL daha çekti. Sanık mağdura bankanın kalan 3 TL’yi vermeyeceğini söyledi; mağdur kartını alarak oradan ayrıldı, sanık da 1.000 TL’yi aldı.
Asliye ceza mahkemesi sanığı bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlıktan (TCK m.142/2-e) mahkûm etti. Yargıtay 8. Ceza Dairesi oyçokluğuyla, eylemin banka kartının kötüye kullanılması suçunu (TCK m.245/1) oluşturduğu gerekçesiyle hükmü bozdu. Yerel mahkeme, sanığın kartı ele geçirmediğini, elinde bulundurmadığını ve şifreyi almadığını belirterek bozmaya direndi ve aynı hükmü yeniden kurdu.
Kararda çözülen hukuki sorun
Ceza Genel Kurulunun önündeki uyuşmazlık, sanığa atılı suçun niteliğinin belirlenmesiydi. Dört seçenek tartışıldı: banka veya kredi kartının kötüye kullanılması (TCK m.245), bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-e), dolandırıcılık ve basit hırsızlık (TCK m.141/1). Her birinin unsurlarının somut olayla örtüşüp örtüşmediğinin ayrı ayrı denetlenmesi gerekiyordu.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Kurul önce TCK m.245/1’i ele aldı. Bu suç için kartın ele geçirilmesi veya elde bulundurulması, rıza dışında kullanılması ve yarar sağlanması gerekir. Somut olayda kartı ATM’ye mağdur yerleştirmiş, şifreyi mağdur girmiş ve işlemler bundan sonra başlamıştı. Kurul belirleyici olguyu şöyle ifade etti:
“kartın sanığın eline hiçbir şekilde geçmemiş olması”
Dolandırıcılık yönünden Kurul, hilenin mağduru aldatarak malı rızasıyla teslim etmeye yöneltmesi gerektiğini hatırlattı. Burada sanığın davranışları geçici de olsa bir rızai teslim doğurmamış, para mağdurun haberi olmadan alınmıştı. Kurul’a göre hileli davranışların sergilendiği her olay dolandırıcılık olarak nitelendirilemez; bu olayda hile, hırsızlığı kolaylaştıran bir araç olarak kalmıştı.
Bilişim sistemleri kullanılarak hırsızlıkta alma eylemi, zilyedin tasarrufundaki değerin bilişim sistemi aracılığıyla faile veya üçüncü kişiye aktarılmasıyla gerçekleşir. Kurul, somut olayda böyle bir sanal alma bulunmadığını belirtti. Sonuçta mağdurun rızası olmadan ve fark etmeyeceği biçimde paranın bulunduğu yerden alınması, TCK m.141/1’deki hırsızlık olarak nitelendirildi. Direnme hükmü bu nedenle ve TCK m.53 uygulamasına ilişkin eksiklikler yönünden bozuldu. Karar oyçokluğuyla alındı; karşı oy yazan üyelerden biri eylemin TCK m.245’teki suçu, diğeri dolandırıcılığı oluşturduğunu savundu.
Kararın uygulamaya etkisi: ATM ve kart dosyalarında ne anlama gelir?
Kararın en önemli katkısı, nitelendirmenin olayın fiilî akışına göre yapılması gerektiğini göstermesidir. Kartın kimin elinde olduğu, şifreyi kimin girdiği ve paranın mağdurun iradesiyle mi yoksa habersizce mi el değiştirdiği, hangi suçun oluştuğunu belirler. Bu sorular soruşturmanın başında ATM kamera kayıtları ve banka işlem dökümleriyle netleştirilmelidir.
Nitelendirme farkı ceza miktarına doğrudan yansır. TCK m.141/1’deki hırsızlık bir ile üç yıl hapis öngörürken, bilişim sistemleri kullanılarak işlenen nitelikli hırsızlık ve TCK m.245/1 çok daha ağır cezalar içerir. Bu nedenle iddianamedeki nitelendirmeye karşı unsur bazında itiraz geliştirmek, savunmanın merkezinde yer alır. Hırsızlığın temel şekli için TCK 141 hırsızlık suçu, nitelikli hâller için nitelikli hırsızlık yazılarımıza bakabilirsiniz.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
Kurulun tartıştığı suç tipleri ve ayırt edici unsurları aşağıda özetlenmiştir.
| Suç | Ayırt edici unsur |
|---|---|
| TCK m.141/1 hırsızlık | Malın zilyedin rızası dışında bulunduğu yerden alınması |
| TCK m.142/2-e | Almanın bilişim sistemi aracılığıyla sanal ortamda gerçekleşmesi |
| TCK m.157 dolandırıcılık | Hileyle aldatılan mağdurun malı rızasıyla teslim etmesi |
| TCK m.245/1 | Başkasına ait kartın ele geçirilmesi veya elde bulundurulması ve kullanılması |
Bilişim ortamındaki diğer suç tipleri için bilişim suçları yazımız kapsamlı bir çerçeve sunar.
Sık Sorulan Sorular
Başkasının kartı ATM’deyken para çekmek banka kartı suçu mudur?
Bu karara göre her zaman öyle sayılmaz. Ceza Genel Kurulu, kart hiçbir aşamada sanığın eline geçmediği ve şifreyi mağdur girdiği için TCK m.245/1’in unsurlarının oluşmadığını kabul etmiştir. Eylem, paranın mağdurun haberi olmadan alınması nedeniyle TCK m.141/1’deki hırsızlık olarak nitelendirilmiştir.
Yardım bahanesiyle aldatma neden dolandırıcılık sayılmadı?
Dolandırıcılıkta aldatılan mağdurun malı rızasıyla teslim etmesi gerekir. Bu olayda mağdur parayı sanığa vermemiş, para mağdur fark etmeden alınmıştır. Kurul, hileli davranışın bir rızai teslime yol açmadığını ve yalnızca hırsızlığı kolaylaştırdığını belirtmiştir. Bu nedenle olayın akışı, kimin neyi teslim ettiği sorusu üzerinden ayrıntılı incelenmelidir.
ATM bir bilişim sistemi olduğu hâlde neden nitelikli hırsızlık uygulanmadı?
Bilişim sistemi kullanılarak hırsızlıkta almanın sistem aracılığıyla sanal ortamda gerçekleşmesi gerekir. Kurul, somut olayda böyle bir sanal alma bulunmadığını, paranın fiziksel olarak bulunduğu yerden alındığını kabul etmiş ve TCK m.142/2-e yerine TCK m.141/1’i uygulamıştır. Ayrım, ceza miktarını da doğrudan etkiler.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Hırsızlık Suçu (TCK 141–142): Cezası, Nitelikli Hâller, Uzlaştırma ve Etkin Pişmanlık
- Nitelikli Hırsızlık (TCK 142): Konuttan, Araçtan ve Gece Hırsızlık Cezası
- Bilişim Suçları ve Cezaları (TCK 243–245/A): Hesaba Girme, Kart, Siber Güvenlik, KVKK
- Dolandırıcılık Suçları (TCK 157–159): Ceza, Nitelikli Hâller, IBAN Verme, Uzlaştırma

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


