Yargıtay Kararı: İnternet İlan Sitesinde Kapora Dolandırıcılığı ve TCK 158/1-f (2013/9591)
İnternet ilan sitesine sahte bir satış ilanı verip arayanlardan kapora toplayan kişinin eylemi, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 11.03.2015 tarihli kararında bu nitelendirmeyi yerinde buldu ve mahkûmiyeti oybirliğiyle onadı. Aşağıda bu internet dolandırıcılığı Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Karar, TCK m.158/1-f’nin hangi durumlarda uygulanacağını ve parayı almak için bankanın ya da postanın yalnızca ödeme aracı olarak kullanılmasının neden aynı sonucu doğurmadığını açık biçimde ortaya koyuyor. 2026 itibarıyla ilan siteleri ve sosyal medya üzerinden işlenen dolandırıcılıklarda bu ayrım hâlâ belirleyici.
| Mahkeme | Yargıtay 15. Ceza Dairesi |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2013/9591 |
| Karar | 2015/22310 |
| Karar tarihi | 11.03.2015 |
| Konu | İnternet ilanıyla kapora alınması ve bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık |
| İlgili mevzuat | TCK m.157, m.158/1-f |
Kısaca
- Bilişim sisteminin kendisi aldatılamaz; sistem araç kılınarak bir insan aldatılmalıdır.
- Sahte ilanla kapora istenmesi TCK m.158/1-f kapsamında değerlendirildi.
- Bankanın yalnızca ödeme aracı olarak kullanılması bankaya ilişkin nitelikli hâli oluşturmaz.
- Daire, Ceza Genel Kurulunun 2013 tarihli benzer kararına dayanarak hükmü onadı.

Bu internet dolandırıcılığı Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Karara konu dosyada sanık, sahibinden.com sitesine araç satış ilanı verdi. İlandaki numarayı arayanlardan 100 TL kapora istedi ve bu paranın posta çeki hesabına ya da bir banka hesabına yatırılmasını talep etti. Katılan, sanıkla görüştükten sonra 100 TL’yi sanığın posta çeki hesabına yatırdı; ardından sanığa bir daha ulaşamadı.
Ağır ceza mahkemesi sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurdu. Hüküm temyiz edilince dosya Yargıtay 15. Ceza Dairesinin önüne geldi.
Kararda çözülen hukuki sorun
Dairenin yanıtladığı soru, internet ilanıyla kurulan temas ve ardından yapılan para transferinin dolandırıcılığın hangi şeklini oluşturduğuydu. TCK m.158/1-f, bilişim sistemlerinin ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasını aynı bentte düzenler. Bu nedenle hem ilan sitesinin hem de paranın yatırıldığı hesabın, nitelikli hâl bakımından ne anlama geldiğinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekiyordu.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Daire önce dolandırıcılığın temel unsurunu hatırlattı:
“Hile nitelikli bir yalandır.”
Daireye göre hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, mağdurun durumu inceleme imkânını ortadan kaldırmalıdır. Kandırıcılık, somut olayın özelliklerine ve mağdurun durumuna göre değerlendirilir.
Bilişim sistemleri yönünden Daire, sistemin kendisinin aldatılamayacağını, bendin ancak sistem araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması hâlinde uygulanacağını belirtti. Sisteme girilip kimse aldatılmadan çıkar sağlanırsa bilişim suçu ya da bilişim sistemi kullanılarak hırsızlık gündeme gelir. Daire, bu nitelikli hâlin gerekçesini bilişim sistemlerinin geniş kitlelerce güvenle kullanılması ve failin kontrol edilme imkânının azalmasıyla açıkladı.
Banka veya kredi kurumları yönünden ise Daire, bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürütenlerden hileli yollarla yararlanılması veya bu faaliyetlerin ürünü olan maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılması gerektiğini, bankanın yalnızca ödeme aracı olarak kullanılması hâlinde bu nitelikli hâlin uygulanamayacağını vurguladı. Ceza Genel Kurulunun 02.04.2013 tarihli, 15-1293/111 sayılı kararına atıfla, ilan sitesi üzerinden yapılan eylemin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık olduğu kabulünde isabetsizlik görülmedi ve hüküm oybirliğiyle onandı.
Kararın uygulamaya etkisi: internet dolandırıcılığı dosyalarında ne anlama gelir?
Kararın pratik sonucu, ilan siteleri, sosyal medya hesapları ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden kurulan aldatmaların çoğu zaman TCK m.157 yerine TCK m.158/1-f kapsamında değerlendirilmesidir. Bu durum ceza miktarını doğrudan etkiler: basit dolandırıcılık için bir ile beş yıl hapis öngörülürken nitelikli hâllerde ceza üç ile on yıl hapistir. Kararın tarihinden sonra yapılan kanun değişikliğiyle (f) bendinde hapis cezasının alt sınırı dört yıl olarak belirlenmiştir.
Savunma açısından tartışılabilecek noktalar da kararın içinde saklıdır. İnternet yalnızca tanışma aracı olarak kalmış, aldatma ise yüz yüze görüşmelerle kurulmuşsa bilişim sisteminin araç olarak kullanılıp kullanılmadığı ayrıca incelenmelidir. Bankanın yalnızca paranın ödendiği yer olması da banka bakımından nitelikli hâli tek başına oluşturmaz. Bu tür suçların genel çerçevesi için bilişim suçları yazımıza, hesaba gelen paranın sorumluluğu için dolandırıcılık suçu yazımıza bakabilirsiniz.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
Bilişim ortamında işlenen malvarlığı suçlarında nitelendirme, aldatılan bir insanın bulunup bulunmadığına göre değişir.
| Durum | Olası nitelendirme |
|---|---|
| Sahte ilanla kişinin aldatılıp para göndermesi | TCK m.158/1-f nitelikli dolandırıcılık |
| Kimse aldatılmadan sisteme girilip para aktarılması | Bilişim sistemi kullanılarak hırsızlık (TCK m.142/2-e) veya bilişim suçları |
| Bankanın yalnızca ödeme aracı olması | Banka bakımından nitelikli hâl oluşmaz |
| Banka faaliyetinden hileyle yararlanma | TCK m.158/1-f, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması |
Kripto varlık platformları üzerinden yapılan aldatmalar için kripto para dolandırıcılığı yazımız da benzer ölçütleri ele alır.
Sık Sorulan Sorular
İnternet ilanıyla yapılan dolandırıcılık nitelikli hâl midir?
Bu karara göre evet. İlan sitesi üzerinden kurulan aldatmayla kapora alınması, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık sayılmıştır. Daire bu sonucu Ceza Genel Kurulunun 2013 tarihli benzer kararına dayandırmıştır. Yine de her olayda sistemin aldatmada gerçekten araç olup olmadığı incelenir.
Paranın bankaya yatırılması ayrıca nitelikli hâl doğurur mu?
Doğurmaz. Daire, bankanın yalnızca ödeme aracı olarak kullanılması hâlinde banka veya kredi kurumlarına ilişkin nitelikli hâlin uygulanamayacağını açıkça belirtmiştir. Bunun için bankanın olağan faaliyetlerinden hileli yollarla yararlanılması ya da bu faaliyetlerin ürünlerinin suçta araç olarak kullanılması gerekir.
Bilişim dolandırıcılığı ile bilişim yoluyla hırsızlık nasıl ayrılır?
Ayrım, aldatılan bir insanın bulunup bulunmadığına göre yapılır. Daireye göre bilişim sisteminin kendisi aldatılamaz. Sistem araç kılınarak bir kişi kandırılıyorsa dolandırıcılık, kimse aldatılmadan sisteme girilip çıkar sağlanıyorsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılarak hırsızlık gündeme gelir.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158): Bent Bent Cezalar ve 2026 Değişikliği
- Bilişim Suçları ve Cezaları (TCK 243–245/A): Hesaba Girme, Kart, Siber Güvenlik, KVKK
- Kripto Para Dolandırıcılığı: Sahte Borsa, Yatırım Vaadi ve 6362 Sayılı Kanundaki Suçlar
- Dolandırıcılık Suçları (TCK 157–159): Ceza, Nitelikli Hâller, IBAN Verme, Uzlaştırma

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


