Yargıtay Kararı: Hırsızlıkta Değer Azlığı ve Ceza Vermekten Vazgeçme, TCK 145 (2020/10927)
Hırsızlıkta TCK m.145’teki indirimin uygulanabilmesi için malın değerinin az olması yeterlidir; ceza vermekten tamamen vazgeçmek için ise buna ek olarak suçun işleniş şekli ve özellikleri de gözetilmelidir. Yargıtay 17. Ceza Dairesi, 01.07.2020 tarihli kararında bu iki aşamayı birbirinden ayırdı ve malın değeri belirlenmeden verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararını bozdu. Aşağıda bu değer azlığı Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Karar, düşük değerli eşyaya ilişkin hırsızlık dosyalarında mahkemenin hangi tespitleri yapması gerektiğini gösteriyor. 2026 itibarıyla market ve mağaza hırsızlıklarında da bu ölçütler sıkça tartışılıyor.
| Mahkeme | Yargıtay 17. Ceza Dairesi |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2020/10927 |
| Karar | 2020/6949 |
| Karar tarihi | 01.07.2020 |
| Konu | Hırsızlıkta değer azlığı indirimi ve ceza vermekten vazgeçme koşulları |
| İlgili mevzuat | TCK m.141, m.145, m.116 |
Kısaca
- TCK m.145 indirimi için malın değerinin az olması yeterlidir.
- Ceza vermekten vazgeçmek için işleniş şekli ve özellikler de gözetilmelidir.
- Malın suç tarihindeki değeri belirlenmeden TCK m.145 değerlendirmesi yapılamaz.
- Hâkimin takdiri keyfî olamaz; yasal ve yeterli gerekçeye dayanmalıdır.

Değer azlığı Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Karara konu dosyada çocuklar hakkında ayakkabı hırsızlığı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından yargılama yapıldı. Asliye ceza mahkemesi hırsızlık suçu yönünden ceza verilmesine yer olmadığına, konut dokunulmazlığının ihlali yönünden ise beraate karar verdi. Kararın Yargıtay’ın eleştirisinden anlaşıldığı kadarıyla mahkeme, hırsızlık yönünden malın değerinin azlığını gözeterek ceza vermekten vazgeçmişti. Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine dosya Yargıtay 17. Ceza Dairesine geldi.
Kararın verildiği tarihte yasal terim “suça sürüklenen çocuk” idi. 18.08.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7593 sayılı Kanunla bu ifade “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirildi.
Kararda çözülen hukuki sorun
Dairenin yanıtladığı temel soru, mahkemenin değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçebilmesi için hangi tespitleri yapması gerektiğiydi. Bunun yanında apartmanın ortak alanlarına hukuka aykırı amaçla girilmesinin konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturup oluşturmadığı da değerlendirildi.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Daire, malın değerinin az ya da çok olmasının TCK m.61/1 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde zaten bir ölçüt olduğunu, değer azlığının ayrıca TCK m.145’te düzenlenmesinin kanun koyucunun bu unsura verdiği önemi gösterdiğini belirtti. Ceza Genel Kurulunun 15.12.2009 tarihli, 6/242-291 sayılı kararına atıfla, failin daha fazlasını alabilecekken yalnızca gereksinimi kadar ve değerce az olanı alması yaklaşımının tamamen reddedilemeyeceğini, ancak maddenin bu tanımla sınırlandırılamayacağını vurguladı.
Daire, iki aşamayı şöyle ayırdı: indirim için malın değerinin az olması yeterlidir ve hâkim indirim oranını TCK m.3 uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı belirlemelidir. Ceza vermekten vazgeçmek ise daha sıkı bir değerlendirme gerektirir:
“Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında”
Daireye göre bu durumda malın değerinin azlığına ek olarak suçun işleniş şekli ve özellikleri de dikkate alınmalıdır. Hâkime tanınan takdir yetkisi keyfî kullanılamaz; her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçeye dayanmalıdır. Somut olayda ayakkabıların suç tarihindeki değeri tespit edilmeden ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi bozma nedeni sayıldı. Daire ayrıca, konutun eklentisi niteliğindeki apartman boşluğu veya merdivenlerine hukuka aykırı amaçla girilmesinin konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturduğunu belirterek beraat hükmünü de bozdu. Karar oybirliğiyle verildi.
Kararın uygulamaya etkisi: hırsızlık dosyalarında ne anlama gelir?
Karar, değer azlığını ileri süren savunmanın somut bir değer tespitine dayanması gerektiğini gösteriyor. Uygulamada malın suç tarihindeki değeri; fatura, satış fiyatı, emsal değer veya bilirkişi incelemesi gibi yollarla belirlenebilir. Değerin dosyada tespit edilmemiş olması, hem sanık hem de katılan yönünden bir kanun yolu gerekçesi oluşturabilir.
İndirim ile ceza vermekten vazgeçme arasındaki fark da önemlidir. Malın değerinin az olması indirim için yeterliyken, vazgeçme için olayın nasıl gerçekleştiği, failin durumu ve suçun özellikleri de tartışılmalıdır. Bu nedenle savunma, değer tespitinin yanında işleniş biçimine ilişkin olguları da dosyaya kazandırmalıdır. Çocuklar hakkındaki dosyalarda yargılama usulü için çocukların ceza sorumluluğu yazımıza, mağaza ortamındaki olaylar için market ve mağaza hırsızlığı süreci yazımıza bakabilirsiniz.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
Değer azlığı, temel cezanın belirlenmesinden ceza vermekten vazgeçmeye kadar farklı aşamalarda etkili olabilir.
| Hüküm | Kapsamı |
|---|---|
| TCK m.141 | Hırsızlığın temel şekli |
| TCK m.145 | Malın değerinin az olması nedeniyle indirim veya ceza vermekten vazgeçme |
| TCK m.61/1 | Temel cezanın belirlenmesinde zarar ve tehlikenin ağırlığı |
| TCK m.116 | Konut ve eklentilerine rıza dışında girme |
Hırsızlığın temel unsurları için TCK 141 hırsızlık suçu yazımız konuya giriş niteliğindedir.
Sık Sorulan Sorular
Çalınan malın değeri azsa ceza verilmeyebilir mi?
Verilmeyebilir, ancak bunun için malın değerinin az olması tek başına yetmez. Yargıtay’a göre ceza vermekten vazgeçmek için suçun işleniş şekli ve özellikleri de gözetilmeli ve karar yeterli gerekçeye dayanmalıdır. Değerin az olması ise cezada indirim yapılması için yeterli görülür.
Malın değeri dosyada nasıl belirlenir?
Daire, malın suç tarihindeki değerinin tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Uygulamada bu değer fatura, satış fiyatı, emsal değer veya gerekirse bilirkişi incelemesi gibi yollarla belirlenebilir. Değer belirlenmeden TCK m.145 hakkında karar verilmesi, bu kararda bozma nedeni sayılmıştır.
Apartman merdivenine girmek konut dokunulmazlığını ihlal eder mi?
Bu karara göre hukuka aykırı amaçla girilmesi hâlinde eder. Daire, apartman boşluğu ve merdivenlerinin konutun eklentisi niteliğinde olduğunu, buralara bu amaçla girilmesinin TCK m.116’daki suçu oluşturduğunu kabul etmiş ve beraat hükmünü bozmuştur. Ortak alanlar bu nedenle ayrı bir suç değerlendirmesine konu olabilir.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Hırsızlık Suçu (TCK 141–142): Cezası, Nitelikli Hâller, Uzlaştırma ve Etkin Pişmanlık
- Market ve Mağaza Hırsızlığında Süreç: İfade, Etkin Pişmanlık ve Olası Sonuçlar
- Suça Sürüklenen Çocuk: Yaş Grupları, Ceza Sorumluluğu ve 2026 Değişiklikleri (TCK 31)
- 7593 Sayılı Kanun: Suça Sürüklenen Çocuk Yerine Adli Süreçteki Çocuk, Ne Değişti?

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


