Hukuki uyuşmazlıkların çözümü her zaman doğrudan dava açılmasını gerektirmez. Uyuşmazlığın niteliğine, tarafların hukuki durumuna, taleplerine ve ilgili mevzuata göre arabuluculuk, müzakere ve diğer alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri gündeme gelebilir.
Ahmet Mutlu Hukuk Bürosu ® olarak öncelikle uyuşmazlığın hukuki niteliğini, tarafların taleplerini, mevcut belgeleri ve olası hukuki sonuçları değerlendiriyoruz. Uyuşmazlığın alternatif çözüm yollarına elverişli olması halinde dava yoluna başvurulmadan önce veya devam eden hukuki süreç sırasında uygulanabilecek çözüm seçeneklerini inceliyoruz.
Alternatif uyuşmazlık çözüm süreçlerinde amaç yalnızca tarafları bir araya getirmek değildir. Uyuşmazlığın hukuki çerçevesinin doğru belirlenmesi, müvekkilin hak ve yükümlülüklerinin ortaya konulması, olası dava risklerinin analiz edilmesi ve yapılacak bir anlaşmanın ileride yeni uyuşmazlıklar doğurmayacak şekilde değerlendirilmesi önem taşır.
Alternatif Uyuşmazlık Çözümü Nedir?
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın klasik mahkeme yargılaması dışında veya yargılama sürecine alternatif olabilecek yöntemlerle çözümlenmesini amaçlayan mekanizmalardır.
Türkiye’de özel hukuk uyuşmazlıklarında en önemli alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından biri arabuluculuktur. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesine ilişkin temel usul ve esasları düzenlemektedir.
Bunun yanında taraflar arasında doğrudan veya vekilleri aracılığıyla gerçekleştirilen müzakere süreçleri de uyuşmazlığın mahkemeye taşınmadan çözülmesinde etkili olabilecek yöntemler arasındadır.
Her uyuşmazlığın alternatif uyuşmazlık yöntemleri bakımından aynı şekilde değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle öncelikle uyuşmazlığın hangi hukuk alanına girdiğinin, tarafların uyuşmazlık konusu üzerinde serbestçe tasarruf edip edemeyeceğinin ve kanunda özel bir başvuru usulü öngörülüp öngörülmediğinin belirlenmesi gerekir.
Arabuluculuk Nedir?
Arabuluculuk, özel hukuk uyuşmazlıklarında tarafların tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla görüşme ve müzakere yürüttüğü alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Arabulucu, taraflardan birinin temsilcisi veya hukuki danışmanı değildir. Sürecin tarafsız şekilde yürütülmesini sağlar ve tarafların uyuşmazlıklarını müzakere etmelerine yardımcı olur.
6325 sayılı Kanun kapsamında arabuluculuk, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar dahil olmak üzere tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanabilir. Kanunda aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıkların ise arabuluculuğa elverişli olmadığı açıkça düzenlenmiştir.
Bu nedenle bir uyuşmazlıkta “arabuluculuğa gidelim” şeklinde doğrudan sonuca varılmadan önce uyuşmazlığın hukuken arabuluculuğa elverişli olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Dava Şartı Arabuluculuk Nedir?
Bazı uyuşmazlık türlerinde kanun koyucu, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını zorunlu bir dava şartı olarak düzenlemiştir.
Bu durumda tarafların mutlaka anlaşmaları zorunlu değildir. Zorunlu olan, ilgili uyuşmazlık bakımından dava açılmadan önce arabuluculuk sürecine başvurulmasıdır.
Dava şartı arabuluculuk sistemi günümüzde farklı özel hukuk alanlarında uygulanmaktadır. İş uyuşmazlıklarının belirli bir bölümünde, bazı ticari uyuşmazlıklarda, tüketici uyuşmazlıklarının belirli türlerinde ve kanunda öngörülen diğer alanlarda dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu gündeme gelebilmektedir.
Örneğin 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan belirli uyuşmazlıklar, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve komşuluk hukukundan doğan bazı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı haline getirilmiştir. Tarımsal üretim sözleşmelerinden kaynaklanan belirli uyuşmazlıklarda da dava şartı arabuluculuk düzenlemesi bulunmaktadır.
Bir uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunup bulunmadığının doğru belirlenmesi önemlidir. Çünkü kanunen arabuluculuğa başvurulması zorunlu olan bir konuda bu şart yerine getirilmeden dava açılması usule ilişkin sonuçlar doğurabilir.
Uyuşmazlığınız Dava Şartı Arabuluculuk Kapsamında mı?
Bir uyuşmazlığın yalnızca “ticari”, “iş”, “tüketici” veya “kira” uyuşmazlığı olarak nitelendirilmesi her zaman tek başına yeterli değildir.
Talebin hukuki niteliği, tarafların sıfatları, istenen hukuki koruma ve özel kanun hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Ahmet Mutlu Hukuk Bürosu ® olarak uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmadığı, dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken hukuki prosedürler ve alternatif uyuşmazlık çözüm seçenekleri somut olay özelinde değerlendirilmektedir.
İhtiyari Arabuluculuk Nedir?
Kanunen dava öncesinde arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmayan ancak arabuluculuğa elverişli olan uyuşmazlıklarda taraflar kendi iradeleriyle arabuluculuk yoluna başvurabilir.
Bu sistem ihtiyari arabuluculuk olarak adlandırılmaktadır.
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde, kanuni şartların bulunması halinde ihtiyari arabuluculuk seçeneği değerlendirilebilir.
İhtiyari arabuluculuk özellikle taraflar arasındaki ticari veya kişisel ilişkinin korunmak istendiği, uzun sürebilecek bir dava sürecinden önce çözüm seçeneğinin değerlendirilmek istendiği veya uyuşmazlığın kapsamlı bir müzakereyle çözülebileceği durumlarda gündeme gelebilir.
Ancak arabuluculuk yolunun tercih edilip edilmemesi konusunda yalnızca sürecin daha hızlı sonuçlanabileceği düşüncesiyle hareket edilmemelidir. Müvekkilin hukuki pozisyonu, taleplerinin kapsamı, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler, mevcut deliller ve muhtemel dava sonucu birlikte değerlendirilmelidir.
Arabuluculuk ve Uzlaştırma Aynı Şey midir?
Arabuluculuk ve uzlaştırma uygulamada zaman zaman birbirinin yerine kullanılan kavramlar olsa da hukuken aynı kurum değildir.
Arabuluculuk, esas olarak özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümüne ilişkin bir mekanizmadır ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu çerçevesinde yürütülür.
Uzlaştırma ise ceza muhakemesi hukukunda düzenlenen ayrı bir kurumdur. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında, uzlaştırmaya tabi bir suç nedeniyle şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören arasındaki uyuşmazlığın, görevlendirilen bir uzlaştırmacı aracılığıyla çözümlenmesini amaçlar.
Dolayısıyla bir dosyada hangi alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun uygulanabileceği belirlenirken öncelikle uyuşmazlığın özel hukuk mu yoksa ceza hukuku kapsamında mı olduğu tespit edilmelidir.
Arabuluculuk Sürecinde Avukatın Rolü Nedir?
Arabulucu ile tarafın avukatı birbirinden farklı görevler üstlenir.
Arabulucu tarafsızdır. Taraflardan birinin hukuki danışmanı olarak hareket etmez.
Avukat ise müvekkilinin hukuki durumunu değerlendirir, haklarını ve olası riskleri açıklar, müzakere seçeneklerini inceler ve arabuluculuk sonunda gündeme gelebilecek anlaşmanın müvekkili bakımından doğurabileceği hukuki sonuçları değerlendirir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı ticari uyuşmazlıklarda, iş uyuşmazlıklarında, taşınmaz uyuşmazlıklarında veya uzun vadeli hukuki sonuçlar doğurabilecek anlaşmalarda arabuluculuk görüşmesinden önce hukuki hazırlık yapılması önem taşıyabilir.
Arabuluculuk Öncesinde Dosya Nasıl Değerlendirilir?
Alternatif uyuşmazlık çözüm sürecinde sağlıklı bir müzakere yapılabilmesi için uyuşmazlığın yalnızca karşı tarafla yaşanan anlaşmazlık üzerinden değerlendirilmemesi gerekir.
İlk aşamada uyuşmazlığın hukuki sebebi belirlenmelidir. Ardından sözleşmeler, ihtarnameler, faturalar, banka kayıtları, yazışmalar, ticari defter ve kayıtlar, teslim belgeleri, iş sözleşmeleri, tapu kayıtları veya uyuşmazlığın niteliğine göre diğer belgeler incelenebilir.
Bu inceleme sonrasında müvekkilin hukuki talepleri, karşı tarafın ileri sürebileceği olası savunmalar, delil durumu, dava yoluna gidilmesi halinde karşılaşılabilecek hukuki riskler ve müzakere edilebilecek alanlar belirlenebilir.
Bu yaklaşım, arabuluculuğu yalnızca “orta noktada buluşma” süreci olmaktan çıkararak hukuki zemini belirlenmiş bir müzakere sürecine dönüştürür.
Müzakere Süreçleri
Müzakere, tarafların uyuşmazlığın çözümü amacıyla doğrudan veya temsilcileri aracılığıyla görüşmeler yürütmesidir.
Her uyuşmazlıkta arabuluculuk başlatılması gerekmeyebilir. Bazı durumlarda karşı tarafa yapılacak hukuki başvuru, ihtar veya avukatlar arasında yürütülecek yapılandırılmış müzakereler sonucunda uyuşmazlığın çözümü mümkün olabilir.
Müzakerede yalnızca talep edilen tutarın pazarlığı yapılmaz.
Uyuşmazlığın niteliğine göre ödeme takvimi, borcun yapılandırılması, sözleşmenin devamı veya sona erdirilmesi, karşılıklı yükümlülüklerin düzenlenmesi, teslim, devir, gizlilik, gelecekte doğabilecek talepler ve anlaşmanın ihlali halinde uygulanacak hükümler gibi birçok konu birlikte değerlendirilebilir.
Müzakereye Başlamadan Önce Hukuki Pozisyonunuzu Belirleyin
Bir müzakereye hangi taleplerin hukuken ileri sürülebileceği ve hangi konularda uzlaşma alanı bulunduğu bilinmeden başlanması, taraf açısından öngörülmeyen hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle müzakere öncesinde taleplerin, mevcut delillerin ve olası dava senaryolarının birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Ahmet Mutlu Hukuk Bürosu ®, uyuşmazlığın hukuki çerçevesinin belirlenmesi, müzakere seçeneklerinin değerlendirilmesi ve hukuki süreçlerin takip edilmesi konusunda danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk ve Müzakere
Ticari uyuşmazlıklar şirketlerin yalnızca hukuki durumunu değil, nakit akışını, ticari ilişkilerini ve devam eden sözleşmelerini de etkileyebilir.
Şirketler arasındaki;
sözleşmeden kaynaklanan alacaklar, mal veya hizmet tedarikine ilişkin uyuşmazlıklar, ticari alacak ve tazminat talepleri, sözleşmenin ihlali, ödeme ve teslim yükümlülükleri veya diğer ticari ihtilaflarda uyuşmazlığın niteliğine göre arabuluculuk ve müzakere seçenekleri gündeme gelebilir.
Bazı ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı niteliğindedir. Dava şartı kapsamına girmeyen ancak arabuluculuğa elverişli ticari uyuşmazlıklarda ise ihtiyari arabuluculuk seçeneği bulunabilir.
Ticari uyuşmazlıklarda yapılacak anlaşmanın mevcut sözleşmelere, teminatlara, üçüncü kişilerin haklarına ve tarafların devam eden ticari ilişkilerine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
İş hukukunda arabuluculuk önemli bir uyuşmazlık çözüm mekanizması haline gelmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren belirli iş uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı olarak düzenlenmiştir.
İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda talep edilen alacak kalemlerinin doğru belirlenmesi, çalışma süresine ilişkin kayıtların incelenmesi, bordrolar, banka hareketleri, iş sözleşmesi, fesih belgeleri ve diğer delillerin değerlendirilmesi müzakere sürecinin sağlıklı yürütülmesi açısından önem taşır.
Arabuluculuk görüşmesinde yapılabilecek bir anlaşmanın yalnızca mevcut uyuşmazlığı değil, tarafların daha sonra ileri sürebileceği talepleri de etkileyebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Kira ve Taşınmaz Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Kira ilişkisinden kaynaklanan belirli uyuşmazlıklarda 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava öncesi arabuluculuk başvurusu dava şartı haline getirilmiştir.
Aynı düzenleme kapsamında ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve komşuluk hukukuna ilişkin bazı uyuşmazlıklarda da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu tür dosyalarda uyuşmazlığın niteliğine göre kira sözleşmesi, tapu kayıtları, ödeme belgeleri, ihtarnameler ve diğer hukuki belgelerin incelenmesi gerekebilir.
Taşınmazların devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin arabuluculuk anlaşmalarında ise ilgili kanunlarda öngörülen sınırlama, usul ve esasların ayrıca dikkate alınması gerekir. Adalet Bakanlığı da özellikle taşınmaz devri içeren anlaşma belgelerinde özel mevzuat sınırlamalarına uyulması gerektiğini vurgulamaktadır.
Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Tüketici hukukunda da belirli uyuşmazlıklar bakımından dava şartı arabuluculuk düzenlemesi bulunmaktadır.
Ancak tüketici uyuşmazlıklarında başvurulacak hukuki yolun belirlenebilmesi için uyuşmazlığın parasal değeri, görevli merci ve uyuşmazlığın niteliği gibi hususların güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle tüketici uyuşmazlıklarında doğrudan dava veya arabuluculuk yoluna başvurulmadan önce görev ve başvuru usulünün belirlenmesi önem taşımaktadır.
Arabuluculukta Gizlilik
Arabuluculuğun temel özelliklerinden biri gizliliktir.
Arabuluculuk görüşmelerinde yapılan açıklamalar, sunulan teklifler ve müzakere kapsamında paylaşılan bilgiler bakımından kanunda öngörülen gizlilik kuralları uygulanır. Adalet Bakanlığının arabuluculuk eğitim materyallerinde de gizliliğin sürecin temel ilkelerinden biri olduğu belirtilmektedir.
Gizlilik ilkesi, tarafların çözüm seçeneklerini daha serbest şekilde değerlendirebilmesine katkı sağlayabilir.
Ancak gizlilik ilkesi de somut olay ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Arabuluculukta Anlaşma Belgesi Neden Önemlidir?
Tarafların arabuluculuk sonucunda anlaşmaya varması halinde anlaşmanın kapsamı yazılı olarak belirlenebilir.
Anlaşma belgesinde kullanılacak ifadelerin açık olması büyük önem taşır. Hangi borcun sona erdiği, ödemenin ne zaman ve nasıl yapılacağı, tarafların hangi yükümlülükleri üstlendiği ve anlaşmanın hangi uyuşmazlıkları kapsadığı açık şekilde belirlenmelidir.
Belirsiz veya birbiriyle çelişen ifadeler uyuşmazlığı sona erdirmek yerine ilerleyen dönemde yeni hukuki ihtilafların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Bu nedenle anlaşma metninin imzalanmadan önce yalnızca ekonomik koşullar bakımından değil, doğuracağı hukuki sonuçlar bakımından da değerlendirilmesi önem taşır.
Arabuluculuk Her Uyuşmazlığa Uygun mudur?
Hayır.
6325 sayılı Kanun kapsamındaki arabuluculuk temel olarak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanabilir.
Tarafların iradeleriyle hukuki sonuç üzerinde tasarruf edemediği alanlarda veya kanunun arabuluculuğa elverişli kabul etmediği uyuşmazlıklarda arabuluculuk uygulanamaz.
Örneğin aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olmadığı kanunda açıkça düzenlenmiştir.
Bu nedenle uyuşmazlığın arabuluculuğa uygunluğu, alternatif çözüm yoluna başvurmadan önce yapılması gereken temel hukuki değerlendirmelerden biridir.
Arabuluculuk Görüşmesine Hazırlık Neden Önemlidir?
Arabuluculuk görüşmesine yalnızca talep edilen rakam veya karşı tarafa sunulacak teklif belirlenerek hazırlanılması yeterli olmayabilir.
Etkili bir hukuki hazırlık kapsamında uyuşmazlığın hukuki dayanağının, mevcut delillerin, karşı tarafın olası iddia ve savunmalarının, dava açılması halinde ortaya çıkabilecek risklerin ve müvekkilin kabul edebileceği çözüm seçeneklerinin önceden değerlendirilmesi gerekir.
Bu değerlendirme yapılmadan gerçekleştirilen bir müzakere, tarafın sahip olduğu hakların veya üstlendiği yükümlülüklerin yeterince anlaşılmadan anlaşmaya varılması riskini doğurabilir.
Ahmet Mutlu Hukuk Bürosu ® Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Hizmetleri
Ahmet Mutlu Hukuk Bürosu ® olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri kapsamında sunduğumuz hukuki hizmetler genel olarak; uyuşmazlığın dava şartı veya ihtiyari arabuluculuğa uygunluğunun değerlendirilmesi, müvekkilin hukuki pozisyonunun belirlenmesi, mevcut belgelerin incelenmesi, alternatif çözüm seçeneklerinin karşılaştırılması, müzakere süreçlerinin yürütülmesi, arabuluculuk görüşmelerine yönelik hukuki hazırlık yapılması, müvekkilin süreçte temsil edilmesi, karşı tarafın tekliflerinin hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi ve anlaşma metinlerinin hukuki açıdan incelenmesini kapsamaktadır.
Ayrıca somut uyuşmazlığın niteliğine göre dava yolunun alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle birlikte değerlendirilmesi ve çözüm sağlanamaması halinde izlenebilecek hukuki yolların belirlenmesine yönelik danışmanlık sunulmaktadır.
Arabuluculukta Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?
Arabuluculuk sürecine başvurulması tarafların mutlaka anlaşacağı anlamına gelmez.
Tarafların görüşmeler sonucunda ortak bir çözüm üzerinde anlaşamaması mümkündür.
Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bir uyuşmazlıkta anlaşma sağlanamaması halinde, ilgili usul işlemleri tamamlandıktan sonra uyuşmazlığın mahkeme önüne taşınması gündeme gelebilir.
Bu noktada arabuluculuk sürecinde belirlenen uyuşmazlık konuları, dava talepleri ve mevcut deliller yeniden değerlendirilmelidir.
Arabuluculuk Sürecinde Hukuki Destek Neden Önemlidir?
Arabuluculuğun temel amacı tarafların kendi çözümlerini üretmelerine imkan sağlamaktır. Bununla birlikte tarafların verdikleri kararların hukuki sonuçlarını bilmeleri önem taşır.
Özellikle yüksek tutarlı alacaklar, taşınmazlar, ticari sözleşmeler, işçilik alacakları veya uzun vadeli yükümlülükler içeren uyuşmazlıklarda yapılacak bir anlaşmanın etkileri yalnızca arabuluculuk görüşmesinin yapıldığı günle sınırlı olmayabilir.
Bu nedenle anlaşma öncesinde müvekkilin hangi haklardan vazgeçtiğinin, hangi yükümlülükleri üstlendiğinin ve anlaşmanın gelecekte ileri sürülebilecek taleplere etkisinin değerlendirilmesi önemlidir.
Uyuşmazlığınız İçin Doğru Hukuki Yol Hangisi?
Bir hukuki uyuşmazlıkta dava açılması, dava şartı arabuluculuğa başvurulması, ihtiyari arabuluculuk yolunun değerlendirilmesi veya doğrudan müzakere yürütülmesi seçeneklerinden hangisinin uygun olduğu somut olayın özelliklerine göre değişir.
Uyuşmazlığın türü, tarafların hukuki pozisyonu, mevcut sözleşmeler ve belgeler, delil durumu, talebin niteliği ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirilmeden standart bir çözüm yöntemi belirlemek doğru olmayabilir.
Ahmet Mutlu Hukuk Bürosu ®, gerçek kişiler ve şirketler arasındaki hukuki uyuşmazlıklarda uygulanabilecek alternatif çözüm yollarının değerlendirilmesi, müzakere süreçlerinin yürütülmesi, arabuluculuk süreçlerinde hukuki danışmanlık ve temsil ile gerektiğinde dava süreçlerinin takibi konusunda hukuki hizmet sunmaktadır.
Alternatif Uyuşmazlık Çözümü Konusunda Hukuki Değerlendirme
Uyuşmazlığınızın arabuluculuğa elverişli olup olmadığı, dava açılmadan önce zorunlu bir başvuru bulunup bulunmadığı veya müzakere yoluyla çözüm imkanının değerlendirilip değerlendirilemeyeceği dosyanın içeriğine göre belirlenmelidir.
Özellikle sözleşmeler, ihtarnameler, ödeme belgeleri, yazışmalar, mahkeme veya icra dosyaları ve uyuşmazlıkla ilişkili diğer kayıtlar sürecin hukuki değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Ahmet Mutlu Hukuk Bürosu ® olarak faaliyet alanlarımız;
- Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine uygun hukuki uyuşmazlıkların belirlenmesi,
- Uyuşmazlığın dava şartı veya ihtiyari arabuluculuk kapsamında bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi,
- Müvekkil açısından uygulanabilecek hukuki çözüm yollarının belirlenmesi,
- Arabuluculuk süreçlerine yönelik hukuki danışmanlık ve temsil,
- Taraflar arasındaki müzakere süreçlerinin yürütülmesi,
- Gerçek kişiler ve şirketler arasındaki hukuki ihtilafların alternatif çözüm yollarıyla sonuçlandırılmasına yönelik süreçlerin takip edilmesi,
- Arabuluculuk ve müzakere görüşmeleri öncesinde belge ve risk analizi yapılması,
- Karşı tarafça sunulan çözüm ve anlaşma tekliflerinin hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi,
- Anlaşma belgelerinin hukuki açıdan incelenmesi,
- Alternatif çözüm sağlanamaması halinde uygulanabilecek dava ve diğer hukuki yolların değerlendirilmesidir.
Not: Bu sayfada yer alan açıklamalar genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Arabuluculuğun uygulanabilirliği, dava şartı olup olmadığı ve izlenecek hukuki yol uyuşmazlığın niteliğine ve güncel mevzuata göre değişebilir. Somut bir uyuşmazlık bakımından hukuki değerlendirme yapılabilmesi için olayın özelliklerinin ve ilgili belgelerin ayrıca incelenmesi gerekir.

