Görevi Kötüye Kullanma Suçu (TCK 257): İhmal ve İcrai Hâl, Ceza, Soruşturma İzni
Bu yazıda ele alınan konular
İlgilendiğiniz bölüme doğrudan geçebilir veya makaleyi baştan sona okuyabilirsiniz.
- Görevi Kötüye Kullanma Suçu Nedir? TCK 257’nin Kapsamı
- İcrai ve İhmali Görevi Kötüye Kullanma Arasındaki Fark
- Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları
Görevi kötüye kullanma, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı davranarak veya görevini yapmakta ihmal ya da gecikme göstererek kişileri mağdur etmesi, kamuyu zarara uğratması ya da birine haksız menfaat sağlamasıdır. TCK 257, icrai hâl için altı aydan iki yıla, ihmali hâl için üç aydan bir yıla kadar hapis öngörür. Suç ancak başka bir kanunda ayrıca tanımlanmamışsa uygulanır.
Bu yazıda tck 257 kapsamındaki iki suç tipini, “görevi ihmal” olarak bilinen ihmali hâli, memurlar için soruşturma izni sürecini ve bir mahkûmiyetin ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının (HAGB) memuriyete etkisini ayrı ayrı ele alıyoruz. Okuyucu ister hakkında ihbar bulunan bir kamu görevlisi ister şikâyetçi bir vatandaş olsun, hangi süre ve merciyle karşılaşacağını görebilmelidir.
Kısaca
- TCK 257/1 (icrai hâl): altı aydan iki yıla kadar hapis. TCK 257/2 (ihmal veya gecikme): üç aydan bir yıla kadar hapis.
- Suç “torba” niteliğindedir: fiil zimmet, irtikap, rüşvet gibi ayrı bir suçu oluşturuyorsa TCK 257 uygulanmaz.
- Asli ve sürekli görev yapan memurlar için kural olarak 4483 sayılı Kanuna göre soruşturma izni gerekir; izin kararına itiraz süresi tebliğden itibaren 10 gündür.
- Kaçırılmaması gereken süre: soruşturma izni kararı tebliğ edildiğinde 10 günlük itiraz süresi işlemeye başlar (4483 m.9).
- Bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet, kasıtlı suç olduğu için 657 sayılı Kanun m.48 bakımından memuriyete engeldir; görevi kötüye kullanma ayrıca sayılan katalog suçlar arasında değildir.
Görevi Kötüye Kullanma Suçu Nedir? TCK 257’nin Kapsamı
TCK 257 iki ayrı fıkrada iki ayrı davranışı cezalandırır. Birinci fıkra, görevinin gereklerine aykırı hareket eden kamu görevlisini; ikinci fıkra, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösteren kamu görevlisini hedef alır. Her iki fıkra da aynı sonuçlardan birini arar: kişilerin mağduriyeti, kamunun zararı veya kişilere haksız bir menfaat sağlanması.
Maddenin başında yer alan “Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında” ibaresi, görevi kötüye kullanmanın tamamlayıcı (genel) bir suç olduğunu gösterir. Kamu görevlisinin fiili zimmet, irtikap, rüşvet ya da göreve ilişkin sırrın açıklanması gibi özel bir suç tipine uyuyorsa, o özel hüküm uygulanır. Madde ancak hiçbir özel suç tipine uymayan görev ihlallerini karşılar.
Madde metni 2010 ve 2012 yıllarında değişti. 8/12/2010 tarihli 6086 sayılı Kanun “kazanç” ibaresini “menfaat” yaptı ve ceza aralıklarını bugünkü hâline indirdi. Eski üçüncü fıkra ise 2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı. 2024–2026 döneminde çıkan 7499, 7571, 7589 ve 7593 sayılı kanunlar bu maddenin metnini değiştirmedi.

İcrai ve İhmali Görevi Kötüye Kullanma Arasındaki Fark
Uygulamada “görevi ihmal” denilen davranış, maddenin ikinci fıkrasındaki ihmali hâldir. İkisi arasındaki fark, kamu görevlisinin bir şey yapması ile yapması gereken şeyi yapmaması arasındaki farktır. Ceza aralıkları da buna göre ayrılır.
| Konu | Birinci fıkra (icrai) | İkinci fıkra (ihmali) |
|---|---|---|
| Davranış | Görevin gereklerine aykırı hareket etmek | Görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermek |
| Ceza | 6 ay – 2 yıl hapis | 3 ay – 1 yıl hapis |
| Aranan sonuç | Kişilerin mağduriyeti, kamu zararı veya haksız menfaat | Aynı üç sonuçtan biri |
| Varsayımsal örnek | Şartları taşımayan bir başvuruya bilerek ruhsat vermek | Süresi içinde işlem yapılması gereken dilekçeyi bilerek bekletmek |
| Dava zamanaşımı (TCK 66/1-e) | 8 yıl | 8 yıl |
Örneğin bir belediye biriminde çalışan görevlinin, kanuni süre dolduğu hâlde bir vatandaşın iskân başvurusunu aylarca hiçbir gerekçe göstermeden bekletmesi ve başvurucunun bu yüzden kira ödemeye devam etmek zorunda kalması, ihmali hâl bakımından değerlendirilebilecek kurgusal bir örnektir. Aynı görevlinin eksik belgeli bir başka başvuruyu tanıdığı olduğu için onaylaması ise icrai hâle örnektir.
Her iki fıkra da kasten işlenebilir. TCK 22/1’e göre taksirle işlenen fiiller ancak kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır; maddede taksirli bir hâl öngörülmemiştir. Bu nedenle iş yoğunluğundan kaynaklanan bir gecikme ile bilerek yapılan bir bekletme aynı şey değildir. Kastın ispatı, soruşturmanın en çok tartışılan noktasıdır.
Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları
Fail: Kamu görevlisi
Suçu yalnızca kamu görevlisi işleyebilir. TCK 6/1-c, kamu görevlisini kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi olarak tanımlar. Bu tanım memur kavramından geniştir: sözleşmeli personel, muhtar, belediye meclis üyesi veya geçici görevli bilirkişi de bazı durumlarda kamu görevlisi sayılabilir. Kamu görevlisi olmayan kişi ise ancak iştirak kurallarıyla sorumlu tutulabilir.
Hareket ve netice
Hareket, görevin gereklerine aykırılıktır. Görevin gerekleri kanun, yönetmelik, genelge ve hizmet içi talimatlarla belirlenir. Bu yüzden soruşturmada ilk bakılan belge, görevlinin o işlemde uyması gereken mevzuattır. Netice ise üç seçenekten biridir: belirli kişilerin mağdur olması, kamunun zarara uğraması ya da birine haksız menfaat sağlanması. Bu sonuçlardan hiçbiri yoksa, görev ihlali yalnızca disiplin konusu olabilir.
Uygulamada: Görevi kötüye kullanma iddiasında savunmanın ve şikâyetin omurgası, ihlal edildiği söylenen kuralın yazılı kaynağıdır. Görevli hangi yönetmelik maddesine, hangi süreye, hangi iş akışına uymak zorundaydı? Bu soru cevapsız kalırsa “görevin gerekleri” soyut kalır.

Süre işliyor olabilir: Ceza dosyalarında itiraz, şikâyet ve kanun yolu süreleri kısadır. Somut dosyanızı değerlendirmek için 0 532 714 50 45 numarasından veya iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Görevi Kötüye Kullanma ile Zimmet, İrtikap ve Rüşvet Nasıl Ayrılır?
Tamamlayıcı niteliği nedeniyle bu suç, kamu görevlisine özgü diğer suçlarla sık sık karıştırılır. Ayrım cezayı doğrudan etkiler: zimmet için beş yıldan on iki yıla, icbar suretiyle irtikap için beş yıldan on yıla, rüşvet için dört yıldan on iki yıla kadar hapis öngörülür. Ayrıntılar için zimmet suçunun unsurlarını anlatan yazımıza, irtikap suçu ve icbar-ikna ayrımına ve rüşvet suçu rehberimize bakabilirsiniz.
| Suç | Belirleyici unsur | Ceza (temel hâl) |
|---|---|---|
| Görevi kötüye kullanma | Görev ihlali + mağduriyet, kamu zararı veya haksız menfaat; özel suç yok | 6 ay – 2 yıl / 3 ay – 1 yıl |
| Zimmet (TCK 247/1) | Görevi nedeniyle zilyetliği devredilen malı zimmete geçirmek | 5 – 12 yıl |
| İrtikap (TCK 250/1) | Nüfuzu kötüye kullanarak yarar sağlanmasına icbar | 5 – 10 yıl |
| Rüşvet (TCK 252/1) | Görevle ilgili iş için menfaat konusunda anlaşma | 4 – 12 yıl |
Örneğin bir görevlinin bir firmaya ihale dışı yoldan iş verdirmesi ilk bakışta TCK 257 kapsamında görünebilir. Ancak dosyada karşılık olarak menfaat alındığına dair delil varsa rüşvet, ihalede hileli davranış varsa ihaleye fesat karıştırma gündeme gelir. Suç vasfı değiştiğinde soruşturma izni gerekip gerekmediği de ayrıca değerlendirilir.
Görevi Kötüye Kullanma İddiasında Soruşturma İzni Gerekir mi?
4483 sayılı Kanun, devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttüğü kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ile diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda uygulanır (m.2). Bu suç, tipik olarak görev sebebiyle işlenen bir suç olduğu için bu kapsamda en sık karşılaşılan suçtur. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli ise genel hükümlere tabidir.
Süreç kısaca şöyle işler: Cumhuriyet başsavcılığı ihbarı aldığında, kaybolma ihtimali olan delilleri tespit etmekle yetinir ve memurun ifadesine başvurmadan evrakı izin vermeye yetkili mercie gönderir (m.4). Merci ön inceleme yaptırır, görevlinin ifadesi alınır ve rapor düzenlenir (m.5–6). Karar, öğrenmeden itibaren en geç otuz gün içinde verilir; zorunlu hâllerde bir defa on beş gün uzatılabilir (m.7). Yetkili merciler, itiraz yolu ve ön inceleme ayrıntıları için soruşturma izni ve 4483 sayılı Kanun yazımıza bakabilirsiniz.
| Aşama | Merci | Süre |
|---|---|---|
| İzin kararı | Kaymakam, vali, kurumun en üst amiri vb. (m.3) | 30 gün + zorunlu hâlde 15 gün (m.7) |
| İtiraz | Danıştay İkinci Dairesi veya bölge idare mahkemesi (m.9) | Tebliğden itibaren 10 gün |
| İtirazın karara bağlanması | Aynı merci; karar kesindir | En geç 3 ay |
İzin verilmesine karşı memur, izin verilmemesine karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi itiraz edebilir. Asli ve sürekli görev yapmayan kamu görevlileri bakımından 4483 uygulanmaz; bu kişiler hakkında soruşturma genel hükümlere göre doğrudan yürür.
Görevi Kötüye Kullanma Cezası: HAGB, Erteleme ve Paraya Çevirme
Ceza aralıkları düşük olduğu için bu davalarda hükmün türü, cezanın miktarı kadar önemlidir. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; 5235 sayılı Kanun m.14’e göre görev, ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma (CMK 253) ve önödeme (TCK 75) kapsamında da yer almaz.
| Olası sonuç | Şart (özet) | Dayanak |
|---|---|---|
| HAGB | Hükmolunan ceza 2 yıl veya daha az; kasıtlı suçtan önceki mahkûmiyet yok; zararın giderilmesi | CMK 231/5–6 |
| Erteleme | 2 yıl veya daha az hapis; yeniden suç işlemeyeceği kanaati | TCK 51/1 |
| Adli para cezasına çevirme | 1 yıl veya daha az (kısa süreli) hapis | TCK 49/2, 50/1-a |
| Hak yoksunluğu | Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu | TCK 53/1 |
2026 değişikliği (HAGB): CMK 231’in beşinci ila on dördüncü fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 10/7/2025 tarihli ve E.2024/98, K.2025/149 sayılı iptal kararından sonra 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi ve 31/7/2026’da yürürlüğe girdi. Yeni metinde HAGB “verilebilir” şeklindedir, denetim süresi beş yıldır ve zararın giderilmesi şartı korunmuştur. Suç tarihine ve hüküm tarihine göre lehe kanun (TCK m.7) ayrıca değerlendirilmelidir.
Hesaplama örneği (varsayımsal): Mahkeme birinci fıkraya göre temel cezayı bir yıl olarak belirler ve TCK 62 uyarınca takdiri indirim olarak altıda birini indirir. Sonuç on ay hapistir. Bu ceza kısa süreli olduğundan adli para cezasına çevrilebilir, iki yılın altında kaldığından ertelenebilir ya da şartları varsa HAGB kararı verilebilir. Hangisinin seçileceği mahkemenin takdirindedir. Bu seçeneklerin ayrıntısı HAGB yazımızda, hapis cezasının ertelenmesi rehberimizde ve adli para cezasına çevirme yazımızda anlatılıyor.
Kamu zararı doğmuşsa HAGB için zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir; derhal giderilemiyorsa denetim süresince aylık taksitlerle ödeme koşuluyla da karar verilebilir (CMK 231/9). Kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda ise HAGB uygulanmaz (CMK 231/14).
Görevi Kötüye Kullanma Mahkûmiyeti Memuriyete Engel mi?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/A-5, memurluğa alınma şartları arasında iki ayrı engel sayar. Birincisi, kasten işlenen herhangi bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamaktır. İkincisi, cezanın süresine bakılmaksızın zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi sayılan suçlardan mahkûm olmamaktır. TCK 257 bu ikinci listede yer almaz.
Bu nedenle bu suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet memuriyete engeldir; memurluk sırasında bu şart kaybedilirse memurluk 657 m.98/b uyarınca sona erer. Bir yılın altında kalan mahkûmiyet ise suçun türü nedeniyle m.48 engeline takılmaz. Ancak kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak TCK 53/1-a’daki kamu görevinden yoksunluk, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürer; kısa süreli hapis cezası ertelenmişse TCK 53/4 uyarınca bu yoksunluk uygulanmaz. Disiplin hükümleri her durumda saklıdır (4483 m.2).

Hakkında Görevi Kötüye Kullanma İhbarı Olan Kamu Görevlisi Ne Yapmalı?
- Size gelen yazının türünü belirleyin: ön inceleme için ifade daveti mi, soruşturma izni kararı mı, yoksa savcılık çağrısı mı? Süreler buna göre değişir.
- İhlal edildiği iddia edilen işlemle ilgili mevzuatı, iş akışını, havale ve evrak kayıtlarını, iş yükünü gösteren belgeleri bir dosyada toplayın.
- Ön inceleme ifadesinde, işlemi neden o şekilde yaptığınızı yazılı kurala dayanarak anlatın. Bu ifade de daha sonra okunacak bir belgedir.
- Soruşturma izni kararı tebliğ edilirse 10 günlük itiraz süresini takvime işleyin; itiraz dilekçesini kararı veren mercie veya ilgili yargı merciine yönelik olarak gerekçeli hazırlayın.
- Savcılık aşamasında şüpheli olarak ifadeye çağrılırsanız müdafi yardımı istemek kanuni bir haktır (CMK 147, 149). Süreç için ifadeye çağrılma rehberimize bakabilirsiniz.
- Kamu zararı iddiası varsa zararın miktarını ve giderilip giderilmediğini erkenden netleştirin; bu durum HAGB değerlendirmesinde doğrudan rol oynar.
Süre ve hak kaybı riski: Soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı itiraz süresi, kararın tebliğinden itibaren 10 gündür ve itiraz üzerine verilen karar kesindir (4483 m.9). Bu süre kaçırılırsa izin kesinleşir ve dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir (m.11).
Şikâyetçi Vatandaş Hangi Yolları Kullanabilir?
Bir kamu görevlisinin işlemi nedeniyle mağdur olduğunu düşünen kişi, Cumhuriyet başsavcılığına veya izin vermeye yetkili mercie başvurabilir. 4483 m.4/3’e göre şikâyet soyut ve genel nitelikte olmamalı, kişi veya olay belirtilmeli, iddialar ciddi bulgu ve belgelere dayanmalı, dilekçede doğru ad, soyad, imza ve iş veya ikametgâh adresi bulunmalıdır. Bu şartları taşımayan başvurular işleme konulmaz. Başvurunun nasıl hazırlanacağını suç duyurusu nasıl yapılır yazımızda anlattık.
Soruşturma izni verilmezse şikâyetçi, tebliğden itibaren 10 gün içinde itiraz edebilir. İzin verilip de savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse bu karara karşı CMK 173 kapsamında itiraz yolu açıktır. Gerçeğe aykırı ve mağdur etme amacı taşıyan isnatlar hakkında ise 4483 m.15 uyarınca re’sen soruşturma yapılabilir; bu nedenle iddiaların belgeye dayanması gerekir.
Görevi Kötüye Kullanma Hakkında Sık Sorulan Sorular
Görevi kötüye kullanma suçunun cezası ne kadar?
Görevi kötüye kullanma suçunun cezası fıkraya göre değişir. TCK 257/1’deki icrai hâlde altı aydan iki yıla, TCK 257/2’deki ihmal veya gecikme hâlinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülür. Kanunda adli para cezası bu suç için ayrıca düzenlenmemiştir; ancak kısa süreli hapis cezası koşulları varsa TCK 50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir.
Görevi ihmal ile görevi kötüye kullanma aynı şey mi?
Hayır, ikisi aynı maddenin iki ayrı fıkrasıdır. Görevi ihmal, uygulamada TCK 257/2’deki hâli anlatmak için kullanılır: görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterilmesi. Görevi kötüye kullanma ise geniş anlamda her iki fıkrayı, dar anlamda görevin gereklerine aykırı hareketi düzenleyen TCK 257/1’i ifade eder. Ceza aralıkları farklıdır.
Görevi kötüye kullanma şikâyete bağlı mı, uzlaşma olur mu?
Hayır, görevi kötüye kullanma şikâyete bağlı bir suç değildir ve re’sen soruşturulur. CMK 253’teki uzlaştırma listesinde de yer almaz; bu nedenle mağdurla uzlaşma yoluyla dosyanın kapanması mümkün değildir. Şikâyetten vazgeçilmesi de kamu davasını düşürmez. Önödeme de üst sınır altı ayı aştığı için uygulanmaz.
Görevi kötüye kullanma için soruşturma izni her zaman gerekir mi?
Hayır, her zaman gerekmez. 4483 sayılı Kanun, asli ve sürekli görev yapan memurlar ile diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda uygulanır. Fail bu kapsamda değilse veya özel bir soruşturma usulüne tabiyse farklı kurallar işler. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli de genel hükümlere tabidir; görevi kötüye kullanma ise ağır cezalık bir suç değildir.
Görevi kötüye kullanmadan HAGB alan memur görevine devam eder mi?
Kanun metnine göre HAGB, müsadere hariç kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder (CMK 231/5). 657 m.48’deki engel ise mahkûmiyete bağlanmıştır. Bu nedenle HAGB tek başına m.48 engelini doğurmaz; ancak disiplin soruşturması ayrıca yürüyebilir ve kurumun kendi personel mevzuatı da kontrol edilmelidir.
Görevi kötüye kullanma davası hangi mahkemede görülür?
Görevi kötüye kullanma davası asliye ceza mahkemesinde görülür. 5235 sayılı Kanuna göre ağır ceza mahkemesi, kural olarak üst sınırı on yılı aşan hapis cezalarını gerektiren suçlara bakar; bu suçun üst sınırı ise iki yıldır. Valiler gibi bazı üst düzey görevliler için 4483 m.13’te özel görev kuralı bulunur.
Görevi kötüye kullanmada zamanaşımı kaç yıl?
Dava zamanaşımı her iki fıkra için de sekiz yıldır. TCK 66/1-e, üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davasının sekiz yıl geçmesiyle düşeceğini düzenler. Süre suç tarihinden işlemeye başlar; kesilme ve durma hâlleri ise ayrıca hesaba katılır.
Mevzuat ve kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 6, 22, 49–53, 62, 66, 247, 250, 252, 257
- 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun, m. 2–15
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 173, 231, 253
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 48, 98
- 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Kanunu, m. 11, 12, 14
Kamu görevlilerine ilişkin diğer ceza ve usul konuları için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İlgili makaleler
- Zimmet Suçu Nedir, Cezası Kaç Yıl? TCK 247 Nitelikli Zimmet ve Etkin Pişmanlık
- İrtikap Suçu Nedir, Cezası Ne Kadar? TCK 250 İcbar, İkna Türleri ve Rüşvetten Farkı
- Soruşturma İzni Nedir? 4483 Sayılı Kanunda Yetkili Merci, 30 Günlük Süre ve İtiraz
- Rüşvet Suçu Nedir, Cezası Kaç Yıl? TCK 252 Unsurları ve Etkin Pişmanlık (TCK 254)

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu yazı 10 Ekim 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre hazırlanmıştır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.


