Ceza Davalarında Uzlaşma (CMK 253): Hangi Suçlarda Yapılır, Süreler ve Sonuçları

Ceza Davalarında Uzlaşma (CMK 253): Hangi Suçlarda Yapılır, Süreler ve Sonuçları

MAKALE REHBERİ

Bu yazıda ele alınan konular

İlgilendiğiniz bölüme doğrudan geçebilir veya makaleyi baştan sona okuyabilirsiniz.

  • Ceza davalarında uzlaşma nedir, arabuluculuktan farkı ne?
  • Ceza davalarında uzlaşma hangi suçlarda uygulanır?
  • Şikâyete bağlı suçlar

Güncellendi ·Mevzuat kontrolü: Resmî Gazete ve mevzuat.gov.tr·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ceza davalarında uzlaşma, belirli suçlarda şüpheli ile mağdurun tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla suçun sonuçları üzerinde anlaşmasıdır. Kurum 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 253–255’te düzenlenir. Uzlaşma sağlanır ve edim bir defada yerine getirilirse soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturmada düşme kararı verilir. Teklife yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır.

Çoğu kişi bu kurumla savcılıktan gelen bir telefonla ya da tebligatla ilk kez karşılaşır. Örneğin apartman otoparkındaki bir tartışmadan sonra tehdit iddiasıyla şikâyet edilen kişiye, birkaç hafta içinde bir uzlaştırmacı ulaşır ve “karşı tarafla anlaşmak ister misiniz?” diye sorar. Bu teklifin ne anlama geldiğini, kabul ya da reddin sonuçlarını bilmeden verilen cevap, dosyanın bütün seyrini belirleyebilir.

Kurum son iki yılda üç kez değişti. 7531 sayılı Kanun (2024) cevap süresini uzattı ve hakareti kısmen kapsam dışına aldı. 7571 sayılı Kanun (Resmî Gazete 25.12.2025) hakaretin tamamını uzlaştırmadan çıkardı ve yeni bir istisna getirdi. 7593 sayılı Kanun (Resmî Gazete 18.08.2026) ise çocuklara ilişkin terimi değiştirdi. Ceza davalarında uzlaşma kurumunun bugünkü hâli, madde numaralarıyla birlikte aşağıdaki başlıklarda yer alıyor.

Kısaca

  • Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır (CMK m. 253/4).
  • Uzlaştırmacı 30 gün içinde işlemi bitirir; büro bu süreyi her defasında en çok 20 gün, en fazla iki kez uzatabilir (m. 253/12).
  • Hakaret (TCK m. 125) 7571 ile tamamen uzlaştırma dışında; büyük bölümü önödemeye tabi (TCK m. 75/6).
  • Edim bir defada yerine getirilirse soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturmada düşme kararı verilir.
  • Müzakerede söylenenler hiçbir davada delil olarak kullanılamaz (m. 253/20).

Ceza davalarında uzlaşma nedir, arabuluculuktan farkı ne?

Uzlaşma (uzlaştırma: şüpheli ile mağdurun, tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla suçun sonuçları üzerinde anlaşması) onarıcı adaletin ceza muhakemesindeki karşılığıdır. Kanun, belirli suçlarda devletin cezalandırma talebini tarafların anlaşmasına bağlar. Anlaşma sağlanır ve üstlenilen yükümlülük yerine getirilirse dava hiç açılmaz ya da açılmış dava düşer.

Uzlaştırma sürecini Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesindeki uzlaştırma büroları yürütür (m. 253/24). Müzakereyi yöneten uzlaştırmacı, Adalet Bakanlığının belirlediği listelerden görevlendirilir. 7531 sayılı Kanunla bu listelerin hukuk fakültesi mezunlarından oluşması kuralı getirildi. Uzlaştırmacı karar vermez. Tarafları bir araya getirir, teklifleri aktarır ve sonucu raporla savcıya bildirir.

Hukuk uyuşmazlıklarındaki arabuluculuk kurumu ile benzerlik ilk bakışta dikkat çeker. Farkı sonuçtadır. Arabuluculukta varılan anlaşma bir alacağı tasfiye eder.

Ceza davalarında uzlaşma ise kamu davasının kaderini belirler ve kovuşturmaya yer olmadığı, erteleme, düşme veya durma gibi usul kararlarına bağlanır. Bu yüzden ceza uzlaştırmasında savcının denetimi zorunludur (m. 253/17).

Ceza davalarında uzlaşma sürecinin teklif, müzakere, rapor ve karar adımları
Ceza Davalarında Uzlaşma Süreci

Ceza davalarında uzlaşma hangi suçlarda uygulanır?

CMK m. 253/1 uzlaşma kapsamındaki suçları üç grupta toplar. Hangi gruba girdiğine bakmak, dosyada ilk yapılması gereken kontroldür. Çünkü uzlaşma kapsamındaki suçlarda savcı uzlaştırma yapılmadan iddianame düzenleyemez.

Şikâyete bağlı suçlar

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçların tamamı, aşağıda anlatılan istisnalar dışında uzlaşma kapsamındaki suçlar arasındadır (m. 253/1-a). Bir suçun şikâyete bağlı olup olmadığı, suç tanımının yer aldığı maddede “şikâyet üzerine” ibaresinin bulunmasından anlaşılır. Örneğin basit hâliyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/1) şikâyete bağlıdır.

Şikâyete bağlı olmasa da sayılan suçlar

Uzlaşma kapsamındaki suçların ikinci grubunda, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ceza Kanunu’ndan tek tek sayılan suçlar yer alır (m. 253/1-b). Liste 6763 (2016) ve 7188 (2019) sayılı Kanunlarla genişletildi, 7571 ile de güveni kötüye kullanma yönünden daraltıldı.

SuçTCK maddesiNot
Kasten yaralamam. 86 ve m. 88m. 86/3 hariç
Taksirle yaralamam. 89Tüm fıkralar
Tehditm. 106/1İkinci fıkra kapsam dışı
Konut dokunulmazlığının ihlalim. 116
İş ve çalışma hürriyetinin ihlalim. 117/1; m. 119/1-c7188 ile eklendi
Hırsızlıkm. 141Nitelikli hırsızlık (m. 142) kapsam dışı
Güveni kötüye kullanmam. 155Üçüncü fıkra hariç (7571)
Dolandırıcılıkm. 157Nitelikli dolandırıcılık (m. 158) kapsam dışı
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesim. 1657188 ile eklendi
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulmasım. 234
Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının açıklanmasım. 239Dördüncü fıkra hariç

Listede yalnızca maddenin kendisi ya da belirtilen fıkrası yer alır. Örneğin hırsızlık suçunun temel şekli (m. 141) uzlaşmaya tabidir, ama geceleyin konutta işlenen nitelikli hırsızlık (m. 142) değildir. Aynı ayrım dolandırıcılık suçunda da geçerlidir. Bir kişiyi ikna ederek borç para alıp geri ödememe iddiası m. 157 kapsamında kalırsa uzlaştırma yapılır; bilişim sistemleri araç olarak kullanıldıysa m. 158 devreye girer ve uzlaşma yolu kapanır.

Güveni kötüye kullanmada 7571 ile önemli bir değişiklik oldu. Suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtı ise ceza bir kat artırılıyor (TCK m. 155/3) ve bu hâl uzlaştırma dışında kalıyor. Kiralanan aracı iade etmeyen kişi hakkındaki dosya, 25.12.2025’ten sonra işlenen fiillerde artık uzlaştırma bürosuna gönderilmez.

Çocuklar için üç yıllık sınır ve özel kanunlar

Üçüncü grup, adli süreçteki çocuklara ilişkindir (adli süreçteki çocuk: 7593 sayılı Kanunla “suça sürüklenen çocuk” yerine kullanılmaya başlanan terim). Mağdur gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi ise, çocuk hakkında üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda da ceza davalarında uzlaşma yolu açıktır (m. 253/1-c). Bu kural yetişkinler için yoktur.

Diğer kanunlardaki suçlar için ayrı bir kural uygulanır. Şikâyete bağlı olanlar dışında, özel kanun suçlarında uzlaştırmaya gidilebilmesi için o kanunda açık hüküm bulunmalıdır (m. 253/2). Uygulamada sıkça karşılaşılan hata, özel kanundaki bir suçun cezası düşük olduğu için uzlaşma kapsamındaki suçlar arasında sanılmasıdır. Ceza miktarı tek başına belirleyici değildir.

2026 terim değişikliği. 7593 sayılı Kanun (Resmî Gazete 18.08.2026, sayı 33344) m. 253/1-c’deki “suça sürüklenen” ibaresini “adli süreçteki” olarak değiştirdi. Çocuklar için üç yıllık üst sınır aynen korunuyor.

Uzlaştırma yapılamayan suçlar ve 7571 istisnası

Bir suç şikâyete bağlı olsa bile üç alanda uzlaştırma yasaktır (m. 253/3). Bunlar cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip (TCK m. 123/A) ve hakarettir (TCK m. 125). Hakaret önce 7531 ile yalnız ikinci fıkra yönünden kapsam dışına alınmıştı. 7571 sayılı Kanunla (Resmî Gazete 25.12.2025, sayı 33118) maddenin tamamı çıkarıldı.

Aynı fıkra bir de birleşme kuralı içerir. Uzlaşma kapsamındaki bir suç, kapsam dışı başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri hiç uygulanmaz. Örneğin aynı kişiye yönelik tehdit (m. 106/1) ile cinsel taciz birlikte işlenmişse tehdit yönünden de uzlaştırma yapılmaz.

7571 bu kurala bir istisna ekledi. Önödeme kapsamındaki bir suç ile uzlaştırma kapsamındaki bir suç aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse, uzlaştırma kapsamındaki suç için uzlaşma hükümleri uygulanır. Kavga sırasında hem hakaret edip hem basit yaralama (m. 86/2) gerçekleştiren kişi hakkında bu istisna önem taşır. Hakaret önödeme yoluyla, yaralama ise uzlaştırma yoluyla ayrı ayrı değerlendirilir.

Geçiş hükmü (CMK geçici m. 8). 7571 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte uzlaşması zaten sağlanmış dosyalarda m. 253/3 ve TCK m. 75/6’daki yeni düzenlemeler uygulanmaz. Bu dosyalar eski hükümlere göre sonuçlandırılır. Suç tarihine göre lehe kanun (TCK m. 7) ayrıca değerlendirilmelidir.

Uzlaştırma süreci ve süreleri

Uzlaştırma süreci savcılıkta başlar. Suç uzlaşmaya tabi ve kamu davası açmak için yeterli şüphe varsa savcı dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir (m. 253/4).

Yeterli şüphe yoksa uzlaştırmaya gerek kalmaz, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Bu ayrım önemlidir. Delil yetersizliği olan bir dosyada şüphelinin edim üstlenmesi gereksiz bir yük olabilir.

Teklif ve yedi günlük cevap süresi

Büronun görevlendirdiği uzlaştırmacı, şüpheliye ve mağdura ayrı ayrı teklifte bulunur. Teklif açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapılabilir. Reşit olmayanlara teklif kanuni temsilcileri aracılığıyla yapılır.

Teklifte uzlaşmanın mahiyeti ve kabul ya da reddin hukuki sonuçları anlatılır (m. 253/5). Uzlaştırma sürecinin ilk kritik eşiği burasıdır. Kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır. Bu süre 7531 ile üç günden yediye çıkarıldı.

Taraflara ulaşılamıyorsa uzlaştırma süreci beklemez. Resmî mercilere bildirilen adreste bulunmama, yurt dışında olma veya başka bir nedenle ulaşılamaması hâlinde soruşturma uzlaştırma yapılmadan sonuçlandırılır (m. 253/6). Adres değiştiren tarafların bunu bildirmemesi, uzlaşma imkânını kaçırmalarına yol açabilir.

Müzakere süresi ve zamanaşımı

Müzakereler gizli yürütülür. Şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanuni temsilci, müdafi ve vekil katılabilir (m. 253/13). Taraflardan birinin müzakereye katılmaktan kaçınması, uzlaşmayı kabul etmemek sayılır. Uzlaştırmacı, belgelerin örnekleri kendisine verildikten itibaren en geç 30 gün içinde işlemi bitirir.

Büro bu süreyi her defasında 20 günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir (m. 253/12). Böylece uzlaştırma süreci kural olarak en çok 70 gün sürer. Uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten rapor düzenlenene kadar zamanaşımı işlemez (m. 253/21).

Uzlaştırmacı yöntem konusunda savcıyla görüşebilir, savcı da talimat verebilir (m. 253/14). Uzlaştırmacı hakkında, hâkimin davaya bakamayacağı hâller ve ret sebepleri göz önünde tutulur (m. 253/10). Taraflardan birinin yakını olan bir uzlaştırmacının görevlendirilmesine bu yolla itiraz edilebilir.

Rapor ve savcının denetimi

Müzakere sonunda uzlaştırmacı raporunu büroya verir. Uzlaşma sağlandıysa raporda tarafların imzası ve anlaşmanın ayrıntıları yer alır (m. 253/15). Büro dosyayı savcıya gönderir. Savcı, uzlaşmanın tarafların özgür iradesine dayandığını ve edimin (edim: uzlaşmada şüphelinin üstlendiği yükümlülük) hukuka uygun olduğunu tespit ederse raporu mühür ve imza altına alır (m. 253/17).

AşamaSüre veya kuralDayanak
Teklife cevap7 gün; sessizlik ret sayılırm. 253/4
Uzlaştırma işlemleri30 gün + 20 gün + 20 günm. 253/12
Sonradan uzlaşma belgesiEn geç iddianame tarihine kadarm. 253/16
Zamanaşımıİlk tekliften rapora kadar işlemezm. 253/21
Tekrar uzlaştırmaSonuçsuz kalırsa yapılamazm. 253/18
Ceza davalarında uzlaşma kapsamı dışında kalan suçlar ve 7571 sayılı Kanunla gelen istisna
Uzlaştırma Yapılamayan Hâller

Uzlaşmada edim ve ödeme şekilleri

Kanun edimin türlerini tek tek saymaz. Savcının denetimi, edimin hukuka uygun olmasıyla sınırlıdır. Uygulamada en sık görülen edim, mağdurun zararının belirli bir tutarla karşılanmasıdır.

Kanun, edimin ileri bir tarihe bırakılmasını, taksitlendirilmesini veya süreklilik arz etmesini de açıkça öngörür (m. 253/19). Örneğin iş yerinde işlenen bir güveni kötüye kullanma dosyasında zararın altı taksitte ödenmesi kararlaştırılabilir.

Edimin gerçekçi belirlenmesi, ceza davalarında uzlaşma sonucunun kalıcı olması için belirleyicidir. Ödenemeyecek bir tutarı kabul eden şüpheli, erteleme süresi içinde edimi yerine getirmezse kamu davası açılır. Bu durumda uzlaşma raporu, İcra ve İflas Kanunu m. 38 anlamında ilam niteliğinde belge sayılır ve mağdur alacağını icra yoluyla da takip edebilir.

Ceza davalarında uzlaşma sağlanırsa ne olur?

Sonuç, edimin nasıl kararlaştırıldığına göre değişir. Şüpheli edimini bir defada yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edim ileri tarihe bırakılmış, taksitlendirilmiş veya süreklilik arz ediyorsa, CMK m. 171’deki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse kamu davası açılır (m. 253/19). Bu nedenle uzlaşma kapsamındaki suçlarda asıl belirleyici olan, imzalanan tutanaktan çok edimin fiilen ödenmesidir.

DurumSoruşturma evresi (m. 253)Kovuşturma evresi (m. 254)
Edim bir defada yerine getirildiKovuşturmaya yer olmadığı kararıDavanın düşmesi
Edim ileri tarihe veya taksite bağlandıKamu davasının açılmasının ertelenmesiDurma kararı
Edim yerine getirilmediKamu davası açılırYargılamaya kaldığı yerden devam

Ceza davalarında uzlaşmanın tazminat hakkına etkisi de kanunda düzenlenir. Uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış dava feragat edilmiş sayılır. Bu cümle Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli, E.2023/43, K.2023/141 sayılı kararıyla iptal edilmiş, 7531 sayılı Kanunla istisnalarıyla birlikte yeniden düzenlenmiştir.

Uzlaşma gerçekleşirse uzlaştırmacı ücreti ve diğer giderler Devlet Hazinesince karşılanır (m. 253/22). Uzlaşma sonucunda verilen kararlara karşı CMK’da öngörülen kanun yollarına başvurulabilir (m. 253/23). Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz, düşme kararına karşı ise istinaf yolu bunun tipik örnekleridir.

Uygulamada. Müzakerede yapılan açıklamalar hiçbir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz (m. 253/20). Şüpheli, “zararı ödemeye hazırım” dediği için suçu ikrar etmiş sayılmaz. Buna karşılık uzlaşma teklifi, delillerin toplanmasını ve koruma tedbirlerini durdurmaz (m. 253/8).

Dava açıldıktan sonra uzlaşma mümkün mü?

Evet, kovuşturma evresinde de ceza davalarında uzlaşma mümkündür. Suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılırsa mahkeme dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir (m. 254/1). Bu durum genellikle suç vasfının yargılamada değişmesiyle ortaya çıkar. Nitelikli dolandırıcılıktan açılan bir davada eylemin basit dolandırıcılık olduğu anlaşılırsa uzlaştırma gündeme gelir.

7531 sayılı Kanunla değişen m. 254/2’ye göre uzlaşma gerçekleşir ve sanık edimini bir defada yerine getirirse davanın düşmesine karar verilir. Edim ileri tarihe bırakılmış veya taksitlendirilmişse durma kararı verilir ve bu sürede zamanaşımı işlemez. Değişiklikten önce bu hâllerde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı veriliyordu. Geçici m. 7/4 uyarınca, o tarihte bu yolla HAGB kararı verilmiş dosyalar eski hükme göre sonuçlandırılır.

HAGB kurumunun kendisi de değişti. CMK m. 231/5 vd. 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi. Anayasa Mahkemesinin önceki metne ilişkin iptal kararı 30.09.2026’da yürürlüğe gireceğinden somut dosyada güncel metin kontrol edilmelidir.

İlk derece mahkemesi uzlaştırma usulünü hiç uygulamadan hüküm kurmuşsa bu durum ceza muhakemesinde istinaf incelemesinde bozma nedenidir (m. 280/1-f). Aynı bent önödeme usulünün uygulanmamasını da bozma sebebi sayar.

Uzlaşma ile önödeme arasındaki ilişki

Önödeme (önödeme: kanunda belirlenen tutarın savcılığın tebliği üzerine ödenmesiyle kamu davasının açılmaması) TCK m. 75’te düzenlenir. Uzlaşmadan farkı, mağdurun onayına bağlı olmamasıdır.

TCK m. 75/1’e göre önödeme, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç, yalnız adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlarda uygulanır. Ödeme on gün içinde yapılır ve talep edilirse üç eşit taksite bölünebilir. Dolayısıyla uzlaşma kapsamındaki suçlar önödemeye tabi tutulamaz.

7571 sayılı Kanunla TCK m. 75/6 değiştirildi ve hakaret (m. 125, üçüncü fıkranın (a) bendi hariç) önödeme kapsamına alındı. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret bu istisna nedeniyle önödemeye tabi değildir. Hakaretin cezaları ve nitelikli hâlleri için şerefe karşı suçlar ve cezaları yazımıza bakabilirsiniz.

Uzlaşma ve önödeme dışında soruşturmayı kısaltan başka özel usuller de vardır. Seri muhakeme usulü savcının teklifiyle, basit yargılama usulü ise asliye ceza mahkemesinin kararıyla işler. Her birinin suç listesi ve sonuçları farklıdır; aynı dosyada hangisinin uygulanacağı suç vasfına göre belirlenir.

Birden fazla şüpheli veya mağdur varsa uzlaşma

Suçtan birden fazla kişi zarar görmüşse ceza davalarında uzlaşma için mağdurların hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir (m. 253/7). Üç kişinin yaralandığı bir kavgada mağdurlardan biri uzlaşmayı reddederse, diğer ikisinin kabulü sonucu değiştirmez.

Fail birden fazlaysa kural farklıdır. Aralarında iştirak ilişkisi olsun ya da olmasın, yalnızca uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır (m. 255). Bir şüphelinin uzlaşması diğerlerinin soruşturmasını kendiliğinden sona erdirmez. Uzlaşmayan şüpheli hakkında genel hükümlere göre iddianame düzenlenebilir.

Teklif reddedilmiş olsa bile kapı tamamen kapanmaz. Taraflar sonradan anlaşırsa, uzlaştıklarını gösteren belgeyle en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar savcıya başvurabilir (m. 253/16). Ancak uzlaştırmacının yürüttüğü uzlaştırma süreci sonuçsuz kalmışsa aynı dosyada ikinci kez uzlaştırmaya gidilmez (m. 253/18).

Uzlaşma ve diğer alternatif çözüm yolları hakkında genel çerçeve için alternatif uyuşmazlık çözümleri sayfamıza, ceza yargılamasının bütünü için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Ceza davalarında uzlaşma sağlandığında soruşturma ve kovuşturma evresinde verilen kararlar tablosu
Uzlaşma Sağlanınca Verilen Kararlar

Ceza davalarında uzlaşma hakkında sık sorulan sorular

Uzlaşma teklifine kaç gün içinde cevap verilir?

Yedi gün içinde cevap verilmelidir. Bu sürede karar bildirilmezse teklif reddedilmiş sayılır (CMK m. 253/4). Süre 7531 sayılı Kanunla üç günden yedi güne çıkarıldı. Teklif tebligatla yapıldıysa sürenin tebliğ tarihinden başladığı dikkate alınmalı ve karar son güne bırakılmamalıdır. Cevap vermeden önce teklifin hangi suça ilişkin olduğunu öğrenmek yararlı olur.

Uzlaşmayı kabul etmezsem ne olur?

Uzlaşmayı reddetmek suçu kabul etmek anlamına gelmez. Savcı soruşturmayı genel hükümlere göre sürdürür, yeterli şüphe varsa iddianame düzenler. Uzlaştırma süreci sonuçsuz kaldıktan sonra aynı dosyada yeniden uzlaştırmaya gidilemez. Taraflar yine de en geç iddianame tarihine kadar uzlaştıklarını gösteren belgeyle savcıya başvurabilir.

Hakaret suçunda uzlaşma var mı?

Hayır. 7571 sayılı Kanunla (Resmî Gazete 25.12.2025) hakaret suçunun tamamı uzlaştırma kapsamından çıkarıldı. Buna karşılık hakaret, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâl (m. 125/3-a) hariç önödeme kapsamına alındı. Yürürlük tarihinde uzlaşması sağlanmış dosyalar eski hükümlere göre sonuçlandırılır. Kavgada hakaretle birlikte basit yaralama da gerçekleşmişse yaralama yönünden uzlaştırma yine uygulanabilir.

Uzlaştırma ne kadar sürer?

Uzlaştırmacı işlemleri belgeler kendisine verildikten itibaren en geç 30 gün içinde bitirir. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında 20 günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir (m. 253/12). Böylece uzlaştırma süreci kural olarak en çok 70 gün sürer. Taraflara adreslerinde ulaşılamazsa soruşturma uzlaştırma yapılmadan sonuçlandırılır.

Uzlaşırsam sabıka kaydım olur mu?

Uzlaşma sağlanıp edim yerine getirildiğinde mahkûmiyet hükmü kurulmaz. Soruşturmada edim bir defada yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturmada ise düşme kararı verilir. Edim taksite bağlandıysa önce erteleme veya durma kararı verilir, ödeme yapılmazsa dava açılır ya da yargılama sürer. Kayıtların nasıl tutulduğu ayrı mevzuata tabidir; somut dosyada ilgili kayıt ayrıca kontrol edilmelidir.

Uzlaşmada söylediklerim aleyhime delil olur mu?

Olmaz. Uzlaştırma müzakereleri gizlidir ve bu sırada yapılan açıklamalar hiçbir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz (m. 253/20). Bu güvence uzlaşma sağlanamasa bile geçerlidir. Şüphelinin “zararı ödemeye hazırım” demesi suçu ikrar ettiği anlamına gelmez. Buna karşılık uzlaşma teklifi delillerin toplanmasını ve koruma tedbirlerini durdurmaz (m. 253/8).

Uzlaşmadan sonra tazminat davası açılabilir mi?

Kural olarak açılamaz. Uzlaşma sağlanırsa aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış dava feragat edilmiş sayılır. İstisna, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlardır (m. 253/19). Yaralama dosyalarında ileride doğabilecek tedavi giderleri bu açıdan ayrıca düşünülmelidir.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu yazı 27 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre gözden geçirilmiştir.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.