Suça Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme (TCK 35–36): Şartlar, Ceza ve Etkin Pişmanlık Farkı

Suça Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme (TCK 35–36): Şartlar, Ceza ve Etkin Pişmanlık Farkı

MAKALE REHBERİ

Bu yazıda ele alınan konular

İlgilendiğiniz bölüme doğrudan geçebilir veya makaleyi baştan sona okuyabilirsiniz.

  • Suça Teşebbüs Hangi Aşamayı Cezalandırır?
  • Suça Teşebbüsün Şartları Nelerdir?
  • 1. Suç işleme kastı

Güncellendi ·Mevzuat kontrolü: Resmî Gazete ve mevzuat.gov.tr·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

İcrasına başlanan ama failin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamayan suç, TCK m. 35’te suça teşebbüs olarak cezalandırılır. 4 Haziran 2025’ten sonra işlenen fiillerde ağırlaştırılmış müebbet yerine 14–21 yıl, müebbet yerine 10–18 yıl hapis verilir; diğer suçlarda ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Kendi iradesiyle vazgeçen fail ise teşebbüsten cezalandırılmaz.

Kapısını zorladığı iş yerinden hiçbir şey alamadan yakalanan kişi “bir şey çalmadım” diye savunma yaptığında, dosyanın asıl konusu çoğu zaman teşebbüs hükümleri olur. Türk Ceza Kanunu (TCK) m.35, işlemeyi kastettiği suçun icrasına başlayıp elinde olmayan nedenlerle bitiremeyen kişiyi cezalandırır. Hemen ardından gelen m.36 ise ters yöndeki durumu düzenler. Kendi iradesiyle geri dönen kişi, yani gönüllü vazgeçme gösteren fail, teşebbüsten dolayı ceza almaz.

İki kurum arasındaki çizgi ince görünür, sonuçları ise çok farklıdır. Birinde indirimli de olsa hapis cezası, diğerinde teşebbüs yönünden cezasızlık söz konusudur. 4 Haziran 2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun, ağır suçlarda teşebbüs cezalarını da artırdı. Bu nedenle suç tarihi artık hesabın ilk adımıdır.

Kısaca

  • Suça teşebbüs için kast, elverişli hareket, icraya başlama ve failin elinde olmayan bir engel birlikte aranır (TCK 35/1).
  • 4 Haziran 2025’ten sonra işlenen fiillerde ağırlaştırılmış müebbet yerine 14–21 yıl, müebbet yerine 10–18 yıl hapis verilir.
  • Diğer suçlarda ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir.
  • Gönüllü vazgeçen fail teşebbüsten cezalandırılmaz; tamamlanan kısım ayrı bir suçsa ondan sorumlu olur (TCK m.36).
  • Suç tarihine göre lehe kanun (TCK m.7) mutlaka karşılaştırılmalıdır.

Suça Teşebbüs Hangi Aşamayı Cezalandırır?

Öğretide bir suçun yolu dört aşamaya ayrılır. Önce suç düşüncesi ve kararı doğar. Ardından hazırlık hareketleri gelir, sonra icra hareketleri başlar ve en sonunda suç tamamlanır. Kanun, düşünceyi hiç cezalandırmaz. Hazırlık hareketleri de kural olarak cezasızdır. Tamamlanmış suç ise kendi maddesindeki tam cezayla karşılanır.

Suça teşebbüs, bu iki uç arasındaki icra aşamasını kapsar. Yani fail suçun icrasına başlamış ama sonuca ulaşamamıştır. Teşebbüs bağımsız bir suç tipi değildir.

Hangi suçun icrasına başlandıysa o suçun teşebbüsünden sorumluluk doğar ve ceza, o suçun kanundaki cezası üzerinden hesaplanır. Genel hükümlerin bütünü için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yapısını ve genel hükümlerini anlatan yazımıza bakabilirsiniz.

AşamaCeza hukuku bakımından sonuç
Suç düşüncesi ve kararıCezalandırılmaz
Hazırlık hareketleriKural olarak cezasız; kanun ayrıca suç saymışsa bağımsız suç
İcraya başlanıp tamamlanamamaSuça teşebbüs (TCK 35)
Suçun tamamlanmasıTamamlanmış suçun cezası

TCK m.5 uyarınca genel hükümler, özel ceza kanunlarındaki suçlara da uygulanır. Bu nedenle teşebbüs kuralları yalnızca TCK’daki suçlarda değil, örneğin uyuşturucu madde ticareti gibi başka kanunlarla bağlantılı dosyalarda da gündeme gelebilir. Her suçta teşebbüsün mümkün olup olmadığı, o suçun yapısına göre ayrıca değerlendirilir.

Suça Teşebbüsün Şartları Nelerdir?

Suça teşebbüs için TCK 35/1 dört unsuru birlikte arar. Bunlardan biri eksikse teşebbüs hükümleri uygulanmaz. Olay bu durumda suça teşebbüs sayılmaz; ya cezasız bir hazırlık hareketi, ya tamamlanmış suç ya da m.36 kapsamında vazgeçme olarak değerlendirilir. Savunma da iddia da genellikle bu unsurlardan birinin varlığı üzerinde yoğunlaşır.

1. Suç işleme kastı

Kanun, failin “işlemeyi kastettiği bir suç” ifadesini kullanır. Bu nedenle taksirli suçlarda (taksir: dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık, TCK m.22) teşebbüs mümkün değildir. Dikkatsiz araç kullanan ve bir yayaya çarpmaktan son anda kurtulan sürücü, taksirle yaralamaya teşebbüsten sorumlu tutulamaz.

Kastın içeriği hangi suça teşebbüs edildiğini de belirler. Öldürme kastıyla yapılan saldırı ile yalnızca yaralama kastıyla yapılan saldırı aynı sonucu doğursa bile farklı değerlendirilir. Failin olgular hakkındaki yanılgısının kastı nasıl etkilediği ise hata halinde suç sorumluluğu yazımızın konusudur.

2. Elverişli hareketler

Hareketler suçu tamamlamaya objektif olarak elverişli olmalıdır. Öğretide, kullanılan araç veya yöntem hiçbir koşulda sonucu doğuramayacaksa (mutlak elverişsizlik) teşebbüsün oluşmadığı kabul edilir. Sık verilen örnek, zararsız bir maddeyi zehir sandığı için birinin içeceğine koyan kişidir.

Buna karşılık araç elverişli olduğu hâlde sonuç tesadüfen doğmamışsa elverişlilik kural olarak kabul edilir. Bu ayrım somut olaya göre yapılır ve çoğu zaman bilirkişi incelemesi gerektirir.

3. Doğrudan doğruya icraya başlama

Kanun, suçun icrasına doğrudan başlanmasını arar. Keşif yapmak, alet satın almak veya plan kurmak kural olarak hazırlık aşamasında kalır. Bununla birlikte kanun koyucu bazı hazırlık niteliğindeki davranışları bağımsız suç olarak tanımlamıştır.

Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m.220) bunun bilinen örneklerindendir. Hazırlık ile icra arasındaki sınır, uygulamada en çok tartışılan konulardan biridir ve aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

4. Failin elinde olmayan nedenlerle tamamlayamama

Suç, failin iradesi dışındaki bir engel yüzünden tamamlanmamalıdır. Mağdurun kaçması, kolluğun gelmesi, silahın tutukluk yapması veya kilidin açılmaması bu türden engellerdir. Engel failin kendi kararıysa suça teşebbüs değil, aşağıda anlatılan gönüllü vazgeçme gündeme gelir.

Suça teşebbüs şartlarını gösteren kart: suç işleme kastı, elverişli hareket, icraya başlama ve failin elinde olmayan engel
Suça Teşebbüsün 4 Şartı (TCK 35)

Suça Teşebbüs Cezası Ne Kadar? 7550 Sayılı Kanun Değişikliği

TCK 35/2, teşebbüs hâlindeki cezayı “meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre” belirler. Hâkim, fiilin neticeye ne kadar yaklaştığını, mağdurda oluşan zararı ve yaratılan tehlikeyi dikkate alarak kanundaki aralık içinde bir ceza seçer. Neticeye çok yaklaşan bir saldırı, genellikle daha az indirimle karşılanır.

2025 değişikliği: 4 Haziran 2025 tarihli ve 32920 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan 7550 sayılı Kanunun 8. maddesi TCK 35/2’deki süreleri artırdı. “Onüç yıldan yirmi yıla” ibaresi “ondört yıldan yirmibir yıla”, “dokuz yıldan onbeş yıla” ibaresi “on yıldan onsekiz yıla” oldu.

Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Değişiklik fail aleyhine olduğundan yalnızca bu tarihten itibaren işlenen fiillere uygulanır. Önceki fiillerde TCK m.7/2 uyarınca lehe olan eski aralıklar esas alınır.

Tamamlanmış suçun cezasıTeşebbüste ceza (4.6.2025 ve sonrası)Önceki düzenleme
Ağırlaştırılmış müebbet hapis14 yıldan 21 yıla kadar hapis13–20 yıl
Müebbet hapis10 yıldan 18 yıla kadar hapis9–15 yıl
Süreli hapis veya adli para cezasıCezanın 1/4’ünden 3/4’üne kadarı indirilirDeğişmedi

Örneğin kasten öldürme suçunun temel hâli müebbet hapis gerektirir (TCK m.81). Bu suçu tamamlayamayan kişi, 4 Haziran 2025’ten sonra işlenen bir fiil için 10 ila 18 yıl arasında hapis cezasıyla karşılaşır. Nitelikli kasten öldürmeye (TCK m.82) teşebbüste aralık 14 ila 21 yıldır. Aynı olay 2025 başında yaşanmışsa eski aralıklar (9–15 ve 13–20 yıl) uygulanır.

Süreli cezalarda hesap nasıl yapılır?

Süreli hapis gerektiren suçlarda mahkeme önce suç tamamlanmış gibi temel cezayı belirler, sonra bu cezadan dörtte birden dörtte üçe kadar indirim yapar. Örneğin hırsızlık suçunda temel ceza iki yıl olarak belirlenmişse, teşebbüs indirimiyle ceza altı ay ile bir yıl altı ay arasında bir süreye iner. İndirimin oranı yine zarar ve tehlikenin ağırlığına bağlıdır. Hapis cezasının türleri, infazı ve seçenek yaptırımlar için hapis cezaları yazımıza bakabilirsiniz.

Hapis ile birlikte adli para cezası öngörülen suçlarda aynı indirim adli para cezasına da uygulanır. Adli para cezasında bir gün karşılığı, 7499 sayılı Kanunla 1 Haziran 2024’ten itibaren en az 100, en fazla 500 Türk lirası olarak belirlenir (TCK m.52/2).

Hazırlık Hareketi mi, İcra Hareketi mi?

Sınır çoğu zaman şu soruyla çizilir. Fail, suçun kanuni tanımındaki hareketi yapmaya başlamış mı, yoksa henüz ona zemin mi hazırlıyor? Hazırlık hareketi olarak kalan davranış suça teşebbüs oluşturmaz; icraya başlanmışsa suça teşebbüs tartışması açılır. Bu ayrım bir dosyada beraat ile mahkûmiyet arasındaki farkı yaratabilir.

DavranışGenel değerlendirme
Hedef evin çevresini gözlemek, fotoğraf çekmekKural olarak hazırlık
Kilit açma aleti satın almakKural olarak hazırlık
Kapının kilidini kırmaya başlamakHırsızlık yönünden icraya başlama tartışılır
Silahı mağdura doğrultup tetiğe basmakİcra hareketi

Tablodaki değerlendirmeler genel eğilimi gösterir. Kesin sonuç, suçun tanımına, failin planına ve hareketin neticeye yakınlığına göre değişir. Hazırlık hareketi kendi başına başka bir suç oluşturuyorsa (örneğin ruhsatsız silah bulundurmak) fail o suçtan ayrıca sorumlu olabilir.

Tam ve Eksik Teşebbüs Ayrımı

Öğretide, failin bütün icra hareketlerini bitirip neticenin gerçekleşmemesi “tam teşebbüs”, icra hareketlerinin yarıda kalması ise “eksik teşebbüs” olarak adlandırılır. TCK bu iki durum için ayrı ceza öngörmez. Fark, TCK 35/2’deki zarar ve tehlike ölçütü içinde değerlendirilir.

Ayrımın asıl önemi gönüllü vazgeçme bakımından ortaya çıkar. Eksik teşebbüste failin hareketlerini bırakması yeterli olabilir. Tam teşebbüste ise fail her şeyi yapmıştır, bu yüzden sonucu önlemek için aktif çaba göstermesi gerekir. TCK m.36 bu iki ihtimali “icra hareketlerinden vazgeçme” ve “kendi çabalarıyla neticenin gerçekleşmesini önleme” diye ayrı ayrı anar.

Gönüllü Vazgeçme Nedir? (TCK m.36)

TCK m.36’ya göre fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını ya da neticenin gerçekleşmesini önlerse teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz. Kanun, suçtan geri dönen kişiye bir tür “geri dönüş köprüsü” kurar. Amaç, mağduru korumak ve failin son anda da olsa vazgeçmesini teşvik etmektir.

Gönüllülük nasıl anlaşılır?

Gönüllü vazgeçme için iki koşul öne çıkar. Birincisi, vazgeçme failin kendi özgür iradesinden kaynaklanmalıdır. Yakalanma korkusu yaratan dış bir olay (siren sesi, bir tanığın bağırması) veya fiili imkânsızlık vazgeçmeyi gönüllü kılmaz.

İkincisi, suç henüz tamamlanmamış olmalıdır. Suç tamamlandıktan sonraki pişmanlık m.36 kapsamında değil, kanunda ayrıca öngörülmüşse etkin pişmanlık (suç tamamlandıktan sonra gösterilen ve yalnız kanunun saydığı suçlarda indirim sağlayan pişmanlık) olarak değerlendirilir.

Tamamlanan kısımdan sorumluluk

Vazgeçme, failin tamamen cezasız kalması anlamına gelmeyebilir. Madde metnine göre “tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır”. Örneğin öldürme kastıyla bıçak saplayan, sonra pişman olup mağduru hastaneye yetiştiren ve ölümü önleyen fail, öldürmeye teşebbüsten cezalandırılmaz.

Ancak oluşan yaralanma nedeniyle kasten yaralama hükümlerinden sorumlu olur. Kasten yaralamanın temel cezası 7550 sayılı Kanunla bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis olarak düzenlenmiştir (TCK m.86/1).

7550 sayılı Kanun sonrası suça teşebbüs hâlinde uygulanan ceza aralıkları tablosu
Teşebbüs Cezaları (4.6.2025 ve sonrası)

Suça Teşebbüs, Gönüllü Vazgeçme ve Etkin Pişmanlık Farkı

Bu üç kurum sık karıştırılır. Aralarındaki farkı iki soru belirler. Suç tamamlandı mı? Tamamlanmadıysa bu, failin iradesine mi bağlı?

KurumSuç tamamlandı mı?Sonuç
Suça teşebbüs (TCK 35)Hayır, failin elinde olmayan nedenleİndirimli ceza veya özel aralık
Gönüllü vazgeçme (m.36)Hayır, failin kendi iradesiyleTeşebbüsten ceza yok; tamamlanan kısım saklı
Etkin pişmanlık (özel hükümler)EvetYalnız kanunun saydığı suçlarda indirim veya cezasızlık

Etkin pişmanlık genel bir kurum değildir, her suç için ayrıca öngörülmesi gerekir. Örneğin TCK m.168, hırsızlık ve dolandırıcılık gibi malvarlığına karşı suçlarda kovuşturma başlamadan zararın tamamen giderilmesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadar indirilmesini öngörür. İftira suçunda ise TCK m.269’da, iftiradan dönülen aşamaya göre değişen ayrı bir indirim sistemi bulunur.

İştirak Hâlinde Teşebbüs ve Vazgeçme

Suç birden fazla kişiyle işlendiğinde teşebbüs ve vazgeçme kuralları suça iştirak hükümleri ile birlikte uygulanır. TCK m.40/3’e göre iştirakten sorumlu tutulabilmek için suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir. Azmettirilen kişi hiç harekete geçmemişse azmettiren de kural olarak iştirak hükümlerine göre cezalandırılmaz.

TCK m.41 ise iştirak hâlinde vazgeçmeyi düzenler. Yalnızca gönüllü vazgeçen suç ortağı bu hükümden yararlanır. Suçun, vazgeçenin gayreti dışındaki bir nedenle işlenmemesi ya da bütün gayretine rağmen işlenmesi hâllerinde de vazgeçme hükümleri uygulanır.

Diğer ortaklar ise teşebbüs veya tamamlanmış suçtan sorumlu olmaya devam eder. Örneğin planı bırakıp kolluğa zamanında haber veren ortak, diğerleri suçu yine de işlese bile m.41/2 kapsamında değerlendirilebilir.

Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Delil Değerlendirmesi

Ağır ceza mahkemesi, kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis gerektiren suçlara bakar (5235 sayılı Kanun m.12). Kasten öldürmeye teşebbüs iddiasıyla açılan davalar bu nedenle ağır ceza mahkemesinde görülür. Hırsızlığa teşebbüs gibi dosyalar ise kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Tutukluluk gündeme gelen dosyalarda tutuklama koşullarına ilişkin yazımız da yol gösterici olabilir.

TCK m.66/6 uyarınca dava zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüste kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden itibaren işler. Süre belirlenirken suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırı esas alınır (TCK m.66/4).

Fiilin teşebbüs mü, hazırlık mı yoksa vazgeçme mi olduğu delillerle ortaya konur. Kamera kayıtları, tanık beyanları, adli tıp raporları ve failin olay sonrası davranışı bu değerlendirmede belirleyicidir. Sanığın mağdura yardım edip etmediği ve olay yerinden neden ayrıldığı, vazgeçmenin gönüllü olup olmadığını gösteren başlıca sorulardır.

Uygulamada: Suç tarihinin 4 Haziran 2025 öncesi mi sonrası mı olduğu, teşebbüs cezasının hesabını doğrudan etkiler. İddianamedeki suç tarihi ile dosyadaki deliller arasındaki uyum bu yüzden ilk kontrol edilen noktalardandır.

Uygulamadan üç kurgusal örnek

Birinci örnekte kişi, iş yerine girmek için kilidi kırmaya başlar. Alarm çalıp güvenlik görevlisi gelince kaçar. İcraya başlanmış, fakat suç failin elinde olmayan bir nedenle tamamlanamamıştır. Olay hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme yönünden incelenir.

İkinci örnekte kişi, girdiği evde çekmeceyi açar. Kimse onu görmemiştir ve hiçbir engel yoktur, ama parayı almaktan kendi isteğiyle vazgeçip çıkar. Vazgeçme gönüllü kabul edilirse hırsızlığa teşebbüsten ceza verilmez. Konut dokunulmazlığının ihlali gibi tamamlanmış ayrı bir suç varsa ondan sorumluluk doğar.

Üçüncü örnekte fail, mağdurun içeceğine gerçekten zehirli bir madde koyar. Mağdur fenalaşınca fail ambulans çağırır ve ölüm önlenir. Burada neticeyi kendi çabasıyla önlemiştir.

Ancak mağdurun sağlığında oluşan bozulma ayrı bir suç olarak değerlendirilebilir. Ambulansı fail değil de bir komşu çağırmışsa, failin kendi çabasından söz etmek güçleşir.

Suça teşebbüs, gönüllü vazgeçme ve etkin pişmanlık arasındaki farkları gösteren tablo
Teşebbüs, Vazgeçme ve Etkin Pişmanlık

Suça Teşebbüs Hakkında Sık Sorulan Sorular

Öldürmeye teşebbüsün cezası kaç yıl?

4 Haziran 2025’ten sonra işlenen fiillerde müebbet hapis gerektiren kasten öldürmeye teşebbüste 10 ila 18 yıl, ağırlaştırılmış müebbet gerektiren nitelikli hâllerde 14 ila 21 yıl hapis öngörülür. Daha önce işlenen fiillerde lehe olan eski aralıklar (9–15 ve 13–20 yıl) uygulanır. Tahrik, yaş küçüklüğü gibi diğer indirim ve artırımlar bu cezanın üzerine ayrıca uygulanabilir.

Her suça teşebbüs mümkün müdür?

Hayır, teşebbüs yalnızca kasıtlı suçlarda mümkündür, çünkü kanun “işlemeyi kastettiği” suçtan söz eder. Taksirli suçlarda teşebbüs olmaz. Örneğin dikkatsiz sürücünün yayaya çarpmaktan son anda kurtulması, taksirle yaralamaya teşebbüs oluşturmaz. Bazı suçların yapısı gereği teşebbüsün kabulü tartışmalı olabilir; bu, somut suç tipine göre değerlendirilir.

Hırsızlığa teşebbüsün cezası ne kadar?

Tamamlanmış hırsızlık cezasının dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. Mahkeme önce suç tamamlanmış gibi temel cezayı belirler, sonra indirimi uygular. Örneğin temel ceza iki yıl belirlenmişse, ceza altı ay ile bir yıl altı ay arasına iner. İndirimin oranı, fiilin neticeye ne kadar yaklaştığına ve oluşan zarar ile tehlikenin ağırlığına göre değişir.

Gönüllü vazgeçen kişi hiç ceza almaz mı?

Teşebbüsten dolayı ceza almaz. Ancak o ana kadar yaptığı hareketler kendi başına bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan cezalandırılır (TCK m.36). Örneğin öldürmeye teşebbüsten vazgeçen kişi, mağdurda oluşan yaralanma nedeniyle kasten yaralamadan sorumlu olabilir. Kasten yaralamanın temel cezası 7550 sayılı Kanunla bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis olarak düzenlenmiştir.

Polisi görünce kaçmak gönüllü vazgeçme sayılır mı?

Kural olarak sayılmaz. Vazgeçme failin özgür iradesine dayanmalıdır. Yakalanma riskini artıran dış bir olay nedeniyle hareketin bırakılması, failin elinde olmayan bir neden olarak değerlendirilir ve teşebbüs hükümleri uygulanır. Siren sesi veya bir tanığın bağırması da aynı sonucu doğurur. Hiçbir engel yokken kendi isteğiyle geri dönen kişi ise m.36’dan yararlanabilir.

Gönüllü vazgeçme ile etkin pişmanlık aynı şey midir?

Hayır, farklı kurumlardır. Gönüllü vazgeçme suç tamamlanmadan önce gerçekleşir ve TCK m.36 ile bütün kasıtlı suçlar için geçerlidir. Etkin pişmanlık ise suç tamamlandıktan sonra gösterilir ve yalnızca kanunun öngördüğü suçlarda indirim veya cezasızlık sağlar. Örneğin TCK m.168, malvarlığına karşı bazı suçlarda kovuşturma başlamadan zarar giderilirse üçte ikiye kadar indirim öngörür.

Suça teşebbüste zamanaşımı ne zaman başlar?

Son hareketin yapıldığı günden itibaren başlar. TCK m.66/6’ya göre teşebbüste kalan suçlarda dava zamanaşımı bu tarihten işler; tamamlanmış suçlarda ise süre suçun işlendiği günden başlar. Sürenin uzunluğu belirlenirken suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırı esas alınır (m.66/4). Bu nedenle son icra hareketinin tarihi dosyada açıkça tespit edilmelidir.

Teşebbüs veya gönüllü vazgeçme tartışması bulunan dosyalarda ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında bilgi alabilirsiniz.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu yazı 27 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre gözden geçirilmiştir.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.