İftira Suçu ve Cezası (TCK 267): Unsurlar, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Uzlaşma
Bu yazıda ele alınan konular
İlgilendiğiniz bölüme doğrudan geçebilir veya makaleyi baştan sona okuyabilirsiniz.
- İftira suçu nedir, neyi korur?
- Bir şikâyet hangi durumda iftira suçu oluşturur?
- Somut isnat ile soyut suçlama arasındaki fark
İftira suçu, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmektir (TCK m.267). Temel cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir. Mağdurun uğradığı sonuca göre ceza yirmi ila otuz yıla kadar çıkabilir ve suç şikâyete bağlı olmadan re’sen soruşturulur.
Takipsizlikle sonuçlanan her şikâyet iftira değildir. Kanunun aradığı, şikâyet edenin karşı tarafın o fiili işlemediğini bildiği hâlde onu suçlamasıdır. Şüpheye dayanan ya da iyi niyetle yapılan bir başvuru, sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilse bile bu suçu oluşturmaz.
Kısaca
- Temel ceza 1–4 yıl hapistir; delil uydurulursa ceza yarı oranında artırılır (TCK 267/1–2).
- Mağdur gözaltına alınır veya tutuklanırsa iftira eden ayrıca dolaylı fail olarak sorumlu olur (TCK 267/4).
- Mağdur müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olursa ceza 20–30 yıldır (TCK 267/5).
- Zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK 267/8).
- İftiradan dönen kişi aşamasına göre 4/5’e varan indirimden yararlanır (m.269).
İftira suçu nedir, neyi korur?
İftira, TCK’nın “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Kanun burada yalnızca suçlanan kişinin şerefini ve özgürlüğünü değil, yargı organlarının gereksiz yere meşgul edilmemesini ve adaletin doğru işlemesini de korur. Bu nedenle suç mağdurun şikâyetine bağlı değildir ve savcılık tarafından re’sen soruşturulur. TCK’nın genel yapısı için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yazısına bakılabilir.
Suç üç yoldan işlenebilir. Yetkili makama ihbarda bulunmak, şikâyet dilekçesi vermek ya da isnadı basın ve yayın yoluyla duyurmak. İsnat edilen şey “hukuka aykırı bir fiil”dir. Bu fiil bir suç olabileceği gibi yalnızca idari yaptırım gerektiren bir kabahat de olabilir. Fail herkes olabilir, kamu görevlisi olmak gerekmez.
Kanun sistematiği bakımından iftira suçu, kişiyi hedef alan bir saldırı olmakla birlikte asıl olarak adliyeye karşı bir suçtur. Bu yüzden iftira suçu ile hakaret arasındaki çizgi, isnadın bir makamı harekete geçirmeye yönelik olup olmadığına göre çizilir. Aynı sözler bir arkadaş grubunda söylendiğinde hakaret, savcılığa dilekçeyle bildirildiğinde ise iftira olarak değerlendirilebilir. Bu ayrım hem şikâyet koşulunu hem de ceza miktarını değiştirir.
Bir şikâyet hangi durumda iftira suçu oluşturur?
Suçun oluşması için aşağıdaki unsurların birlikte bulunması gerekir. Biri eksikse fiil ya hakaret veya suç uydurma gibi başka bir suç oluşturur ya da hiç suç oluşmaz.
| Unsur | Açıklama |
|---|---|
| Belirli bir mağdur | İsnat, kimliği belirli veya belirlenebilir bir kişiye yöneltilmelidir |
| Hukuka aykırı fiil isnadı | Suç veya idari yaptırım gerektiren somut bir fiil yüklenmelidir |
| Yöntem | Yetkili makama ihbar veya şikâyet ya da basın ve yayın yolu |
| Bilerek hareket | Fail, mağdurun fiili işlemediğini bilmelidir |
| Amaç | Soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım başlatılmasını sağlamak |
“İşlemediğini bildiği hâlde” ifadesi, suçun ancak doğrudan kastla işlenebileceğini gösterir. Şüpheye dayanarak, iyi niyetle ya da yanlış bir değerlendirme sonucu yapılan ihbar ve şikâyetler iftira sayılmaz. Hak arama özgürlüğü kapsamında yapılan bir başvuru, sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi diye iftiraya dönüşmez.
Yetkili makam, isnat edilen fiil hakkında soruşturma başlatma veya idari yaptırım uygulama yetkisi bulunan mercidir. Cumhuriyet savcılığı, kolluk, mahkemeler ve ilgili idari kurumlar bu kapsamdadır. Örneğin, bir komşunun belediyeye “ruhsatsız inşaat yapıyor” diye bilerek gerçeğe aykırı ihbarda bulunması, idari yaptırım başlatmaya yönelik olduğu için iftira kapsamında değerlendirilebilir.
Somut isnat ile soyut suçlama arasındaki fark
İsnadın somut olması ve bir yaptırım sürecini başlatmaya elverişli bulunması gerekir. “Bu adam hırsızdır” türünden genel ve soyut sözler çoğu zaman şerefe karşı suçlar kapsamında hakaret olarak kalır. Hakaret (TCK m.125) üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirir ve kural olarak şikâyete bağlıdır. İftirada ise tarih, yer ve fiil belirtilerek yetkili makam harekete geçirilmek istenir.
Mağdur bakımından da özellik vardır. Suç hem isnada maruz kalan kişiyi hem de yanıltılan adalet düzenini korur. Bu yüzden mağdurun iftira edenle barışması veya şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez.

İftira cezası ne kadar?
TCK 267, iftira cezasını mağdurun uğradığı zarar büyüdükçe kademeli olarak ağırlaştırır. Tablo yürürlükteki metne göre cezaları özetler. Maddede 2024–2026 döneminde çıkarılan kanunlarla değişiklik yapılmamıştır.
| Durum | Fıkra | Ceza |
|---|---|---|
| Temel hâl | 267/1 | 1 yıldan 4 yıla kadar hapis |
| Maddi eser ve delil uydurarak iftira | 267/2 | Ceza yarı oranında artırılır |
| Mağdura gözaltı ve tutuklama dışında koruma tedbiri uygulanması | 267/3 | Ceza yarı oranında artırılır |
| Mağdurun gözaltına alınması veya tutuklanması | 267/4 | Ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan dolaylı faillik |
| Mağdurun müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûmiyeti | 267/5 | 20 yıldan 30 yıla kadar hapis |
| Bu cezanın infazına başlanması | 267/6 | 5. fıkradaki ceza yarısı kadar artırılır |
Üçüncü ve dördüncü fıkralardaki ağırlaştırmalar, mağdur hakkında yüklenen fiili işlemediği için beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasına bağlıdır. Arama veya el koyma gibi tedbirler üçüncü fıkra kapsamında tartışılır. Mağdurun gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde iftira eden, TCK m.109’daki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (temel cezası 1–5 yıl) bakımından dolaylı fail olarak ayrıca sorumlu tutulur. Beraat kararının koşulları için beraat kararına ilişkin yazıya bakılabilir.
Anayasa Mahkemesi iptalleri: TCK 267/5’te mağdurun süreli hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde uygulanan ibare, Anayasa Mahkemesinin 10.04.2013 tarihli, E.2013/14, K.2013/56 sayılı kararıyla; m.267/7 ise 17.11.2011 tarihli, E.2010/115, K.2011/154 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Eski kaynaklarda bu hükümlere rastlanabilir, güncel metinde yer almazlar.
Cezanın infazı ve seçenek yaptırımlar
Temel hâlde hükmedilen ceza bir yıl olursa kısa süreli hapis cezasıdır ve koşulları varsa adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m.49/2, m.50). Adli para cezasında bir gün karşılığı 100 ile 500 TL arasındadır (m.52/2). İki yıl veya daha az süreli hapis cezası koşulları varsa ertelenebilir (m.51/1). Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m.231/5 vd.) 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi. Anayasa Mahkemesinin önceki metne ilişkin iptal kararı 30.09.2026’da yürürlüğe gireceğinden, somut dosyada güncel metin ayrıca kontrol edilmelidir.
İftira suçunda zamanaşımı ve basın yolu
TCK 267/8, genel kuraldan ayrılan özel bir başlangıç öngörür. Bu nedenle iftira suçu bakımından dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar. Bu tarihin belirlenmesinde mağdur hakkında verilen beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve bu kararın kesinleşmesi önem taşır. Böylece mağdur hakkındaki yargılama yıllarca sürse bile iftira edenin zamanaşımından yararlanması önlenir. Temel hâlde zamanaşımı süresi sekiz yıldır (TCK m.66/1-e).
TCK 267/9’a göre basın ve yayın yoluyla işlenen iftiradan verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğer bir basın ve yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı hükümlüden alınır. Bu hüküm, mağdurun kamuoyu önündeki itibarının onarılmasına hizmet eder. Sosyal medya paylaşımlarının basın ve yayın yolu sayılıp sayılmayacağı ise somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
Etkin pişmanlık ve iftiradan dönmenin cezaya etkisi
İftira eden, isnadından dönerse ceza indiriminden yararlanır (TCK m.269). Bu düzenleme, iftira suçunun mağdura verdiği zararın erken aşamada durdurulmasını teşvik eder. Oran, dönüşün mağdur hakkındaki sürecin hangi aşamasında gerçekleştiğine göre değişir. Ne kadar erken dönülürse indirim o kadar büyük olur.
| Dönüşün zamanı | İndirim |
|---|---|
| Mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce | Cezanın 4/5’i indirilir |
| Kovuşturma başlamadan önce | Cezanın 3/4’ü indirilir |
| Mağdur hakkında hükümden önce | Cezanın 2/3’ü indirilebilir |
| Mağdurun mahkûmiyetinden sonra | Cezanın yarısı indirilebilir |
| Hükmolunan cezanın infazına başlanmışsa | Cezanın 1/3’ü indirilebilir |
İlk iki aşamada indirim zorunludur, kanun “indirilir” der. Sonraki aşamalarda ise “indirilebilir” ifadesi kullanıldığından indirim mahkemenin takdirindedir. Yalnızca idari yaptırım gerektiren bir fiilin isnadında, idari yaptırım kararından önce dönülürse cezanın yarısı, yaptırım uygulandıktan sonra dönülürse üçte biri indirilebilir. Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada etkin pişmanlıktan yararlanmak için dönüşün de aynı yöntemle yayınlanması gerekir (m.269/5).

Uygulamada sık görülen iftira suçu örnekleri
Dosyalarda iftira suçu en çok, taraflar arasında zaten bir uyuşmazlık bulunan ilişkilerde ortaya çıkar. Boşanma, miras, kira ve iş ilişkisi bu alanların başında gelir. Örneğin, işten ayrılan bir çalışan hakkında işverenin, eski çalışanın kasadan para aldığını bildiği hâlde gerçeğe aykırı olarak savcılığa bildirmesi tipik bir örnektir. Kasa kayıtları ve kamera görüntüleri işverenin bu durumu baştan bildiğini gösteriyorsa, iftira suçu tartışması güçlenir. Eski çalışan hakkında bu süreçte arama veya gözaltı gibi bir işlem yapılmışsa, iftira suçu için öngörülen ağırlaştırıcı hâller de gündeme gelir.
Bir diğer örnek, komşuluk veya site yönetimi anlaşmazlıklarında yapılan asılsız idari ihbarlardır. Karşı tarafın ruhsatsız tadilat yaptığını, gürültü yönetmeliğini ihlal ettiğini ya da vergi kaçırdığını bilerek gerçeğe aykırı biçimde ihbar etmek, idari yaptırım başlatmaya yönelik olduğu için iftira cezası kapsamında değerlendirilebilir. Buradaki kilit soru yine aynıdır: ihbarı yapan kişi isnadın gerçeğe aykırı olduğunu biliyor muydu?
Aile hukuku uyuşmazlıklarında da benzer iddialarla karşılaşılır. Eşlerden birinin diğeri hakkında yaptığı şikâyet sonunda takipsizlik kararı verilmesi, kendiliğinden iftira sonucunu doğurmaz. Şikâyetin bilerek uydurulduğunu gösteren somut deliller yoksa, iftira suçu için gerekli kast ispatlanamaz. Bu nedenle karşı şikâyete başvurmadan önce elde bulunan delillerin bu kastı gösterip göstermediği dikkatle değerlendirilmelidir.
İftira suçu ile benzer suçlar arasındaki farklar
İftira; hakaret, suç uydurma, suç üstlenme ve başkasının kimlik bilgilerini kullanma suçlarıyla sık karıştırılır. Hepsi gerçeğe aykırı bir beyana dayanır. Fark, beyanın kime yöneldiğinde ve hangi amaçla yapıldığında ortaya çıkar.
| Suç | Temel fark | Ceza |
|---|---|---|
| İftira (m.267) | Belirli kişiye bilerek suç veya idari fiil isnadı | 1–4 yıl hapis |
| Hakaret (m.125) | Onur ve saygınlığa saldırı, yaptırım amacı aranmaz | 3 ay–2 yıl hapis veya adli para |
| Suç uydurma (m.271) | İşlenmemiş suç ihbarı, belirli fail gösterilmez | 3 yıla kadar hapis |
| Suç üstlenme (m.270) | Kişi suçu gerçeğe aykırı olarak kendi üzerine alır | 2 yıla kadar hapis |
| Kimlik kullanma (m.268) | Kendi suçundan kurtulmak için başkasının kimliğini kullanma | İftira hükümlerine göre |
Kimsenin gösterilmediği sahte bir suç ihbarı suç uydurmadır. Kendini suçlu gösteren kişi suç üstlenme suçunu işler. Yakalanan kişinin başkasının kimliğini vermesi durumunda başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu gündeme gelir ve bu suçun cezası da iftira hükümlerine göre belirlenir. Tanık sıfatıyla gerçeğe aykırı beyan ise yalan tanıklıktır (m.272).
İftira suçunda şikâyet, uzlaşma ve mağdurun hakları
Aynı suç işleme kararıyla değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla iftirada bulunulursa, TCK m.43’teki zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir. Bu durumda tek ceza verilir ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Farklı kişilere yönelik ayrı iftiralar kural olarak ayrı suçlar oluşturur.
| Usul konusu | İftira bakımından |
|---|---|
| Şikâyet | Aranmaz, re’sen soruşturulur |
| Uzlaştırma | CMK m.253 kapsamında değil |
| Seri muhakeme / basit yargılama | Uygulanmaz (CMK m.250 listesinde yok; üst sınır 2 yılı aşıyor) |
| Görevli mahkeme | Temel hâlde asliye ceza; 267/5 hâlinde ağır ceza |
Kısacası iftira suçu uzlaştırma kapsamında olmadığından ceza davalarında uzlaşma yoluna gidilemez ve mağdurun vazgeçmesi kamu davasını düşürmez. Cezanın üst sınırı on yılı aşan 267/5 hâlinde dava ağır ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m.12). Mağdur, iftira nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zarar için hukuk mahkemesinde ayrıca tazminat isteyebilir.
İftiraya uğradığını düşünen kişi Cumhuriyet savcılığına doğrudan şikâyette bulunabilir. Başvuruda kendisi hakkında yürütülen önceki dosyanın numarası, verilen karar ve isnadın gerçeğe aykırı olduğunun bilindiğini gösteren deliller belirtilmelidir. Önceki dosyadaki kesinleşmiş kararın örneği, zamanaşımının başlangıcını göstermesi bakımından da önemlidir. Kamu davası açılırsa mağdur davaya katılarak sürecin tarafı olabilir. Katılan sıfatı, delil sunma ve kararlara karşı kanun yoluna başvurma imkânı verdiği için iftira suçu dosyalarında mağdurun haklarını takip etmesini kolaylaştırır.
Uygulamada: İftira iddiası çoğu zaman mağdur hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra gündeme gelir. Ancak bu karar tek başına iftiranın kanıtı değildir. Şikâyetçinin isnadın gerçeğe aykırı olduğunu bildiğini gösteren mesajlar, tanık anlatımları, uydurulmuş belgeler veya çelişkili beyanlar ayrıca ortaya konmalıdır. Suç tarihine göre lehe kanun (TCK m.7) değerlendirmesi de yapılmalıdır.

İftira suçu hakkında sık sorulan sorular
Şikâyetim takipsizlikle bitti, iftira davası açılır mı?
Tek başına açılmaz, iftira için şikâyet ettiğiniz kişinin fiili işlemediğini bildiğiniz hâlde isnatta bulunmanız gerekir. İyi niyetle, gerçek olduğuna inanarak yapılan şikâyetler, delil yetersizliği gibi bir nedenle takipsizlik kararı verilse bile iftira oluşturmaz. Karşı tarafın iftira iddiası, bu bilgiyi gösteren mesaj, tanık veya belge gibi somut delillerle desteklenmelidir.
İftira cezası kaç yıl yatar?
İftiranın temel cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir, ancak infaz süresi hükmedilen cezaya ve infaz kurallarına göre ayrıca hesaplanır. Maddi eser ve delil uydurulmuşsa ceza yarı oranında artar. Mağdur gözaltına alınır veya tutuklanırsa iftira eden ayrıca dolaylı fail olarak sorumlu olur, mağdur müebbet hapse mahkûm olmuşsa ceza 20–30 yıla çıkar.
İftira cezası paraya çevrilir mi?
Hükmedilen ceza bir yıl veya daha azsa, koşulları varsa adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m.50). Adli para cezasında bir gün karşılığı 100 ile 500 TL arasındadır. İki yıl veya daha az süreli ceza ertelenebilir. Bu kararlar sanığın durumu ve suçun özelliklerine göre mahkemenin takdirindedir.
İftira suçunda zamanaşımı ne zaman başlar?
Dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK 267/8). Temel hâlde süre sekiz yıldır. Bu tarihin tespitinde mağdur hakkında verilen beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve kesinleşmesi önem taşır. Böylece mağdur hakkındaki yargılama yıllarca sürse bile iftira edenin zamanaşımından yararlanması önlenir.
İftira şikâyetinden vazgeçilir mi?
Vazgeçilebilir ama bu davayı düşürmez, çünkü iftira şikâyete bağlı bir suç değildir ve re’sen soruşturulur. Suç CMK m.253 kapsamında olmadığı için uzlaştırma da uygulanmaz. Mağdurun iftira edenle barışması soruşturmayı sona erdirmez. Mağdur, uğradığı maddi ve manevi zarar için hukuk mahkemesinde ayrıca tazminat isteyebilir.
İftiradan vazgeçersem ceza alır mıyım?
Ceza alırsınız, ancak TCK m.269’daki etkin pişmanlık hükümlerine göre indirim yapılır. Mağdur hakkında soruşturma başlamadan dönülürse indirim cezanın beşte dördü, kovuşturma başlamadan önce dörtte üçüdür. Süreç ilerledikçe oran düşer ve indirim mahkemenin takdirine geçer. Basın yoluyla yapılan iftirada dönüşün aynı yöntemle yayınlanması gerekir.
İftira davasına hangi mahkeme bakar?
Temel hâlde iftira davası asliye ceza mahkemesinde görülür. Mağdurun müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olduğu 267/5 hâlinde ceza üst sınırı on yılı aştığından dava ağır ceza mahkemesine aittir. Suç seri muhakeme listesinde yer almaz ve üst sınır iki yılı aştığı için basit yargılama usulü de uygulanmaz.
Mevzuat ve kaynaklar
İftira iddiasıyla karşılaşan veya iftiraya uğrayan kişiler için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfası genel bir çerçeve sunar.
İlgili makaleler
- Suç Üstlenme Suçu ve Cezası (TCK 270): Yakın Akraba İndirimi ve Suçluyu Kayırma Farkı
- Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu (TCK 268): Cezası, Seri Muhakeme ve Farkları
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu Nedir? Yapısı, Suç Grupları ve 2024–2026 Değişiklikleri
- Ceza Davalarında Uzlaşma (CMK 253): Hangi Suçlarda Yapılır, Süreler ve Sonuçları

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu yazı 27 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre gözden geçirilmiştir.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.


