Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu (TCK 268): Cezası, Seri Muhakeme ve Farkları
Bu yazıda ele alınan konular
İlgilendiğiniz bölüme doğrudan geçebilir veya makaleyi baştan sona okuyabilirsiniz.
- Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu nedir?
- Kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurları
- “İşlediği suç” şartı
Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu, işlediği bir suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerini kullanan kişiyi cezalandırır (TCK m.268). Ceza iftira hükümlerine göre belirlenir ve temel hâlde bir yıldan dört yıla kadar hapistir. Suç, seri muhakeme usulünün uygulanabileceği suçlar arasındadır.
Hakkında yakalama kararı bulunan birinin yol kontrolünde kardeşinin adını ve T.C. kimlik numarasını söylemesi “küçük bir yalan” gibi görünebilir. Oysa bu davranış TCK 268’in tipik örneğidir ve kişinin kaçmaya çalıştığı dosyaya ikinci bir suç ekler. Uydurma bir isim vermek ise çoğu zaman suç değil, kabahattir.
Kısaca
- TCK 268 yalnızca kendi suçundan kurtulmak için gerçek bir başkasının kimliğini kullananı cezalandırır.
- Ceza iftira hükümlerine göre belirlenir; temel hâlde 1–4 yıl hapis (m.267/1).
- Suç, seri muhakeme usulünün uygulanabileceği suçlar arasındadır (CMK m.250/1-a-9).
- Uydurma isim vermek kural olarak Kabahatler Kanunu m.40 kapsamında kalır.
- Resmî belge düzenleyen görevliye yalan beyan (m.206) ayrı bir suçtur.
Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu nedir?
TCK 268, “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde iftira suçunun hemen ardından yer alır. Madde kısa bir hükümdür ve ayrı bir ceza aralığı içermez. Cezayı iftira suçunun hükümlerine bağlar. Maddedeki “başkasına” ibaresi 2005 yılında 5377 sayılı Kanunla getirilmiştir. Maddede 2024–2026 döneminde çıkarılan kanunlarla değişiklik yapılmamıştır.
Suçun adliyeye karşı suçlar arasında yer almasının nedeni açıktır. Başkasının kimliğiyle işlem yapıldığında soruşturma yanlış kişiye yönelir. Kimliği kullanılan kişi, hiç ilgisi olmadığı bir olay nedeniyle şüpheli konumuna düşebilir, hakkında arama kaydı açılabilir. Kanun koyucu bu nedenle cezayı iftiraya bağlamıştır. TCK’nın genel sistematiği için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yazısına bakılabilir.
Fail, hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılması muhtemel olan kişinin kendisidir. Ona bilgi temin eden veya yol gösteren üçüncü kişilerin durumu suça iştirak kurallarına göre değerlendirilir. Suç yalnızca kasten işlenebilir ve fail, kullandığı kimliğin başka birine ait olduğunu bilmelidir.
Kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurları
TCK 268’in uygulanması için aşağıdaki unsurların birlikte bulunması gerekir. Amaç unsuru, bu suçu kimlikle ilgili diğer suç ve kabahatlerden ayıran temel ölçüttür.
| Unsur | Açıklama |
|---|---|
| Failin işlediği bir suç | Fail, işlediği bir suç nedeniyle takip riski altındadır |
| Başkasına ait kimlik veya bilgi | Gerçekte var olan başka bir kişinin kimliği ya da bilgileri kullanılır |
| Kullanma | Kimlik belgesini ibraz etmek veya bilgileri sözlü ya da yazılı bildirmek |
| Özel amaç | Kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek |
Kimlik denince nüfus cüzdanı, pasaport ve sürücü belgesi gibi belgeler; kimlik bilgileri denince ad, soyad, T.C. kimlik numarası, anne ve baba adı, doğum yeri ve tarihi gibi kişiyi belirleyen bilgiler anlaşılır. Belgenin fiziken gösterilmesi şart değildir. Kolluk görevlisine başkasının adını ve kimlik numarasını söylemek de “kullanma” sayılır.
Kullanılan kimlik gerçek bir başka kişiye ait olmalıdır. Hiç kimseye ait olmayan, uydurulmuş bir isim vermek bu suçu kural olarak oluşturmaz. Bu durumda aşağıda anlatılan kimliği bildirmeme kabahati gündeme gelir. Kimliği kullanılan kişinin rızası bulunsa bile, adli sürecin yanıltılması tehlikesi devam ettiğinden rızanın suçu ortadan kaldırmadığı genel olarak kabul edilir.
“İşlediği suç” şartı
Kanun, failin “işlediği suç” nedeniyle hakkında işlem yapılmasını engellemeye çalışmasını arar. Yalnızca idari para cezası gerektiren bir kabahat nedeniyle başkasının bilgilerini vermek madde lafzının dışında kalır. Böyle bir olayda Kabahatler Kanunu hükümleri, koşulları varsa iftira hükümleri ayrıca değerlendirilir. Girişteki örnekte ise yakalama kararına konu bir suç bulunduğundan TCK 268 uygulanır.

Kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun cezası ne kadar?
TCK 268, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması hâlinde “iftira suçuna ilişkin hükümlere göre” cezalandırmayı emreder. Bu yollama nedeniyle temel ceza, TCK m.267/1’deki bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır. İftira maddesindeki ağırlaştırıcı hâllerin bu suça hangi ölçüde yansıyacağı, kimliği kullanılan kişi hakkında hangi işlemlerin yapıldığına ve bu işlemlerin sonucuna bağlıdır.
| Durum | İftira maddesindeki karşılığı | Sonuç |
|---|---|---|
| Temel hâl | TCK 267/1 | 1 yıldan 4 yıla kadar hapis |
| Kimliği kullanılan kişiye gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanması (kişi hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse) | TCK 267/3 | Ceza yarı oranında artırılır |
| Aynı koşulla kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması | TCK 267/4 | Ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan dolaylı fail olarak sorumluluk |
| Kişinin müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olması | TCK 267/5 | 20–30 yıl hapis |
Fail, kaçmaya çalıştığı asıl suçtan da ayrıca yargılanır. TCK 268 ondan kurtulmayı sağlamaz, tersine dosyaya ikinci bir suç ekler. Kimliği kullanılan kişi hakkında tutuklama veya mahkûmiyet gibi ağır sonuçlar doğmuşsa, iftiradaki ağırlaştırıcı hükümlerin uygulanması ayrıca tartışılır.
Cezanın infazı bakımından genel hükümler uygulanır. Hükmedilen hapis cezası bir yıl veya daha azsa kısa süreli hapis cezasıdır ve koşulları varsa adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m.49/2, m.50). Adli para cezasında bir gün karşılığı 100 ile 500 TL arasında belirlenir (m.52/2). İki yıl veya daha az süreli hapis cezası ise koşulları bulunduğunda ertelenebilir (m.51/1).
Etkin pişmanlık: TCK m.269’daki indirimler “iftira eden” kişiden söz eder. Bu indirimlerin TCK 268 bakımından uygulanıp uygulanamayacağı somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir. Kimliğin kullanıldığını erken aşamada açıklamak, her durumda soruşturmanın doğru kişiye yönelmesini sağlar.
Şikâyet, uzlaştırma, seri muhakeme ve zamanaşımı
Bu suçun usul bakımından en önemli özelliği, CMK m.250/1-a-9 uyarınca seri muhakeme usulü kapsamında olmasıdır. Soruşturma sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmezse, savcı bu usulü şüpheliye teklif eder. Teklif ancak şüphelinin müdafii huzurunda kabul etmesiyle uygulanır.
Seri muhakemede savcı, suçun kanuni tanımındaki alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirler ve bu cezadan yarı oranında indirim yapar (CMK m.250/4). Sonuç hapis cezası, koşulları varsa seçenek yaptırıma çevrilebilir veya ertelenebilir. Savcı bu yaptırımı yazılı olarak mahkemeden talep eder. Mahkeme şüpheliyi müdafii huzurunda dinler ve talepteki yaptırımdan daha ağır olmamak üzere hüküm kurar (CMK m.250).
| Usul konusu | TCK 268 bakımından |
|---|---|
| Şikâyet | Aranmaz, savcılık re’sen soruşturur |
| Uzlaştırma | CMK m.253 listesinde yok |
| Seri muhakeme | Uygulanabilir (CMK m.250/1-a-9), yarı indirim |
| Basit yargılama | Uygulanmaz (üst sınır 4 yıl, CMK m.251 iki yıl arar) |
| Görevli mahkeme / zamanaşımı | Asliye ceza mahkemesi / 8 yıl (TCK m.66/1-e) |
Seri muhakeme bazı hâllerde uygulanmaz. Suç iştirak hâlinde işlenmişse ve şüphelilerden biri usulü kabul etmezse, suç kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmişse ya da yaş küçüklüğü veya akıl hastalığı varsa bu usul uygulanmaz (CMK m.250/11–12). Uygulamada 268 çoğu zaman kaçılmaya çalışılan asıl suçla birlikte ele alındığından, bu istisna sıklıkla gündeme gelir. Usul tamamlanamazsa şüphelinin kabul beyanı sonraki aşamada delil olarak kullanılamaz.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m.231/5 vd.) 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi. Anayasa Mahkemesinin önceki metne ilişkin iptal kararı 30.09.2026’da yürürlüğe gireceğinden, somut dosyada güncel metin ayrıca kontrol edilmelidir.

TCK 268 ile TCK 206 arasındaki fark
En sık karıştırılan hüküm TCK m.206’dır. Bu madde, resmî bir belgeyi düzenlemeye yetkili kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişiyi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırır. Burada özel bir amaç aranmaz, belgenin gerçeğe aykırı beyana dayanarak düzenlenmesi yeterlidir.
| Ölçüt | TCK 268 | TCK 206 |
|---|---|---|
| Amaç | Kendi suçu nedeniyle soruşturmayı engellemek | Özel amaç aranmaz |
| Beyanın konusu | Başkasına ait kimlik veya bilgi | Resmî belgeye geçecek herhangi bir husus |
| Muhatap | Kanunda sınırlanmamış, tipik olarak kolluk, savcılık, mahkeme | Resmî belge düzenlemeye yetkili görevli |
| Ceza | İftira hükümlerine göre, temel 1–4 yıl | 3 ay–2 yıl hapis veya adli para |
Örneğin, bir resmî kurumda belge düzenlenirken gerçeğe aykırı bilgi vermek m.206’ya, suç işledikten sonra kolluğa başkasının adını vererek ifade tutanağına o kişinin adıyla geçmek ise m.268’e örnektir. Tek fiil her iki suçun unsurlarını taşıyorsa, hangi hükmün uygulanacağı TCK m.44’teki fikri içtima kuralıyla birlikte değerlendirilir.
Kimliği bildirmeme kabahati ve suç üstlenmeden farkı
5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.40, görevle bağlantılı olarak sorulduğunda kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye idari para cezası öngörür. Kimliği belirlenemeyen kişi, kimliği açıkça anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Kimlik belirlenince bu tedbire derhal son verilir (Kabahatler Kanunu m.40). Ceza tutarı her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellendiğinden burada rakam verilmemiştir.
Sınır şöyle çizilebilir. Kişi kendi kimliğini gizliyor veya uydurma bilgi veriyorsa kural olarak kabahat söz konusudur. Kendi suçundan kurtulmak için gerçek bir üçüncü kişinin kimliğini kullanıyorsa TCK 268 uygulanır. Tam tersi durumda, yani kişi başkasının suçunu üzerine alıyorsa, suç üstlenme suçu (TCK m.270) gündeme gelir. Yol kontrollerinde yapılan kimlik tespiti ve gözaltı işlemleri bu ayrımın en sık tartışıldığı anlardır.
Kimlik bilgisinin başka amaçlarla kullanılması
Başkasının kimlik bilgilerinin kullanılması her zaman TCK 268’i oluşturmaz. Başkası adına kredi çekmek, abonelik açmak veya çevrim içi alışveriş yapmak için bilgi kullanmakta amaç soruşturmadan kurtulmak değildir. Bu fiiller somut olaya göre dolandırıcılık, bilişim suçları veya verileri hukuka aykırı olarak verme ya da ele geçirme suçları kapsamında değerlendirilir.
Sahte bir kimlik kartı düzenlemek veya kullanmak ise resmî belgede sahtecilik (TCK m.204) kapsamındadır ve temel cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Kişi sahte kartı kendi suçundan kurtulmak için kolluğa ibraz etmişse, hem sahtecilik hem de TCK 268 yönünden değerlendirme yapılması gerekebilir.
Uygulamada: Kimliği kullanıldığı için hakkında işlem başlatılan kişinin, suç tarihinde başka yerde olduğunu gösteren belgeleri (iş yeri kayıtları, seyahat belgeleri, fotoğraflar) ve imza örneklerini hızla dosyaya sunması önemlidir. Parmak izi ve fotoğraf karşılaştırması da talep edilebilir. Kimliği kullanılan kişi soruşturmada suçtan zarar gören sıfatıyla yer alabilir ve kamu davası açılırsa davaya katılabilir.
Uygulamada sık görülen durumlar
Dosyalarda en çok rastlanan tablo, yol veya kimlik kontrolü sırasında aranan bir kişinin yakınının bilgilerini söylemesidir. Kolluk çoğu zaman e-Devlet ve nüfus kayıtlarındaki fotoğrafla karşılaştırma yaparak gerçeği aynı gün ortaya çıkarır. Buna rağmen suç, beyanın yapıldığı anda tamamlanmış sayılır. Yalanın kısa sürede anlaşılması cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir, ama suçu ortadan kaldırmaz.
İkinci tipik durum trafik olaylarıdır. Örneğin, sürücü belgesi olmadan araç kullanan biri denetimde ağabeyinin bilgilerini verir. Ehliyetsiz araç kullanmak tek başına idari yaptırım gerektiren bir kabahattir ve bu durumda TCK 268’in “işlediği suç” şartı tartışmalı hâle gelir. Ancak aynı olayda yaralamalı bir kaza veya trafik güvenliğini tehlikeye sokma gibi bir suç da varsa, başkasına ait kimlik bilgisi vermek doğrudan bu maddenin kapsamına girer.
Üçüncü durum, ifade veya tutanakların başkasının adıyla imzalanmasıdır. Kişi hem başkasının bilgilerini kullanmış hem de o kişinin adına imza atmışsa, olayın özelliğine göre sahtecilik hükümleri de ayrıca değerlendirilir. Bu tür dosyalarda imza incelemesi ve kamera kayıtları, kimin hangi beyanı verdiğini ortaya koyan temel delillerdir.
Kimliği kullanılan kişi açısından ise asıl risk, hiç haberi olmadan hakkında yakalama kararı veya adli sicil kaydı oluşmasıdır. Bu kişi, durumu öğrendiği anda savcılığa başvurmalı, kayıtların düzeltilmesini istemeli ve gerekiyorsa kendisine yönelik kararların kaldırılmasını takip etmelidir.
Soruşturmada dikkat edilecek noktalar
Bu suçta çoğu zaman iki dosya iç içe ilerler. Biri failin asıl suçu nedeniyle yürütülen dosya, diğeri kimlik kullanımı nedeniyle açılan dosyadır. Asıl dosyada yanlış kişinin adıyla işlem yapılmışsa, kayıtların düzeltilmesi ve kimliği kullanılan kişi hakkında verilmiş kararların kaldırılması ayrıca takip edilmelidir. Adli sicil ve arama kayıtlarının kontrolü bu yüzden ihmal edilmemelidir.
Savunma açısından amaç unsuru belirleyicidir. Failin gerçekten kendi suçundan kurtulma amacı taşıyıp taşımadığı, kullandığı bilginin gerçekten başkasına ait olup olmadığı ve beyanın hangi makama yapıldığı dosyadaki delillerle ortaya konmalıdır. Suç tarihine göre lehe kanun (TCK m.7) değerlendirmesi de her dosyada yapılmalıdır.

Kimlik bilgilerinin kullanılması hakkında sık sorulan sorular
Polise başkasının kimlik numarasını vermek suç mu?
Evet, işlediği bir suç nedeniyle hakkında işlem yapılmasını engellemek için gerçek bir başka kişinin kimlik bilgilerini veren kişi TCK 268 kapsamında cezalandırılır. Belgenin fiziken gösterilmesi şart değildir, bilgileri sözlü olarak söylemek de yeterlidir. Uydurma bir isim veya yanlış adres vermek ise kural olarak Kabahatler Kanunu m.40 kapsamında idari para cezası gerektirir.
TCK 268 cezası kaç yıl?
Temel hâlde ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir, çünkü kanun iftira hükümlerine yollama yapar (TCK m.267/1). Kimliği kullanılan kişi hakkında koruma tedbiri, gözaltı veya mahkûmiyet gibi sonuçlar doğmuşsa iftira maddesindeki ağırlaştırıcı hükümler gündeme gelebilir. Fail, kaçmaya çalıştığı asıl suçtan da ayrıca yargılanır.
TCK 268 seri muhakemeye tabi mi?
Evet, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması CMK m.250/1-a-9’da sayılan seri muhakeme suçlarındandır. Şüpheli müdafii huzurunda kabul ederse savcının belirlediği temel cezadan yarı oranında indirim yapılır. Suç iştirak hâlinde işlenmiş ve şüphelilerden biri kabul etmemişse ya da kapsam dışındaki başka bir suçla birlikte işlenmişse bu usul uygulanmaz.
Başkasının kimliğini kullanma suçu şikâyete bağlı mı?
Hayır, suç şikâyete bağlı değildir ve savcılık re’sen soruşturur. CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almadığından uzlaştırma da yapılmaz. Üst sınır dört yıl olduğu için basit yargılama uygulanmaz, ancak seri muhakeme usulü uygulanabilir. Dava asliye ceza mahkemesinde görülür ve dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e).
Kardeşimin kimliğini kullanmam cezayı azaltır mı?
Hayır, TCK 268’de yakın akrabalık için özel bir indirim veya cezasızlık hükmü yoktur. Yakınları korumaya yönelik indirim TCK 270’teki suç üstlenme için öngörülmüştür. Kardeşin kimliğini kullanmak, onu haksız bir soruşturmayla karşı karşıya bırakabileceği için suçun tipik örneklerindendir. Kimliği kullanılan kişinin rızası da suçu kural olarak ortadan kaldırmaz.
Kimlik bilgilerim kullanıldıysa ne yapmalıyım?
Cumhuriyet savcılığına başvurup durumu bildirmeniz ve suç tarihinde başka yerde olduğunuzu gösteren belgeleri sunmanız gerekir. İfadeniz alınırken kimliğinizin başkası tarafından kullanıldığını açıkça belirtmeniz ve parmak izi, fotoğraf gibi karşılaştırmalı incelemeler istemeniz yararlı olur. Adli sicil ve arama kayıtlarınızın düzeltilmesini de ayrıca takip etmelisiniz.
Başkası adına kredi çekmek TCK 268 mi?
Hayır, amaç soruşturmadan kurtulmak olmadığı için bu fiil TCK 268 kapsamına girmez. Olayın özelliğine göre dolandırıcılık, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık veya kişisel verilere ilişkin suçlar gündeme gelir. Sahte bir kimlik kartı düzenlenmiş veya kullanılmışsa resmî belgede sahtecilik (TCK m.204) hükümleri de ayrıca değerlendirilir.
Mevzuat ve kaynaklar
Kimlik bilgilerinin kullanıldığı dosyalarda ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku ve bilişim boyutu olan olaylarda bilişim hukuku sayfaları genel bir çerçeve sunar.
İlgili makaleler
- Suç Üstlenme Suçu ve Cezası (TCK 270): Yakın Akraba İndirimi ve Suçluyu Kayırma Farkı
- İftira Suçu ve Cezası (TCK 267): Unsurlar, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Uzlaşma
- Resmi Belgede Sahtecilik Nedir, Cezası Ne Kadar? TCK 204, Sahte Diploma ve Senet
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu Nedir? Yapısı, Suç Grupları ve 2024–2026 Değişiklikleri

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu yazı 27 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre gözden geçirilmiştir.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.


