Cinsel Taciz Suçu ve Cezası (TCK 105): Mesajla ve İşyerinde Taciz, Şikâyet Süresi

Cinsel Taciz Suçu ve Cezası (TCK 105): Mesajla ve İşyerinde Taciz, Şikâyet Süresi

MAKALE REHBERİ

Bu yazıda ele alınan konular

İlgilendiğiniz bölüme doğrudan geçebilir veya makaleyi baştan sona okuyabilirsiniz.

  • Cinsel taciz suçu nedir?
  • Tacizi cinsel saldırıdan ayıran ölçüt
  • Teşhir ve müstehcen içerik gönderme

Güncellendi ·Mevzuat kontrolü: Resmî Gazete ve mevzuat.gov.tr·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Cinsel taciz, bir kimseyi bedensel temas içermeyen cinsel amaçlı davranışlarla rahatsız etmektir ve TCK m. 105’te düzenlenir. Mağdurun şikâyeti üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Mağdur çocuksa ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir. Şikâyet süresi altı aydır ve bu suçta uzlaştırma yapılamaz.

Bir yöneticinin mesai sonrasında çalışanına gönderdiği imalı mesajlar, uygulamada en sık karşılaşılan taciz görünümlerinden biridir. Mağdurların çoğu, bedensel temas olmadığı için yaşadıklarının suç olup olmadığından emin olamaz. TCK m. 105 tam da bu alanı düzenler ve temas içermeyen cinsel amaçlı davranışları yaptırıma bağlar.

Kısaca

  • Temel ceza, mağdurun şikâyeti üzerine 3 ay–2 yıl hapis veya adli para cezasıdır (TCK m. 105/1).
  • Mağdur çocuksa ceza 6 ay–3 yıl hapistir; adli para seçeneği yoktur.
  • Elektronik haberleşme, iş yeri, kamu görevi, aile içi ilişki ve teşhir hâllerinde ceza yarı oranında artar.
  • Mağdur işini, okulunu veya ailesini bırakmak zorunda kalırsa ceza 1 yıldan az olamaz.
  • Uzlaştırma yapılamaz (CMK m. 253/3); şikâyet süresi altı aydır.

Cinsel taciz suçu nedir?

TCK m. 105/1, “bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi”yi cezalandırır. Kanun taciz kavramını ayrıca tanımlamaz. Bu nedenle davranışın cinsel bir amaç taşıyıp taşımadığı, mağdur üzerinde bıraktığı etki ve olayın bağlamı birlikte değerlendirilir. Suç ancak kasten işlenebilir; failin cinsel amaçla hareket etmesi gerekir.

Uygulamada cinsel taciz olarak ele alınan davranışlara birkaç örnek verilebilir. Cinsel içerikli sözler ve imalar, istenmeyen cinsel içerikli mesajlar veya görüntüler, ısrarlı cinsel teklifler ve teşhir bunların başında gelir. Örneğin bir hastanın muayene sırasında cinsel içerikli yorumlara maruz kalması ya da bir öğrenciye sosyal medya üzerinden müstehcen görüntü gönderilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

Tacizi cinsel saldırıdan ayıran ölçüt

Belirleyici ölçüt bedensel temastır. Mağdurun vücuduna temas varsa fiil kural olarak cinsel saldırı (TCK m. 102) ya da mağdur çocuksa çocukların cinsel istismarı (TCK m. 103) oluşturur. Kısa süreli ve ani temaslar ise sarkıntılık düzeyinde kalmış cinsel saldırı veya istismar olarak ele alınır. Bu sınır için sarkıntılık ve basit cinsel istismar yazımıza, dört suçun karşılaştırması için cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar yazımıza bakılabilir.

Teşhir ve müstehcen içerik gönderme

Teşhir belirli bir kişiye yöneldiğinde cinsel taciz m. 105/2-e uyarınca artırılmış cezayı gerektirir. Belirli bir mağdura yönelmeyen, alenen yapılan teşhircilik ise ayrı bir suçtur ve TCK m. 225’te hayasızca hareketler başlığıyla altı aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır. Örneğin bir parkta geçenlere yönelik davranış m. 225, apartman komşusuna pencereden kasıtlı olarak yöneltilen davranış ise m. 105 kapsamında tartışılır.

Mağdur çocuksa bir ayrım daha vardır. Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya söz içeren ürünleri vermek ya da içeriğini göstermek TCK m. 226/1-a uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası gerektirir. Çocuğa mesajla müstehcen görüntü gönderilen olaylarda bu nedenle cinsel taciz ile müstehcenlik suçu birlikte değerlendirilir.

Cinsel taciz suçu TCK 105 ceza aralıkları tablosu
Cinsel Taciz Cezası (TCK 105)

Cinsel taciz cezası ne kadar?

M. 105/1’e göre fail, mağdurun şikâyeti üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Hâkim bu iki yaptırımdan birini seçer. Fiil çocuğa karşı işlenmişse ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir ve kanun bu hâlde adli para cezası seçeneği tanımaz. Çocuklara ilişkin cümle 6545 sayılı Kanunla 2014’te eklendi; bu tarihten önceki fiillerde TCK m. 7/2 uyarınca lehe hüküm uygulanır.

DurumKanundaki ceza
Yetişkine karşı temel şekil (m. 105/1)3 ay–2 yıl hapis veya adli para cezası
Çocuğa karşı (m. 105/1)6 ay–3 yıl hapis
M. 105/2’deki hâllerden biri varsaCeza yarı oranında artırılır
Mağdur işini, okulunu veya ailesini bırakmak zorunda kalmışsaCeza 1 yıldan az olamaz

Adli para cezası (hapis yerine gün esasına göre belirlenen para cezası) seçilirse, kanunda ayrı bir gün sayısı gösterilmediği için TCK m. 52/1’deki genel sınır uygulanır; bu sınır beş günden yedi yüz otuz güne kadardır. Bir günün karşılığı ise kişinin ekonomik durumuna göre 100 TL ile 500 TL arasında belirlenir (m. 52/2).

Hükmedilen hapis cezası bir yıl veya daha azsa kısa süreli hapis cezasıdır ve koşulları varsa m. 50 uyarınca adli para cezası gibi seçenek yaptırımlara çevrilebilir. İki yıl veya daha az süreli hapis cezası ise m. 51 koşullarıyla ertelenebilir. Cezaların genel yapısı için hapis cezaları yazımıza bakılabilir.

Cinsel taciz suçunda cezayı artıran hâller

M. 105/2, bazı hâllerde verilecek cezanın yarı oranında artırılmasını öngörür. Bu hâllerin ortak noktası, failin mağdur üzerindeki bir üstünlükten ya da ona kolayca ulaşma imkânından yararlanmasıdır.

  • Kamu görevinin, hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan yararlanılması (m. 105/2-a),
  • Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile, sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlüsü kişiler tarafından işlenmesi (b),
  • Aynı iş yerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılması (c),
  • Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılması (d),
  • Teşhir suretiyle işlenmesi (e).

Aynı fıkranın son cümlesi mağdurun hayatındaki somut kaybı cezaya yansıtır. Mağdur bu fiil nedeniyle işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa verilecek ceza bir yıldan az olamaz. Bu yüzden istifa dilekçesi, okul kaydının silinmesi ya da taşınma gibi durumların belgelerle dosyaya sunulması önem taşır.

Mesajla taciz ve dijital deliller

Mesajlaşma uygulamaları, e-posta ve sosyal medya üzerinden yapılan cinsel amaçlı rahatsız etmeler m. 105/2-d kapsamında değerlendirilebilir ve ceza yarı oranında artar. Mesajla taciz dosyalarında delil çoğunlukla mağdurun telefonundadır. Bu yüzden mesajların silinmemesi ve gönderen hesabın bilgilerinin kaydedilmesi ilk yapılacak iştir.

Ekran görüntüsü alınırken mesajın gönderildiği hesap adı, tarih ve saat görünür olmalıdır. Kırpılmış görüntüler yerine konuşmanın bütününü gösteren kayıtlar tercih edilmelidir. Hesabı engellemeden önce kayıt almak, sonradan kullanıcı bilgisine ulaşılamaması riskini azaltır. Savcılık gerektiğinde platformlardan veya iletişim hizmet sağlayıcılarından kayıt isteyebilir.

Olay yalnızca cinsel amaçlı mesajlarla sınırlı kalmayabilir. Fail, mağdura ısrarla ulaşmaya çalışarak ciddi huzursuzluk yaratıyorsa ayrıca ısrarlı takip suçu (TCK m. 123/A, şikâyete bağlı, 6 ay–2 yıl hapis) gündeme gelir. Özel görüntülerin rıza dışı paylaşılması özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, sahte hesap veya hesaba izinsiz giriş ise bilişim suçları kapsamında ayrıca incelenebilir. Cinsel içerik taşımayan aşağılayıcı sözler ise hakaret gibi şerefe karşı suçlar kapsamında kalabilir.

Mağdur beyanı ve destekleyici deliller

Cinsel taciz çoğu zaman tanık bulunmayan ortamlarda yaşanır ve olayın tek tanığı mağdurdur. Bu durumda mağdurun beyanının tutarlılığı ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediği önem kazanır. Olaydan hemen sonra bir yakına gönderilen mesaj, kurum yöneticisine yapılan başvuru, kamera kayıtları, arama dökümleri ve iş yerindeki diğer çalışanların gözlemleri beyanı destekleyen deliller arasında yer alabilir.

Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi de gerekir. Mağdurun kendisine gönderilen mesajları saklaması sorun yaratmaz. Başkalarının telefonuna veya hesabına izinsiz girerek kayıt almak ise hem delil tartışmasına hem de ayrı bir suça yol açabilir. Bu nedenle erişilemeyen kayıtlar için savcılıktan talepte bulunmak daha doğru yoldur.

Uygulamada taciz mesajlarına cevap vermemek, konuşmayı silmemek ve telefon değişecekse önce yedek almak, sonraki aşamalarda delil tartışmasını büyük ölçüde önler.

Cinsel taciz suçunda cezayı yarı oranında artıran nitelikli hâller
Cezayı Artıran Hâller (105/2)

İşyerinde taciz ve kamu görevlisinin tacizi

İşyerinde taciz hem aynı iş yerinde çalışmanın sağladığı kolaylık (m. 105/2-c) hem de hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylık (m. 105/2-a) nedeniyle artırılmış cezayı gerektirebilir. Amir ile çalışan arasındaki hiyerarşi, mağdurun şikâyetten çekinmesine yol açabilir. Kanun bu nedenle iş yerindeki tacizi daha ağır bir haksızlık olarak görür.

Örneğin bir üretim tesisinde vardiya amirinin, çalışana izin veya vardiya düzenlemesini ima ederek cinsel içerikli mesajlar göndermesi hâlinde hem hizmet ilişkisi hem elektronik haberleşme artırımı birlikte tartışılır. Ceza soruşturması, iş yerinin kendi disiplin ve şikâyet mekanizmalarından bağımsızdır; iki süreç aynı anda yürüyebilir.

Kamu görevlisinin görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak tacizde bulunması da m. 105/2-a kapsamındadır. Bir işlem için başvuran kişiye, işlemi yürüten görevlinin cinsel amaçlı mesaj göndermesi bu duruma örnektir. Okul, yurt veya kurs ortamında eğitici ya da öğretici tarafından işlenen taciz ise m. 105/2-b uyarınca artırılmış cezayı gerektirir.

Eğitim ortamında yaşanan cinsel taciz olaylarında mağdur çoğunlukla çocuktur. Örneğin bir kurs öğretmeninin öğrencisine gece saatlerinde cinsel imalı mesajlar göndermesi hâlinde çocuğa karşı öngörülen altı ay ile üç yıl arasındaki ceza esas alınır; eğitici sıfatı ve elektronik haberleşme nedeniyle artırım tartışılır. Öğrenci bu nedenle kursu veya okulu bırakmak zorunda kalmışsa ceza bir yıldan az olamaz. Olay bir devlet okulunda yaşanmışsa, durumu göreviyle bağlantılı olarak öğrenen okul yöneticisinin yetkili makamlara bildirim yükümlülüğü de vardır (TCK m. 279).

Taciz mağduru ne yapabilir?

Önce güvenlik gelir. Tehlike devam ediyorsa kolluktan derhâl yardım istenebilir. Ardından olayın tarihi, yeri, tanıkları ve failin kimliğine ilişkin bilgiler not edilmelidir. Bu notlar aylar sonra verilecek ifadede ayrıntıların hatırlanmasını kolaylaştırır.

  1. Delilleri koruyun. Mesaj, e-posta, arama kaydı, fotoğraf ve kamera kayıtları silinmemelidir.
  2. Tanıkları belirleyin. Olayı gören ya da hemen sonra mağdurla konuşan kişilerin iletişim bilgileri kaydedilmelidir.
  3. Süreyi kaçırmayın. Şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
  4. Başvuru yapın. Şikâyet en yakın kolluk birimine ya da doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılabilir.
  5. Koruma isteyin. Koşulları varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri talep edilebilir.

Mağdur kadın, çocuk, aile bireyi ya da tek taraflı ısrarlı takip mağduruysa 6284 sayılı Kanun kapsamında aile mahkemesinden failin mağdurun konutuna, okuluna ve iş yerine yaklaşmaması ve mağduru iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi yönünde tedbir istenebilir (6284 s. Kanun m. 5/1-c, f). Koruyucu tedbir kararı için şiddetin ispatına yönelik delil veya belge aranmaz (m. 8/3). Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir.

Ceza soruşturmasından ayrı olarak, uğranılan zarar için hukuk mahkemesinde tazminat davası açılması da mümkündür. İş yerinde yaşanan tacizde ayrıca iş hukukundan doğan başvuru yolları gündeme gelebilir. Hangi yolun hangi sırayla kullanılacağı, delillerin durumu ve mağdurun önceliklerine göre belirlenir.

Şikâyet süresi, uzlaşma ve zamanaşımı

M. 105/1, suçu “mağdurun şikâyeti üzerine” cezalandırılan bir suç olarak düzenler. Şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır (TCK m. 73/1–2). Şikâyete bağlı hâllerde vazgeçme kural olarak davayı düşürür. Mağdur çocuksa ya da m. 105/2’deki hâllerden biri varsa şikâyet şartının nasıl uygulanacağı somut dosyada ayrıca incelenmelidir, çünkü kanunun lafzı bu noktada tartışmaya açıktır.

Cinsel taciz, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yer aldığı için CMK m. 253/3 uyarınca uzlaştırma kapsamı dışındadır. Taraflar uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşamaz. Genel kurallar için ceza davalarında uzlaştırma yazımıza bakılabilir.

Dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Yetişkine karşı işlenen temel şekilde kanundaki ceza adli para cezası veya üst sınırı iki yıl olan hapis olduğundan, mahkeme basit yargılama usulünü uygulayabilir (CMK m. 251/1). Dava zamanaşımı, kanundaki cezanın üst sınırı beş yılı aşmadığından sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e). Karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231/5 vd.), 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi; AYM’nin önceki metne ilişkin iptal kararı 30.09.2026’da yürürlüğe gireceğinden bu tarihten itibaren uygulama değişebilir ve somut dosyada güncel metin ayrıca kontrol edilmelidir.

Mesajla cinsel taciz durumunda delil koruma ve başvuru adımları
Mesajla Tacizde İlk Adımlar

Çocuğa karşı cinsel taciz ve 7593 sonrası durum

Mağdur on sekiz yaşından küçükse ve vekili yoksa CMK m. 234/2 uyarınca istem aranmaksızın barodan avukat görevlendirilir. Çocuğun ifadesi uzman eşliğinde alınır ve gerekirse şüpheliyle yüz yüze gelmeden özel ortamda yapılır (CMK m. 236). Mağdur çocuğun korunmasına yönelik tedbirler çocukların cinsel istismarı yazımızda ayrıntılı olarak anlatılıyor.

18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7593 sayılı Kanun m. 105’in metnini değiştirmedi. Fail çocuksa, on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme artık zorunludur ve mevzuatta “adli süreçteki çocuk” ifadesi kullanılır. Ayrıntılar için Çocuk Koruma Kanunu yazımıza, genel süreç bilgisi için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfamıza bakılabilir.

Cinsel taciz hakkında sık sorulan sorular

Cinsel taciz için bedensel temas gerekir mi?

Hayır, gerekmez. Cinsel taciz, bedensel temas içermeyen cinsel amaçlı davranışları kapsar. Cinsel içerikli sözler, istenmeyen mesaj veya görüntüler ve teşhir bu kapsamda değerlendirilebilir. Temas varsa fiil kural olarak cinsel saldırı (TCK m. 102) ya da mağdur çocuksa çocukların cinsel istismarı (TCK m. 103) suçunu oluşturur ve ceza belirgin biçimde ağırlaşır.

Cinsel taciz cezası paraya çevrilir mi?

Evet, yetişkine karşı temel şekilde hâkim doğrudan adli para cezasına hükmedebilir. Hapis cezası verilir ve bir yıl veya daha az olursa, koşulları varsa TCK m. 50 uyarınca adli para cezası gibi seçenek yaptırıma çevrilebilir. Mağdur çocuksa kanun adli para seçeneği tanımaz ve ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir.

Mesajla taciz suç mudur?

Evet, suç olabilir. Cinsel amaçlı rahatsız edici mesajlar cinsel taciz oluşturur ve posta veya elektronik haberleşme araçları kullanıldığı için ceza yarı oranında artırılır (m. 105/2-d). Mesajların silinmemesi, hesap adı, tarih ve saatin göründüğü ekran görüntüleri alınması ve hesabı engellemeden önce kayıt yapılması delillerin korunmasına yardım eder.

Cinsel taciz şikâyet süresi ne kadar?

Şikâyet süresi altı aydır. Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten başlar ve dava zamanaşımını aşamaz (TCK m. 73). Şikâyet en yakın kolluk birimine ya da doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılabilir. Olayın tarihini ve tanıklarını gösteren notlar, sürenin hesaplanmasında da işe yarar.

Cinsel tacizde uzlaşma olur mu?

Hayır, cinsel tacizde uzlaşma olmaz. CMK m. 253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, soruşturması şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez. Taraflar uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşamaz. Şikâyete bağlı hâllerde ise şikâyetten vazgeçme kural olarak davayı düşürebilir (TCK m. 73/4).

İşyerinde taciz için önce işverene başvurmak şart mı?

Hayır, şart değildir. Ceza soruşturması için önce işverene başvurma zorunluluğu yoktur; şikâyet doğrudan kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına yapılabilir. İş yerinin iç şikâyet ve disiplin süreçleri ceza soruşturmasından bağımsızdır ve aynı anda işletilebilir. Aynı iş yerinde çalışmanın sağladığı kolaylık, cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirir.

Çocuğa karşı cinsel taciz cezası nedir?

Çocuğa karşı cinsel tacizin cezası altı aydan üç yıla kadar hapistir ve adli para seçeneği yoktur. Eğitici veya öğretici tarafından işlenme ya da mesajla işlenme gibi nitelikli hâllerden biri varsa ceza yarı oranında artar. Çocuk okulunu veya ailesini bırakmak zorunda kalmışsa ceza bir yıldan az olamaz. Vekili olmayan çocuğa barodan avukat görevlendirilir.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu yazı 27 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre gözden geçirilmiştir.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.