Olası kast Yargıtay kararı kapak görseli

Yargıtay CGK Kararı: Kırmızı Işıkta Yayaya Çarpan Sürücüde Olası Kast (2018/473 E.)

Karar incelemesi ·Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu karar metni·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Hız sınırı 50 km olan bir yerleşim yerinde, kırmızı ışıkta yaklaşık 110 km hızla yaya geçidine giren ve fren yapmadan bir çocuğa çarpan sürücünün eylemi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2020 tarihli kararında olası kastla yaralama olarak nitelendirildi. Çoğunluk, sürücünün neticeyi engellemeye yönelik hiçbir çaba göstermemesini belirleyici buldu. Aşağıda bu olası kast Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.

Trafik kazası dosyalarının büyük kısmı taksir hükümleriyle yürür. Bu karar ise kuralların ağır biçimde ve bir arada ihlal edildiği olaylarda sınırın kasta doğru kayabileceğini gösteriyor. 2026 itibarıyla da olası kast tartışmasında başvurulabilecek önemli Genel Kurul kararlarından biridir.

Karar künyesi
MahkemeYargıtay Ceza Genel Kurulu
Esas / Başvuru2018/473
Karar2020/225
Karar tarihi21.05.2020
KonuTrafik kazasında olası kast ile bilinçli taksir ayrımı
İlgili mevzuatTCK m.21, m.22, m.86, m.89; 2918 s. KTK m.51

Kısaca

  • Olası kast ve bilinçli taksirde fail neticeyi öngörür; ayrım, neticenin kabullenilip kabullenilmediğinde yapılır.
  • Ehliyetsiz, aşırı hızlı, kırmızı ışıkta ve yaya geçidinde fren yapmadan ilerleme bir bütün olarak değerlendirildi.
  • Çoğunluk, neticeyi önlemeye dönük hiçbir çabanın bulunmamasını olası kastın göstergesi saydı.
  • Karar oy çokluğuyla verildi; karşı oyda eylemin bilinçli taksir olduğu savunuldu.
Yargıtay CGK 2018/473 E. 2020/225 K. karar künyesi kartı
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2020 tarihli kararının künyesi

Olası kast Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci

Karara konu dosyada 16 yaşındaki sanık, sürücü belgesi olmadan ağabeyine ait aracı kullanmıştır. Hız sınırının 50 km olduğu yerleşim yerinde, kırmızı ışığa rağmen yaklaşık 110 km hızla ilerleyen sanık, yaya geçidinden geçen bir çocuğa çarparak ağır yaralanmasına neden olmuş, fren yapmadan olay yerinden ayrılmıştır.

Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesi eylemi olası kastla yaralama sayarak 2 yıl 8 ay hapis cezası vermiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi hükmü bozmuş; eylemin bilinçli taksirle yaralama olduğunu, Adli Tıp raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini ve motorlu aracın silah olarak kullanılması nedeniyle TCK 86/3-e uygulanmamasının eksik ceza olduğunu belirtmiştir. Yerel mahkeme ilk iki bozma nedenine direnmiş, üçüncüsüne uyarak cezayı 4 yıl hapis olarak belirlemiştir.

Kararda çözülen hukuki sorun

Genel Kurul üç uyuşmazlık saptamıştır: eylemin olası kastla mı bilinçli taksirle mi işlendiği, direnme kararının yeterli gerekçe içerip içermediği ve Adli Tıp raporlarındaki çelişki nedeniyle eksik araştırma bulunup bulunmadığı. Bu inceleme, kararın merkezindeki ilk soruya odaklanmaktadır. Sorunun önemi büyüktür; bilinçli taksirde ceza artırılırken olası kastta kasıtlı suçun cezası indirimli olarak uygulanır ve kasten yaralamanın nitelikli hâlleri devreye girer.

Olası kast ve bilinçli taksir ayrımında CGK kararının özeti tablosu
Genel Kurul çoğunluğunun olası kast sonucuna ulaşırken dayandığı olgular

Yargıtay’ın değerlendirmesi

Genel Kurul, TCK 21 ve 22. maddelerini, madde gerekçelerini ve öğretideki görüşleri ayrıntılı biçimde ele aldı. Her iki kurumda da failin neticeyi öngördüğünü, olası kastta failin bu neticeyi kabullendiğini, bilinçli taksirde ise neticenin gerçekleşmeyeceğine güvendiğini hatırlattı.

Somut olayda çoğunluk, sanığın hız sınırını iki katından fazla aştığına, kırmızı ışıkta ve yaya geçidinde hiçbir önlem almadan ilerlediğine dikkat çekti. Kurula göre sanığın neticeyi öngördüğü hâlde

“sonucu engellemeye yönelik frene basma, hızını azaltma yönünde hiçbir çaba göstermemesi”

eylemin olası kast kapsamında kaldığını gösteriyordu. Bu nedenle yerel mahkemenin olası kastla yaralama yönündeki direnme gerekçesi isabetli bulundu. Karşı oydaki üye ise bilinçli taksirde öngörülen neticenin gerçekleşmeyeceğinin ümit edildiğini ve neticeyi istememe ölçütünün esas alınması gerektiğini savundu.

Kararın uygulamaya etkisi: trafik kazası dosyalarında ne anlama gelir?

Karar, trafik kazalarında suçun kasıtlı bir suça dönüşebilmesi için tek bir kural ihlalinin yetmediğini, ağır ihlallerin birlikte ve neticeyi önlemeye dönük davranışın hiç bulunmadığı bir tabloda gerçekleşmesi gerektiğini düşündürüyor. Savunma açısından fren izi, araç kamerası, hız tespiti ve sürücünün çarpmadan önceki manevraları bu nedenle kritik delillerdir. Sürücünün kaçınma davranışı gösterdiğine dair her veri bilinçli taksir lehine değerlendirilebilir.

Dosyada bilirkişi ve Adli Tıp raporları arasında çelişki varsa bunun giderilmesini istemek de önem taşır. Olayın taksir sınırında kaldığı dosyalarda taksirle yaralama hükümleri uygulanır. Sanığın çocuk olduğu dosyalarda ayrıca 7593 sayılı Kanunla 2026 yılında yeniden düzenlenen TCK 31 indirimlerinin güncel metne göre hesaplanması gerekir.

İlgili mevzuat ve benzer durumlar

HükümDüzenlediği konu
TCK m.21/2Olası kast; kasıtlı suç cezasında indirim
TCK m.22/3Bilinçli taksir; cezada üçte birden yarıya kadar artırım
TCK m.86/3-eKasten yaralamanın silahla işlenmesi
TCK m.89Taksirle yaralama
TCK m.31Yaş küçüklüğü (7593 s. Kanunla değişik)

Olası kast kabul edildiğinde olay kasten yaralama hükümlerine göre değerlendirilir; bilinçli taksirde ise TCK 89 ile 22/3 birlikte uygulanır. Bu fark hem cezanın miktarını hem de şikâyet ve uzlaşma gibi usul imkânlarını etkileyebilir.

Sık Sorulan Sorular

Trafik kazasında olası kast hangi durumlarda kabul edilir?

Fail neticeyi öngördüğü hâlde onu kabullenerek hareket etmişse olası kast kabul edilir. Bu kararda aşırı hız, kırmızı ışık, yaya geçidi, ehliyetsizlik ve fren yapmama gibi olgular birlikte değerlendirildi; neticeyi önlemeye dönük hiçbir çaba bulunmaması belirleyici oldu.

Bilinçli taksir ile olası kast arasındaki ceza farkı nedir?

Bilinçli taksirde taksirli suçun cezası üçte birden yarıya kadar artırılır. Olası kastta ise kasıtlı suçun cezası indirimle uygulanır. Yaralama dosyalarında olası kast kabulü, silahla yaralama gibi nitelikli hâlleri de devreye sokabildiği için sonuç cezayı belirgin biçimde yükseltebilir.

Fren izi bulunmaması tek başına olası kast sayılır mı?

Tek başına sayılmaz. Genel Kurul kararını olayın bütününe dayandırdı. Fren izi yokluğu; hız, kırmızı ışık ve yaya geçidi gibi diğer olgularla birleştiğinde olası kast yönünde yorumlandı. Her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir. Fren izi tespiti, araç hız raporu ve kamera kayıtları bu yüzden birlikte istenmelidir.

Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.