Yargıtay CGK Kararı: Çekişmeli Sollamada Bilinçli Taksirle Öldürme ve Asli Kusur (2024/189 E.)
Ceza Genel Kurulu, 06.11.2024 tarihli kararında, iki yönlü il yolunda kamyonetle çekişip yetersiz mesafeyle sollama yapan ve ölümlü kazaya neden olan sürücünün olası kastla hareket ettiğini kabul etmedi; bilinçli taksirle öldürme hükmünü korudu. Kurula göre sürücü, neticenin gerçekleşmeyeceğine inanarak becerisine ve şansına güvenmişti. Aşağıda bu bilinçli taksir Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Asli kusurun tespiti, sürücünün kasıtla hareket ettiği anlamına gelmez. Bu karar, ağır kusurlu da olsa ölümlü kazalarda nitelendirmenin hangi soruya göre yapıldığını açıkça ortaya koyuyor. 2026 itibarıyla trafik kaynaklı ağır ceza dosyalarında hem savunma hem katılan açısından dikkatle okunması gereken bir metindir.
| Mahkeme | Yargıtay Ceza Genel Kurulu |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2024/189 |
| Karar | 2024/331 |
| Karar tarihi | 06.11.2024 |
| Konu | Ölümlü trafik kazasında bilinçli taksir ile olası kast ayrımı |
| İlgili mevzuat | TCK m.21, m.22, m.53/6, m.85/2; 2918 s. KTK m.84 |
Kısaca
- Olası kast ve bilinçli taksirde fail neticeyi öngörür; ayrım, neticenin kabullenilip kabullenilmediğine göre yapılır.
- Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporlarına göre sanık asli, ölen sürücü tali kusurluydu.
- Sanığın neticeyi kabullendiğini gösteren delil bulunmadığı için olası kastla öldürme kabul edilmedi.
- Başsavcılık itirazı oy çokluğuyla reddedildi; bilinçli taksirle öldürme hükmü korundu.

Bilinçli taksir Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Olay 29.05.2022 günü Konya’da, hız sınırının 90 km olduğu iki yönlü bir il yolunda yaşanmıştır. Bir kamyonet ile otomobil arasında çekişme yaşanmış, otomobil sürücüsü olan sanık kamyoneti soldan geçmeye çalışmış, kamyonetin önüne yeterli mesafe bırakmadan girmiş ve araçlar temas etmiştir. Yoldan çıkıp devrilen kamyonetin sürücüsü hayatını kaybetmiş, araçtaki eşi ve çocukları basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralanmıştır. Sanık olay yerinden ayrılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporlarında sanık asli, ölen sürücü tali kusurlu bulunmuştur. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı bilinçli taksirle öldürme suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırmış ve 2 yıl 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına hükmetmiştir. İstinaf başvurusu reddedilmiş, Yargıtay 12. Ceza Dairesi hükmü onamıştır. Dairede iki üye, eylemin olası kastla öldürme ve yaralama olduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu yönde itiraz etmiştir.
Kararda çözülen hukuki sorun
Genel Kurulun çözdüğü temel soru, sanığın eyleminin bilinçli taksirle mi yoksa olası kastla mı işlendiğidir. İkinci soru, olası kast kabul edilirse yaralananların kesin raporlarının alınması gerekip gerekmediğidir. İkinci sorunun incelenmesi birinci sorunun cevabına bağlıydı.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Genel Kurul, TCK 21 ve 22. maddelerini ve gerekçelerini esas alarak öngörme unsurunun her iki kurumda da bulunduğunu belirtti. Belirleyici olan, failin öngördüğü neticeyi kabullenip kabullenmediğidir. Kurul bu ayrımda öğretide Frank formülü olarak bilinen yaklaşıma da değindi: fail neticenin kesin gerçekleşeceğini bilseydi yine de hareket eder miydi?
Somut olayda Kurul, sanığın tehlikeli sollama sırasında
“sürüş becerisine, tecrübesine ve şansına güvenerek”
hareket ettiğini ve muhtemel neticenin gerçekleşmeyeceğine inandığını kabul etti. Sanığın öngördüğü neticeye kayıtsız kalıp onu benimsediğini gösteren bir delil bulunmadığı için eylemin olası kastla öldürme suçunu oluşturmadığı sonucuna varıldı. Bu sonuç karşısında yaralananların kesin raporlarına ilişkin ikinci soru incelenmedi. İtiraz oy çokluğuyla reddedildi; bir üye olası kast görüşüyle karşı oy kullandı.
Kararın uygulamaya etkisi: ölümlü trafik kazası dosyalarında ne anlama gelir?
Karar, kusurun derecesi ile kastın varlığının ayrı sorular olduğunu net biçimde gösteriyor. Asli kusur, sürücünün kurallara en ağır biçimde aykırı davrandığını anlatır; olası kast ise sürücünün ölüm ihtimalini kabullendiğinin ispatını gerektirir. Bu nedenle bilirkişi ve İhtisas Dairesi raporları kusur dağılımında belirleyici olsa da nitelendirmeyi tek başına çözmez.
Uygulamada iki nokta öne çıkar. Birincisi, kusur oranı taksirli suçta cezanın belirlenmesinde doğrudan rol oynar; ölen sürücünün tali kusuru da hüküm verilirken gözetilir. İkincisi, olay yerinden ayrılma gibi sonraki davranışlar tek başına olası kastı kanıtlamaz; bu dosyada da sonuç değişmedi. Taksir sınırında kalan dosyalarda taksirle yaralama ve öldürme hükümleri ile sürücü belgesi yaptırımları birlikte düşünülmelidir.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
| Hüküm | Düzenlediği konu |
|---|---|
| TCK m.21/2 | Olası kast |
| TCK m.22/3 | Bilinçli taksirde cezanın artırılması |
| TCK m.22/4 | Cezanın failin kusuruna göre belirlenmesi |
| TCK m.85/2 | Ölümle birlikte yaralanmaya neden olma |
| TCK m.53/6 | Sürücü belgesinin geri alınması |
Genel Kurul 2020 yılında verdiği 2018/473 E., 2020/225 K. sayılı kararda, kırmızı ışıkta aşırı hızla yaya geçidine giren ve fren yapmayan sürücüde olası kastı kabul etmişti. İki karar birlikte okunduğunda, neticeyi önlemeye dönük davranışın varlığı ya da yokluğu ayrımın merkezinde yer alıyor.
Sık Sorulan Sorular
Asli kusurlu sürücü olası kastla mı cezalandırılır?
Kural olarak hayır, asli kusur tek başına olası kast için yeterli görülmez. Genel Kurul bu dosyada asli kusurlu sürücünün neticeyi kabullendiğine dair delil bulunmadığı için bilinçli taksir kabul etti. Kast ile kusur oranı ayrı ayrı değerlendirilir.
Ölen kişinin tali kusurlu olması cezayı etkiler mi?
Etkileyebilir. Taksirli suçlarda ceza failin kusuruna göre belirlenir ve karşı tarafın kusuru bu tartıda dikkate alınır. Bu nedenle İhtisas Dairesi raporlarındaki kusur dağılımına itiraz etmek, ceza miktarı bakımından önemli bir savunma adımıdır. Kusur dağılımı ceza tayininin temelini oluşturur.
Bilinçli taksirle öldürmede sürücü belgesi geri alınır mı?
Bu dosyada mahkeme cezayla birlikte 2 yıl 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına hükmetti. TCK 53/6, trafik düzeninin gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırılıkla işlenen taksirli suçlarda 3 ay ile 3 yıl arasında belge geri alınmasına imkân verir.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Trafik Kazasında Taksirle Yaralama (TCK 89): Kusur Raporu, Uzlaşma ve Ceza
- Gölbaşı’nda Trafik Kazası Ceza Davası: Kusur Raporu, Taksirle Yaralama ve Uzlaştırma
- Ceza Davasında Bilirkişi Raporuna İtiraz (CMK 67): Süre, Uzman Mütalaası ve Yeni Rapor
- Ceza Davasına Katılma: Katılan Olmanın Hakları, Süresi ve Kanun Yolları

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


