Meşru müdafaa Yargıtay kararı kapak görseli

Yargıtay CGK Kararı: Meşru Müdafaada Sınırın Korku ve Telaşla Aşılması (2012/1557 E.)

Karar incelemesi ·Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu karar metni·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Meşru savunmada saldırıya orantısız bir karşılık verilse bile, bu aşırılık mazur görülebilecek bir korku ve telaştan doğmuşsa faile ceza verilmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 06.05.2014 tarihli kararında, gece saatlerinde sustalı bıçakla üzerine yürüyen yolcuyu yakın mesafeden vuran taksi şoförü hakkında bu sonuca ulaştı. Aşağıda bu meşru müdafaa Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.

Karar, TCK 27/2’nin somut bir olayda nasıl tartıldığını göstermesi bakımından önem taşır. Dosya Ankara’da görülmüştür ve 2026 itibarıyla meşru müdafaa savunmasının ileri sürüldüğü kasten öldürme ve yaralama dosyalarında yol gösterici bir Genel Kurul kararıdır.

Karar künyesi
MahkemeYargıtay Ceza Genel Kurulu
Esas / Başvuru2012/1557
Karar2014/233
Karar tarihi06.05.2014
KonuMeşru savunmada sınırın mazur görülebilecek korku ve telaşla aşılması
İlgili mevzuatTCK m.25/1, m.27/2, m.29, m.81; CMK m.223/3-c

Kısaca

  • Bıçakla yaklaşan kişinin göğsüne ateş edilmesi, saldırıyla orantılı bir savunma sayılmadı.
  • Gece saatinde yalnız çalışan taksi şoförünün yaşadığı korku ve telaş, sınır aşımını mazur kılan durum olarak kabul edildi.
  • Yerel mahkeme ve Özel Dairenin TCK 27/2 uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı korundu.
  • Başsavcılık itirazı oy çokluğuyla reddedildi; Kurul Başkanı ve dört üye karşı oy kullandı.
Yargıtay CGK 2012/1557 E. 2014/233 K. karar künyesi kartı
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.05.2014 tarihli kararının künyesi

Meşru müdafaa Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci

Karara konu dosyada sanık, gece saatlerinde çalışan bir ticari taksi şoförüdür. Taşıdığı üç gencin ücretin tamamını ödemeden inmek istemesi üzerine tartışma çıkmıştır. Sanık ruhsatlı tabancasının kabzasıyla yolculardan birine vurmuş ve havaya ateş etmiştir. Bunun ardından yolculardan biri yanındaki sustalı bıçakla sanığa doğru ilerlemiş, sanık yaklaşık 1,5-2 metre mesafeden bu kişinin göğsüne ateş etmiş ve kişi hayatını kaybetmiştir. Sanık olay yerinden ayrılmış, sonra kolluğa teslim olmuştur.

Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın meşru savunma sınırını mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşla aştığını kabul ederek ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi hükmü onamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ilk fiili saldırının sanıktan geldiğini, meşru savunma koşullarının bulunmadığını ve olayın haksız tahrik altında kasten öldürme olduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir.

Kararda çözülen hukuki sorun

Genel Kurulun önündeki soru, sanık hakkında TCK 27/2’nin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığıdır. Bu sorunun cevabı iki aşamada verilir: önce meşru savunma durumu ve sınırın aşılıp aşılmadığı belirlenir, ardından aşımın mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılır.

Meşru müdafaada sınırın aşılmasına ilişkin CGK kararının özeti
Genel Kurulun TCK 27/2 değerlendirmesindeki aşamalar

Yargıtay’ın değerlendirmesi

Genel Kurul çoğunluğu, saldırı ile savunma arasında orantı bulunmadığını kabul etti. Bıçakla yaklaşan kişinin doğrudan göğsüne ateş edilmesi, saldırıyı uzaklaştırmak için gerekli olanın ötesinde bir karşılık olarak görüldü. Böylece meşru savunmanın sınırı aşılmıştı.

Kurul ikinci aşamada sanığın ruh hâline odaklandı. Gece saatlerinde taksi şoförlerine yönelen yağma ve öldürme olayları, sanığın yaşı ve maktulün yanındaki arkadaşları karşısında duyduğu korkunun makul olup olmadığı birlikte değerlendirildi. Çoğunluk, bıçakla üzerine yürünen sanığın korku ve telaş içinde hareket ettiğini ve bu durumun mazur görülebilecek nitelikte olduğunu kabul etti. Sonuçta TCK 27/2 uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm korunarak itiraz reddedildi.

Karşı oydaki Kurul Başkanı ve dört üye, sanığın araca binip uzaklaşma imkânı bulunduğunu, kişi yaralandıktan sonra da ateşe devam edildiğini belirterek olayın haksız tahrik altında kasten öldürme olduğunu savundu.

Kararın uygulamaya etkisi: meşru müdafaa savunmasında ne anlama gelir?

Karar, ilk tartışmanın sanıktan başlamış olmasının meşru savunmayı kendiliğinden ortadan kaldırmadığını gösteriyor. Sonradan gelen ve hayati tehlike yaratan bir saldırı karşısında savunma hakkı yeniden doğabilir. Bu nedenle olayın safhalarının ayrı ayrı ortaya konması, savunmanın temel işidir.

TCK 27/2 savunmasında belirleyici olan failin olay anındaki psikolojisidir. Saat, yer, saldırganın elindeki alet, mesafe ve failin yalnız olup olmadığı gibi olgular, korku ve telaşın varlığını destekleyen delillerdir. Tanık anlatımları ve olay yeri incelemesi bu yüzden soruşturmanın ilk gününden itibaren önemlidir. Konunun genel çerçevesi için meşru müdafaa ve sınırın aşılması yazımıza, ölümlü dosyaların seyri için ağır ceza yargılaması süreci yazımıza bakılabilir. Karşı oyun gösterdiği gibi, kaçma imkânı ve ateşin sürdürülmesi aynı olayda farklı sonuca da götürebilir.

İlgili mevzuat ve benzer durumlar

HükümDüzenlediği konu
TCK m.25/1Meşru savunma koşulları ve orantılılık
TCK m.27/1Sınırın kast olmaksızın aşılmasında taksirli suç cezasından indirim
TCK m.27/2Mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşla aşımda ceza verilmemesi
TCK m.29Haksız tahrik indirimi
CMK m.223/3-cCeza verilmesine yer olmadığı kararı

Genel Kurul 19.02.2025 tarihli 2022/279 E., 2025/75 K. sayılı kararında ise yere düşen kişiye ateşe devam edilen bir olayda sınır aşımını kabul etmemiş, yalnızca haksız tahrik indirimi uygulanmasını yerinde bulmuştur.

Sık Sorulan Sorular

Meşru müdafaada sınır aşılırsa ceza verilir mi?

Aşım mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan kaynaklanıyorsa TCK 27/2 uyarınca ceza verilmez. Bu koşul yoksa ve aşım kast olmaksızın gerçekleşmişse fail taksirli suç cezasından indirimle sorumlu olur. Aşım kasıtlıysa genel hükümler uygulanır. Bu kararda ilk ihtimal gerçekleşmiştir.

İlk tartışmayı başlatan kişi meşru müdafaadan yararlanabilir mi?

Bu kararda yararlanabildi. Sanık ilk fiziksel temasın tarafı olmasına rağmen, sonradan bıçakla gelen saldırı karşısında meşru savunma durumunun doğduğu kabul edildi. Olayın aşamaları ayrı ayrı değerlendirildiği için sonuç her dosyada delillere göre değişir. Olayın safhalarını gösteren deliller bu yüzden belirleyicidir.

Korku ve telaşın varlığı nasıl ispat edilir?

Doğrudan ispatı zor olduğu için dış olgulardan çıkarılır. Saat, yer, saldırganın elindeki alet, mesafe, failin yalnız olup olmadığı ve benzer olayların yaygınlığı Genel Kurulun bu dosyada dayandığı olgulardır. Tanık beyanları ve olay yeri tespitleri bu nedenle önemlidir.

Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.