Yargıtay Kararı: İftira Suçunda İftira Kastı Aranır, Takipsizlik Tek Başına Yetmez (2023/1363)
Bir şikâyetin kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanması, şikâyet edenin iftira suçunu işlediğini göstermeye yetmez; failin isnadın gerçek dışı olduğunu bilerek ve iftira kastıyla hareket ettiği ayrıca ispatlanmalıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 25.01.2024 tarihli kararında bu ölçüyle verilen beraat hükmünü yerinde buldu. Aşağıda bu iftira suçu Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Karar, kamu görevlileri hakkında şikâyette bulunduktan sonra iftira suçlamasıyla karşılaşan kişiler için önemli bir çerçeve çiziyor. 2026 itibarıyla takipsizlik sonrası açılan iftira davalarında savunmanın temel dayanaklarından birini oluşturuyor. Kararın değeri, delil yetersizliği ile bilerek yalan isnat arasındaki farkı açıkça ortaya koymasındadır.
| Mahkeme | Yargıtay 8. Ceza Dairesi |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2023/1363 |
| Karar | 2024/792 |
| Karar tarihi | 25.01.2024 |
| Konu | Kamu görevlileri hakkında yapılan şikâyetin takipsizlikle sonuçlanması ve iftira kastı |
| İlgili mevzuat | TCK m.267/1; CMK m.223/2 |
Kısaca
- Sanık, zabıta görevlilerinin kendisinden para aldığını ileri sürerek şikâyette bulundu.
- Şikâyet üzerine yürütülen soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandı.
- Bölge adliye mahkemesi, iftira kastının kanıtlanamadığını belirterek beraat kararı verdi.
- Yargıtay katılanların temyizini reddetti, hüküm yalnız vekâlet ücreti yönünden düzeltildi.

Bu iftira suçu Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Olay, 2015 yılında bir işyerine ait otoparkın zabıta tarafından mühürlenip bariyerlerle kapatılmasıyla başladı. Bariyerlerin yeniden yerleştirildiği gün taraflar arasında para alışverişine ilişkin karşılıklı iddialar ortaya çıktı. Polis çağrıldı, yapılan aramada para bulunamadı. Sanık, zabıta görevlilerinin kendisinden para aldığını ileri sürerek şikâyette bulundu; bu şikâyet üzerine yürütülen soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandı. Görevliler ise para talep etmediklerini ve almadıklarını belirtti.
İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesi sanığı iftira suçundan mahkûm etti; bölge adliye mahkemesinin zincirleme suç yönünden verdiği bozmanın ardından yeniden mahkûmiyet kuruldu. Bölge adliye mahkemesi 24.02.2023 tarihli ikinci incelemesinde bu hükmü kaldırarak beraat kararı verdi. Kararı katılanlar vekili, vekâlet ücreti yönünden de sanık müdafii temyiz etti.
Kararda çözülen hukuki sorun
Sorun, kamu görevlilerine hukuka aykırı bir fiil isnat eden ve soruşturması takipsizlikle sonuçlanan bir şikâyetin, şikâyet eden bakımından iftira suçunu oluşturup oluşturmadığıdır. Bu soru, TCK 267/1’deki “işlemediğini bildiği halde” unsurunun ve iftira kastının nasıl ispatlanacağıyla doğrudan ilgilidir.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin delil değerlendirmesini isabetli buldu. Dosyada olayın nasıl geliştiğine ilişkin karşılıklı ve birbirini dışlayan anlatımlar bulunuyordu. Şikâyet konusu soruşturmanın takipsizlikle bitmesi, sanığın isnadın gerçek dışı olduğunu bildiğini kendiliğinden ortaya koymadı. Kararda belirleyici tespit şöyle ifade edildi:
“sanığın iftira kastıyla hareket ettiğine dair delillerin bulunmadığı”
Daire, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararında isabetsizlik görmedi ve katılanların temyiz itirazlarını reddetti. Sanık müdafisinin vekâlet ücretine ilişkin talebi yerinde bulunarak hüküm, tarifeye uygun maktu vekâlet ücreti eklenmek suretiyle düzeltilerek onandı. Karar sonucunda beraat hükmü kesinleşmiş oldu.
Kararın uygulamaya etkisi: iftira dosyalarında ne anlama gelir?
İftira suçu, şikâyet hakkını kötüye kullananları cezalandırırken şikâyet hakkının kendisini caydırmamalıdır. Bu karar o dengeyi koruyan bir ölçü sunuyor: delil yetersizliğiyle kapanan her soruşturma, şikâyetçinin yalan söylediği anlamına gelmez. İddia makamının, failin isnadın asılsız olduğunu bildiğini somut delillerle göstermesi gerekir.
Savunma açısından önemli olan, şikâyetin hangi olgulara dayandığını ve şikâyet anında bu olgulara inanmak için makul bir neden bulunup bulunmadığını ortaya koymaktır. Tanık anlatımlarının çelişkili olması, olayın tartışmalı geçmesi ve olay anında aramada somut bir bulgu elde edilememesi gibi olgular kastın değerlendirilmesinde önem taşır. Öte yandan şikâyetçinin olayın gerçekleşmediğini bildiğini gösteren deliller varsa sonuç farklı olabilir. Şikâyet hakkının sınırları için suç duyurusu ve şikâyet yazısına, takipsizlik kararına karşı başvuru için KYOK itirazı yazısına bakılabilir.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
| Düzenleme | Bu kararla ilişkisi |
|---|---|
| TCK m.267/1 | İşlemediğini bildiği halde hukuka aykırı fiil isnadı; bir yıldan dört yıla kadar hapis |
| TCK m.271 | Suç uydurma: işlenmediğini bildiği bir suçu işlenmiş gibi ihbar etme |
| CMK m.172 | Kovuşturmaya yer olmadığı kararı |
| CMK m.223/2 | Beraat kararı hâlleri |
İftira ile suç uydurma arasındaki fark, belirli bir kişiye fiil isnat edilip edilmediğidir; iftirada isnat somut bir kişiye yöneliktir.
Sık Sorulan Sorular
Şikâyetim takipsizlikle bittiyse iftiradan ceza alır mıyım?
Takipsizlik kararı tek başına iftira suçunun oluştuğunu göstermez. Bu kararda Yargıtay, sanığın isnadın gerçek dışı olduğunu bildiğine ve iftira kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığı için verilen beraati yerinde buldu. Sonuç her dosyanın delillerine göre değişir.
İftira kastı nasıl ispatlanır?
İddia makamı, şikâyetçinin isnat ettiği olayın gerçekleşmediğini bildiğini somut delillerle göstermelidir. Olayın tartışmalı geçmesi, karşılıklı ve çelişkili anlatımlar bulunması ya da şikâyetin olay anında yapılması, kastın varlığına ilişkin şüphe doğurabilen olgulardır. Şüphe giderilemezse sanık lehine sonuca gidilir.
İftira ile suç uydurma arasındaki fark nedir?
İftirada belirli bir kişiye, işlemediği bilinen hukuka aykırı bir fiil isnat edilir. Suç uydurmada ise işlenmediği bilinen bir suç, failine işaret edilmeden işlenmiş gibi bildirilir. Bu ayrım hangi maddenin uygulanacağını ve cezanın kapsamını belirler. Nitelendirme iddianamedeki anlatıma göre yapılır.
Kamu görevlisi hakkında şikâyet ederken nelere dikkat edilmelidir?
Şikâyet, bizzat görülen ya da belgelenebilen olgulara dayanmalı ve tahminler ile kesin bilgiler birbirinden ayrılmalıdır. Varsa tanıklar, kayıtlar ve yazışmalar şikâyete eklenmelidir. Bu özen, şikâyetin ciddiyetini artırdığı gibi sonradan ileri sürülebilecek iftira kastı iddiasına karşı da önemli bir dayanak oluşturur.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Suç Duyurusu Nasıl Yapılır? Savcılığa Şikâyet, E-Devlet, Şikâyet Süresi ve Sonrası
- Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) ve İtiraz: 2 Hafta, Sulh Ceza ve Sonrası
- Ceza Davasında Temyiz: Yargıtay’a Başvuru Süresi, Temyiz Edilemeyen Kararlar ve Süreç
- Ceza Muhakemesinde İstinaf (CMK 272): 2 Haftalık Süre, Kesin Kararlar ve Temyiz

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


