Cinsel taciz Yargıtay kararı kapak görseli

Yargıtay CGK Kararı: Elektronik Araçla Cinsel Tacizde Şikâyet Şartı Aranmaz (2023/159)

Karar incelemesi ·Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu karar metni·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen cinsel tacizde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlı tutulmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 07.01.2026 tarihli kararında bu tespiti yaptı ve mağdurun şikâyetçi olmadığı gerekçesine dayanan bir kararın kanun yararına bozma yoluyla denetlenebileceğini kabul etti. Aşağıda bu cinsel taciz Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.

Karar, telefon, mesaj ve sosyal medya üzerinden yürüyen taciz dosyalarında şikâyetten vazgeçmenin etkisini doğrudan ilgilendiriyor. 2026 itibarıyla bu tür dosyaların sayısı arttığından, hem mağdur hem şüpheli açısından pratik sonuçları önemlidir.

Karar künyesi
MahkemeYargıtay Ceza Genel Kurulu
Esas / Başvuru2023/159
Karar2026/9
Karar tarihi07.01.2026
KonuTCK 105/2-d nitelikli cinsel tacizin şikâyete bağlılığı ve HAGB kararının kanun yararına bozulması
İlgili mevzuatTCK m.105/1, m.105/2-d; CMK m.231, m.309

Kısaca

  • Sanık, elektronik haberleşme kolaylığıyla işlenen cinsel tacizden adli para cezası almış, hükmün açıklanması geri bırakılmıştı.
  • İtiraz mercii, mağdurun şikâyetçi olmadığını belirterek HAGB kararını kaldırmıştı.
  • Genel Kurul, TCK 105/2 nitelikli hâllerinin şikâyete tabi olarak düzenlenmediğini vurguladı.
  • HAGB’yi kaldıran itiraz mercii kararının kanun yararına bozma konusu yapılabileceği oy çokluğuyla kabul edildi.
Yargıtay CGK 2023/159 E. 2026/9 K. karar künyesi kartı
Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarihli kararının künyesi

Cinsel taciz Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci

Sanığa, elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanarak cinsel taciz eylemi isnat edildi. Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesi 18.11.2020 tarihinde eylemi TCK 105/1 ve 105/2-d kapsamında değerlendirdi, adli para cezasına hükmetti ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi 12.02.2021 tarihinde itirazı kabul ederek bu kararı kaldırdı; mağdurun duruşmada şikâyetçi olmadığını belirtmesine rağmen hüküm kurulmasını hukuka aykırı gördü.

Adalet Bakanlığının talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma istedi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi bu yolun kapalı olduğu sonucuna varınca Başsavcılığın itirazı Ceza Genel Kuruluna taşındı.

Kararda çözülen hukuki sorun

Genel Kurulun önündeki soru, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kaldıran merci kararının kanun yararına bozma yoluyla denetlenip denetlenemeyeceğidir. Bu sorunun cevabı, ağır ceza mahkemesinin dayandığı şikâyet gerekçesinin değerlendirilmesini de gerektirdi: elektronik haberleşme aracıyla işlenen nitelikli cinsel taciz şikâyete tabi midir?

Elektronik araçla cinsel tacizde şikâyet şartına ilişkin karar özeti
Genel Kurulun nitelikli cinsel tacize ilişkin ölçüleri

Yargıtay’ın değerlendirmesi

Genel Kurul, kanunda şikâyete ilişkin bir düzenleme bulunmayan suçların resen takip edildiğini hatırlattı. TCK 105/1’deki temel hâlin şikâyete bağlı olması, nitelikli hâllerin de şikâyete bağlı olması sonucunu doğurmaz. Kararda 105/2’nin nitelikli hâllerinin şikâyete tabi olduğunun açıkça düzenlenmediği belirtildi ve 5377 sayılı Kanun’un teklif gerekçesine dayanılarak şu sonuca varıldı:

“soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olmadığı kabul edilmelidir”

Usul sorunu bakımından çoğunluk, HAGB kararını kaldıran itiraz mercii kararının maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığını, şekli bir kesinlik içerdiğini kabul etti. Bu nedenle böyle bir kararın “olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği kabul edilmelidir.” Özel Dairenin kararı kaldırıldı ve dosya, itiraz hakkında karar vermesi için Daireye gönderildi. Bir üye, bu yolun kapalı olduğu görüşüyle karşı oy kullandı.

Kararın uygulamaya etkisi: cinsel taciz dosyalarında ne anlama gelir?

Telefon, mesaj, e-posta ya da sosyal medya hesabı üzerinden gerçekleştiği ileri sürülen cinsel taciz iddialarında, eylem 105/2-d kapsamında nitelendiriliyorsa mağdurun sonradan şikâyetten vazgeçmesi dosyayı kendiliğinden sona erdirmez. Uzlaşma ve şikâyetten vazgeçme beklentisiyle hareket eden taraflar için bu nokta belirleyicidir.

Savunma açısından tartışmanın merkezi çoğu zaman nitelendirmedir: eylemin gerçekten elektronik aracın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenip işlenmediği, içeriğin cinsel amaç taşıyıp taşımadığı ve kayıtların nasıl elde edildiği. Bu karar şikâyet sorununu çözüyor; suçun unsurlarına ilişkin itirazlar ise ayrıca ve delillerle ileri sürülmelidir. Kararın usule ilişkin kısmı ise HAGB kararını kaldıran itiraz mercii kararlarının da olağanüstü denetime açık olduğunu gösteriyor; bu nedenle bu kararlar kesin sanılarak dosyanın kapandığı düşünülmemelidir.

İlgili mevzuat ve benzer durumlar

DüzenlemeBu kararla ilişkisi
TCK m.105/1Cinsel tacizin temel hâli; mağdurun şikâyeti üzerine takip
TCK m.105/2-dPosta veya elektronik haberleşme kolaylığından yararlanma
CMK m.231Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
CMK m.309Kanun yararına bozma

Şikâyetin süresi ve delil boyutu için cinsel taciz şikâyeti ve delil yazısına bakılabilir.

Sık Sorulan Sorular

Telefonla cinsel tacizde şikâyetten vazgeçmek davayı düşürür mü?

Eylem TCK 105/2-d kapsamında, yani elektronik haberleşme aracının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmiş sayılıyorsa düşürmez. Genel Kurul, nitelikli hâllerde soruşturma ve kovuşturmanın mağdurun şikâyetine bağlı olmadığını kabul etti. Temel hâlde ise şikâyet şartı geçerlidir. Nitelendirme bu nedenle dosyanın kaderini belirler.

Hangi taciz eylemleri şikâyete bağlıdır?

TCK 105/1’deki temel cinsel taciz şikâyete bağlıdır. Genel Kurul, 105/2’deki nitelikli hâllerin şikâyete tabi olduğunun kanunda açıkça düzenlenmediğini belirtti. Bu nedenle eylemin hangi fıkra kapsamında nitelendirildiği, vazgeçmenin sonucunu doğrudan belirler. İddianamedeki sevk maddeleri ve mahkemenin nitelendirmesi bu açıdan dikkatle incelenmelidir.

HAGB kararını kaldıran itiraz kararı kanun yararına bozulabilir mi?

Genel Kurul çoğunluğuna göre bozulabilir. HAGB kararını kaldıran merci kararı maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz, ancak şekli bir kesinlik içerir. Bu nedenle olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozmaya konu olabilir. Bir üye bu görüşe katılmayarak karşı oy kullandı.

Sosyal medya mesajları da bu kapsama girer mi?

TCK 105/2-d, posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmayı nitelikli hâl sayar. Bu karar elektronik haberleşme kolaylığından yararlanılarak işlendiği kabul edilen bir eyleme ilişkindir. Mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya yoluyla işlenen eylemlerin aynı kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, her dosyada eylemin niteliğine göre mahkemece belirlenir.

Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.