Yargıtay CGK Kararı: Polisin Üzerine Araç Sürmek Direnme mi, Yaralamaya Teşebbüs mü? (2014/627)
Yakalanmamak amacıyla aracını kendisini durdurmakla görevli polislerin üzerine süren kişinin eylemi, görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 28.11.2017 tarihli kararında, aynı eylemi kasten yaralamaya teşebbüs sayan Özel Daire bozmasını oybirliğiyle kaldırdı. Aşağıda bu direnme suçu Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Kararın önemi, iki suç arasındaki ayrımı korunan hukuki değer ve failin amacı üzerinden yapmasıdır. Trafik denetimleri ve kontrol noktalarında yaşanan olaylarda suçun nitelendirmesi cezayı ve yargılama sürecini doğrudan etkilediğinden, karar 2026 itibarıyla da dikkate alınması gereken bir ölçü sunuyor.
| Mahkeme | Yargıtay Ceza Genel Kurulu |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2014/627 |
| Karar | 2017/502 |
| Karar tarihi | 28.11.2017 |
| Konu | Dur ihtarına uymayıp aracı polislerin üzerine sürme eyleminin nitelendirilmesi |
| İlgili mevzuat | TCK m.265/1, m.86, m.35; CMK m.308 |
Kısaca
- Sanık iki ayrı polis ekibinin dur ihtarına uymadı ve aracını görevlilerin üzerine sürdü.
- İlk derece mahkemesi TCK 265/1 uyarınca mahkûmiyet kurdu.
- Özel Daire eylemi kasten yaralamaya teşebbüs sayarak hükmü bozdu.
- Genel Kurul, yakalanmamak amacıyla uygulanan cebrin direnme suçunu oluşturduğunu kabul etti.

Direnme suçu Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Sanık, kiraladığı araçla bir kişiyi başka bir ile götürürken ilçe girişindeki polis kontrol noktasında dur ihtarına uymayarak kaçtı. İlçe çıkışındaki ikinci ekibin ihtarına da uymadı ve aracını görevli polislerin üzerine sürdü; görevliler kaçarak kendilerini korudu. Araç orta refüje ve bir ekip aracına çarparak durdu. Sanık, polislerin üzerine sürmediğini ve panikle hareket ettiğini savundu.
İmamoğlu Asliye Ceza Mahkemesi 07.04.2011 tarihinde sanığı TCK 265/1 uyarınca mahkûm etti. Yargıtay 15. Ceza Dairesi eylemin kasten yaralamaya teşebbüs olduğunu belirterek bozdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine dosya Ceza Genel Kuruluna geldi.
Kararda çözülen hukuki sorun
Uyuşmazlık, sanığın aracını görevli polislerin üzerine sürme eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu mu, yoksa kasten yaralama suçuna teşebbüsü mü oluşturduğudur. Aynı hareket her iki suçun tanımına yakın göründüğünden, ayrımın hangi ölçüyle yapılacağı belirleyicidir.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Genel Kurul önce iki suçun koruduğu değerleri ayırdı. Direnme suçu bakımından kararda “Bu suçla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup” denildi. Kasten yaralamada ise korunan değer kişinin vücut dokunulmazlığı ve beden bütünlüğüdür. TCK 265/1, seçimlik hareketli bir suç olarak, kamu görevlisine yerine getirdiği görevi yaptırmamak amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasını cezalandırır.
Somut olayda sanık, hakkında yasal işlem yapılacağını öngörerek yakalanmamak amacıyla hareket etmişti. Aracı kendisini durdurmakla görevli polislerin üzerine sürmesi, görevin yapılmasını engellemeye yönelik bir cebir olarak değerlendirildi. Genel Kurul sonucu şöyle ifade etti:
“görevi yaptırmamak için direnme suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu kabul edilmelidir”
Kararda aktarılan TCK 265/5 uyarınca, suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun ağır neticeleri gerçekleşirse ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır. İtiraz oybirliğiyle kabul edildi ve dosya uygulamanın denetlenmesi için Özel Daireye gönderildi.
Kararın uygulamaya etkisi: direnme dosyalarında ne anlama gelir?
Kontrol noktasından kaçış, dur ihtarına uymama ve araçla görevliye yönelme olaylarında iddianame çoğu zaman birden fazla suçu birlikte sayar. Bu karar, ayrımın failin amacına göre yapılacağını gösteriyor. Hareket görevin yapılmasını engellemeye yönelikse görevi yaptırmamak için direnme gündeme gelir; failin hedefi görevlinin bedenine zarar vermekse kasten yaralama hükümleri tartışılır.
Savunma açısından aracın hızı, manevra şekli, görevlilerle mesafe, kamera kayıtları ve olay tutanağının içeriği belirleyicidir. Panik savunması bu olgularla desteklenmelidir. Uygulamada kolluk işleminin hukuka uygunluğu da ayrıca tartışılabilir; bu karar o soruyu ele almadı. Gerçekleşen bir yaralanma varsa, ayrı bir hukuki değerlendirmenin yapılacağı da gözden kaçırılmamalıdır.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
| Düzenleme | Bu kararla ilişkisi |
|---|---|
| TCK m.265/1 | Görevi yaptırmamak amacıyla cebir veya tehdit; altı aydan üç yıla kadar hapis |
| TCK m.86 | Kasten yaralama; korunan değer beden bütünlüğü |
| TCK m.35 | Suça teşebbüs |
| CMK m.308 | Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi |
Benzer bir nitelendirme sorunu, gözaltı veya yakalama sırasında görevliye yönelik fiziksel karşı koyma olaylarında da ortaya çıkar.
Sık Sorulan Sorular
Polisin dur ihtarına uymamak tek başına direnme suçu mudur?
Bu karar, dur ihtarına uymamanın ötesinde aracın görevlilerin üzerine sürülmesini, yani görevin yapılmasını engellemeye yönelik bir cebri esas aldı. Yalnız ihtara uymama ile cebir veya tehdit içeren bir hareket arasındaki fark, suçun oluşup oluşmadığını belirleyen temel ölçüdür.
Direnme ile kasten yaralamaya teşebbüs nasıl ayrılır?
Genel Kurul ayrımı korunan hukuki değer ve failin amacı üzerinden yaptı. Amaç görevin yapılmasını engellemek veya yakalanmamaksa direnme, hedef görevlinin bedenine zarar vermekse yaralama hükümleri gündeme gelir. Dosyadaki olgular, özellikle aracın hareket biçimi ve görevlilerle mesafe, bu amacın tespitinde belirleyicidir.
Yaralanma olursa ne olur?
Kararda aktarılan TCK 265/5’e göre, direnme suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun ağır neticeleri gerçekleşirse ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır. Bu nedenle somut olayda yaralanma bulunup bulunmadığı ve derecesi, cezanın kapsamını etkileyen ayrı bir sorudur. Adli tıp raporu bu noktada temel delildir.
Panik savunması kabul edilebilir mi?
Bu dosyada sanık panikle hareket ettiğini savundu; Genel Kurul ise aracın görevlilerin üzerine sürüldüğünü ve amacın yakalanmamak olduğunu kabul etti. Panik savunmasının etkili olabilmesi için kamera kayıtları, aracın hızı ve manevra şekli gibi somut olgularla desteklenmesi gerekir.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu (TCK 265): Polise Mukavemetin Cezası
- Kasten Yaralama Suçu (TCK 86): Basit Yaralama, Şikâyet, Uzlaşma ve Cezası
- Yakalama ve Gözaltı (CMK 90–99): Gözaltı Süresi Kaç Saat, Haklar, İtiraz ve Tazminat
- Alkollü Araç Kullanma Cezası 2026: Promil Sınırları, Ehliyet Geri Alma ve TCK 179/3

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


