AYM Kararı: Duruşmada Dinlenmeyen Tanığın Beyanıyla Mahkûmiyet, Ali Rıza Telek (2013/2630)
Sanığın hiçbir aşamada soru soramadığı kişilerin kolluk ifadeleri mahkûmiyetin tek delili yapılırsa adil yargılanma hakkı ihlal edilir. Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü bu sonuca 30 Aralık 2014 tarihli Ali Rıza Telek kararında oybirliğiyle ulaştı ve yeniden yargılama yapılmasına hükmetti. Aşağıda bu tanık sorgulama hakkı AYM kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Karar, tanığa soru sorma hakkının Anayasa m.36 kapsamındaki yerini gösteren erken tarihli bireysel başvuru kararlarından biridir. İfadelerin dosyaya konulup okunmasının, tanığın duruşmada dinlenmesinin yerini tutmadığı bu kararda açıkça vurgulandı. Tanık beyanına dayanan her ceza dosyasında bu ilke dikkate alınmalıdır.
| Mahkeme | Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm) |
|---|---|
| Esas / Başvuru | Başvuru No: 2013/2630 |
| Karar | Bireysel başvuru (ihlal), Ali Rıza Telek Başvurusu |
| Karar tarihi | 30.12.2014 |
| Resmî Gazete | 28.03.2015, Sayı: 29309 |
| Konu | Sanığın sorgulayamadığı kişilerin ifadelerinin tek delil olarak hükme esas alınması |
| İlgili mevzuat | Anayasa m.36; AİHS m.6/3-d; CMK m.210, m.211 |
Kısaca
- Olayın ispatı bir kişinin algısına dayanıyorsa, o kişi kural olarak duruşmada dinlenmelidir.
- Önceki ifadenin okunması ancak CMK m.211 hükmündeki istisnalar ya da tarafların rızasıyla mümkündür.
- İfadeyi okuyup itiraz edebilmek, tanığı sorgulama imkânının yerini tutmaz.
- Sorgulanamayan beyan tek delilse ve savunmayı koruyan bir önlem alınmamışsa ihlal doğar.

Tanık sorgulama hakkı AYM kararına konu olay ve yargılama süreci
Başvurucu, silahlı bir örgüte üyelik suçundan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince 2009 yılında 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edildi ve hüküm Yargıtay tarafından onandı. Mahkûmiyet, başka davalarda yargılanan kişilerin soruşturma aşamasında kolluğa verdikleri ifadelere dayanıyordu.
Bu kişiler başvurucunun yargılandığı davada duruşmaya çağrılmadı; mahkeme yalnızca ifadelerin bulunduğu dosyaları getirtti. İfadeyi verenler, beyanların baskı altında alındığını ileri sürmüştü. Başvurucu, tanıklarla yüzleştirilmediğini, onlara soru soramadığını ve ifadelerin yasak yöntemlerle alınıp alınmadığının araştırılmadığını ileri sürerek bireysel başvuruda bulundu.
Kararda çözülen hukuki sorun
Mahkemenin önündeki soru, sanığın duruşmada sorgulama imkânı bulamadığı kişilerin önceki ifadelerine dayanan bir mahkûmiyetin Anayasa m.36 kapsamındaki adil yargılanma hakkıyla bağdaşıp bağdaşmadığıydı. Mahkeme konuyu AİHS m.6/3-d ve silahların eşitliği ilkesiyle birlikte değerlendirdi. Başvurucunun zamanaşımına ilişkin iddiası ise açıkça dayanaktan yoksun bulunarak kabul edilemez sayıldı.

Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesi
Mahkeme, delillerin kural olarak açık duruşmada ve sanığın huzurunda ortaya konulması gerektiğini hatırlattı. Dosyaya girmiş bir ifade, tanığın doğrudan dinlenmesinin yerini tutmaz. Somut olayda mahkûmiyetin dayandığı tek delil bu kişilerin beyanlarıydı.
“Somut başvuruda başvurucunun cezalandırılmasına dayanak yapılan tek delil tanık delilidir.”
Derece mahkemesi bu kişilerin duruşmada dinlenmesi için bir girişimde bulunmamış, CMK m.211 hükmündeki okunabilirlik istisnalarının var olup olmadığını araştırmamıştı. Başvurucunun ya da müdafiinin ifadelerin okunmasına açıkça rıza gösterdiğine dair bir kayıt da yoktu. Mahkemeye göre ifadeleri okuyabilmek ve bunlara itiraz edebilmek, tanığı sorgulama imkânının yerini tutmaz.
Mahkûmiyet yalnızca sorgulanma imkânı bulunmayan kişilerin ifadelerine dayandığı ve savunma haklarını koruyacak bir önlem alınmadığı için, başvurucunun hakları Anayasa m.36 güvenceleriyle bağdaşmayacak ölçüde kısıtlanmıştı. Mahkeme ihlal kararı verdi, dosyanın yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilmesine ve yargılama giderinin ödenmesine karar verdi.
Kararın uygulamaya etkisi: Tanık beyanına dayanan dosyalarda ne anlama gelir?
Karar, tanık beyanına dayanan dosyalarda savunmanın erken aşamada aktif olması gerektiğini gösteriyor. İddianamede ya da duruşmada kolluk veya savcılık ifadesine dayanılan bir kişi varsa, o kişinin duruşmada dinlenmesi açıkça talep edilmeli ve tutanağa geçirilmelidir. İfadenin okunmasına rıza gösterilmediği de kayda geçirilmelidir; aksi hâlde rıza bulunduğu ileri sürülebilir.
Tanığa ulaşılamıyorsa mahkemenin hangi araştırmayı yaptığı, CMK m.211 şartlarının gerçekten oluşup oluşmadığı ve dosyada beyanı doğrulayan başka delil bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır. Uygulamada mağdur beyanının ağırlık taşıdığı dosyalar ve beyanın tek delil olduğu suçlamalar bu bakımdan özellikle önemlidir. 2026 itibarıyla bu ilkeler, istinaf aşamasında ve bireysel başvuruda tanık sorgulama itirazlarının temelini oluşturmaya devam ediyor.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
| Düzenleme | Kapsamı |
|---|---|
| Anayasa m.36 | Hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı |
| AİHS m.6/3-d | İddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme hakkı |
| CMK m.210 | Olayın ispatı tanığın algısına dayanıyorsa tanığın duruşmada dinlenmesi |
| CMK m.211 | Önceki ifade tutanaklarının okunabileceği istisnai hâller |
Benzer bir sorun, tanığın istinabe yoluyla başka bir mahkemede dinlendiği ve sanığın bu dinlemede hazır bulunamadığı dosyalarda da gündeme gelir. Tanıklıktan çekinme hakkı olan yakınların beyanları ise ayrıca tanıklıktan çekinme kuralları çerçevesinde değerlendirilir.
Sık Sorulan Sorular
Sanık, aleyhine ifade veren tanığa soru sorabilir mi?
Evet, sanığın aleyhine beyanda bulunan tanığı sorguya çekme veya çektirme hakkı vardır. Bu hak AİHS m.6/3-d ile güvence altındadır ve Anayasa Mahkemesi bunu Anayasa m.36 kapsamında değerlendirir. Tanığın kural olarak duruşmada, sanığın huzurunda dinlenmesi gerekir.
Tanığın kolluk ifadesi duruşmada okunabilir mi?
Kural olarak tanığın duruşmada dinlenmesi gerekir ve önceki ifadenin okunması bunun yerini tutmaz. CMK m.211 bazı istisnai hâllerde okumaya izin verir; tarafların rızası da önem taşır. Ali Rıza Telek kararında bu şartlar araştırılmadığı ve rıza bulunmadığı için ihlal sonucuna varıldı.
Tanığa ulaşılamazsa mahkûmiyet verilebilir mi?
Tanığa ulaşılamaması tek başına yargılamayı durdurmaz; ancak mahkemenin ulaşmak için gerçek bir çaba göstermesi gerekir. Sorgulanamayan beyan mahkûmiyetin tek delili olursa ve savunmayı koruyan bir önlem bulunmazsa adil yargılanma hakkı ihlal edilebilir. Sonuç dosyadaki diğer delillere göre değişir.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Tanıklıktan Çekinme Hakkı (CMK 45–48): Kimler Tanıklık Yapmak Zorunda Değildir?
- Cinsel İstismar Davalarında Delil: Mağdur Beyanı, Çocuk İzlem Merkezi ve Adli Tıp Raporu
- Ceza Muhakemesinde İstinaf (CMK 272): 2 Haftalık Süre, Kesin Kararlar ve Temyiz
- Ceza Davasında Temyiz: Yargıtay’a Başvuru Süresi, Temyiz Edilemeyen Kararlar ve Süreç

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


