Yargıtay CGK Kararı: Mağdur Beyanındaki Çelişki ve Şüpheden Sanık Yararlanır (2022/231)
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, olayın adli mercilere yıllar sonra taşındığı ve mağdur anlatımlarının aşamalar arasında çeliştiği bir çocuğun cinsel istismarı dosyasında mahkûmiyetin kurulamayacağına, sanığın beraat etmesi gerektiğine karar verdi. Karar 25.09.2024 tarihli ve oy çokluğuyla alındı. Genel Kurul, bölge adliye mahkemesinin direnme hükmündeki kanaati yeterli görmedi; isnadın her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlanmasını aradı. Aşağıda bu mağdur beyanı Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Bu inceleme, kararın mağdur beyanına ilişkin ölçüsünü, Genel Kurulun şüphe kavramına yaklaşımını ve bu yaklaşımın 2026 itibarıyla görülen cinsel suç dosyalarında savunmaya nasıl yansıyabileceğini ele alıyor.
| Mahkeme | Yargıtay Ceza Genel Kurulu |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2022/231 |
| Karar | 2024/270 |
| Karar tarihi | 25.09.2024 |
| Konu | Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarında çelişkili mağdur beyanının ispat değeri |
| İlgili mevzuat | TCK m.103; CMK m.217; Anayasa m.38; AİHS m.6/2 |
Kısaca
- Ceza Genel Kurulu, bölge adliye mahkemesinin direnme yoluyla kurduğu mahkûmiyet hükmünü bozdu.
- Olayın yedi yıl sonra bildirilmesi ve beyanlardaki çelişkiler belirleyici görüldü.
- Aksi kanıtlanamayan savunma karşısında şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği vurgulandı.
- Karar ikinci müzakerede oy çokluğuyla alındı; Başkan ve on bir üye karşı oy kullandı.

Mağdur beyanı Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Sanığa, yakın akraba çevresinden bir çocuğa yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu isnat edildi. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi 07.03.2019 tarihinde sanığı çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûm etti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi bu hükmü kaldırarak eylemi sarkıntılık düzeyinde gördü ve yeniden mahkûmiyet kurdu.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirterek beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını isabetsiz buldu ve bozdu. Bölge adliye mahkemesi bozmaya direndi. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin direnmeyi yerinde görmemesi üzerine dosya Ceza Genel Kuruluna geldi.
Kararda çözülen hukuki sorun
Uyuşmazlık, sanığa atılı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olup olmadığıdır. Sorunun özü, olayın tek doğrudan anlatıcısı konumundaki mağdurun beyanının, uzun bir gecikmeyle ve aşamalar arasında farklılaşarak verilmesi durumunda mahkûmiyete tek başına dayanak olup olamayacağıdır.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Genel Kurul önce ispat ölçüsünü hatırlattı: ceza mahkûmiyeti ihtimale dayanamaz, vicdani kanaat ancak isnadın ispatlandığı anlamına gelir. Kararda iki kısa ilke cümlesi öne çıkıyor:
“Hukuki sorunun çözümünde vicdani kanaat ölçütü kullanılamaz.”
“suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir.”
Somut dosyada çoğunluk üç olguyu birlikte değerlendirdi. Olay adli mercilere yaklaşık yedi yıl sonra intikal etmişti. Mağdurun aşamalardaki anlatımları, eylemlerin gerçekleşme şekli ve olayın bir yakına anlatılma biçimi bakımından çelişki taşıyordu. Sanığın savunması ise aksi kanıtlanamayan nitelikteydi. Dosyada psikiyatrik bir değerlendirme raporu da bulunuyordu; çoğunluk gerekçesi ağırlığı beyanlar arasındaki çelişkilere verdi. Tartışılan delillerin gerekçeli şüpheyi tamamen gidermeye yetmediğini belirten Genel Kurul, ispat edilemeyen suçtan beraat kararı verilmesi gerektiği sonucuna ulaştı. Karşı oydaki Başkan ve on bir üye ise suçun sabit olduğu görüşündeydi.
Kararın uygulamaya etkisi: cinsel istismar dosyalarında ne anlama gelir?
Cinsel suç dosyalarında çoğu zaman tek doğrudan delil mağdurun anlatımıdır. Bu karar, o anlatımın kendi içinde ve diğer delillerle tutarlılığının ayrıntılı biçimde denetlenmesi gerektiğini gösteriyor. Savunma açısından ilk adım, kolluk, savcılık, adli görüşme ve duruşma aşamalarındaki beyanları yan yana koyup eylemin şekli, zamanı ve ilk kime anlatıldığı konusundaki farkları somut olarak göstermektir. Bu tespitler mağdur beyanının delil değeri tartışmasının merkezine yerleşir.
Sınırları da görmek gerekir. Gecikmeli bildirim tek başına beraat nedeni sayılmaz; Genel Kurul gecikmeyi çelişkilerle ve desteklenmeyen isnatla birlikte tartıştı. Karşı oy sayısı da konunun dosyaya göre değişebileceğini gösteriyor. Çelişki iddiası, istinaf ve temyiz dilekçelerinde aşama ve tutanak gösterilerek ileri sürülmelidir.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
| Düzenleme | Bu kararla ilişkisi |
|---|---|
| Anayasa m.38 ve AİHS m.6/2 | Masumiyet karinesi; şüphenin sanık lehine yorumlanmasının dayanağı |
| CMK m.217 | Hâkimin kanaatini duruşmada tartışılan delillere dayandırması |
| TCK m.103/1 | Çocuğun cinsel istismarı ve sarkıntılık düzeyinde kalan hâli |
| CMK m.307 | Direnme kararının Ceza Genel Kurulunca incelenmesi |
Eylemin hangi düzeyde kaldığı tartışması için sarkıntılık ile basit cinsel istismar ayrımı ayrıca önem taşır.
Sık Sorulan Sorular
Cinsel istismar davasında yalnız mağdur beyanıyla ceza verilebilir mi?
Beyan güvenilir, istikrarlı ve dosyadaki diğer olgularla uyumluysa mahkûmiyete dayanak olabilir. Bu kararda ise beyan aşamalar arasında çelişkili bulundu, savunma çürütülemedi ve Genel Kurul şüphenin giderilmediğini kabul ederek beraat gerektiğine karar verdi. Her dosyada beyanın gücü ayrıca tartılır.
Olayın yıllar sonra bildirilmesi beraat için yeterli midir?
Tek başına yeterli sayılmaz. Genel Kurul, yaklaşık yedi yıllık gecikmeyi beyanlardaki çelişkiler ve aksi kanıtlanamayan savunmayla birlikte değerlendirdi. Gecikme, beyanın güvenilirliği tartışılırken dikkate alınan olgulardan biridir ve diğer delillerle birlikte tartılır. Gecikmenin nedeni de dosya kapsamında ayrıca incelenir.
Bu karar hangi aşamada ileri sürülebilir?
Esas hakkındaki savunmada, istinaf başvurusunda ve temyiz dilekçesinde ileri sürülebilir. Etkili olması için beyanlar arasındaki farkların hangi tutanakta, hangi sayfada yer aldığı somut olarak gösterilmeli ve kararın ispat ölçüsüne ilişkin ilkeleriyle ilişkilendirilmelidir. Soyut bir şüphe iddiası yeterli etki doğurmaz.
Karşı oyların fazla olması kararın önemini azaltır mı?
Karar, Ceza Genel Kurulunun çoğunluk görüşü olarak dosyada sonuç doğurmuştur ve benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici niteliktedir. Başkan ve on bir üyenin karşı oyu ise beyan değerlendirmesinin somut olaya çok bağlı olduğunu ve her dosyanın kendi delilleriyle ele alınacağını gösterir.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Cinsel İstismar Davalarında Delil: Mağdur Beyanı, Çocuk İzlem Merkezi ve Adli Tıp Raporu
- Basit Cinsel İstismar ve Sarkıntılık (TCK 103/1): Cezası, Farkları ve Görevli Mahkeme
- Çocukların Cinsel İstismarı (TCK 103): Cezası, Soruşturma Süreci ve Mağdur Hakları
- Ceza Davasında Temyiz: Yargıtay’a Başvuru Süresi, Temyiz Edilemeyen Kararlar ve Süreç

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


