Yargıtay CGK Kararı: Çocuğun Cinsel İstismarında Cinsel Amaç ve Beyan İstikrarı (2019/638)
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.10.2023 tarihli kararında, eylemlerin cinsel amaçla yapıldığının şüpheli kaldığı gerekçesiyle verilen bozma kararını kaldırdı ve çocuğun cinsel istismarı suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğunu kabul etti. Çoğunluk, cinsel amacı mağdur beyanlarının istikrarından, bu beyanların başka anlatımlarla örtüşmesinden ve uzman raporlarından çıkardı. Aşağıda bu cinsel amaç Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Karar, failin iç dünyasına ait bir unsur olan cinsel amacın dış olgulardan nasıl tespit edildiğini gösteriyor. 2026 itibarıyla görülen dosyalarda hem iddia hem savunma açısından bu ölçülerin bilinmesi önem taşıyor.
| Mahkeme | Yargıtay Ceza Genel Kurulu |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2019/638 |
| Karar | 2023/513 |
| Karar tarihi | 11.10.2023 |
| Konu | Çocuğun cinsel istismarında cinsel amacın tespiti ve mağdur beyanlarının istikrarı |
| İlgili mevzuat | TCK m.103, m.43; CMK m.230, m.308 |
Kısaca
- Özel Daire, cinsel amacın şüphede kaldığını belirterek mahkûmiyeti bozmuştu.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı oy çokluğuyla kabul edildi.
- Beyanların temel hususlarda istikrarı ve adli görüşme raporları belirleyici bulundu.
- Başkan ve yedi üye itirazın reddi gerektiği görüşüyle karşı oy kullandı.

Cinsel amaç Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Öğrencilerin taşınmasıyla görevli sanık hakkında, on iki yaşından küçük iki çocuğa yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan dava açıldı. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi mahkûmiyet yönünde karar verdi. Yargıtay 14. Ceza Dairesi ise mahkûmiyet gerekçesini CMK 230/1-b ile uyumlu bulmadı ve eylemlerin cinsel amaçla yapıldığının şüphede kaldığını belirterek hükmü bozdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu bozmaya itiraz etti ve dosya Ceza Genel Kuruluna geldi.
Kararda çözülen hukuki sorun
Uyuşmazlık, sanığa atılı eylemlerin çocuğun cinsel istismarı suçunun unsurlarını taşıyıp taşımadığıdır. Sorunun merkezinde cinsel amaç yer alıyor: dokunma niteliğindeki bir davranışın suç sayılabilmesi için failin cinsel arzularını tatmin amacıyla hareket etmesi gerekir. Bu amaç doğrudan görülemeyeceği için, hangi delillerle ve ne ölçüde kanıtlanacağı tartışma konusudur.
Özel Daire ile Genel Kurul arasındaki fark, aynı delillerden çıkarılan sonuçtadır. Daire, eylemlerin niteliğini şüpheli bularak sanık lehine sonuca gitmişti. Genel Kurul ise şüphenin delillerin bütünü karşısında giderildiğini kabul etti. Bu ayrım, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin hangi noktada devreye girdiğini anlamak için de önemlidir.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Genel Kurul çoğunluğu cinsel amaç için soyut bir tanım vermek yerine dosya içeriğini bütün olarak değerlendirdi. Mağdurların temel hususlardaki beyanları istikrarlı bulundu. Bu beyanlar, inceleme dışı kalan diğer mağdurelerin anlatımlarıyla büyük ölçüde örtüşüyordu. Adli görüşme raporları da ifadelerin güvenilirliğini destekler nitelikteydi. Mağdurun duruşmada dinlenmesi sırasında hazır bulunan pedagog bilirkişi de fiziksel ve zihinsel gelişimin uyumlu olduğunu ve anlatımlarına itibar edilebileceğini bildirmişti.
Sanığın değişen savunmaları ise inandırıcı görülmedi. Kararda bu savunmalar için “inandırıcılıktan uzak savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olması” ifadesi kullanıldı. Çoğunluk bu olgulardan şu sonuca ulaştı:
“sanığın mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu kabul edilmelidir.”
Bozma kararı kaldırıldı ve dosya, kapatılan 14. Ceza Dairesinin yerine görev yapan 9. Ceza Dairesine uygulamanın denetlenmesi için gönderildi.
Kararın uygulamaya etkisi: cinsel istismar dosyalarında ne anlama gelir?
Karar, cinsel amacın çoğu dosyada dolaylı delillerle belirlendiğini açıkça gösteriyor. Mağdur beyanının farklı aşamalarda temel noktalarda aynı kalması, bağımsız tanıklarla örtüşmesi ve adli görüşme sürecinde hazırlanan raporlar bir arada değerlendirildiğinde, savunmanın yalnız amacın iç dünyaya ait olduğunu söylemesi yeterli olmuyor.
Savunma açısından odak noktası, bu destek unsurlarının her birinin ayrı ayrı denetlenmesidir: raporun hangi yöntemle hazırlandığı, görüşmenin kayda alınıp alınmadığı, tanık anlatımlarının birbirinden etkilenip etkilenmediği. Bilirkişi ve uzman raporlarına itiraz somut gerekçe taşımalıdır. Savunmanın tutarlılığı da sonucu etkiler; aşamalarda değişen açıklamalar çoğunluk gerekçesinde aleyhe değerlendirildi.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
| Düzenleme | Bu kararla ilişkisi |
|---|---|
| TCK m.103/1 | Çocuğun cinsel istismarı suçunun temel şekli |
| TCK m.43 | Birden fazla eylemde zincirleme suç değerlendirmesi |
| CMK m.230/1-b | Mahkûmiyet gerekçesinde delillerin tartışılması zorunluluğu |
| CMK m.308 | Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi |
Konunun genel çerçevesi için çocukların cinsel istismarı suçu yazısına bakılabilir.
Sık Sorulan Sorular
Cinsel amaç nasıl ispat edilir?
Cinsel amaç failin iç dünyasına ait olduğundan çoğunlukla dış olgulardan çıkarılır. Bu kararda Genel Kurul, mağdur beyanlarının istikrarını, inceleme dışı diğer mağdurelerin anlatımlarıyla örtüşmesini, adli görüşme raporlarını ve pedagog bilirkişi görüşünü birlikte değerlendirerek amacın varlığını kabul etti.
Adli görüşme raporu tek başına mahkûmiyete yeter mi?
Kararda rapor tek başına değerlendirilmedi. Rapor, istikrarlı beyanlar, örtüşen tanık anlatımları ve duruşmadaki uzman görüşüyle birlikte bir delil bütünü oluşturdu. Raporun dayanağı ve yöntemi savunma tarafından ayrıca tartışılabilir ve somut eleştiriler mahkemece cevaplanmalıdır. Raporu hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesi de istenebilir.
Savunmanın değişmesi neden önemlidir?
Çoğunluk, sanığın aşamalarda farklılaşan açıklamalarını inandırıcı bulmadı ve bunları cezadan kurtulmaya yönelik saydı. Bu nedenle savunmanın soruşturmanın başından itibaren dosya içeriğiyle uyumlu ve tutarlı biçimde kurulması, sonradan yapılacak düzeltmelerden daha fazla etki doğurabilir. Her açıklama tutanağa geçtiği için ilk ifadeler önem taşır.
Karar sonrası dosya neden 9. Ceza Dairesine gönderildi?
Genel Kurul yalnızca uyuşmazlık konusu olan suçun oluşup oluşmadığı sorusunu çözdü. Cezanın belirlenmesi ve diğer uygulama sorunlarının denetimi için dosya, kapatılan 14. Ceza Dairesinin görev alanını devralan 9. Ceza Dairesine gönderildi. Ceza miktarına ilişkin itirazlar bu aşamada incelenir.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Çocukların Cinsel İstismarı (TCK 103): Cezası, Soruşturma Süreci ve Mağdur Hakları
- Cinsel İstismar İddiasında Çocuk İzlem Merkezi ve Adli Görüşme Süreci
- Cinsel İstismar Davalarında Delil: Mağdur Beyanı, Çocuk İzlem Merkezi ve Adli Tıp Raporu
- Ceza Davasında Bilirkişi Raporuna İtiraz (CMK 67): Süre, Uzman Mütalaası ve Yeni Rapor

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


