Tutuklama Hangi Hallerde Olur? CMK 100: Şartlar, Katalog Suçlar, Süreler ve İtiraz

Tutuklama Hangi Hallerde Olur? CMK 100: Şartlar, Katalog Suçlar, Süreler ve İtiraz

MAKALE REHBERİ

Bu yazıda ele alınan konular

İlgilendiğiniz bölüme doğrudan geçebilir veya makaleyi baştan sona okuyabilirsiniz.

  • Tutuklama hangi hallerde verilir? Üç temel şart
  • Tutuklama nedenleri: kaçma ve delil karartma şüphesi
  • Katalog suçlarda tutuklama nedeni var sayılabilir mi?

Güncellendi ·Mevzuat kontrolü: Resmî Gazete ve mevzuat.gov.tr·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Tutuklama hangi hallerde verilir sorusunun cevabı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 100’dedir. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, kanunda sayılan bir tutuklama nedeni ve ölçülülük birlikte bulunmalıdır (m. 100/1). Yalnız adli para cezası veya üst sınırı iki yılı aşmayan hapis gerektiren suçlarda kural olarak tutuklama yasaktır (m. 100/4).

Aynı soru çoğu zaman gece yarısı adliye koridorunda sorulur. Gözaltı süresi dolan kişi savcılıkta ifade vermiş, dosya sulh ceza hâkimliğine gönderilmiştir ve yakınları birkaç saat içinde “tutuklanacak mı?” diye beklemektedir. Cevap, kişinin kim olduğuna değil kanunda yazılı ölçütlere bağlıdır.

Tutuklama (tutuklama: hüküm kesinleşmeden önce kişinin özgürlüğünün hâkim kararıyla geçici olarak kısıtlanması) bir ceza değil, muhakemenin güvenliğini sağlayan istisnai bir koruma tedbiridir. CMK 100–112 hükümleri, tutukluluk süreleri, itiraz yolları ve adli kontrol seçeneği aşağıda güncel metne göre yer alıyor.

Kısaca

  • Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni birlikte aranır (CMK m. 100/1).
  • Katalog suçlarda tutuklama nedeni “var sayılabilir”, ama bu otomatik tutuklama demek değildir (m. 100/3).
  • Yalnız adli para cezası veya üst sınırı iki yılı aşmayan hapis gerektiren suçlarda kural olarak tutuklama yasaktır (m. 100/4).
  • Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına iki hafta içinde itiraz edilir; itirazı asliye ceza hâkimi inceler (m. 268/3-b).
  • Adli kontrol yeterliyse tutuklamaya gidilemez; kararda bunun neden yetersiz kaldığı gösterilmelidir (m. 101/2-d).

Tutuklama hangi hallerde verilir? Üç temel şart

Tutuklama hangi hallerde verilebilir sorusunda CMK m. 100/1 iki olumlu şart ve bir sınır koyar. Birinci şart, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerdir.

Soyut bir ihbar, doğrulanmamış tek bir beyan ya da genel bir izlenim bu eşiği karşılamaz. İkinci şart, kanunda sayılan bir tutuklama nedeninin bulunmasıdır. Bu iki şart gerçekleşse bile hâkim ayrıca ölçülülük denetimi yapmak zorundadır.

Ölçülülük kanunda açıkça yazılıdır. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan durumlarda tutuklama kararı verilemez. Beklenen yaptırım hafifse ya da adli kontrol gibi daha hafif bir tedbir aynı amaca hizmet edecekse, özgürlükten yoksun bırakma haklı görülmez. Örneğin düzenli bir işi ve ailesiyle yaşadığı sabit bir adresi olan, ilk kez suç isnadıyla karşılaşan bir kişi için imza yükümlülüğü çoğu zaman yeterli bir alternatiftir.

Tutuklama hangi hallerde verilir sorusuna CMK 100'e göre dört ölçütle cevap veren bilgi kartı
Tutuklama Hangi Hallerde Verilir?

Tutuklama nedenleri: kaçma ve delil karartma şüphesi

Kanun iki genel tutuklama nedeni sayar (m. 100/2). Birincisi kaçma şüphesidir. Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa tutuklama nedeni var sayılabilir.

Yerleşik adresinin olmaması, daha önceki çağrılara uymaması veya yurt dışına çıkış hazırlığı bu kapsamda tartışılır. Belirleyici olan, olgunun dosyadaki somut bilgilere dayanmasıdır.

İkinci tutuklama nedeni delil karartma şüphesidir. Şüpheli veya sanığın davranışları; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişiminde bulunma konusunda kuvvetli şüphe oluşturuyorsa bu neden doğar. Deliller büyük ölçüde toplanmışsa, örneğin tanıklar dinlenmiş ve dijital materyaller incelenmişse, bu gerekçe zayıflar. Bu nedenle tutuklama nedeni her incelemede yeniden değerlendirilmelidir.

Katalog suçlarda tutuklama nedeni var sayılabilir mi?

CMK m. 100/3 bazı ağır suçlar için farklı bir sistem öngörür. Bu suçların işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir.

Uygulamada “katalog suçlar” diye anılan bu listede kaçma veya karartma şüphesinin ayrıca gösterilmesi gerekmez. Ancak kanun “var sayılabilir” der, “var sayılır” demez. Ölçülülük ve adli kontrolün yeterliliği yine değerlendirilmek zorundadır.

KanunKatalogdaki suçlar (özet)
5237 sayılı TCKSoykırım ve insanlığa karşı suçlar; göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti; kasten öldürme; kasten yaralama (m. 86/3-b, e, f) ve m. 87; işkence; cinsel saldırı (m. 102/1 hariç); çocukların cinsel istismarı; hırsızlık (m. 141, 142) ve yağma; uyuşturucu imal ve ticareti; suç örgütü (m. 220; 2, 7 ve 8. fıkralar hariç); devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı bazı suçlar
6136 sayılı KanunSilah kaçakçılığı (m. 12)
Diğer kanunlar4389 s. Bankalar Kanunu m. 22/3-4 zimmet; 4926 s. Kanundaki hapis gerektiren kaçakçılık suçları; 2863 s. Kanun m. 68 ve 74; 6831 s. Kanun m. 110/4-5; 2911 s. Kanun m. 33; 3713 s. Kanun m. 7/3
2022 eklemeleri (7406)Kadına karşı kasten yaralama; sağlık personeline görevi sırasında veya dolayısıyla kasten yaralama
2024 eklemesi (7528)Eğitim çalışanlarına görevleri sırasında veya sebebiyle kasten yaralama (m. 100/3-k)

2024 değişikliği. 10.10.2024 kabul tarihli 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu (Resmî Gazete 18.10.2024, sayı 32696) CMK m. 100/3’e (k) bendini ekledi. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî okullarda ve özel öğretim kurumlarında görev yapan yönetici, öğretmen ve usta öğreticilere, ders ücretli öğretmenlere ve diğer kamu kurumlarındaki öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya sebebiyle işlenen kasten yaralama katalog suçlar arasına girdi.

Katalogdaki bazı bentler yürürlükten kalkmış kanunlara (4389 ve 4926 sayılı Kanunlar) atıf yapmaya devam eder. Bu atıfların hangi güncel suç tipine karşılık geldiği somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir. Katalog suçların unsurları ve cezaları için kasten öldürme, uyuşturucu imal ve ticareti ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma yazılarımıza bakabilirsiniz.

Hangi suçlarda tutuklama yasağı var?

CMK m. 100/4 bir tutuklama yasağı getirir. Yalnız adli para cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. Hapis cezasının üst sınırı iki yılı aşmayan suçlarda da tutuklama yasaktır.

Tek istisna, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlardır. Örneğin basit kasten yaralama, üst sınırı düşük olsa da bu istisna nedeniyle yasak kapsamına girmez.

Çocuklar için ek bir yasak vardır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 21’e göre on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında, üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerden dolayı tutuklama kararı verilemez. 7593 sayılı Kanunla (yürürlük 18.08.2026) bu kanunda “suça sürüklenen çocuk” yerine “adli süreçteki çocuk” terimi kullanılmaya başlandı. Ayrıntılar için Çocuk Koruma Kanunu yazımıza bakabilirsiniz.

Tutuklama yasağı olan hâllerde de hâkim adli kontrole başvurabilir (m. 109/2). Böylece kişi özgürlüğünden yoksun bırakılmadan, yurt dışı çıkış yasağı veya imza yükümlülüğü gibi tedbirlerle muhakemenin güvenliği sağlanabilir.

Tutuklama kararını veren merci ve gerekçe şartı

Soruşturma evresinde tutuklama kararını, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir. Kovuşturma evresinde mahkeme, savcının istemi üzerine veya kendiliğinden karar verir (m. 101/1). Savcının isteminde gerekçe göstermesi ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağını hukuki ve fiili nedenleriyle açıklaması zorunludur.

CMK m. 101/2’ye göre tutuklama kararı, tutukluluğun devamı ve tahliye isteminin reddi kararlarında dört husus somut olgularla gösterilmelidir. Bunlar kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tedbirin ölçülülüğü ve adli kontrolün yetersizliğidir. Kararın içeriği kişiye sözlü olarak bildirilir ve bir örneği yazılı olarak verilir. Matbu ve genel ifadelerle kurulan kararlar bu şartı karşılamaz.

Uygulamada. Tutuklama istendiğinde şüpheli veya sanık, kendi seçtiği ya da barodan görevlendirilecek bir müdafinin yardımından yararlanır (m. 101/3). Sorgu öncesinde müdafinin dosyayı incelemesi ve adli kontrol yönünden somut öneriler (sabit adres belgesi, iş yeri yazısı, imza yükümlülüğüne hazır olma) sunması savunmayı güçlendirir.

CMK 102 uyarınca azami tutukluluk süresi tablosu, asliye ve ağır ceza işleri ile soruşturma evresi
Azami Tutukluluk Süreleri (CMK 102)

Tutukluluk süresi ne kadar olabilir?

Kanun tutukluluk süresini işin ağırlığına ve evreye göre sınırlar (m. 102). Sürelerin dolması tek başına tahliye nedenidir. Ancak kişi hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmaya devam edilebilir (m. 109/7). Uzatma kararları; savcının, şüpheli veya sanık ile müdafinin görüşleri alındıktan sonra verilir (m. 102/3).

DurumAzami tutukluluk süresi
Ağır ceza görevine girmeyen işler1 yıl; zorunlu hâllerde gerekçeyle 6 ay uzatılabilir
Ağır ceza görevine giren işler2 yıl; uzatmalar toplam 3 yılı geçemez
TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım 4–7. bölüm suçları ve TMK suçlarıUzatma toplamı 5 yılı geçemez
Soruşturma evresi (asliye / ağır ceza işleri)6 ay / 1 yıl
Soruşturma evresi (bu bölüm suçları, TMK ve toplu suçlar)En çok 1 yıl 6 ay; gerekçeyle 6 ay uzatılabilir
Suç tarihinde 15 yaşını doldurmamış çocukYukarıdaki sürelerin yarısı
Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış çocukYukarıdaki sürelerin dörtte üçü

Tutuklulukta geçen süre, hüküm kesinleşirse hapis cezasından mahsup edilir (TCK m. 63). Adli para cezasında bir gün 500 TL sayılarak indirim yapılır; bu tutar 7499 sayılı Kanunla 100 TL’den 500 TL’ye çıkarıldı. Hapis cezasının türleri ve infazı için hapis cezaları yazımıza bakabilirsiniz.

Tutuklama kararına itiraz ve tahliye talebi

Tutuklama kararı ve tutuklamaya ilişkin kararlara itiraz edilebilir (m. 101/5). İtiraz, kanunda ayrıca hüküm yoksa kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır (m. 268/1). Bu süre 7499 sayılı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarıldı ve 1.6.2024 ve sonrasında verilen kararlara uygulanır.

İtiraz merci karara göre değişir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (m. 268/3-b). Sulh ceza hâkimliği işlerine asliye ceza hâkimi bakıyorsa itirazı ağır ceza mahkemesi başkanı inceler. Kovuşturma evresinde asliye ceza mahkemesinin kararına itirazda merci ağır ceza mahkemesi, ağır ceza mahkemesinin kararına itirazda ise numara olarak onu izleyen daire veya en yakın ağır ceza mahkemesidir (m. 268/3-c).

İtirazdan bağımsız olarak şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir (m. 104). Savcı da şüphelinin adli kontrol altında serbest bırakılmasını isteyebilir veya tutuklamanın gereksiz olduğu kanısına varırsa kişiyi kendiliğinden serbest bırakır (m. 103). Bu istemler üç gün içinde karara bağlanır; örgüt faaliyeti çerçevesindeki suçlarda süre yedi gündür (m. 105).

Tutuklama ve uzatma kararları, tutuklunun bir yakınına veya belirlediği kişiye hâkim kararıyla gecikmeksizin bildirilir. Yabancı uyruklu kişinin tutuklanması, yazılı olarak karşı çıkmadıkça konsolosluğuna bildirilir (m. 107). Yakalama anından itibaren uygulanan kurallar için yakalama ve gözaltı işlemleri yazımıza bakabilirsiniz.

Tutukluluk incelemesi ve adli kontrol

Soruşturma evresinde tutukluluğun devamının gerekip gerekmediği, en geç otuzar günlük aralıklarla sulh ceza hâkimince incelenir. Bu incelemede şüpheli veya müdafi dinlenir (m. 108/1). Kovuşturma evresinde mahkeme bu değerlendirmeyi her oturumda, koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da otuz günlük süre içinde kendiliğinden yapar (m. 108/3). Bu yüzden tutuklama hangi hallerde sorusu yalnız ilk sorguda değil, her incelemede yeniden sorulur.

Adli kontrol, tutuklamanın en önemli alternatifidir. Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim, şüpheliyi tutuklamak yerine bir veya birden fazla yükümlülük altına alabilir (m. 109/1). Başlıca yükümlülükler yurt dışına çıkamamak, belirli yerlere düzenli başvurmak (imza), konutunu terk etmemek, belirli yerlere gitmemek, silah bulunduramamak, güvence yatırmak ve bağımlılık tedavisine uymaktır (m. 109/3).

Tutuklama kararına itiraz ve tahliye talebi adımlarını gösteren süreç görseli
Tutuklamaya Karşı Başvuru Yolları
Adli kontrol kuralıGüncel düzenleme
Periyodik incelemeEn geç dört aylık aralıklarla (m. 110/4)
Azami süre, asliye ceza işleri2 yıl; zorunlu hâllerde 1 yıl uzatma (m. 110/A)
Azami süre, ağır ceza işleri3 yıl; uzatma toplamı 3 yılı, bazı suçlarda 4 yılı geçemez
Konutu terk etmemeHer iki gün, cezadan mahsupta bir gün sayılır (m. 109/6)
Yükümlülüğe isteyerek uymamaCeza miktarına bakılmaksızın tutuklama kararı verilebilir (m. 112)

Ağır hastalığı veya engelliliği nedeniyle ceza infaz kurumunda hayatını yalnız sürdüremeyen şüpheliler ile gebe veya doğumdan itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheliler hakkında tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir (m. 109/4). Azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle verilen adli kontrolün ihlalinde yeniden tutuklama süresi ağır ceza işlerinde dokuz ay, diğer işlerde iki ay ile sınırlıdır (m. 112/2).

Haksız tutuklama tazminatı

Kanuna aykırı tutuklanan, makul sürede hâkim önüne çıkarılmayan veya kanuna uygun tutuklandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı alan kişi, maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (m. 141/1). 7499 sayılı Kanunla eklenen (l) bendi, konutu terk etmeme veya bağımlılık tedavisi gibi adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra beraat edenleri de kapsama aldı.

İstem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde yapılır (m. 142/1). Kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi görevlidir. Ancak 1.6.2024 ve sonrasında yapılan istemlerde m. 141/1’in (e), (f) ve (l) bentleri, yani beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonrası istemler ile fazla tutukluluk istemleri, 6384 sayılı Kanun uyarınca Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna yapılır (m. 142/2). Beraat sonrası süreç için beraat kararı yazımıza bakabilirsiniz.

Kovuşturma sonunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulduğunda, dosya bölge adliye mahkemesine geldikten sonra salıverilme istemi hakkındaki kararı bölge adliye mahkemesi verir (m. 104/3). Suç tarihine göre lehe kanun (TCK m. 7) her aşamada değerlendirilmelidir. Ceza yargılamasının genel çerçevesi için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Tutuklama hangi hallerde olur? Sık sorulan sorular

Katalog suçlarda tutuklama zorunlu mu?

Hayır, zorunlu değildir. CMK m. 100/3 katalog suçlarda tutuklama nedeninin var sayılabileceğini söyler. Hâkim yine kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delilleri, ölçülülüğü ve adli kontrolün yeterli olup olmadığını değerlendirmek ve kararında somut olgularla göstermek zorundadır. Matbu ve genel ifadelerle kurulan kararlar bu şartı karşılamaz.

Tutuklamaya itiraz süresi kaç gün?

İtiraz süresi kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK m. 268/1). 7499 sayılı Kanun bu süreyi yedi günden iki haftaya çıkardı. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına yapılan itirazı asliye ceza hâkimi inceler. Ayrıca her aşamada ayrı bir tahliye talebinde bulunulabilir.

İki yıldan az cezası olan suçta tutuklama olur mu?

Kural olarak olmaz. CMK m. 100/4, yalnız adli para cezası gerektiren suçlarda ve hapis cezasının üst sınırı iki yılı aşmayan suçlarda tutuklamayı yasaklar. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu yasağın istisnasıdır. Örneğin basit kasten yaralamada üst sınır düşük olsa da yasak uygulanmaz. Yasak hâlinde adli kontrol uygulanabilir (m. 109/2).

Tutuklu kalınan süre cezadan düşülür mü?

Evet, düşülür. TCK m. 63 uyarınca hüküm kesinleşmeden önce gözaltı ve tutuklulukta geçen süreler hapis cezasından indirilir. Adli para cezasında bir gün 500 TL sayılarak mahsup yapılır. Konutu terk etmeme adli kontrolünde ise her iki gün, cezadan mahsupta bir gün sayılır (CMK m. 109/6).

Tutukluluk süresi en fazla ne kadar?

Asliye ceza işlerinde en çok 1 yıl, zorunlu hâllerde 6 ay uzatmayla 1 yıl 6 aydır. Ağır ceza işlerinde 2 yıldır ve uzatmalar toplam 3 yılı, bazı devlet güvenliği ve terör suçlarında 5 yılı geçemez (CMK m. 102). Soruşturma evresi ve çocuklar için daha kısa sınırlar vardır.

Tutuklanan kişinin ailesine haber verilir mi?

Evet. Tutuklama ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karar, hâkim kararıyla tutuklunun bir yakınına veya belirlediği kişiye gecikmeksizin bildirilir (CMK m. 107/1). Yabancı uyruklu tutuklunun durumu, yazılı olarak karşı çıkmadıkça konsolosluğuna bildirilir. Tutuklama istendiğinde kişi, kendi seçtiği ya da barodan görevlendirilecek bir müdafinin yardımından da yararlanır (m. 101/3).

Adli kontrol ne kadar sürer?

Ağır ceza görevine girmeyen işlerde en çok 2 yıldır ve zorunlu hâllerde 1 yıl uzatılabilir. Ağır ceza işlerinde 3 yıldır; uzatmalar toplam 3 yılı, bazı devlet güvenliği ve terör suçlarında 4 yılı geçemez. Çocuklarda süreler yarı oranında uygulanır (CMK m. 110/A).

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu yazı 27 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre gözden geçirilmiştir.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.