AYM Kararı: Yurt Dışı Çıkış Yasağının Azami Süresi ve Tutuklama, V.K. Başvurusu (2023/95649)
Yurt dışı çıkış yasağının kanundaki azami süresi, hüküm verildikten sonra istinaf ve temyizde geçen süre de dahil kesintisiz işler; süresi dolan tedbire aykırılık tutuklama gerekçesi yapılamaz. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 16 Aralık 2025 tarihli V.K. kararında bu tespitle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Aşağıda bu yurt dışı çıkış yasağı AYM kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Karar 16 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve 2026 itibarıyla adli kontrol sürelerine ilişkin en güncel içtihatlardan biridir. Yıllardır yurt dışı yasağıyla yaşayan ve dosyası kanun yolunda bekleyen kişiler için kararın sonuçları doğrudan önem taşıyor.
| Mahkeme | Anayasa Mahkemesi (Genel Kurul) |
|---|---|
| Esas / Başvuru | Başvuru No: 2023/95649 |
| Karar | Bireysel başvuru (ihlal), V.K. Başvurusu |
| Karar tarihi | 16.12.2025 |
| Resmî Gazete | 16.04.2026, Sayı: 33226 |
| Konu | Azami süresi dolmuş yurt dışı çıkış yasağına aykırılık gerekçesiyle tutuklama |
| İlgili mevzuat | Anayasa m.13, m.19; CMK m.100, m.109, m.110/A, m.112 |
Kısaca
- Ağır ceza mahkemesinin görevine giren terör suçlarında adli kontrolün azami süresi uzatmalarla birlikte yedi yıldır.
- Bu süre tedbirin uygulanmaya başladığı tarihten hesaplanır ve kanun yolunda geçen süre de bu süreye dahildir.
- Azami süresi dolmuş bir tedbire uyulmaması, CMK m.112 uyarınca tutuklamaya dayanak yapılamaz.
- Dosya kanun yolundayken ilk derece mahkemesine CMK m.100 kapsamında tutuklama yetkisi veren açık bir hüküm bulunmuyordu.

Yurt dışı çıkış yasağı AYM kararına konu olay ve yargılama süreci
Başvurucu hakkında, terör örgütü üyeliği soruşturması kapsamında 21 Ağustos 2016 tarihinde yurt dışına çıkış yasağı konuldu. Ağır ceza mahkemesi 4 Ekim 2018 tarihinde başvurucuyu 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti; hükümde adli kontrol tedbirine ilişkin ayrı bir değerlendirme yapılmadı. İstinaf başvurusu esastan reddedildi ve dosya temyiz aşamasına geçti. Bu süre boyunca yasak devam etti.
Başvurucu Ekim 2023’te Bodrum açıklarında tekneyle Yunanistan’a geçmeye çalışırken yakalandı. Ağır ceza mahkemesi, adli kontrol yükümlülüğüne uyulmadığı gerekçesiyle CMK m.112 uyarınca tutuklama kararı verdi ve itiraz reddedildi. Başvurucu 27 Ekim 2023’te bireysel başvuruda bulundu. Yargıtay 27 Haziran 2024’te hükmü bozdu ve tutukluluğun devamına karar verdi; başvurucu 7 Şubat 2025’te tahliye edildi.
Kararda çözülen hukuki sorun
Başvurucu, yedi yıllık azami adli kontrol süresinin 21 Ağustos 2023 tarihinde dolduğunu, bu nedenle tutuklama tarihinde geçerli bir yasak kalmadığını ileri sürdü. Mahkemenin cevaplaması gereken soru, hüküm sonrasında kanun yolunda geçen sürenin adli kontrolün azami süresine dahil olup olmadığı ve süresi dolmuş bir tedbire dayanılarak tutuklama yapılıp yapılamayacağıydı.

Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesi
Mahkeme, kişi hürriyetine yapılan her müdahalenin kanuni bir dayanağı bulunması gerektiğini hatırlattı. CMK m.110/A uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevine giren terör suçlarında adli kontrol süresi, uzatmalarla birlikte en fazla yedi yıldır ve tedbirin uygulanmaya başladığı tarihten itibaren hesaplanır.
Mahkemeye göre hüküm verildikten sonra kanun yolunda geçen süreler de adli kontrol süresine dahildir. Yurt dışı çıkış yasağı kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakan bir tedbir sayılmadığından, tutuklulukta mahkûmiyetle birlikte uygulanan ayrım bu tedbir için aynen kabul edilemez. Bu nedenle süre 21 Ağustos 2016 tarihinden kesintisiz hesaplanmalıydı ve tutuklama tarihinde dolmuştu.
Azami süresi dolmuş bir tedbire uyulmamasına dayanılarak CMK m.112 uyarınca tutuklama kararı verilmesinin kanuni temeli yoktu. Dosya kanun yolundayken ilk derece mahkemesinin CMK m.100 kapsamında tutuklama kararı verebileceğine dair açık bir hüküm de bulunmuyordu. Mahkeme Anayasa m.19 ihlaline oyçokluğuyla karar verdi; bir üye, kaçarken yakalanmanın somut kaçma şüphesi oluşturduğu görüşüyle karşı oy kullandı. Başvurucuya net 167.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildi, yeniden yargılamada hukuki yarar görülmedi.
Kararın uygulamaya etkisi: Adli kontrol ve yurt dışı yasağı dosyalarında ne anlama gelir?
Kararın en somut sonucu, yurt dışı çıkış yasağı süresinin hesaplanmasında kanun yolu aşamasının artık dışarıda bırakılamayacağıdır. Yıllardır süren bir yasakta, tedbirin ilk uygulandığı tarih tespit edilmeli ve kanundaki azami sürenin dolup dolmadığı hesaplanmalıdır. Süre dolmuşsa tedbirin kaldırılması dosyanın bulunduğu mercie talep edilebilir.
Kararın sınırı da dikkate alınmalıdır. Genel Kurul çoğunluğu ihlal sonucuna kaçma olgusundan bağımsız olarak, tutuklamanın kanuni dayanaktan yoksun olması nedeniyle ulaştı. Azami süre dolmamışsa ya da tutuklama için başka bir kanuni dayanak varsa sonuç farklı olabilir. Adli kontrol süreleri suç türüne göre değiştiğinden, her dosyada CMK m.110/A hükmünün güncel metni ayrıca incelenmelidir. Tutuklama kararı verildiğinde ise tutuklamaya itiraz dilekçesinde azami süre hesabı açıkça gösterilmelidir.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
| Düzenleme | Kapsamı |
|---|---|
| CMK m.109 | Adli kontrol yükümlülükleri, yurt dışına çıkamamak dahil |
| CMK m.110/A | Adli kontrolün azami süreleri |
| CMK m.112 | Adli kontrol yükümlülüklerine uymayan şüpheli veya sanık hakkında tutuklama |
| Anayasa m.19 | Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı |
Benzer bir hesaplama sorunu, imza yükümlülüğü gibi diğer adli kontrol tedbirlerinde de ortaya çıkabilir. Tedbirin devamının gerekli olup olmadığı, azami süre dolmadan önce de ölçülülük yönünden tartışılabilir.
Sık Sorulan Sorular
Yurt dışı çıkış yasağı en fazla ne kadar sürer?
Azami süre suç türüne ve görevli mahkemeye göre CMK m.110/A hükmünde belirlenir. V.K. kararına konu dosyada, ağır ceza mahkemesinin görevine giren terör suçu için uzatmalarla birlikte yedi yıllık sınır uygulandı. Anayasa Mahkemesi kanun yolunda geçen süreyi de bu sınıra dahil etti.
Dosya Yargıtay’dayken yurt dışı yasağının süresi işler mi?
Evet, işler. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, yurt dışı çıkış yasağında hüküm sonrası istinaf ve temyizde geçen sürenin de azami süreye dahil olduğuna karar verdi. Süre, tedbirin ilk uygulandığı tarihten itibaren dosyanın bulunduğu aşamaya bakılmaksızın kesintisiz hesaplanır.
Süresi dolan yasağa uyulmazsa tutuklama yapılabilir mi?
V.K. kararına göre azami süresi dolmuş bir tedbire uyulmaması CMK m.112 uyarınca tutuklamaya dayanak yapılamaz. Mahkeme bu durumda kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Ancak tutuklama için başka bir kanuni dayanak bulunan dosyalarda değerlendirme farklı olabilir.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Adli Kontrol (CMK 109): İmza Yükümlülüğü, Yurt Dışı Çıkış Yasağı, Ev Hapsi ve Kaldırılması
- Tutuklamaya İtiraz ve Tahliye Talebi: Süre, Merci ve Dilekçede Dikkat Edilecekler
- Tutuklama Hangi Hallerde Olur? CMK 100: Şartlar, Katalog Suçlar, Süreler ve İtiraz
- Ceza Davasında Temyiz: Yargıtay’a Başvuru Süresi, Temyiz Edilemeyen Kararlar ve Süreç

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


