Yargıtay CGK Kararı: Cinsel İstismarda Mağdurun Yaşında Hata ve TCK 30 (2021/213)
Sanığın mağdurun yaşını bilmediğine ilişkin savunması başka bir delille desteklenmiyorsa, çocuğun cinsel istismarı suçunda TCK 30 kapsamındaki hata hükmü uygulanamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 19.03.2025 tarihli kararında, hata nedeniyle verilen bozma kararını oy çokluğuyla kaldırdı. Aşağıda bu yaşta hata Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Kararın ağırlık noktası, yaşta hata iddiasının nasıl ispatlanacağıdır. Genel Kurul tarafların ilişkisini, görüşme sıklığını ve dosyadaki anlatımları bütün olarak tarttı; hata savunmasının başka delille desteklenmesini aradı. 2026 itibarıyla bu ölçü, yaş sınırına yakın mağdurların bulunduğu dosyalarda sıkça gündeme gelmektedir.
| Mahkeme | Yargıtay Ceza Genel Kurulu |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2021/213 |
| Karar | 2025/136 |
| Karar tarihi | 19.03.2025 |
| Konu | Çocuğun cinsel istismarında mağdurun yaşına ilişkin hata iddiası |
| İlgili mevzuat | TCK m.30/1, m.103, m.109; CMK m.308 |
Kısaca
- Sanık, nitelikli cinsel istismar ve hürriyetten yoksun kılma suçlarından mahkûm edilmişti.
- Özel Daire, yaşa ilişkin savunma ve tereddüt gözetilmeden TCK 30’un uygulanmamasını bozmuştu.
- Genel Kurul çoğunluğu, desteklenmeyen hata savunmasına itibar etmedi.
- Başkan hata hükmünün uygulanması gerektiğini savundu; yedi üye de itirazın reddi görüşündeydi.

Yaşta hata Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Sanık hakkında, çocuk yaştaki bir mağdura yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açıldı. Taraflar arasında akrabalık bulunuyordu ve yaklaşık iki ay süren bir ilişki söz konusuydu. Ağır ceza mahkemesi 20.11.2015 tarihinde sanığın mahkûmiyetine karar verdi.
Sanık müdafisinin temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesi 14.12.2020 tarihinde, sanığın mağdurun yaşına ilişkin savunması ve yaş konusundaki tereddüt gözetilmeden TCK 30’un uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesini isabetsiz bularak hükmü bozdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine dosya Ceza Genel Kuruluna geldi.
Kararda çözülen hukuki sorun
Uyuşmazlık, sanığın mağdurun yaşını bilmediği iddiasının TCK 30. maddedeki hata hükmünün uygulanmasını gerektirip gerektirmediğidir. TCK 30/1’e göre suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kişi kasten hareket etmiş olmaz. Çocuğun cinsel istismarı suçunda mağdurun yaşı bu unsurlardandır; bu nedenle yaşta hata, kastı ortadan kaldırma sonucu doğurabilir.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Genel Kurul, hatanın niteliğini doktrinden aktardığı şu tanımla çerçeveledi:
“Suçun maddi unsurlarına ilişkin hata, eylemin suç teşkil etmesi için bulunması zorunlu hususlara ilişkin bir yanılmadır.”
Çoğunluk, hata savunmasının esaslı ve dosya bütünü içinde inandırıcı olması gerektiğini kabul etti. Somut olayda tarafların akrabalığı, yakın yerlerde yaşamaları, yaklaşık iki aylık ilişki ve en az iki üç kez yüz yüze görüşme birlikte değerlendirildi. Mağdurun savcılıktaki anlatımı da dikkate alındı. Sanığın yaşı bilmediği yönündeki savunması başka bir delille desteklenmediği için itibar görmedi. Savunmayı destekler görünen inceleme dışı sanık anlatımı ise sonradan sanık lehine değiştirildiği için esas alınmadı. Duruşmada tutanağa geçen görünüşe ilişkin gözlem çoğunluk gerekçesinde ayrıca tartışılmadı; ağırlık ilişkiye ait olgulara verildi. Genel Kurul sonucu “hata hâlinin uygulanma şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir” cümlesiyle ifade etti ve dosyayı uygulamanın denetlenmesi için 9. Ceza Dairesine gönderdi.
Karşı oyda Başkan, tarafların nadiren görüştüğünü ve duruşmadaki gözleme dayanarak hata hükmünün uygulanmasını zorunlu gördü.
Kararın uygulamaya etkisi: cinsel istismar dosyalarında ne anlama gelir?
Yaşta hata, çocukların cinsel istismarı dosyalarında sık ileri sürülen bir savunmadır. Bu karar, savunmanın yalnız beyanla kurulamayacağını gösteriyor. Kararda tarafların ilişkisi, ne kadar süre ve hangi sıklıkta görüştükleri, ortak çevre ve tanık anlatımları birlikte ele alındı. Sanığın mağdurun yaşını bilmesinin beklenebileceği bir ilişki varsa hata iddiası güç kazanamıyor.
Savunma açısından hata iddiası, soruşturmanın başından itibaren somut olgularla desteklenmelidir: tanışma ortamı, mağdurun kendini nasıl tanıttığı, varsa yazışmalar. Sonradan sanık lehine değişen anlatımlar aleyhe değerlendirilebilir. Karşı oyların varlığı ise her dosyanın kendi olgularıyla tartışılacağını hatırlatır. Konunun delil boyutu için cinsel istismar davalarında delil yazısına da bakılabilir.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
| Düzenleme | Bu kararla ilişkisi |
|---|---|
| TCK m.30/1 | Maddi unsurlarda hata ve kastın ortadan kalkması |
| TCK m.103 | Çocuğun cinsel istismarı; mağdurun yaşı suçun unsuru |
| TCK m.109 | Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma |
| CMK m.308 | Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi |
Benzer biçimde, failin haksızlık bilincine ilişkin kaçınılmaz hata iddiası TCK 30/4 kapsamında ayrıca değerlendirilir; iki hata türünün şartları farklıdır.
Sık Sorulan Sorular
Mağdurun yaşını bilmemek cezayı ortadan kaldırır mı?
TCK 30/1 uyarınca suçun maddi unsurunu bilmeyen kişi kasten hareket etmiş olmaz. Ancak bu kararda Genel Kurul, yaşı bilmediği iddiasının dosyadaki delillerle desteklenmesini aradı. Yalnız savunmaya dayanan ve ilişkinin niteliğiyle çelişen hata iddiası kabul görmedi.
Mağdurun büyük görünmesi yeterli midir?
Bu dosyada çoğunluk görünüşe ilişkin gözlemi ayrıca tartışmadı; tarafların akrabalığı, görüşme sıklığı ve ilişkinin süresi gibi olgular ağır bastı. Karşı oyda ise bu gözlem hata lehine değerlendirildi; sonuç her dosyada olguların bütününe göre değişebilir.
Hata savunması hangi delillerle desteklenebilir?
Tanışma ortamı, mağdurun yaşı hakkında kendisinin verdiği bilgiler, yazışmalar, sosyal medya kayıtları ve bağımsız tanık anlatımları hata iddiasını destekleyebilir. Bu delillerin soruşturma aşamasından itibaren dosyaya kazandırılması ve aşamalarda tutarlı biçimde ileri sürülmesi önem taşır. Sonradan değişen anlatımlar aleyhe yorumlanabilir.
Bu karar yaş sınırına yakın her dosyada uygulanır mı?
Karar, hata iddiasının nasıl değerlendirileceğine dair yol gösterici ölçüler koyar; sonucu ise somut olayın olgularına bağlıdır. Taraflar arasında akrabalık, uzun süreli ilişki ya da sık görüşme yoksa değerlendirme farklılaşabilir. Karşı oyların varlığı da bu konunun dosyaya göre tartışmalı olabildiğini gösterir.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Çocukların Cinsel İstismarı (TCK 103): Cezası, Soruşturma Süreci ve Mağdur Hakları
- Cinsel İstismar Davalarında Delil: Mağdur Beyanı, Çocuk İzlem Merkezi ve Adli Tıp Raporu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK 109): Alıkoyma, Nitelikli Hâller ve Cezası
- Cinsel İstismar Zamanaşımı: Çocuklukta Yaşanan İstismar Ne Zaman Şikâyet Edilebilir?

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


