Sepil Türkiye kararı kapak görseli

AİHM Kararı: Sepil/Türkiye, Uyuşturucu Satışında Polis Kışkırtması (17711/07)

Karar incelemesi ·Kaynak: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm) karar metni·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sepil/Türkiye kararında, alıcı gibi davranarak şüpheliden eroin satın alan ve bu operasyonu hâkim izni olmadan yürüten polislerin suçu kışkırttığını ve bu delile dayanan mahkûmiyetin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini oy birliğiyle kabul etti. Karar 12.11.2013 tarihinde İkinci Bölüm tarafından verildi. Aşağıda bu Sepil Türkiye kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.

Mahkeme, yerel mahkemenin kışkırtma iddiasını hiç incelemediğini de ayrıca vurguladı. 2026 itibarıyla Türkiye’de kolluk ajanı ya da kontrollü alım içeren uyuşturucu dosyalarında savunmanın başvurduğu temel AİHM kararlarından biridir.

Karar künyesi
MahkemeAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm)
Esas / BaşvuruBaşvuru No: 17711/07
KararSepil/Türkiye (AİHS m.6/1 ihlal)
Karar tarihi12.11.2013
KonuUyuşturucu satışında polis kışkırtması ve adil yargılanma hakkı
İlgili mevzuatAİHS m.6/1; CMK m.139

Kısaca

  • Kimliği bilinmeyen bir kaynağın ihbarı üzerine bir polis memuru başvurucuyu arayıp 40 TL’ye eroin almak üzere anlaştı.
  • Operasyon, CMK 139’un gizli soruşturmacı için aradığı hâkim kararı olmadan, polislerin kendi inisiyatifiyle yürütüldü.
  • Mahkemeye göre polisler pasif kalmadı ve başvurucunun müdahale olmadan satış yapacağına dair objektif bir veri bulunmuyordu.
  • AİHS 6/1 ihlal edildi; 4.000 avro manevi tazminat verildi ve yeniden yargılama en uygun giderim olarak gösterildi.
AİHM Sepil/Türkiye 17711/07 karar künyesi kartı
Uyuşturucu satışında kolluk kışkırtmasına ilişkin 12.11.2013 tarihli AİHM kararı

Sepil Türkiye kararına konu olay ve yargılama süreci

Kimliği açıklanmayan bir kaynak, başvurucunun uyuşturucu ticareti yaptığını polise bildirdi. 26.06.2005 tarihinde polis memurlarından biri başvurucuyu telefonla arayarak 40 TL karşılığında eroin almak üzere anlaştı. Buluşmada başvurucu kâğıda sarılı açık kahverengi bir madde verdi ve polisler seri numaraları önceden kaydedilen banknotlarla ödeme yaptı. Başvurucunun üzerinden başka paketler ve bir şırınga çıktı. Başvurucu eroin bağımlısı olduğunu ve maddeyi kendi kullanımı için aldığını söyledi.

Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi 26.05.2006 tarihinde başvurucuyu uyuşturucu ticaretinden 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm etti, Yargıtay 25.12.2006 tarihinde hükmü onadı. Operasyon için CMK 139’un öngördüğü hâkim kararı alınmamıştı. Başvurucu, mahkûmiyetin kışkırtmayla elde edilen delile dayandığını ve lehine olabilecek telefon kayıtlarının incelenmediğini ileri sürerek AİHM’e başvurdu.

Kararda çözülen hukuki sorun

Mahkemenin önündeki soru, polislerin yalnızca süregelen bir suç faaliyetini mi gözlemlediği, yoksa başvurucuyu kendi başına işlemeyeceği bir suça mı yönelttiğiydi. Bu ayrım, AİHM içtihadında meşru gizli soruşturma ile yasak kışkırtma arasındaki sınırı belirler. İkinci soru ise yerel mahkemenin kışkırtma iddiasını gereği gibi inceleyip incelemediğiydi.

Sepil/Türkiye kararında kışkırtma testini özetleyen tablo
AİHM’in maddi ve usul kışkırtma testleri

AİHM’in değerlendirmesi

Mahkeme önce delillerin kabul edilebilirliğinin esas olarak iç hukukun konusu olduğunu, kendi görevinin ise yargılamanın bütün olarak adil olup olmadığını denetlemek olduğunu hatırlattı. Kamu yararının, polis kışkırtması sonucu elde edilen delilin kullanılmasını haklı kılamayacağını vurguladı.

Somut olayda polislerin pasif davranmadığı tespit edildi. Başvurucunun polis müdahalesi olmadan eroin satacağını gösteren objektif bir delil yoktu. Başvurucunun önceki mahkûmiyetleri ve hakkındaki yakalama kararı, polisler onu aradığı sırada bilinmiyordu. Operasyon, CMK 139’un aradığı yargısal izin alınmadan polislerin kendi inisiyatifiyle başlatılmıştı. Yerel mahkeme ise kışkırtma olup olmadığını incelemeden bu delillere dayanmış, telefon numaralarının kime ait olduğunu da araştırmamıştı. Bu nedenlerle Mahkeme, polislerin suçu kışkırttığı ve yargılamanın adil olmadığı sonucuna vardı. AİHS 6/1 oy birliğiyle ihlal edildi; 4.000 avro manevi tazminat ve 1.000 avro masraf ödenmesine hükmedildi, maddi tazminat talebi reddedildi.

Kararın uygulamaya etkisi: kontrollü alım dosyalarında ne anlama gelir?

Karar, kolluğun alıcı gibi davrandığı her dosyada iki sorunun sorulması gerektiğini gösterir. Birincisi maddi sorudur: kolluk, zaten var olan bir satış faaliyetine mi katıldı, yoksa satışı kendisi mi başlattı? Şüpheli hakkında önceden somut ve objektif bir şüphe bulunup bulunmadığı, ilk teklifin kimden geldiği ve fiyatın kim tarafından belirlendiği bu noktada önem taşır. İkincisi usul sorusudur: gizli soruşturmacı görevlendirmesi için hâkim kararı alınmış mı?

Kışkırtma iddiası, mümkün olan en erken aşamada ve somut olgularla ileri sürülmelidir. Yerel mahkemenin bu iddiayı gerekçesinde tartışmaması, Sepil kararında ihlal sebeplerinden biri sayılmıştır. Delilin hukuka uygunluğuna ilişkin genel çerçeve için hukuka aykırı delil yazımıza bakılabilir. Kararın sınırı da bilinmelidir: AİHM, kışkırtma olmadan yürütülen ve şüpheli hakkında objektif veriye dayanan gizli soruşturmaları meşru kabul eder. Ankara’daki soruşturma süreci için uyuşturucu soruşturma süreci yazısı yol gösterici olabilir.

İlgili mevzuat ve benzer durumlar

Kararla bağlantılı hükümler ve AİHM’in uyguladığı testler aşağıda özetlenmiştir.

KonuKısa açıklama
AİHS m.6/1Adil yargılanma hakkı; yargılamanın bütün olarak hakkaniyeti
CMK 139Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi için hâkim kararı
Maddi testKolluk pasif mi kaldı, suçu kendisi mi başlattı?
Usul testiKışkırtma iddiası yerel mahkemece incelendi mi?
CMK 311AİHM ihlal kararı üzerine yeniden yargılama imkânı

Türk hukukunda kolluk müdahalesinin sınırı, gizli soruşturmacıya ilişkin CMK 139 hükmü ve hukuka aykırı delil yasağı birlikte gözetilerek belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

Polisin alıcı gibi davranıp uyuşturucu alması her zaman hukuka aykırı mı?

Her zaman hukuka aykırı sayılmaz. AİHM, kolluğun süregelen bir suç faaliyetini pasif biçimde ortaya çıkardığı operasyonları meşru görür. Sepil kararında ise objektif şüphe bulunmadan satışı polislerin başlatması ve hâkim izni alınmaması kışkırtma olarak değerlendirildi. Kolluğun rolü bu nedenle her dosyada ayrıca incelenir.

Kışkırtma iddiası hangi aşamada ileri sürülmeli?

Soruşturmanın başından itibaren ve somut olgularla ileri sürülmelidir. Kimin ilk teklifi yaptığı, telefon kayıtları ve gizli soruşturmacı kararı bulunup bulunmadığı dosyaya getirilmelidir. Yerel mahkemenin iddiayı tartışmaması, AİHM’in ihlal gerekçelerinden biri olmuştur. Bu iddianın gerekçeli kararda tartışılması talep edilmelidir.

AİHM ihlal kararı mahkûmiyeti kendiliğinden ortadan kaldırır mı?

Kendiliğinden ortadan kaldırmaz. AİHM bu kararda yeniden yargılamayı en uygun giderim olarak gösterdi. Türk hukukunda CMK 311, AİHM ihlal kararı üzerine yeniden yargılama yolunu düzenler; başvurunun kanundaki süre ve koşullara uygun yapılması gerekir. Talebin içeriği AİHM kararındaki ihlal gerekçesine dayanmalıdır.

Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.