Yargıtay CGK Kararı: Eşin Öldüğü Kazada Jandarmaya Verilen Beyanın Delil Değeri (2022/388 E.)
Hakkında somut şüphe bulunan kişinin, hakları hatırlatılmadan ve müdafi olmadan kolluğa söylediği sözler, sonradan doğrulanmadıkça mahkûmiyete dayanak yapılamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22.12.2022 tarihli kararında, eşinin öldüğü bir kazadan hemen sonra jandarmaya söylenen sözleri bu nedenle değerlendirme dışında tuttu ve nitelikli kasten öldürme mahkûmiyetini bozdu. Aşağıda bu kolluk beyanı Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Karar, olay yerinde tutulan tutanakların ceza dosyasındaki ağırlığını doğrudan ilgilendiriyor. Kurul ayrıca kalan delillerle kastın türünün belirlenmesini istedi. 2026 itibarıyla kolluk beyanlarına dayanan ağır ceza dosyalarında sıkça başvurulan bir Genel Kurul kararıdır.
| Mahkeme | Yargıtay Ceza Genel Kurulu |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2022/388 |
| Karar | 2022/824 |
| Karar tarihi | 22.12.2022 |
| Konu | Haklar hatırlatılmadan kolluğa yapılan beyanın delil değeri ve kast tespiti |
| İlgili mevzuat | TCK m.21, m.82/1-d, m.85; CMK m.147, m.148/4, m.206, m.217 |
Kısaca
- Somut şüphe altındaki kişinin kolluğa verdiği bilgi, ifade alma güvencelerinden ayrı bir “bilgi toplama” sayılamaz.
- Haklar hatırlatılmadan, müdafi yokken alınan ve sonradan doğrulanmayan beyanlar ikrar niteliği taşımaz ve hükme esas alınamaz.
- Kalan delillerle, gerekirse bilirkişi raporu alınarak ölüm neticesinin sanık açısından muhakkak olup olmadığı belirlenmelidir.
- Mahkûmiyet bozuldu, sanık adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi; karar oy çokluğuyla verildi.

Kolluk beyanı Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Karara konu dosyada sanık, majör depresyon tanısıyla tedavi gören ve daha önce intihar girişimlerinde bulunmuş bir kişidir. Eşiyle birlikte akşam yemeğine giderken kullandığı araç bir virajda yoldan çıkarak uçuruma yuvarlanmış, eşi olay yerinde hayatını kaybetmiş, sanık ağır yaralı kurtulmuştur. Taraflar arasında bilinen bir husumet yoktur. Tek görgü tanığı, fren sesi duymadığını, yerde fren izi görmediğini, havanın karanlık olduğunu ancak yağış ya da sis bulunmadığını anlatmıştır.
Olay yerine gelen jandarma görevlilerinin tuttuğu tutanağa, sanığın eşini kasten öldürdüğünü ima eden sözler söylediği yazılmıştır. Sanık sonraki ifadelerinde bu sözleri hatırlamadığını ve olayın kaza olduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme önce taksirle öldürme kabul edip TCK 22/6 uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiş, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozmalarından sonra sanığı TCK 82/1-d uyarınca eşe karşı kasten öldürmeden mahkûm etmiştir. Daire bu hükmü düzelterek onamış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise eylemin olası kastla işlendiğini ileri sürerek itiraz etmiştir.
Kararda çözülen hukuki sorun
Asıl uyuşmazlık, eylemin doğrudan kastla mı olası kastla mı işlendiğidir. Genel Kurul bu soruya geçmeden önce bir ön sorunu ele aldı: jandarma tutanağına geçirilen beyanların hükme esas alınıp alınamayacağı. Çünkü kastın türü, büyük ölçüde bu sözlere dayanılarak belirlenmişti.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Genel Kurul çoğunluğu, jandarmaya söylenen sözlerin sanığın ikrarı sayılamayacağını kabul etti. Beyanlar, sanığa hakları hatırlatılmadan, müdafi bulunmadan alınmış ve sanık tarafından sonradan doğrulanmamıştı. Bu nedenle CMK 148/4, 206 ve 217 uyarınca hükme esas alınamazdı. Kurul, olay anında sanık hakkında en azından taksirle öldürme yönünden somut bir şüphe bulunduğunu, bu yüzden söz konusu beyanların ifade alma güvencelerinin dışında kalan serbest bir bilgi toplama olarak da görülemeyeceğini belirtti.
Bu beyanlar ve bunları aktaran görevlilerin anlatımları dışarıda bırakıldığında, eylemin nitelendirilmesi için gerekirse bilirkişi raporu alınarak ölüm neticesinin sanık açısından muhakkak olup olmadığı belirlenmeliydi. İtiraz değişik gerekçeyle kabul edildi, onama kararı kaldırıldı ve hüküm bozuldu. Sanık, yurt dışına çıkmama ve duruşmalara katılma yükümlülükleriyle tahliye edildi.
Kurul Başkanı ve altı üye karşı oy kullandı. Onlara göre beyan ikrar niteliği taşımasa da kendiliğinden verilmiş bir emare olarak diğer delillerle birlikte değerlendirilebilirdi. İlk müzakerede yeterli çoğunluk sağlanamamış, karar ikinci müzakerede verilmiştir.
Kararın uygulamaya etkisi: kolluk tutanaklarına dayanan dosyalarda ne anlama gelir?
Karar, olay yerinde kolluk görevlilerine söylenen ve tutanağa geçirilen sözlerin, kişi hakkında somut şüphe varsa ifade alma kurallarına tabi olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Savunma açısından bu tür tutanakların ne zaman, kim tarafından ve hangi koşullarda düzenlendiği incelenmeli, hakların hatırlatılıp hatırlatılmadığı ve müdafi yardımı imkânının sağlanıp sağlanmadığı sorgulanmalıdır.
Bu koşulları taşımayan beyanların dışlanması talebi, hukuka aykırı delil itirazı olarak ilk derece mahkemesinden itibaren ileri sürülmelidir. Kararın sınırı da önemlidir: Genel Kurul sanığın suçsuz olduğunu söylemedi, kalan delillerle kastın türünün yeniden belirlenmesini istedi. Karşı oyun gösterdiği gibi, kendiliğinden yapılan beyanların emare değeri tartışması da sürmektedir.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
| Hüküm | Düzenlediği konu |
|---|---|
| CMK m.147 | İfade alma ve hakların hatırlatılması |
| CMK m.148/4 | Müdafisiz kolluk ifadesinin doğrulanma şartı |
| CMK m.217/2 | Hukuka uygun delille ispat |
| TCK m.82/1-d | Eşe karşı nitelikli kasten öldürme |
| TCK m.22/6 | Taksirli suçta ceza verilmesine yer olmaması |
“İkrar bir emare olmayıp doğrudan doğruya delildir.”
Karşı oy yazısında yer alan bu tespit, ikrar ile emare arasındaki ayrımın neden önemli olduğunu gösteriyor. Karşı oya göre ikrar sayılamayan bir söz, ancak emare olarak diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir; çoğunluk ise bu sözleri tamamen değerlendirme dışında tuttu.
Sık Sorulan Sorular
Olay yerinde polise veya jandarmaya söylenen sözler delil olur mu?
Kişi hakkında somut şüphe varsa ve hakları hatırlatılmadan, müdafi olmadan alınmışsa, sonradan doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Genel Kurul bu dosyada jandarma tutanağına geçirilen sözleri bu nedenle değerlendirme dışında tuttu. Sanık bu sözleri sonradan doğrulamamıştı ve bu durum sonuca etkili oldu.
Kolluk tutanağındaki beyan nasıl dışlatılır?
Beyanın alınış koşulları incelenerek hakların hatırlatılmadığı ve müdafi bulunmadığı ortaya konur, ardından CMK 148/4 ve 217 uyarınca delil dışı bırakılması talep edilir. Bu talep ilk derece mahkemesinden başlayarak istinaf ve temyiz aşamalarında da tekrarlanmalıdır. Tutanağı düzenleyen görevlilerin anlatımları da aynı değerlendirmeye tabidir.
Bu kararla sanık beraat etti mi?
Hayır, Genel Kurul beraat kararı vermedi. Mahkûmiyeti bozdu ve kalan delillerle, gerekirse bilirkişi raporu alınarak kastın türünün yeniden belirlenmesini istedi. Sanık bu süreçte adli kontrol tedbirleriyle tahliye edildi. Dosya yeniden yerel mahkemede görülecektir. Sonuç, yeni delil değerlendirmesine bağlıdır.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Hukuka Aykırı Delil (CMK 217, 206): Gizli Kayıt, Arama ve Telefon İncelemesi Ne Zaman Geçersizdir?
- Susma Hakkı ve Müdafi Yardımı (CMK 147): İfadede Hangi Haklarınız Var?
- Cinayet Davası Nasıl İşler? Soruşturma, Tutukluluk, Ağır Ceza Duruşması ve Kanun Yolları
- Adli Kontrol (CMK 109): İmza Yükümlülüğü, Yurt Dışı Çıkış Yasağı, Ev Hapsi ve Kaldırılması

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


