Zincirleme suç Yargıtay kararı kapak görseli

Yargıtay CGK Kararı: Cinsel İstismarda Zincirleme Suç İçin İddianamede Anlatım Şartı (2025/75)

Karar incelemesi ·Kaynak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu karar metni·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

İddianamede birden fazla eylemin ayrı ayrı ve açıkça anlatılmadığı bir çocuğun cinsel istismarı dosyasında, mahkeme zincirleme suç hükmünü uygulayarak cezayı artıramaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 10.09.2025 tarihli kararında bu sonuca oybirliğiyle ulaştı ve direnme hükmünü bozdu. Aşağıda bu zincirleme suç Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.

Karar, TCK 43 uygulamasının maddi olayla birlikte, öncelikle kamu davasının sınırlarına bağlı olduğunu gösteriyor. Beyanlardan tekrar anlaşılsa bile, her eylem için usulüne uygun açılmış bir dava bulunmalıdır. 2026 itibarıyla cinsel suç dosyalarında cezayı doğrudan etkileyen bir ölçüdür.

Karar künyesi
MahkemeYargıtay Ceza Genel Kurulu
Esas / Başvuru2025/75
Karar2025/325
Karar tarihi10.09.2025
Konuİddianamede anlatılmayan tekrar eden eylemler için zincirleme suç hükmünün uygulanması
İlgili mevzuatTCK m.43, m.103/1; CMK m.170, m.225, m.226

Kısaca

  • İddianame tekrar eden eylemleri açıkça anlatmıyor, sevk maddesi olarak TCK 103/1 gösteriyordu.
  • İlk derece mahkemesi beyanlardan tekrar anlaşıldığını kabul ederek TCK 43 uyguladı.
  • Genel Kurul, her eylem için usulüne uygun bir kamu davası bulunmadığını belirtti.
  • Direnme hükmü oybirliğiyle bozuldu; mahkemelerin savcıyı dava açmaya zorlayamayacağı vurgulandı.
Yargıtay CGK 2025/75 E. 2025/325 K. karar künyesi kartı
Ceza Genel Kurulunun 10.09.2025 tarihli kararının künyesi

Zincirleme suç Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci

Sanık hakkında, yakın çevresinden bir çocuğa yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 2021 yılında iddianame düzenlendi. İddianamede eylemin değişik tarihlerde tekrarlandığına ilişkin açık bir anlatım yer almıyor, sevk maddeleri olarak TCK 103/1 birinci cümle ve 53. madde gösteriliyordu. Sanık suçlamayı kabul etmedi.

Yargılamayı yapan Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi, eylemin değişik zamanlarda tekrarlandığını kabul ederek zincirleme suç hükümlerine göre cezayı artırdı. Yargıtay’ın bozma kararına mahkeme direndi ve dosya Ceza Genel Kuruluna geldi.

Kararda çözülen hukuki sorun

Uyuşmazlık, iddianamede birden fazla tekrar eden eylemin açıkça anlatılıp anlatılmadığı ve bu nedenle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına dayanak olacak usulüne uygun bir kamu davasının bulunup bulunmadığıdır. Başka bir deyişle soru şudur: iddianameye alıntılanan beyanlarda tekrardan söz edilmesi, her bir eylem için dava açılmış sayılmasına yeter mi?

Cinsel istismarda zincirleme suç uygulamasına ilişkin karar özeti
Genel Kurulun iddianame ile bağlılık ilkesine ilişkin ölçüleri

Yargıtay’ın değerlendirmesi

Genel Kurul, CMK 225’teki bağlılık kuralından hareket etti: hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilebilir. Mahkeme fiilin hukuki nitelendirmesinde serbesttir, fakat iddianamede yer almayan bir fiil hakkında hüküm kuramaz.

Somut dosyada iddianamede sanığın aynı suçu değişik tarihlerde birden fazla işlediğini açıkça gösteren bir anlatım bulunmuyordu. Beyanların iddianameye alıntılanması bu sonucu doğurmadı. Bir olaydan dolaylı biçimde söz edilmesi, o olay hakkında dava açıldığı anlamına gelmez. Genel Kurul bu nedenle şu tespiti yaptı:

“teselsül hükümlerinin uygulanmasına esas teşkil eden her suç için usulüne uygun bir kamu davasının bulunmadığı”

Kararda savunma hakkıyla bağ da kuruldu: “Savunma hakkı, öncelikle ithamın öğrenilmesi ile mümkün olur ve etkili biçimde kullanılabilir.” Kamu davasını açma takdirinin savcıya ait olduğu, mahkemelerin savcıyı dava açmaya zorlayamayacağı da hatırlatıldı. Direnme hükmü oybirliğiyle bozuldu, tutukluluk hâlinin devamına karar verildi.

Kararın uygulamaya etkisi: zincirleme suç dosyalarında ne anlama gelir?

Zincirleme suç hükmü cezayı belirgin biçimde artırdığı için, cinsel istismar dosyalarında iddianamenin anlatım bölümü ayrıntılı okunmalıdır. Eylemlerin sayısı, zamanı ve şekli iddianamede ayrı ayrı gösterilmemişse, yargılama sırasında ortaya çıkan anlatımlar tek başına artırım gerekçesi olamaz.

Savunma bu itirazı esas hakkındaki savunmada, istinafta ve temyizde ileri sürebilir. Sınırları da vardır: kamu davası açma takdiri savcıya ait olduğundan, iddianamede yer almayan eylemler bakımından ayrı bir değerlendirme ancak savcılık eliyle yapılabilir; mahkeme de fiilin niteliğini değiştirirken CMK 226 uyarınca ek savunma hakkı tanımak zorundadır. İddianamenin eksik anlatımı soruşturma aşamasında fark edilirse iddianamenin iadesi mekanizması da gündeme gelebilir.

İlgili mevzuat ve benzer durumlar

DüzenlemeBu kararla ilişkisi
TCK m.43/1Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesinde ceza artırımı
CMK m.170İddianamede olayların ve delillerin gösterilmesi
CMK m.225Hükmün iddianamedeki fiil ve faille sınırlı olması
CMK m.226Vasıf değişikliğinde ek savunma hakkı

Aynı ilke, iddianamede tek eylem anlatılıp yargılamada farklı bir eylemin ortaya çıktığı diğer suç tiplerinde de uygulanır.

Sık Sorulan Sorular

Mağdur birden fazla olaydan söz ettiyse zincirleme suç uygulanır mı?

Bu karara göre yalnız beyanlarda tekrardan söz edilmesi yeterli sayılmaz. Zincirleme suç artırımı için her eylemin iddianamede doğrudan ve bağımsız olarak anlatılmış olması, yani her biri için usulüne uygun bir kamu davası bulunması gerekir. Bu şart savunmanın ithamı öğrenmesi için de aranır.

Mahkeme iddianameyi kendisi genişletebilir mi?

Genişletemez. Mahkeme fiilin hukuki nitelendirmesinde serbest olsa da iddianamede yer almayan fiil hakkında hüküm kuramaz. Kamu davası açma takdiri Cumhuriyet savcısına aittir ve Genel Kurul mahkemelerin savcıyı dava açmaya zorlayamayacağını vurgulamıştır. Bu kural, yargılamanın sınırlarını baştan belirler.

Bu karar cezayı nasıl etkiler?

Zincirleme suç hükmü uygulandığında ceza belirli oranlarda artırılır. Genel Kurul kararıyla mahkûmiyet hükmü bozulduğundan, yeniden yargılamada cezanın mevcut iddianamenin sınırları içinde belirlenmesi gerekecektir. Kesin ceza miktarı ilk derece mahkemesinin yeni değerlendirmesine bağlıdır. Tutukluluk hâli ise kararda devam ettirilmiştir.

İddianamedeki eksiklik hangi aşamada ileri sürülmelidir?

Eksiklik en erken aşamada, iddianamenin tebliğinden sonra ve esas hakkındaki savunmada açıkça ileri sürülmelidir. Mahkeme zincirleme suç hükmünü uyguladıysa aynı itiraz istinaf ve temyiz dilekçelerinde, iddianamenin ilgili bölümü gösterilerek tekrarlanabilir. Somut ve sayfa gösteren itirazlar daha etkili incelenir.

Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.