Önleme araması AYM kararı kapak görseli

AYM Kararı: Önleme Aramasında Bulunan Uyuşturucu ve Hukuka Aykırı Delil (2020/27959)

Karar incelemesi ·Kaynak: Anayasa Mahkemesi (Genel Kurul) karar metni·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, adli arama kararı yerine önleme araması kararıyla yapılan aramada tırda bulunan yaklaşık 107 kilogram esrara dayanan mahkûmiyette, yargılamanın bir bütün olarak hakkaniyete aykırı hâle gelmediğine ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar verdi. Hacı Karabulut (2) başvurusundaki karar 20.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla verildi. Aşağıda bu önleme araması AYM kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.

Karar 01.09.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. 2026 itibarıyla önleme araması ile adli arama ayrımının tartışıldığı uyuşturucu dosyalarında, bireysel başvuru aşamasında hangi itirazların belirleyici olduğunu gösteren güncel bir Genel Kurul kararıdır.

Karar künyesi
MahkemeAnayasa Mahkemesi (Genel Kurul)
Esas / BaşvuruBaşvuru No: 2020/27959
KararHacı Karabulut (2) başvurusu (ihlal yok)
Karar tarihi20.03.2025
Resmî Gazete01.09.2025 tarihli ve 33004 sayılı Resmî Gazete
KonuÖnleme aramasıyla elde edilen uyuşturucunun mahkûmiyete esas alınması
İlgili mevzuatAnayasa m.36, m.38/6; CMK m.116-119, m.217; PVSK m.9

Kısaca

  • Muhbir ihbarı üzerine durdurulan tıra, önceden verilmiş bir önleme araması kararıyla arama yapıldı ve esrar bulundu.
  • Yargıtay Dairesi önce aramayı hukuka aykırı bularak bozdu, Başsavcılık itirazı üzerine bu bozmayı kaldırıp hükmü onadı.
  • AYM, hukuka aykırılığın ilk bakışta anlaşılır olup olmadığını tartışmalı buldu ve yargılamanın bütününü inceledi.
  • Başvurucunun delilin gerçekliğine somut bir itirazı bulunmadığı belirtildi; iki üye karşı oy kullandı.
AYM Hacı Karabulut (2) 2020/27959 karar künyesi kartı
Önleme aramasıyla bulunan uyuşturucuya ilişkin 20.03.2025 tarihli Genel Kurul kararı

Önleme araması AYM kararına konu olay ve yargılama süreci

Kimliği bilinen bir muhbir, Diyarbakır Lice’den temin edilen esrarın plakası belirtilen bir römork ve bir çekiciyle batıya sevk edileceğini bildirdi. 23.04.2015 tarihinde araç Mersin’e girerken polis tarafından durduruldu. Mersin 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.02.2015 tarihli önleme araması kararı sürücüye okundu. Arama köpeğinin tepki vermesinin ardından çekicide ve dorsede daralı ağırlığı toplam 106 kilo 940 gram olan esrar bulundu. Başvurucu suçlamayı reddetti ve kendisine komplo kurulduğunu savundu. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesi 31.12.2015 tarihinde başvurucuyu 12 yıl hapis cezasına mahkûm etti.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, adli arama kararı veya yazılı arama emri olmadan yapılan aramayla elde edilen maddenin hükme esas alınamayacağını belirterek bozdu. Başsavcılığın itirazı üzerine Daire bozmayı kaldırıp hükmü onadı; iki üye karşı oy kullandı. Anayasa Mahkemesi 2019’da, itirazın başvurucuya tebliğ edilmemesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine karar verdi. Daire 2020’de itirazı yeniden inceleyerek hükmü tekrar onadı ve başvurucu ikinci kez bireysel başvuruda bulundu.

Kararda çözülen hukuki sorun

Başvurucu, aramanın adli arama kararı olmadan yapıldığını ve hukuka aykırı yolla elde edilen uyuşturucuya dayanılarak mahkûm edildiğini ileri sürdü. Genel Kurulun cevaplaması gereken soru, bu delilin mahkûmiyete esas alınmasının Anayasanın 36. maddesindeki hakkaniyete uygun yargılanma hakkını ve 38. maddesindeki hukuka aykırı delil yasağına bağlı güvenceleri zedeleyip zedelemediğiydi.

Hacı Karabulut (2) kararında üç aşamalı testi özetleyen tablo
AYM’nin hukuka aykırı delil incelemesindeki üç aşama

Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesi

Genel Kurul, delillerin kabul edilebilirliğinin esas olarak derece mahkemelerinin görevi olduğunu, bireysel başvuruda ise hukuka aykırı delilin kullanılmasının yargılamanın hakkaniyetini zedeleyip zedelemediğine bakılacağını belirtti. Bu inceleme üç aşamalı bir testle yapılır: delilin hukuka aykırılığı ilk bakışta anlaşılabiliyor ya da mahkemelerce tespit edilmiş mi; delil mahkûmiyette tek veya belirleyici delil olarak kullanılmış mı; bu kullanım yargılamanın bütününü hakkaniyete aykırı hâle getirmiş mi?

Somut olayda Yargıtay Dairesinin ilk bozma kararı sonradan kaldırıldığı için, hukuka aykırılığın ilk bakışta anlaşılır olup olmadığı tartışmalı görüldü ve inceleme üçüncü aşamaya odaklandı. Genel Kurula göre başvurucunun arama sırasında, soruşturma ve kovuşturmada delilin gerçekliğine ve güvenilirliğine yönelik somut bir itirazı bulunmuyordu. Uyuşturucunun başkası tarafından araca konmuş olabileceği iddiası da delilin gerçekliğini etkilemiyordu. Mahkemenin başvurucuya etkili itiraz imkânı tanıdığı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin gözetildiği belirtildi. Bu nedenle ihlal bulunmadı. Karşı oydaki iki üyeden biri adli arama koşullarının oluştuğunu ve kolluğun önleme aramasına başvurarak güvenceleri devre dışı bıraktığını, diğeri ise tek delil açıkça hukuka aykırıysa üçüncü aşamaya geçilmemesi gerektiğini savundu.

Kararın uygulamaya etkisi: arama itirazı olan uyuşturucu dosyalarında ne anlama gelir?

Karar, arama itirazının ilk derece ve istinaf aşamasında ne kadar erken ve ne kadar somut yapıldığının bireysel başvuru aşamasında belirleyici olabileceğini gösterir. Genel Kurul, delilin gerçekliğine ve güvenilirliğine yönelik somut bir itirazın bulunmamasına ağırlık verdi. Bu nedenle aramanın hukuki dayanağına itirazın yanında, el koyma tutanağının içeriği, aramanın kimlerin huzurunda yapıldığı ve maddenin araçla bağlantısı da en baştan tartışılmalıdır.

Önleme araması ile adli arama ayrımı da dosyanın ilk gününden itibaren ele alınmalıdır. İhbarın somutluğu, aracın plakasıyla önceden belirlenmiş olup olmadığı ve arama kararının hangi amaçla verildiği gibi olgular, aramanın gerçekte delil elde etmeye yönelik olup olmadığını gösterebilir. Bu ayrım ve CMK 217’deki yasak için hukuka aykırı delil, konut aramasının koşulları için CMK 116 kapsamında arama yazılarımıza bakılabilir. Kararın oy çokluğuyla verildiği ve öğretide eleştirildiği de gözden kaçırılmamalıdır.

İlgili mevzuat ve benzer durumlar

Kararda öne çıkan hükümler ve Genel Kurulun kullandığı test aşağıda özetlenmiştir.

KonuKısa açıklama
Anayasa m.38/6Kanuna aykırı elde edilen bulgular delil kabul edilemez
CMK 116-119Adli arama; hâkim kararı veya gecikmede sakınca hâlinde yazılı emir
PVSK m.9Önleme araması; suç işlenmesini önleme amacı
Üç aşamalı testİlk bakışta hukuka aykırılık, belirleyici delil, yargılamanın bütünü
Bu kararSomut itiraz yoksa ihlal bulunmadı; iki karşı oy

Yargıtay’ın ceza dairelerinde önleme aramasıyla bulunan uyuşturucunun delil değeri farklı sonuçlarla tartışılmıştır; bu dosyada da Daire önce bozma, sonra onama yönünde karar vermiştir.

Sık Sorulan Sorular

Önleme araması kararıyla bulunan uyuşturucu delil olarak kullanılabilir mi?

Somut olaya göre kullanılabilir. Anayasa Mahkemesi bu kararda, önleme araması kararıyla bulunan esrara dayanan mahkûmiyette ihlal bulmadı. Ancak Genel Kurul bu sonuca, başvurucunun delilin gerçekliğine somut itirazı bulunmamasını ve yargılamanın bütününü değerlendirerek ulaştı. Benzer itirazlar bu nedenle somut olgularla desteklenmelidir.

Arama itirazı hangi aşamada yapılmalı?

Arama sırasından itibaren ve her aşamada somut biçimde yapılmalıdır. Bu kararda Genel Kurul, başvurucunun arama, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında delilin gerçekliğine yönelik somut itirazı bulunmamasına ağırlık verdi. Tutanağa şerh düşülmesi ve itirazın dilekçelerde tekrar edilmesi önem taşır.

Bu karar Yargıtay’ın arama içtihadını değiştirir mi?

Kendiliğinden değiştirmez; karar, bireysel başvuruda yapılan bir hakkaniyet incelemesidir. Anayasa Mahkemesi delillerin kabul edilebilirliğinin esas olarak derece mahkemelerine ait olduğunu belirtti. Hukuka aykırı delil itirazının derece mahkemelerinde etkin biçimde ileri sürülmesi bu nedenle ayrıca önemlidir.

Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.