Yargıtay CGK Kararı: Dolandırıcılıkta Etkin Pişmanlık, Kısmi Ödeme ve Mağdur Rızası (2013/735)
Sanık zararın kalanını ödemek istediğini bildirdiğinde, mahkeme zarar miktarını ve ödemenin hangi aşamada yapılacağını belirleyip ona bu imkânı tanımadan hüküm kuramaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 09.02.2016 tarihli kararında bu ilkeyi dolandırıcılık suçu yönünden ortaya koydu ve mağdurun ödemeyi kabul etmemesinin sanık aleyhine yorumlanamayacağını vurguladı. Aşağıda bu dolandırıcılıkta etkin pişmanlık Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Karar, TCK m.168’deki etkin pişmanlık indiriminin pratikte nasıl işletileceğine dair yol gösterici bir çerçeve çiziyor. 2026 itibarıyla malvarlığına karşı suçlarda zararın giderilmesi, ceza miktarını en çok etkileyen savunma araçlarından biri olmaya devam ediyor.
| Mahkeme | Yargıtay Ceza Genel Kurulu |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2013/735 |
| Karar | 2016/55 |
| Karar tarihi | 09.02.2016 |
| Konu | Dolandırıcılıkta etkin pişmanlık, kısmi iade ve ödeme imkânı |
| İlgili mevzuat | TCK m.157, m.168 |
Kısaca
- Zararın yalnızca bir kısmının giderilmesinde TCK m.168/4 mağdurun rızasını arar.
- Sanık zararın tamamını gidermek istediğinde mağdurun rızası aranmaz.
- Mahkeme zarar miktarını belirleyip sanığa ödeme imkânı tanımalıdır.
- Pişmanlık sözle ifade edilmek zorunda olmayıp davranışla da gösterilebilir.

Dolandırıcılıkta etkin pişmanlık Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Karara konu dosyada sanık, mahalleye yeni gelen bir üniversite hocası olduğunu söyleyerek bir market sahibinden veresiye alışveriş yaptı. İki gün sonra tekrar geldiğinde market sahibi kimlik istedi; sanık bunun üzerine 55 TL ödedi. Market sahibinin polis çağırmak için seslenmesi üzerine kaçmaya çalışan sanık yakalandı. Katılan, kalan borcun yaklaşık 15-16 TL olduğunu belirtti ve kısmi ödemeyi kabul etmedi. Sanık ise pişman olduğunu ve kalan tutarı da ödemek istediğini ifade etti.
Asliye ceza mahkemesi sanığı TCK m.157/1 uyarınca dolandırıcılıktan 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezasıyla mahkûm etti; Yargıtay Özel Dairesi hükmü onadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin ödeme yolu açmadan karar vermesinin sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkânını ortadan kaldırdığını ileri sürerek itiraz etti.
Kararda çözülen hukuki sorun
Uyuşmazlık, zararın bir kısmını ödeyen ve kalanını da gidermek isteyen sanık hakkında TCK m.168’in uygulanma imkânının bulunup bulunmadığı ve bunun için mahkemenin bir ödeme noktası belirleyerek sanığa fırsat tanıması gerekip gerekmediğiydi. Sorunun merkezinde, kısmi iadede mağdurun rızasını arayan TCK m.168/4 ile mağdurun kalan ödemeyi reddetmesi arasındaki ilişki yer alıyordu.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Ceza Genel Kurulu önce iki durumu birbirinden ayırdı. Zararın yalnızca bir kısmı geri verilmiş veya tazmin edilmişse, kanun koyucu etkin pişmanlık indirimi için mağdurun rızasını aramıştır. Sanığın zararın tamamını gidermesi ya da gidermek istemesi hâlinde ise mağdurun rızası aranmaz. Kurul’a göre mağdurun iade veya tazmini kabul etmemesi sanık aleyhine yorumlanmamalıdır.
Kurul, pişmanlığın mutlaka sözle ifade edilmesinin zorunlu olmadığını, davranış yoluyla da gösterilebileceğini belirtti. Buna karşılık iadenin cebri icra yoluyla, failin iradesi dışında ya da üçüncü kişilerce yapılması veya failin kaçarken eşyayı atması gibi durumlarda gerçek anlamda pişmanlıktan söz edilemeyeceğini hatırlattı. Mahkemeye düşen görev ise şöyle özetlendi:
“zararın miktarının ve bu zararın hangi aşamada karşılanmak istendiğinin tespit edilerek”
Kurul’a göre yerel mahkeme bu tespiti yapıp bir ödeme noktası belirlemeli, sanığa zararı giderme imkânı sunmalı ve ancak bundan sonra TCK m.168’in koşullarını tartışmalıydı. Bu yapılmadığı için itiraz kabul edildi, onama kararı kaldırıldı ve hüküm bozuldu. Karar oyçokluğuyla alındı; beş üye itirazın reddi gerektiği görüşündeydi.
Kararın uygulamaya etkisi: etkin pişmanlık dosyalarında ne anlama gelir?
Karar, sanığa zararı giderme iradesini açıkça ortaya koyduğunda mahkemeden somut bir adım talep etme imkânı veriyor. Uygulamada en sık yaşanan sorun, mağdurun parayı almayı reddetmesi ya da duruşmaya gelmemesidir. Bu kararın ışığında sanık müdafii, zarar miktarının tespitini, ödeme için süre verilmesini ve gerekirse ödemenin mahkeme veznesi gibi bir yolla yapılmasını talep edebilir. Mağdurun reddi, tam ödeme iradesinin önünde engel sayılmaz.
Zamanlama da kritik önemdedir. TCK m.168/1, kovuşturma başlamadan önce gösterilen pişmanlıkta daha yüksek bir indirim öngörürken, m.168/2 kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilinceye kadar gösterilen pişmanlıkta daha sınırlı bir indirim tanır. Kısmi ödemede ise mağdurun rızası belirleyici olmaya devam eder. Etkin pişmanlığın yağma suçundaki görünümü için yağmada etkin pişmanlık yazımıza bakabilirsiniz. Ayrıca 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunun geçici maddesi, TCK m.158/4 kapsamına giren ve hakkında m.168 uygulanmamış infaz aşamasındaki dolandırıcılık hükümlülerine, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde zararı tamamen gidermeleri hâlinde m.168/2’den yararlanma imkânı tanımıştır.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
Dolandırıcılığın temel şekli için TCK 157 dolandırıcılık suçu yazımız konuya giriş niteliğindedir.
| Hüküm | Kapsamı |
|---|---|
| TCK m.157 | Basit dolandırıcılık |
| TCK m.168/1 | Kovuşturma başlamadan önce zararın giderilmesi |
| TCK m.168/2 | Kovuşturma başladıktan sonra, hükümden önce zararın giderilmesi |
| TCK m.168/4 | Kısmi iade veya tazminde mağdurun rızası şartı |
Etkin pişmanlık, cezayı tamamen ortadan kaldıran bir kurum olarak düzenlenmemiştir; kanunda belirtilen oranlar içinde indirim sağlar ve oranın belirlenmesi mahkemenin takdirindedir.
Sık Sorulan Sorular
Mağdur parayı kabul etmezse etkin pişmanlıktan yararlanabilir miyim?
Zararın tamamını gidermek istiyorsanız yararlanabilirsiniz. Ceza Genel Kurulu, tam iade veya tazminde mağdurun rızasının aranmadığını ve mağdurun ödemeyi reddetmesinin sanık aleyhine yorumlanamayacağını belirtmiştir. Kısmi ödemede ise TCK m.168/4 gereği mağdurun rızası gerekir. Ödeme iradesini açıkça ortaya koymak bu nedenle önemlidir.
Mahkeme bana ödeme için süre vermek zorunda mı?
Bu karara göre sanık zararı gidermek istediğini bildirdiğinde mahkeme zarar miktarını ve ödemenin hangi aşamada yapılacağını belirlemeli, bir ödeme noktası tayin ederek imkân tanımalıdır. Bu adım atılmadan kurulan hüküm, Ceza Genel Kurulu tarafından bozulmuştur. Bu talebin duruşmada açıkça dile getirilmesi yararlı olur.
Pişman olduğumu mutlaka sözle mi söylemeliyim?
Gerekmez. Kurul, pişmanlığın sözle ifade edilmesinin zorunlu olmadığını ve davranış yoluyla da gösterilebileceğini belirtmiştir. Buna karşılık iade cebri icra yoluyla ya da üçüncü kişilerce yapılmışsa veya eşya kaçarken atılmışsa gerçek bir pişmanlıktan söz edilemez. Önemli olan, zararı giderme iradesinin samimi biçimde ortaya konmasıdır.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Dolandırıcılık Suçları (TCK 157–159): Ceza, Nitelikli Hâller, IBAN Verme, Uzlaştırma
- Yağmada Etkin Pişmanlık (TCK 168): İade, Zararın Giderilmesi ve Cezada İndirim
- Takdiri İndirim (TCK 62): Hâkim Cezayı Hangi Gerekçeyle Azaltır?
- Ceza Davalarında Uzlaşma (CMK 253): Hangi Suçlarda Yapılır, Süreler ve Sonuçları

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


