Yargıtay Kararı: Hesabına Dolandırıcılık Parası Yatan ve Parayı Çeken Hesap Sahibi (2021/15557)
Hesabına dolandırıcılık yoluyla para yatırılan ve bu parayı bizzat çeken kişi, parayı neden aldığını inandırıcı biçimde açıklayamazsa dolandırıcılık suçuna iştirak etmiş kabul edilebilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 14.02.2023 tarihli kararında bu gerekçeyle verilen mahkûmiyeti oybirliğiyle onadı. Aşağıda bu hesap kullandırma Yargıtay kararı, künyesi, gerekçesi ve uygulamadaki karşılığıyla ele alınıyor.
Karar, hesap sahibinin sorumluluğunda belirleyici olanın hesabın kime ait olduğundan çok, sanığın parayla kurduğu ilişki ve savunmasının tutarlılığı olduğunu gösteriyor. 2026 itibarıyla konu ayrıca güncel: Temmuz 2026’da yayımlanan 7589 sayılı Kanun, TCK m.158’e hesap ve ödeme aracı kullandırmaya özgü bir indirim hükmü ekledi.
| Mahkeme | Yargıtay 11. Ceza Dairesi |
|---|---|
| Esas / Başvuru | 2021/15557 |
| Karar | 2023/650 |
| Karar tarihi | 14.02.2023 |
| Konu | Hesabına yatan dolandırıcılık parasını çeken sanığın sorumluluğu |
| İlgili mevzuat | TCK m.157, m.158, m.37 |
Kısaca
- Polis taklidiyle aldatılan katılan, ATM üzerinden 25.000 TL’yi sanığın hesabına yatırdı.
- Para, banka kayıtlarına göre sanık tarafından çekildi.
- Sanığın alacak savunması çelişkili bulundu ve belgeyle desteklenemedi.
- Daire, tespit edilemeyen kişilerle iştirak iradesiyle hareket edildiğini kabul eden mahkûmiyeti hukuka uygun buldu.

Hesap kullandırma Yargıtay kararına konu olay ve yargılama süreci
Karara konu dosyada katılanı arayan bir kişi kendisini başkomiser olarak tanıttı; banka kartı bilgilerine erişildiğini ve hakkında tutuklama kararı bulunduğunu söyledi. İkinci bir kişi, talimatlara uyması hâlinde bu kararın kaldırılabileceğini belirtti. Telefonda tutulan katılan bir ATM’ye yönlendirildi ve kendisine verilen kod ve bilgilerle 25.000 TL yatırdı. Banka kayıtları, paranın sanık tarafından çekildiğini ortaya koydu.
Sanık, katılanı tanımadığını, daha önce inşaat malzemesi ve pamuk sattığını, iki kişiden yaklaşık 46.000 TL alacağı bulunduğunu, kendisine borcun hesabına yatırılacağının söylendiğini ve parayı bu nedenle çektiğini savundu. Arama yapılan hattın abonelik imzası sanığa ait çıkmadı ve hattın gerçek kullanıcısı belirlenemedi.
İlk hüküm asliye ceza mahkemesince kuruldu; Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017’de, eylemin TCK m.158/1-l kapsamında kalabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden hükmü bozdu. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi 27.12.2018 tarihinde sanığı, lehe olan önceki düzenlemeyi uygulayarak TCK m.157 uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezasıyla mahkûm etti. Katılan uzlaşmayı kabul etmedi.
Kararda çözülen hukuki sorun
Dairenin önündeki temel soru, dolandırıcılıktan elde edilen paranın geçtiği hesabın sahibinin bu suçun faili sayılıp sayılamayacağıydı. Sanık, dolandırıcılık iradesinden habersiz olduğunu ve parayı alacağına karşılık çektiğini ileri sürüyordu. Mahkeme ise sanığın kimliği tespit edilemeyen kişilerle birlikte hareket ettiğini kabul etmişti. Sorun, bu kabulün dosyadaki delillerle desteklenip desteklenmediğiydi.

Yargıtay’ın değerlendirmesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin ulaştığı sonucu hukuka uygun buldu. Daire, sanığın aşamalarda birbiriyle çelişen beyanlarda bulunduğunu, alacaklı olduğunu söylediği kişilerin kimlik ve adres bilgilerini veremediğini, alacağını gösteren bir belge de sunamadığını ve parayı çektiğini kabul ettiğini birlikte değerlendirdi. Bu olgular karşısında mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmedi.
“vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı”
Yerel mahkeme, sanığın tespit edilemeyen kişilerle iştirak iradesiyle hareket ettiğini kabul etmişti; Daire bu kabule dayanan mahkûmiyette hukuka aykırılık görmedi. Diğer temyiz sebepleri reddedildi. Adli para cezasının gün karşılığına ilişkin ifadesindeki eksiklik, düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak nitelendirildi ve hüküm oybirliğiyle onandı.
Kararın uygulamaya etkisi: hesap kullandırma dosyalarında ne anlama gelir?
Kararın verdiği mesaj açıktır: hesap sahibinin sorumluluğu, parayla kurduğu fiilî ilişki ve savunmasının dosyadaki belgelerle ne ölçüde örtüştüğü üzerinden belirlenir. Hesaba gelen parayı çekmek, başkasına aktarmak ya da talimatla işlem yapmak, suça katılma iradesine işaret eden güçlü olgular olarak değerlendirilir. Buna karşılık savunmanın somut belgelerle, örneğin ticari ilişkiyi gösteren yazışma, fatura veya tanıkla desteklenmesi, kast tartışmasında belirleyici olabilir. Kastın kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konamadığı dosyalarda ise şüpheden sanığın yararlanacağı ilkesi devreye girer; bu nedenle her dosya kendi delil durumuna göre değerlendirilir.
2026 itibarıyla dikkate alınması gereken yeni bir düzenleme de vardır. 7589 sayılı Kanun, TCK m.158’e eklediği dördüncü fıkrayla, m.157 ve m.158’deki suçlara iştirakin banka hesabı, ödeme aracı veya kripto varlık hesabına ilişkin zorunlu bilgileri ya da araçları başkasına vermekle sınırlı kalması hâlinde cezanın yarı oranında indirileceğini düzenledi. İncelenen olayda sanık parayı bizzat çektiği için, katkının bu sınırla örtüşüp örtüşmediği ayrıca tartışılması gereken bir sorundur. Telefonla yapılan bu tür aldatmalar için polis ve savcı taklidi dolandırıcılık yazımız da yol gösterici olabilir.
İlgili mevzuat ve benzer durumlar
Hesap kullandırma dosyalarında birden fazla hüküm birlikte gündeme gelir. Suçun temel ve nitelikli hâlleri için nitelikli dolandırıcılık bentleri yazımıza bakabilirsiniz.
| Hüküm | Kapsamı |
|---|---|
| TCK m.157 | Basit dolandırıcılık |
| TCK m.158/1 | Nitelikli dolandırıcılık hâlleri, örneğin kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması |
| TCK m.158/4 | İştirakin hesap veya ödeme aracı bilgisi vermekle sınırlı kalmasında yarı oranında indirim (7589 sayılı Kanun) |
| TCK m.37 ve m.39 | Müşterek faillik ve yardım etme |
Hesap sahibinin müşterek fail mi, yardım eden mi, yoksa suçtan habersiz bir kişi mi olduğu, olayın bütün delilleriyle birlikte belirlenir.
Sık Sorulan Sorular
Banka hesabıma dolandırıcılık parası yatırıldı, otomatik olarak suçlu sayılır mıyım?
Otomatik olarak sayılmazsınız. Sorumluluk için suça katılma kastının delillerle ortaya konması gerekir. Bu kararda mahkûmiyet, sanığın parayı bizzat çekmesi, çelişkili beyanları ve savunmasını hiçbir belgeyle destekleyememesi bir arada değerlendirilerek kurulmuştur. Hesabın yalnızca size ait olması, tek başına bu kastı göstermeye yetmez.
Hesabıma gelen parayı alacağım sanarak çektiysem ne yapmalıyım?
Alacağın varlığını gösteren her türlü belgeyi korumak ve soruşturmanın başında sunmak önemlidir. Bu kararda sanığın alacaklı olduğunu söylediği kişilerin kimlik ve adres bilgilerini verememesi, savunmanın inandırıcılığını zayıflatan başlıca etkenlerden biri olmuştur. Yazışmalar, fatura ve tanık beyanları bu açıdan değer taşır.
7589 sayılı Kanunla getirilen TCK 158/4 indirimi nedir?
TCK m.158/4, dolandırıcılığa iştirakin banka hesabı, ödeme aracı veya kripto varlık hesabına ilişkin bilgileri ya da araçları başkasına vermekle sınırlı kalması hâlinde cezanın yarı oranında indirilmesini öngörür. Katkı bu sınırı aşıyorsa indirimin uygulanıp uygulanmayacağı somut olaya göre tartışılır.
Karar ve mevzuat kaynakları
Diğer karar incelemeleri için İçtihatlar bölümüne, ceza hukukundaki genel konular için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili makaleler
- Dolandırıcılık Suçları (TCK 157–159): Ceza, Nitelikli Hâller, IBAN Verme, Uzlaştırma
- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158): Bent Bent Cezalar ve 2026 Değişikliği
- Telefon Dolandırıcılığı: Kendini Polis, Savcı veya Banka Görevlisi Tanıtanlara Verilen Ceza
- Bilişim Suçları ve Cezaları (TCK 243–245/A): Hesaba Girme, Kart, Siber Güvenlik, KVKK

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu inceleme 4 Kasım 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Kararın tam metni için resmî kaynağa başvurulmalıdır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Bir kararın dosyanıza uygulanıp uygulanamayacağı olayların ayrıntısına ve usul aşamasına bağlıdır. Dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


