Suç Üstlenme Suçu ve Cezası (TCK 270): Yakın Akraba İndirimi ve Suçluyu Kayırma Farkı

Suç Üstlenme Suçu ve Cezası (TCK 270): Yakın Akraba İndirimi ve Suçluyu Kayırma Farkı

MAKALE REHBERİ

Bu yazıda ele alınan konular

İlgilendiğiniz bölüme doğrudan geçebilir veya makaleyi baştan sona okuyabilirsiniz.

  • Suç üstlenme nedir?
  • Suç üstlenme suçunun unsurları
  • Kabahatlerin üstlenilmesi

Güncellendi ·Mevzuat kontrolü: Resmî Gazete ve mevzuat.gov.tr·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Suç üstlenme suçu, yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak bir suçu işlediğini veya o suça katıldığını bildiren kişiyi cezalandırır ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m.270’te düzenlenir. Cezası iki yıla kadar hapistir. Üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi kurtarmak için yapılan üstlenmede ise mahkeme cezayı dörtte üç oranında indirebilir ya da tamamen kaldırabilir.

“Arabayı ben kullanıyordum” diyen bir babanın, kazaya aslında oğlunun sebep olduğu anlaşıldığında kendisi de sanık sandalyesine oturabileceğini çoğu kişi bilmez. Aynı soru, iş yerinde bulunan ruhsatsız bir silahı patronunu korumak için üzerine alan çalışan için de sorulur. Aşağıdaki başlıklar bu soruların cevabını TCK 270 ve ilgili usul hükümleri üzerinden veriyor.

Kısaca

  • Başkasının suçunu yetkili makama üstlenmenin cezası 1 aydan 2 yıla kadar hapistir (TCK m.270, m.49).
  • Üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi kurtarmak amacıyla üstlenmede ceza 3/4 indirilebilir veya kaldırılabilir; bu takdire bağlıdır.
  • Suçluyu kayırmada (m.283) yakınlar ve suç ortakları için cezaya hükmolunmaz; iki hüküm farklıdır.
  • Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışındadır; basit yargılama usulü uygulanabilir.

Suç üstlenme nedir?

Suç üstlenme, TCK’nın “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Korunan değer, adli makamların gerçek faili bulma faaliyetidir. Başkasının suçunu üzerine alan kişi soruşturmayı yanlış yöne sevk eder ve gerçek failin cezasız kalmasına yol açabilir. Kanun bu yüzden kişinin kendi aleyhine olan bir beyanını bile, gerçeğe aykırıysa, cezalandırır. TCK’nın genel sistematiği için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yazısına bakılabilir.

Aynı bölümdeki iftira suçu ve başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu ile birlikte düşünüldüğünde tablo netleşir. İftirada kişi başkasını suçlar. Kimlik kullanmada başkasının kimliğinin arkasına saklanır. Suç üstlenmede ise başkasının suçunu kendi üzerine alır. Üçünün ortak noktası adli makamların gerçeğe aykırı beyanla yanıltılmasıdır.

Bu suçta zarar gören belirli bir kişi değil, yargı faaliyetinin kendisidir. Gerçek fail ile üstlenen kişi arasında bir anlaşma bulunsa bile, bu anlaşma suçun oluşmasını engellemez. Aynı nedenle üstlenen kişinin sonradan “rızamla yaptım” demesi de bir savunma oluşturmaz. Suç üstlenme iddiasında tartışma çoğunlukla beyanın gerçeğe aykırı olup olmadığı ve kişinin bunu bilerek yapıp yapmadığı üzerinde yoğunlaşır.

Suç üstlenme suçunun unsurları

Suçun oluşması için aşağıdaki unsurların birlikte bulunması gerekir.

UnsurAçıklama
Yetkili makama bildirimKolluk, Cumhuriyet savcılığı veya mahkeme gibi suçu araştırmaya yetkili makam
Gerçeğe aykırılıkKişi suçu işlememiş veya suça katılmamış olmalıdır
Suçu işlediğini veya suça katıldığını söylemeKendini fail, azmettiren veya yardım eden olarak gösterme
KastKişi beyanının gerçeğe aykırı olduğunu bilmelidir

Kanun “suçu işlediğini veya suça katıldığını” bildirmekten söz eder. Kişinin kendini fail olarak göstermesi kadar, suça iştirak kurallarına göre azmettiren veya yardım eden olarak göstermesi de kapsama girer. Bildirim ifade sırasında sözlü olarak ya da dilekçeyle yazılı olarak yapılabilir.

Beyan yetkili bir makama ulaşmalıdır. Arkadaş ortamında veya sosyal medyada “o işi ben yaptım” demek, bu açıklama yetkili makama iletilmedikçe bu suçu oluşturmaz. Kural olarak üstlenilen fiilin gerçekten işlenmiş bir suç olması beklenir. Hiç işlenmemiş bir suçu işlenmiş gibi ihbar etmek ise aşağıda anlatılan suç uydurma (m.271) kapsamında değerlendirilir.

Kabahatlerin üstlenilmesi

Madde “suç” kelimesini kullanır. Yalnızca idari para cezası gerektiren bir kabahati, örneğin sadece trafik cezası doğuran bir kural ihlalini üzerine almak, madde lafzı gereği m.270 kapsamına girmez. Ancak aynı olayda taksirle yaralama gibi bir suç da oluşmuşsa, o suçun üstlenilmesi m.270’i gündeme getirir.

Temel hâlde kanun özel bir amaç aramaz. Arkadaşı korumak, para almak veya başka bir nedenle hareket etmek suçun oluşmasını etkilemez. Amaç, cezanın belirlenmesinde dikkate alınır. Yakın akrabayı kurtarma amacı ise aşağıdaki indirim imkânının ön şartıdır.

Suç üstlenme suçunun dört unsurunu gösteren bilgi kartı (TCK 270)
Suç Üstlenmenin Unsurları (TCK 270)

Suç üstlenme cezası ne kadar?

TCK 270’in birinci cümlesine göre bu fiili işleyen kişiye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Kanunda ayrıca alt sınır yazılmadığından, TCK m.49/1 uyarınca süreli hapis cezasının genel alt sınırı olan bir ay esas alınır. Hâkim bu aralıkta fiilin ağırlığını, soruşturmanın ne ölçüde saptırıldığını ve gerçek failin kurtulma ihtimalini dikkate alır.

DurumSonuç
Temel hâl1 aydan 2 yıla kadar hapis
Üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi kurtarma amacıCeza 3/4 oranında indirilebilir
Aynı amaç, mahkemenin takdiriyleCeza tamamen kaldırılabilir

Hükmedilen ceza bir yıl veya daha az ise kısa süreli hapis cezasıdır (m.49/2). Bu durumda mahkeme koşulları varsa cezayı m.50 uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevirebilir. Adli para cezasında bir gün karşılığı 100 ile 500 TL arasında belirlenir (TCK m.52/2). Cezanın ertelenmesi de koşulları varsa değerlendirilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m.231/5 vd.), 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi. Anayasa Mahkemesinin önceki metne ilişkin iptal kararı 30.09.2026’da yürürlüğe gireceğinden, somut dosyada güncel metin ayrıca kontrol edilmelidir.

Yakın akrabanın suçunu üstlenen ceza alır mı?

Maddenin ikinci cümlesi, insanın yakınlarını koruma eğilimini dikkate alır. Suç; üstsoy (anne, baba, büyükanne, büyükbaba), altsoy (çocuk, torun), eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenirse, verilecek cezanın dörtte üçü indirilebilir ya da ceza tamamen kaldırılabilir.

Hükmün iki özelliği vardır. Birincisi, liste sınırlıdır. Amca, dayı, yeğen, nişanlı veya kayın hısımları için bu imkân öngörülmemiştir. İkincisi, indirim zorunlu değildir. Kanun “indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir” der. Mahkeme somut olaya göre hiç indirim yapmamaya, dörtte üç indirim yapmaya veya cezayı kaldırmaya karar verebilir.

Girişteki örneğe dönelim. Aracı kullanan oğul, dikkatsizliği nedeniyle bir yayaya çarpmış ve yaralanmasına yol açmıştır. Baba kolluğa aracı kendisinin kullandığını söylerse ve amacı oğlunu cezadan kurtarmaksa, m.270’in ikinci cümlesi uygulanabilir. Oğul hakkında ise taksirle yaralama soruşturması ayrıca yürütülür. Kazanın ölümle sonuçlandığı dosyalarda taksirle öldürme hükümleri devreye girer. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma gibi suçlar da aynı olayda ayrıca tartışılabilir.

Uygulamada: Kurtarma amacı; beyan sahibinin sonraki açıklamaları, tanıklar ve kamera kayıtlarıyla ortaya konur. Yakın akrabanın gerçek fail olduğunun anlaşılması tek başına yetmez, beyanın onu kurtarmak için yapılmış olması gerekir. Akrabalık ilişkisi nüfus kayıt örneğiyle kolayca belgelenir. İfade sırasında yakınlık ilişkisinin ve beyanın gerçek nedeninin açıkça anlatılması, mahkemenin takdirini kullanırken dikkate alacağı temel veridir.

Suç üstlenme ile suçluyu kayırma arasındaki farkları gösteren karşılaştırma tablosu
Suç Üstlenme ve Suçluyu Kayırma

Uygulamada karşılaşılan suç üstlenme örnekleri

Dosyalarda en sık karşılaşılan tablo, işveren ile çalışan ya da aile bireyleri arasındaki ilişkilerde ortaya çıkar. Örneğin, iş yerinde yapılan aramada ruhsatsız bir tabanca bulunur ve çalışanlardan biri, işvereni korumak için silahın kendisine ait olduğunu söyler. Sonradan silahın işverene ait olduğu anlaşılırsa çalışan hakkında suç üstlenme nedeniyle ayrıca işlem yapılır. İşveren yakın akraba olmadığından TCK 270’teki indirim imkânı da doğmaz.

Başka bir örnek araç aramalarında görülür. Araçta ele geçirilen bir maddeyi yolculardan biri üzerine alır, ancak parmak izi veya kamera kayıtları maddenin sürücüye ait olduğunu gösterir. Bu durumda gerçek sahibi hakkında soruşturma sürer, üstlenen yolcunun beyanı ise TCK 270 açısından ayrıca değerlendirilir. Üstlenme para veya başka bir menfaat karşılığında yapılmışsa, menfaat sağlayan kişinin azmettiren olarak sorumluluğu da gündeme gelebilir.

Savunma açısından dikkat edilmesi gereken nokta, ilk ifadede verilen gerçeğe aykırı beyanın sonradan düzeltilmesinin kişiyi tamamen kurtarmamasıdır. Beyan yetkili makama ulaştığı anda suç tamamlanır. Bu nedenle ifade öncesinde müdafi ile görüşmek ve hangi soruya ne cevap verileceğini önceden değerlendirmek, hem kişinin kendi durumunu hem de dosyanın seyrini doğrudan etkiler.

Suç üstlenme ile suçluyu kayırma arasındaki fark

Uygulamada bu iki suç sıkça karıştırılır. TCK m.283’teki suçluyu kayırma, suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlamaktır. Cezası altı aydan beş yıla kadar hapistir. Kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak işlemesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

ÖlçütSuç üstlenme (m.270)Suçluyu kayırma (m.283)
FiilSuçu yetkili makama kendi üzerine almakFaile kaçma, saklanma veya kurtulma imkânı sağlamak
Ceza2 yıla kadar hapis6 ay–5 yıl hapis
Yakın akraba3/4 indirim veya kaldırma (takdiri)Cezaya hükmolunmaz (zorunlu)
Kapsamdaki kişilerÜstsoy, altsoy, eş, kardeşÜstsoy, altsoy, eş, kardeş ve diğer suç ortağı

En önemli fark yakın akraba bakımından sonuçtur. m.283/3’e göre kayırmayı üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı işlerse cezaya hükmolunmaz. Bu bir şahsi cezasızlık sebebidir ve mahkemenin takdirine bırakılmamıştır. Suçu üstlenen yakın için ise yalnızca indirim veya kaldırma imkânı vardır ve bu takdire bağlıdır. Ayrıca m.283 “diğer suç ortağını” da kapsarken m.270 suç ortaklarını saymaz.

Aynı olayda iki suçun unsurları birlikte gerçekleşebilir. Gerçek faili evinde saklayan ve ayrıca kolluğa suçu kendisinin işlediğini söyleyen kişinin durumu, fiillerin tek mi ayrı mı olduğuna göre TCK m.44’teki fikri içtima ya da gerçek içtima kurallarıyla değerlendirilir.

Suç üstlenmede şikâyet, uzlaştırma, zamanaşımı ve yargılama

Suç üstlenme şikâyete bağlı değildir. Savcılık fiili öğrendiği anda kendiliğinden soruşturma başlatır. Suç, CMK m.253/1’de sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaz. Üst sınırı altı ayı aştığı için TCK m.75’teki önödeme de uygulanmaz. Seri muhakeme usulünün uygulanabileceği suçların sayıldığı CMK m.250 listesinde de bu suç bulunmaz.

Buna karşılık üst sınır iki yıl olduğundan, CMK m.251 uyarınca asliye ceza mahkemesi iddianamenin kabulünden sonra basit yargılama usulüne karar verebilir. Bu usulde duruşma yapılmadan yazılı savunma alınır ve mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Beyan ve savunma süresi, 7499 sayılı Kanunla “on beş gün” yerine “iki hafta” olarak düzenlenmiştir (CMK m.251/2). Dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e).

KonuSuç üstlenme bakımından
ŞikâyetAranmaz, re’sen soruşturulur
Uzlaştırma / önödemeKapsam dışı
Seri muhakemeCMK m.250 listesinde yok
Basit yargılamaUygulanabilir (CMK m.251, üst sınır 2 yıl)
Görevli mahkemeAsliye ceza mahkemesi

Başkasının suçunu üzerine alan kişinin beyanı tek başına mahkûmiyete yetmez. İkrar (suçu kabul eden beyan), diğer delillerle desteklenmesi gereken bir delildir. Kolluk ve savcılık kamera kayıtları, baz bilgileri, olay yeri incelemesi ve tanık anlatımlarıyla beyanın doğruluğunu araştırır. Beyan diğer delillerle çelişirse gerçek fail hakkında soruşturma sürer, beyan sahibi hakkında ayrı dosya açılır.

Gerçek geç ortaya çıkarsa, yanlış kişi hakkında gözaltı, tutuklama hatta mahkûmiyet gibi ağır sonuçlar doğmuş olabilir. Kesinleşmiş bir hükümde, koşulları varsa CMK m.311 ve devamındaki yargılamanın yenilenmesi yolu gündeme gelir. Kişi başkasının baskısı veya menfaat vaadiyle suçu üstlenmişse, zorlayan kişi yönünden azmettirme veya tehdit gibi ayrı suçlar da incelenir.

Suç uydurma, yalan tanıklık ve iftira ile ilişkisi

Adliyeye karşı suçlar bölümündeki diğer hükümler de gerçeğe aykırı beyanları cezalandırır. Aralarındaki ayrım, beyanın kimi hedef aldığına ve hangi sıfatla yapıldığına göre yapılır.

SuçKısacaTemel ceza
Suç üstlenme (m.270)Başkasının suçunu üzerine almak2 yıla kadar hapis
Suç uydurma (m.271)İşlenmemiş suçu ihbar etmek veya delil uydurmak3 yıla kadar hapis
Yalan tanıklık (m.272)Tanık olarak gerçeğe aykırı beyanSoruşturmada 4 ay–1 yıl; mahkemede veya yeminli 1–3 yıl
İftira (m.267)Belirli bir kişiyi bilerek suçlamak1–4 yıl hapis

Yalan tanıklıkta ceza, tanıklığın yapıldığı aşamaya ve aleyhine tanıklık yapılan kişinin uğradığı sonuçlara göre ağırlaşır. Üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturmasında yalan tanıklık iki yıldan dört yıla kadar hapis gerektirir. Aleyhine tanıklık yapılan kişi müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olursa ceza yirmi yıldan otuz yıla kadardır.

TCK m.273, kişinin kendisini veya üstsoyunu, altsoyunu, eşini ya da kardeşini soruşturmadan korumak için yalan tanıklık yapması hâlinde indirim yapılmasına veya ceza verilmemesine imkân tanır. Bu hüküm özel hukuk uyuşmazlıklarındaki yalan tanıklıkta uygulanmaz. Suçu üstlenen kişi daha sonra tanık sıfatıyla aynı gerçeğe aykırı beyanı tekrarlarsa yalan tanıklık hükümleri de gündeme gelebilir.

Etkin pişmanlık ve lehe kanun: Kanunda suç üstlenmeye özgü bir etkin pişmanlık hükmü yoktur. m.269 iftiraya, m.274 ise yalan tanıklığa ilişkindir. m.270’te 2024–2026 döneminde değişiklik yapılmamıştır. Suç tarihine göre lehe kanun (TCK m.7) her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.

Suç üstlenme, suç uydurma ve iftira suçlarının temel cezalarını gösteren tablo
Adliyeye Karşı Yalan Beyan Suçları

Suç üstlenme hakkında sık sorulan sorular

Başkasının suçunu üstlenmenin cezası kaç yıl?

Başkasının suçunu yetkili makamlara üstlenen kişiye iki yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m.270). Alt sınır, süreli hapis cezasına ilişkin genel kural gereği bir aydır (m.49/1). Hükmedilen ceza bir yıl veya daha az ise, koşulları varsa adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Cezanın ertelenmesi de ayrıca değerlendirilir.

Babamın suçunu üstlenirsem ceza alır mıyım?

Ceza alabilirsiniz, ancak mahkeme cezayı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla suç üstlenen kişinin cezası dörtte üç oranında indirilebilir ya da kaldırılabilir. Bu mahkemenin takdirindedir, kendiliğinden gerçekleşmez. Beyanın gerçekten yakını kurtarmak için yapıldığının dosyada ortaya konması gerekir.

Arkadaşımın suçunu üstlenirsem indirim olur mu?

Hayır, indirim ve kaldırma imkânı yalnızca üstsoy, altsoy, eş ve kardeş için öngörülmüştür. Arkadaş, nişanlı, amca, dayı, yeğen veya kayın hısımları için bu hüküm uygulanmaz ve temel ceza hükümleri geçerlidir. Üstlenme para veya başka bir menfaat karşılığında yapılmışsa, menfaat sağlayanın azmettiren olarak sorumluluğu da gündeme gelebilir.

Suç üstlenme davası uzlaştırmaya tabi mi?

Hayır, suç üstlenme şikâyete bağlı değildir ve CMK m.253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz. Savcılık fiili öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatır. Önödeme ve seri muhakeme de uygulanmaz. Üst sınırı iki yıl olduğu için asliye ceza mahkemesi basit yargılama usulüne karar verebilir ve bu usulde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.

Suç üstlenmede zamanaşımı kaç yıl?

Suç üstlenmede dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e). Suçun üst sınırı iki yıl hapis olduğu için bu süre uygulanır. Beyan yetkili makama ulaştığı anda suç tamamlanmış olur. Suç tarihine göre lehe kanun (TCK m.7) değerlendirmesi de her dosyada ayrıca yapılmalıdır.

Trafik cezasını başkasının üstlenmesi suç mu?

Yalnızca idari para cezası gerektiren bir kabahati üstlenmek, madde lafzı gereği TCK m.270 kapsamına girmez. Ancak kazada yaralanma veya ölüm gibi bir suç oluşmuşsa, sürücülüğü üstlenmek suç üstlenme suçunu oluşturabilir. Bu durumda gerçek sürücü hakkında taksirle yaralama veya taksirle öldürme soruşturması da ayrıca yürütülür.

Suçu üstlendiğimi sonradan açıklarsam ne olur?

Bu suça özgü bir etkin pişmanlık hükmü bulunmadığından ceza kendiliğinden kalkmaz. Beyan yetkili makama ulaştığı anda suç tamamlanmış olur. Bununla birlikte gerçeği erken aşamada açıklamak soruşturmanın doğru kişiye yönelmesini sağlar ve cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir. İfade öncesinde müdafi ile görüşmek bu yüzden önemlidir.

Suç üstlenme veya suçluyu kayırma iddiası bulunan dosyalarda ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfası genel bir çerçeve sunar.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu yazı 27 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre gözden geçirilmiştir.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.