Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar Nelerdir? TCK 102–105 Cezaları ve Mağdur Hakları
Bu yazıda ele alınan konular
İlgilendiğiniz bölüme doğrudan geçebilir veya makaleyi baştan sona okuyabilirsiniz.
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar nelerdir?
- Doğru maddeyi belirleyen üç ölçüt
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların cezası ne kadar?
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 102–105. maddelerinde düzenlenen cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve cinsel taciz suçlarıdır. Kanundaki ceza, tacizde üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla başlar. Organ veya cisim sokulmasıyla işlenen çocuk istismarında ise on altı yıldan az olamaz. Bu suçların hiçbirinde uzlaştırma yapılmaz.
Büroya en sık gelen soru, şikâyet geri alınırsa dosyanın kapanıp kapanmayacağıdır. Cevap tek cümleyle verilemez, çünkü bu dört suçun her birinin şikâyet kuralı farklıdır. Yetişkine yönelik cinsel saldırının temel şekli şikâyete bağlıyken, çocuğa yönelik istismar kural olarak kendiliğinden (re’sen, yani şikâyet beklenmeden) soruşturulur. Şikâyet süresi, uzlaştırma yasağı ve mağdurun avukat hakkı da suça göre ayrı kurallara bağlıdır.
Kısaca
- TCK m. 102 cinsel saldırı, m. 103 çocukların cinsel istismarı, m. 104 reşit olmayanla cinsel ilişki, m. 105 cinsel taciz suçunu düzenler.
- Şikâyet şartı fıkraya göre değişir; çocuğa yönelik istismar kural olarak şikâyete bağlı değildir.
- Bu suçların hiçbirinde uzlaştırma yapılamaz (CMK m. 253/3).
- 7593 sayılı Kanun (RG 18.08.2026) TCK 102–105 metnini değiştirmedi; çocuk failler ve koşullu salıverilme hesabında yeni kurallar getirdi.
- Mağdura baro tarafından avukat görevlendirilebilir; mağdur çocuksa talep bile aranmaz.
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar nelerdir?
TCK’nın İkinci Kitabında, kişilere karşı suçlar arasında yer alan Altıncı Bölümün adı “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar”dır. Bölüm dört maddeden oluşur. Korunan değer, kişinin kiminle, ne zaman ve hangi koşullarda cinsel bir temasta bulunacağına özgürce karar verebilmesidir.
Çocuklar bakımından kanun bir adım öteye geçer ve çocuğun gelişimini korumayı esas alır. Bu yüzden çocuğun “rızası” pek çok durumda hukuken sonuç doğurmaz.
Bölümdeki suçları kısaca şöyle ayırabiliriz. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yetişkine karşı, onun iradesi dışında ve bedensel temasla gerçekleşen cinsel davranışlar cinsel saldırı suçu (m. 102) kapsamındadır. On sekiz yaşından küçüklere yönelik cinsel davranışlar çocukların cinsel istismarı (TCK 103) başlığında toplanır.
On beş yaşını bitirmiş bir çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın kurulan cinsel ilişki ayrı bir suçtur (m. 104). Bedensel temas içermeyen cinsel amaçlı davranışlar ise çoğunlukla cinsel taciz (m. 105) olarak değerlendirilir.
Uygulamada sık yapılan hata, cinsel suçlar için tek bir kural varmış gibi konuşmaktır. “Bu suçlar şikâyete bağlıdır” cümlesi yalnızca bazı fıkralar için doğrudur. “Sarkıntılık” kavramı da hem m. 102’de hem m. 103’te geçer ama ceza aralıkları farklıdır. Bu nedenle olayın hangi maddeye girdiği netleşmeden süre, şikâyet ya da ceza hakkında sonuca varmak doğru olmaz.
Doğru maddeyi belirleyen üç ölçüt
İlk ölçüt mağdurun suç tarihindeki yaşıdır. Mağdur on sekiz yaşından küçükse cinsel saldırı değil, m. 103 veya m. 104 gündeme gelir. İkinci ölçüt bedensel temasın varlığıdır.
Temas yoksa fiil kural olarak taciz olarak ele alınır. Üçüncü ölçüt iradenin nasıl etkilendiğidir; cebir, tehdit, hile ya da iradeyi etkileyen başka bir neden, suçun vasfını ve cezasını doğrudan değiştirir.
Bu ölçütler birlikte çalışır. Örneğin on altı yaşındaki bir öğrenciye tehditle yapılan bedensel temas, cinsel saldırı değil çocukların cinsel istismarı olarak nitelendirilir (m. 103/1-b). Aynı yaştaki bir çocukla tehdit ve hile olmaksızın kurulan ilişki ise m. 104’e girer. İki olay arasındaki fark, cezanın birkaç katına çıkmasına yol açabilir.

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların cezası ne kadar?
Tablodaki cezalar 26 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel TCK metnine göre hazırlanmıştır. Görevli mahkeme sütunu, 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesindeki “on yıldan fazla hapis” ölçütüne göre genel bir yol gösterir. Teşebbüs, zincirleme suç, iştirak ya da indirim nedenleri somut dosyada sonucu değiştirebilir.
| Suç | Kanundaki ceza | Şikâyet | Görevli mahkeme (kural) |
|---|---|---|---|
| Cinsel saldırı, temel şekil (m. 102/1) | 5–10 yıl hapis; sarkıntılıkta 2–5 yıl | Şikâyete bağlı | Asliye ceza |
| Nitelikli cinsel saldırı (m. 102/2) | En az 12 yıl hapis | Aranmaz; eşe karşı işlenirse şikâyete bağlı | Ağır ceza |
| Çocukların cinsel istismarı (m. 103/1) | 8–15 yıl; sarkıntılıkta 3–8 yıl | Aranmaz; yalnızca sarkıntılık ve fail çocuksa şikâyete bağlı | Ağır ceza; sarkıntılıkta asliye ceza |
| Nitelikli istismar (m. 103/2) | En az 16 yıl; 12 yaş altında en az 18 yıl | Aranmaz | Ağır ceza |
| Reşit olmayanla cinsel ilişki (m. 104/1) | 2–5 yıl hapis | Şikâyete bağlı | Asliye ceza |
| Evlenme yasağı olan fail (m. 104/2–3) | 10–15 yıl hapis | Aranmaz | Ağır ceza |
| Cinsel taciz (m. 105/1) | 3 ay–2 yıl hapis veya adli para; çocuğa karşı 6 ay–3 yıl | Kanunda “mağdurun şikâyeti üzerine” ibaresi var | Asliye ceza |
Tabloda “görevli mahkeme” için verilen bilgi kuraldır. Nitelikli hâl iddiasıyla dava açılırsa ceza üst sınırı on yılı aşabileceğinden dosya ağır ceza mahkemesine gider. Örneğin sarkıntılık düzeyindeki istismar, m. 103/3’teki yarı oranında artırımla birlikte ağır ceza mahkemesinin görev alanına girebilir. Fail çocuksa dava çocuk mahkemesinde veya çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür (5395 s. Kanun m. 26).
Cinsel saldırı suçunun şartları ve nitelikli hâlleri (TCK 102)
TCK m. 102/1’e göre cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Davranış sarkıntılık düzeyinde kalırsa ceza iki yıldan beş yıla kadardır. Sarkıntılık (ani, kısa süreli ve süreklilik göstermeyen temas için kullanılan kavram) kanunda tanımlanmamıştır. Ayrım olayın süresi, yoğunluğu ve bağlamı birlikte değerlendirilerek yapılır.
Fiil vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleşirse m. 102/2 uygulanır ve ceza on iki yıldan az olamaz. Bu hâlde şikâyet aranmaz. Kanunun tanıdığı tek istisna eşe karşı işlenen fiildir; bu durumda soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Hüküm aynı zamanda evlilik birliği içinde de rıza dışı cinsel davranışın suç olduğunu açıkça gösterir.
Ceza, m. 102/3’te sayılan hâllerde yarı oranında artırılır. Bunlar kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenme, kamu görevi, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması, üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısmına ya da üvey ebeveyn, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından işlenme, silahla veya birden fazla kişiyle birlikte işlenme ve toplu yaşam ortamlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmadır.
Cebrin kasten yaralamanın ağır neticelerine yol açması hâlinde kasten yaralama hükümleri ayrıca uygulanır (m. 102/4). Mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde ceza ağırlaştırılmış müebbet hapistir (m. 102/5). Örneğin iş yerinde amirin, çalışanın itirazına rağmen bedensel temasta bulunması hâlinde temel şekil ile birlikte hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz nedeniyle artırım gündeme gelebilir.
Çocuklara yönelik fiiller neden ayrı maddelerde?
Kanun, on sekiz yaşını doldurmamış kişileri çocuk kabul eder ve onlara yönelik fiilleri iki ayrı maddede düzenler. Bu tercih, çocuğun gelişim düzeyinin yetişkinden farklı olmasından kaynaklanır. Çocuklara yönelik dosyalarda kanun hem cezayı yükseltir hem de şikâyet şartını büyük ölçüde kaldırır.
Çocukların cinsel istismarı (TCK 103)
Cinsel istismar, m. 103/1’e göre iki grubu kapsar. Birinci grup, on beş yaşını tamamlamamış ya da tamamlamış olsa bile fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı her türlü cinsel davranıştır. İkinci grup, diğer çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı cinsel davranışlardır.
Temel ceza sekiz yıldan on beş yıla kadar hapistir; sarkıntılık düzeyinde kalan hâlde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis öngörülür. Mağdur on iki yaşını tamamlamamışsa ceza istismarda on yıldan, sarkıntılıkta beş yıldan az olamaz. Organ veya cisim sokulmasıyla gerçekleşen istismarda ceza on altı yıldan, mağdur on iki yaşından küçükse on sekiz yıldan az olamaz (m. 103/2). Temel şekil ile sarkıntılık ayrımı için basit cinsel istismar ve sarkıntılık ayrımını anlattığımız yazıya bakılabilir.
Şikâyet uyarısı. Çocuğa yönelik istismar dosyalarında aile şikâyetini geri alsa da soruşturma devam eder. Kanunun tanıdığı tek istisna, fiilin sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve failin de çocuk olduğu hâldir (m. 103/1).
Reşit olmayanla cinsel ilişki (TCK 104)
M. 104/1, cebir, tehdit ve hile olmaksızın on beş yaşını bitirmiş çocukla cinsel ilişkide bulunan kişinin şikâyet üzerine iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılacağını öngörür. Suç ancak mağdur 15–18 yaş aralığındaysa, iradesi etkilenmemişse ve fiilin anlamını algılama yeteneği gelişmişse uygulanır. Fail ile mağdur arasında evlenme yasağı varsa ya da fail evlat edinme öncesi bakımı veya koruyucu aile ilişkisini üstlenen kişiyse şikâyet aranmaz ve ceza on yıldan on beş yıla kadardır. Ayrıntılar reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yazımızda yer alıyor.
Cinsel taciz ve temassız fiiller
Cinsel taciz, bölümdeki en hafif yaptırımlı suçtur ve bedensel temas içermeyen cinsel amaçlı davranışları kapsar. Sözlü ifadeler, istenmeyen cinsel içerikli mesajlar veya görüntüler ve teşhir bu kapsamda değerlendirilebilir. Temas varsa fiil kural olarak cinsel saldırı ya da mağdur çocuksa istismar suçunu oluşturur.
M. 105/1’e göre taciz, mağdurun şikâyeti üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Fiil çocuğa karşı işlenirse ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir ve adli para seçeneği yoktur. Kamu görevi, hizmet veya aile içi ilişkinin sağladığı kolaylık, aynı iş yerinde çalışma, posta veya elektronik haberleşme araçları ve teşhir hâllerinde ceza yarı oranında artar.
Mağdur işini, okulunu veya ailesini bırakmak zorunda kalmışsa ceza bir yıldan az olamaz. Ayrıntılı anlatım cinsel taciz suçu ve cezası yazımızda bulunuyor.
Mesaj ya da sosyal medya yoluyla işlenen olaylarda başka suçlar da birlikte gündeme gelebilir. Görüntülerin rıza dışı paylaşılması özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında, sahte hesap veya sisteme izinsiz giriş içeren olaylar ise bilişim suçları kapsamında ayrıca incelenebilir.

Şikâyet süresi, uzlaşma ve zamanaşımı
Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde başvurmalıdır (TCK m. 73/1–2). Bu süre dava zamanaşımını aşamaz. Şikâyete bağlı hâllerde vazgeçme kural olarak davayı düşürür (m. 73/4). Buna karşılık şikâyet aranmayan hâllerde, mağdurun sonradan başvurusunu geri çekmesi dosyayı kapatmaz.
Uzlaştırma (tarafların uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşması) bu suçlarda mümkün değildir. CMK m. 253/3, soruşturması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça söyler. 7571 sayılı Kanun (RG 25.12.2025) aynı fıkraya önödeme ile ilgili bir cümle ekledi; cinsel suçlara ilişkin yasak değişmedi. Genel kurallar için ceza davalarında uzlaştırma yazımıza bakılabilir.
Dava zamanaşımı bakımından mağdur lehine özel bir kural vardır. TCK m. 66/6’ya göre çocuklara karşı üstsoy ya da çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kişilerce işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. Aile içinde yaşanan ve yıllar sonra anlatılabilen olaylarda bu kural mağdurun hak arama imkânını korur.
Uygulamada şikâyet süresi hesaplanırken önce olayın hangi fıkraya girdiği belirlenir. Örneğin başta taciz gibi görünen bir olayda bedensel temas anlaşılırsa, şikâyet süresi tartışması tamamen ortadan kalkabilir.
Teşebbüs, zincirleme suç ve iştirak
Fiil tamamlanmadan kalırsa suça teşebbüs hükümleri uygulanır. Aynı mağdura karşı bir suç işleme kararıyla değişik zamanlarda tekrarlanan fiillerde TCK m. 43/1 uyarınca tek ceza verilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. 5377 sayılı Kanun 2005 yılında cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarını m. 43/3’teki istisna listesinden çıkardığı için zincirleme suç hükmü bu suçlarda uygulanabilir. Birden fazla kişinin katıldığı olaylarda suça iştirak kuralları ile m. 102/3-d ve m. 103/3-a birlikte değerlendirilir.
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda mağdurun hakları
Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı suçlarında vekili bulunmayan mağdur, soruşturma ve kovuşturma evresinde baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m. 234/1 ve 239/1). Mağdur on sekiz yaşından küçükse avukat istem aranmaksızın görevlendirilir (m. 234/2, 239/2). Bu hak, maddi imkânsızlığın hak aramaya engel olmaması için tanınmıştır.
Kanun, mağdurun aynı olayı tekrar tekrar anlatmak zorunda kalmasını önlemeye çalışır. CMK m. 236/2’ye göre suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, zorunluluk bulunmadıkça tanık olarak bir defa dinlenir. Çocuk mağdurların dinlenmesinde psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında bir uzman bulundurulur. Savcı veya hâkim gerekli görürse ifade, şüpheliyle yüz yüze gelinmeden özel ortamda uzmanlar aracılığıyla alınır (m. 236/4).
M. 103/2 kapsamındaki suçlardan mağdur olan çocukların soruşturma evresindeki beyanları, bu amaçla hizmet veren merkezlerde savcının nezaretinde uzmanlarca alınır ve kayda geçirilir (m. 236/5). Aynı usul m. 102/2 mağdurları için de uygulanır, ancak kayıt için mağdurun rızası aranır (m. 236/6). Kayıtlar dosyada gizli tutulur ve kimseye verilmez.
Mağdur kadın, çocuk, aile bireyi ya da tek taraflı ısrarlı takip mağduruysa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma da istenebilir. Hâkim, failin mağdurun konutuna, okuluna ve iş yerine yaklaşmamasına ya da mağduru iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine karar verebilir (6284 s. Kanun m. 5/1). Koruyucu tedbir için şiddetin ispatına yönelik delil veya belge aranmaz (m. 8/3).
Uygulamada olaydan sonra vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmak, kıyafet ve benzeri eşyaları saklamak, mesajları silmemek ve olayı ilk anlatılan kişileri not etmek delillerin korunmasına yardım eder. Her şeyden önce mağdurun güvenliği gelir.
Soruşturma ve yargılama nasıl ilerler?
Süreç çoğunlukla kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına yapılan bir başvuru ya da ihbarla başlar. Savcılık mağdurun ve tanıkların beyanlarını alır, adli tıp muayenesi, kamera kayıtları ve dijital inceleme gibi delilleri toplar. Şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı işlemleri, adli kontrol ya da tutuklama tedbiri gündeme gelebilir.
Şüpheli çocuksa soruşturma çocuk bürosundaki savcı tarafından bizzat yürütülür (5395 s. Kanun m. 15/1). 7593 sayılı Kanunla on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme (çocuğun kişisel ve sosyal durumunu gösteren uzman raporu) zorunlu hâle geldi. Bu inceleme yapılmadan düzenlenen iddianame mahkemece iade edilir (CMK m. 174/1-e).
Asliye ceza mahkemesindeki bazı dosyalarda basit yargılama usulü uygulanabilir. CMK m. 251/1, bu usulü adli para cezası ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az hapis gerektiren suçlarla sınırlar. Bölümde bu sınırın içinde kalan tek hâl, yetişkine karşı işlenen cinsel tacizin temel şeklidir.
Karara karşı istinaf ve ardından temyiz yoluna başvurulabilir. Genel süreç bilgisi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfamızda yer alır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231/5 vd.), 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi; AYM’nin önceki metne ilişkin iptal kararı 30.09.2026’da yürürlüğe gireceğinden bu tarihten itibaren uygulama değişebilir ve somut dosyada güncel metin ayrıca kontrol edilmelidir.
Mahkûmiyetin sonuçları: koşullu salıverilme ve çalıştırma yasağı
Koşullu salıverilme (cezanın bir kısmı iyi hâlle infaz edildikten sonra denetimli olarak tahliye) oranları bu suçlarda genel kuraldan farklıdır. Aşağıdaki tablo yetişkin hükümlüler için süreli hapis cezalarına ilişkin genel çerçeveyi gösterir. Çocuk hükümlüler için ayrı kurallar bulunduğundan somut hesap infaz savcılığınca yapılır.
| Suç | Koşullu salıverilme oranı | Dayanak |
|---|---|---|
| Cinsel saldırı (m. 102/1), reşit olmayanla ilişki (m. 104/1), taciz (m. 105) | Üçte iki | 5275 s. Kanun m. 107/2-d |
| Nitelikli cinsel saldırı (m. 102/2), çocukların cinsel istismarı (m. 103), m. 104/2–3 | Dörtte üç | 5275 s. Kanun m. 108/9 |
| 28.06.2014’ten önce işlenen m. 102–105 suçları | Üçte iki | 5275 s. Kanun geçici m. 9/4 |
M. 108/9 kapsamındaki hükümlüler hakkında infaz hâkimi, infaz sırasında ve denetim süresinde tıbbi tedavi, tedavi amaçlı programlara katılma, mağdurun oturduğu ve çalıştığı bölgede ikamet etmeme, mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmama ve çocuklarla bir arada olmayı gerektiren ortamlarda çalışmama gibi yükümlülüklerden bir veya birkaçına karar verir. Bu yükümlülükler çocuk hükümlülere uygulanmaz (m. 108/10).
1 Mayıs 2026’dan itibaren bir yükümlülük daha uygulanıyor. 7578 sayılı Kanunla Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen Ek Madde 1’e göre cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanlar okul, okul servisi, kreş, yurt, çocuk kulübü ve benzeri çocukların yoğun bulunduğu iş yerlerinde çalışamaz ve bu yerleri işletemez. Cezaların genel yapısı için hapis cezaları yazımıza bakılabilir.

7593 sayılı Kanun cinsel suçlar bakımından ne değiştirdi?
8 Ağustos 2026’da kabul edilen 7593 sayılı Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı ve kural olarak aynı gün yürürlüğe girdi. Kanun TCK’da yalnızca 31. (yaş küçüklüğü) ve 233. maddeleri değiştirdi. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bölümündeki m. 102–105’in metnine dokunulmadı. Buna karşılık iki değişiklik cinsel suç dosyalarını dolaylı olarak etkiliyor.
Birincisi TCK m. 31’deki değişikliktir. Ceza sorumluluğu bulunan 12–15 yaş grubundaki çocuklar için her fiil başına verilebilecek hapis cezasının üst sınırı yedi yıldan dokuz yıla, 15–18 yaş grubu için on iki yıldan on beş yıla çıkarıldı. Örneğin on altı yaşındaki bir fail hakkında m. 103/2 ile birlikte m. 103/3 artırımı uygulandığında, üçte bir indirimden sonra ulaşılan ceza önceki metinde on iki yılla sınırlıyken artık on beş yıla kadar çıkabilir.
İkincisi 5275 sayılı Kanun’un 107/5. maddesidir. On beş yaşını doldurmadan infaz kurumunda geçirilen bir günün koşullu salıverilme hesabında iki gün sayılması kuralı devam ediyor, ancak yeni metin m. 102 ve 103 suçlarını bu kuralın dışında tutuyor. Ayrıca “suça sürüklenen çocuk” ifadesi mevzuatta “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirildi.
Lehe kanun uyarısı. 7593 ile yükseltilen üst sınırlar önceki metne göre ağırdır; 18.08.2026’dan önce işlenen fiillerde TCK m. 7/2 uyarınca failin lehine olan hüküm uygulanır. Koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler, TCK m. 7/3’te derhâl uygulanacak infaz kurallarının dışında tutulduğundan m. 107/5 değişikliği için de suç tarihine göre karşılaştırma yapılmalıdır. Ayrıntılar için Çocuk Koruma Kanunu ve 7593 değişiklikleri yazımıza bakılabilir.
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar hakkında sık sorulan sorular
Cinsel suçlarda şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Yalnızca şikâyete bağlı hâllerde düşer. Cinsel saldırının temel şekli (m. 102/1), eşe karşı işlenen nitelikli cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişkinin temel şekli (m. 104/1) ve cinsel taciz bu gruptadır. Çocuğa yönelik istismarda ve diğer nitelikli hâllerde vazgeçme dosyayı kapatmaz. Soruşturma, şikâyet geri alınsa da kendiliğinden devam eder.
Cinsel saldırı cezası kaç yıl?
Cinsel saldırının temel şeklinde ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Fiil sarkıntılık düzeyinde kalırsa iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür. Organ veya cisim sokulmasıyla işlenirse ceza on iki yıldan az olamaz. Kendini savunamayacak kişiye karşı işlenme, nüfuzun kötüye kullanılması veya silahla işlenme gibi m. 102/3’teki hâllerde ceza yarı oranında artırılır.
Cinsel suçlarda uzlaşma olur mu?
Hayır, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma olmaz. CMK m. 253/3, soruşturması şikâyete bağlı olsa bile bu suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça söyler. Şikâyete bağlı hâllerde tarafların anlaşması ancak şikâyetten vazgeçme yoluyla sonuç doğurabilir. Çocuğa yönelik istismar gibi şikâyet aranmayan hâllerde ise anlaşma dosyanın seyrini değiştirmez.
Cinsel saldırı davası hangi mahkemede görülür?
Temel şekil (5–10 yıl) kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür, çünkü ağır ceza mahkemesinin görevi için üst sınırın on yılı aşması gerekir. Nitelikli cinsel saldırı (m. 102/2) veya m. 102/3 artırımı iddia edilen dosyalar ağır ceza mahkemesine gider. Fail çocuksa dava çocuk mahkemesinde ya da çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür.
Cinsel suç mağduru ücretsiz avukat alabilir mi?
Evet, alabilir. Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı suçlarında vekili olmayan mağdur, barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m. 234 ve 239). Mağdur on sekiz yaşından küçükse talep de aranmaz ve avukat kendiliğinden görevlendirilir. İstek kolluğa, Cumhuriyet savcılığına veya mahkemeye iletilebilir. Bu hak, maddi imkânsızlığın hak aramaya engel olmaması için tanınmıştır.
Cinsel suçlarda zamanaşımı ne zaman başlar?
Kural olarak dava zamanaşımı suçun işlendiği gün başlar. Çocuğa karşı üstsoy ya da çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kişilerce işlenen suçlarda ise zamanaşımı, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işler (TCK m. 66/6). Aile içinde yaşanan ve ancak yıllar sonra anlatılabilen olaylarda bu kural mağdurun hak arama imkânını korur.
7593 sayılı Kanun cinsel suç cezalarını artırdı mı?
Hayır, TCK m. 102–105’teki ceza aralıkları aynı kaldı. 7593 sayılı Kanun (RG 18.08.2026) çocuk failler için TCK m. 31’deki üst sınırları yükseltti ve m. 102–103 mahkûmiyetlerinde koşullu salıverilme hesabını değiştirdi. Değişiklikler önceki metne göre ağır olduğundan, 18.08.2026’dan önce işlenen fiillerde lehe kanun (TCK m. 7) karşılaştırması yapılır.
Mevzuat ve kaynaklar
İlgili makaleler
- Çocukların Cinsel İstismarı (TCK 103): Cezası, Soruşturma Süreci ve Mağdur Hakları
- Reşit Olmayanla Cinsel İlişki (TCK 104): Cezası, Şikâyet Süresi ve İstismardan Farkı
- Cinsel Taciz Suçu ve Cezası (TCK 105): Mesajla ve İşyerinde Taciz, Şikâyet Süresi
- Basit Cinsel İstismar ve Sarkıntılık (TCK 103/1): Cezası, Farkları ve Görevli Mahkeme

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu yazı 27 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre gözden geçirilmiştir.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.


