Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK 109): Alıkoyma, Nitelikli Hâller ve Cezası
Bu yazıda ele alınan konular
İlgilendiğiniz bölüme doğrudan geçebilir veya makaleyi baştan sona okuyabilirsiniz.
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?
- TCK 109’a Göre Ceza Ne Kadar?
- Şüpheli iseniz:
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitme ya da bir yerde kalmama özgürlüğünün elinden alınmasıdır ve TCK 109’da düzenlenir. Suç için bir kişiyi uzun süre kilit altında tutmak gerekmez. Birini zorla bir araca bindirmek, evden çıkmasını engellemek için kapıyı kilitleyip anahtarı almak ya da bir odada tutmak da bu kapsamda değerlendirilebilir.
Bu suç aile içinde, ayrılık sürecindeki çiftler arasında ya da alacak tartışmalarında da karşımıza çıkar. Bu yazı TCK 109’un fıkralarını, eş ve çocuğa karşı işlendiğinde cezanın nasıl arttığını, uzlaşma ve şikâyet durumunu ve mağdur ile şüphelinin atması gereken adımları anlatır.
Kısaca
- Temel ceza 1–5 yıl hapistir; cebir, tehdit veya hile kullanılmışsa 2–7 yıl hapis verilir (TCK 109/1-2).
- Silahla, birden fazla kişiyle, eşe, boşandığı eşe, üstsoy veya altsoya ya da çocuğa karşı işlenirse ceza bir kat artırılır (TCK 109/3).
- Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında yoktur; mağdurun vazgeçmesi davayı bitirmez.
- Süre: Fail, soruşturma başlamadan önce mağduru kendiliğinden ve zarar vermeden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezası üçte ikiye kadar indirilir (TCK 110).
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?
TCK 109/1’deki tanımın iki yüzü vardır: kişinin bir yere gitme hürriyeti ile bir yerde kalma hürriyeti. İlkine örnek, birinin evden çıkmasının ya da bir yerden ayrılmasının engellenmesidir. İkincisine örnek, kişinin istemediği bir yere götürülmesi, örneğin zorla bir araca bindirilip başka bir yere taşınmasıdır. Her iki hâlde de mağdurun serbestçe hareket etme imkânı elinden alınır.
Fiilin “hukuka aykırı” olması gerekir. Kanunun verdiği bir yetkiye dayanan kısıtlamalar bu suçu oluşturmaz. Örneğin kolluğun kanundaki şartlara uygun yakalama ve gözaltısı; ayrıntı için yakalama ve gözaltı yazımıza bakabilirsiniz. Suçüstü hâlinde herkes, kaçma ihtimali olan kişiyi geçici olarak yakalayabilir (CMK 90/1). Ancak bu yetki kişiyi kolluğa teslim etmek içindir; teslim etmeden saatlerce bir yerde tutmak aynı korumadan yararlanmaz.
Alıkoymanın süresi, suçun oluşması için kanunda aranan bir şart değildir. Kısa süreli bir alıkoyma ile günlerce süren bir alıkoyma arasındaki fark, 109’un fıkraları arasında seçimde ve TCK 61’e göre temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.

TCK 109’a Göre Ceza Ne Kadar?
Ceza, önce fiilin nasıl işlendiğine göre 109/1 ya da 109/2’den belirlenir. Ardından 109/3’teki nitelikli hâller, 109/5’teki cinsel amaç ve 109/4’teki ekonomik kayıp eklenir.
| Durum | Kanundaki ceza |
|---|---|
| Temel hâl (109/1) | 1 – 5 yıl hapis |
| Cebir, tehdit veya hile kullanılması (109/2) | 2 – 7 yıl hapis |
| 109/3 nitelikli hâl + 109/1 | Bir kat artırım: 2 – 10 yıl hapis |
| 109/3 nitelikli hâl + 109/2 | Bir kat artırım: 4 – 14 yıl hapis |
| Mağdurun önemli ekonomik kaybı (109/4) | Ayrıca 1.000 güne kadar adli para cezası |
| Cinsel amaçla işlenmesi (109/5) | Ceza yarı oranında artırılır |
Alıkoyma sırasında mağdurda kemik kırığı, yaşamı tehlikeye sokan durum gibi ağır sonuçlar doğarsa ayrıca kasten yaralamaya ilişkin hükümler uygulanır (TCK 109/6). Yani bu sonuçlar için ikinci bir ceza gündeme gelir.
Güncellik notu: TCK 109’un ceza aralıklarında 2024–2026 döneminde bir değişiklik yapılmamıştır. Son değişiklik, 7331 sayılı Kanunla 109/3-e bendine “boşandığı eş” ibaresinin eklenmesidir (yürürlük 14 Temmuz 2021). 14 Temmuz 2021 öncesinde boşandığı eşe karşı işlenen fiillerde bu bent uygulanamaz; suç tarihine göre lehe kanun (TCK m. 7) değerlendirilmelidir.
Cebir, tehdit veya hile ne zaman aranır?
109/2, suçun işlenmesi için ya da işlendiği sırada cebir, tehdit veya hile kullanılmasını arar. Cebir, kişinin kolundan tutup zorla araca bindirmek gibi fiziksel zorlamadır. Tehdit, “Kıpırdarsan zarar görürsün” gibi korkutmadır. Hile ise kişiyi kandırarak bir yere götürmek veya orada tutmaktır; örneğin mağdurun, bir yakınının hastanede olduğu söylenerek başka bir yere götürülmesi. Bu üç araçtan birinin kullanıldığı olaylarda cezanın alt sınırı 1 yıldan 2 yıla çıkar.
109/4’teki adli para cezası ise ayrı bir sonuca bağlanmıştır. Örneğin alıkonulan kişi bu nedenle bir sözleşme görüşmesine katılamaz ve önemli bir ekonomik kayba uğrarsa, hapis cezasına ek olarak bin güne kadar adli para cezası da verilir.
Nitelikli Hâller: Silah, Birden Fazla Kişi, Eş ve Çocuk
Maddenin üçüncü fıkrası altı hâlde cezayı bir kat artırır:
- Silahla işlenmesi (a),
- Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi (b),
- Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi (c),
- Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi (d),
- Üstsoy, altsoy, eş veya boşandığı eşe karşı işlenmesi (e),
- Çocuğa ya da kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenmesi (f).
Bir ayrıntıya dikkat etmek gerekir: kasten yaralamada (TCK 86/3-a) kardeş de nitelikli hâller arasında sayılırken, 109/3-e bendinde kardeş yer almaz. Kardeşe karşı alıkoyma, başka bir bent gerçekleşmedikçe 109/1 veya 109/2’ye göre cezalandırılır. Bu da kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda nitelikli hâlin her olayda ayrıca incelenmesini gerektirir.
Süre işliyor olabilir: Ceza dosyalarında itiraz, şikâyet ve kanun yolu süreleri kısadır. Somut dosyanızı değerlendirmek için 0 532 714 50 45 numarasından veya iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Aile İçinde Alıkoyma: Eşe ve Çocuğa Karşı İşlenen Suç
Örneğin ayrılmak isteyen eşin evden çıkmasını engellemek için kapıyı kilitleyip telefonunu almak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında değerlendirilebilir. Fiil eşe karşı işlendiği için 109/3-e uygulanır ve ceza bir kat artar. Kilitleme sırasında itme veya tehdit varsa 109/2 devreye girer ve aralık 4–14 yıla çıkar. Aynı olayda ayrıca tehdit veya yaralama suçları da gündeme gelebilir.
Mağdur, ceza soruşturmasından bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir isteyebilir. Hâkim, şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılmasına, korunan kişiye ve bulunduğu yerlere yaklaşmamasına ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine karar verebilir (6284 m. 5/1-b, c, f). Tedbir kolluktan, mülki amirden veya hâkimden istenebilir; tedbir için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz (6284 m. 8/1, 8/3).
Çocuğa karşı işlendiğinde 109/3-f uygulanır. Velayet hakkı elinden alınmış ana veya babanın ya da yakın akrabanın çocuğu kaçırması veya alıkoyması ise TCK 234’te ayrıca düzenlenmiştir; bu suç uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253/1-b-10). Çocuklarla ilgili koruyucu tedbirler için Çocuk Koruma Kanunu yazımıza bakabilirsiniz.

Alacak İçin Alıkoyma ve TCK 150 İlişkisi
Bir alacağı tahsil etmek için borçluyu bir yerde tutmak da bu suçu oluşturabilir. TCK 150/1, hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili için tehdit veya cebir kullanılmasında yağma yerine “ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler”in uygulanacağını söyler. Bu hüküm kişiyi hürriyetinden yoksun kılmayı saymaz. Dolayısıyla alacak tahsili amacı, alıkoyma fiilinin 109. madde kapsamında ayrıca değerlendirilmesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Hangi suçların birlikte uygulanacağı somut olaya göre belirlenir.
Uzlaşma, Şikâyet ve Etkin Pişmanlık
Bu suç şikâyete bağlı değildir ve CMK 253/1’deki uzlaştırma listesinde yer almaz. Mağdur şikâyetinden vazgeçse ya da taraflar barışsa bile soruşturma devam eder. Üstelik CMK 253/3’e göre uzlaşmaya tabi bir suç, uzlaşmaya tabi olmayan bir suçla aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle alıkoyma sırasında basit yaralama veya tehdit de varsa, o suçlar için de uzlaşma yolu kapanabilir. Uzlaşmanın genel işleyişi için ceza davalarında uzlaşma yazımıza bakabilirsiniz.
TCK 110 ise failin kendi davranışıyla cezasını azaltabileceği tek yolu düzenler. Fail, soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zarar vermeden onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Üç şart birlikte aranır: soruşturma başlamamış olmalı, serbest bırakma kendiliğinden olmalı ve mağdura zarar verilmemiş olmalıdır.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlamasında Ne Yapılmalı?
Mağdur veya yakını iseniz:
- Alıkoyma devam ediyorsa derhâl kolluğa haber verin; bekleme süresi yoktur.
- Serbest kaldıktan sonra hastaneye başvurup adli rapor aldırın; bekletilen yer, araç ve süre hakkında not tutun.
- Mesaj, arama kaydı ve konum bilgilerini saklayın; tanıkları belirleyin.
- Aile içi olaylarda 6284 kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir isteyin.
- Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar davaya katılabilirsiniz (CMK 237/1).
Şüpheli iseniz:
- İfadeden önce susma ve müdafi seçme hakkınız size bildirilir (CMK 147). Müdafi yardımı istemek kanuni bir haktır; seçemiyorsanız baro görevlendirir (CMK 150/1). Şüpheli çocuksa müdafi istem aranmaksızın atanır (CMK 150/2).
- Olayın süresi, kapının kilitli olup olmadığı ve mağdurun ayrılma imkânı gibi olgular fıkra seçimini belirler; bunları gösteren kayıtları dosyaya sunun.
- Mağdurla iletişime geçmeyin; bu davranış tedbir kararına veya yeni bir suçlamaya yol açabilir.
Süre ve hak kaybı riski: TCK 110’daki indirim, soruşturma başladıktan sonra yapılan serbest bırakmada uygulanmaz. Mağdur açısından kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresi tebliğden itibaren 2 haftadır (CMK 173/1). Hükme karşı istinaf süresi de gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır (CMK 273/1). Bu aşamada bir avukattan destek almak süre kaybını önler.
TCK 109 Davasında Olası Sonuçlar
| Konu | Durum |
|---|---|
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi; görevde ağırlaştırıcı nedenler gözetilmez (5235 s. Kanun m. 11, 14) |
| Şikâyet ve uzlaşma | Şikâyet aranmaz; uzlaştırma yapılmaz |
| Etkin pişmanlık | Şartları varsa üçte ikiye kadar indirim (TCK 110) |
| HAGB ve erteleme | Sonuç ceza 2 yıl veya daha azsa mümkün (CMK 231/5, TCK 51/1) |
| Adli para cezasına çevirme | Sonuç ceza 1 yıl veya daha azsa mümkün (TCK 50/1) |
| Tutuklama | Katalog suç değil; CMK 100/1-2’deki genel şartlarla mümkün |
Tutuklama ve adli kontrol şartları hakkında genel bilgi için tutuklama hangi hâllerde olur yazımıza bakabilirsiniz.

TCK 109 Hakkında Sık Sorulan Sorular
Eşini evden çıkarmamak suç mu?
Evet, eşin hukuka aykırı olarak evden çıkmasının engellenmesi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturabilir. Eşe karşı işlendiği için ceza 109/3-e uyarınca bir kat artırılır. Cebir veya tehdit kullanılmışsa aralık 4–14 yıl hapis olur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda şikâyetten vazgeçilirse ne olur?
Dava düşmez. Bu suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında da yer almaz. Mağdurun vazgeçmesi ancak somut olayda takdiri indirim değerlendirmesinde bir olgu olarak dikkate alınabilir.
Kısa süreli alıkoyma da suç sayılır mı?
Evet, kanun suçun oluşması için belirli bir süre aramaz. Süre, 109’un fıkraları arasındaki seçimde ve temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınır. Kısa süreli olması tek başına suçu ortadan kaldırmaz.
Kardeşe karşı işlenirse ceza artar mı?
109/3-e bendi bakımından artmaz, çünkü bu bent yalnızca üstsoy, altsoy, eş ve boşandığı eşi sayar. Ancak mağdur çocuksa ya da silah veya birden fazla kişi gibi başka bir nitelikli hâl varsa ceza yine bir kat artırılır.
Fail mağduru kendisi serbest bırakırsa ne olur?
Soruşturma başlamadan önce, mağdura zarar vermeden ve kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezası üçte ikiye kadar indirilir (TCK 110). Soruşturma başladıktan sonraki serbest bırakma bu indirimi sağlamaz.
Alacağını almak için borçluyu alıkoyan kişi hangi suçtan yargılanır?
Hürriyetten yoksun kılma suçundan da yargılanabilir. TCK 150/1 alacak tahsilinde yalnızca tehdit ve kasten yaralama hükümlerine yollama yapar; alıkoyma bu maddede sayılmamıştır. Hangi suçların uygulanacağı somut olaya göre belirlenir.
Mevzuat ve kaynaklar
Ceza yargılamasının genel çerçevesi için ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfasına da bakılabilir.
İlgili makaleler
- Kasten Öldürme Suçu (TCK 81–83): Cezası, Nitelikli Hâller, Olası Kast, Çocuk Failler
- Taksirle Öldürme (TCK 85): Cezası, Bilinçli Taksir, Kusur Raporu ve Paraya Çevirme
- Suça Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme (TCK 35–36): Şartlar, Ceza ve Etkin Pişmanlık Farkı
- Hata Halinde Suç (TCK 30): Maddi Unsurda Hata, Meşru Savunmada Yanılgı, Yasak Hatası

Yazar hakkında
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.
Bu yazı 27 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre hazırlanmıştır.
Somut durumunuz için hukuki değerlendirme
Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.


