Reşit Olmayanla Cinsel İlişki (TCK 104): Cezası, Şikâyet Süresi ve İstismardan Farkı

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki (TCK 104): Cezası, Şikâyet Süresi ve İstismardan Farkı

MAKALE REHBERİ

Bu yazıda ele alınan konular

İlgilendiğiniz bölüme doğrudan geçebilir veya makaleyi baştan sona okuyabilirsiniz.

  • Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu nedir?
  • Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun şartları
  • TCK 103 ile TCK 104 arasındaki sınır

Güncellendi ·Mevzuat kontrolü: Resmî Gazete ve mevzuat.gov.tr·Yazar: Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Reşit olmayanla cinsel ilişki, on beş yaşını bitirmiş ancak on sekiz yaşını doldurmamış bir çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkide bulunulmasıdır (TCK m. 104). Temel şekli şikâyete bağlıdır ve iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir. Fail ile çocuk arasında evlenme yasağı varsa şikâyet aranmaz ve ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir.

Bir ilişkinin bu suç mu, yoksa çocuğun cinsel istismarı mı sayılacağı çoğu zaman tek bir soruya bağlıdır. Çocuğun iradesi cebir, tehdit, hile ya da başka bir nedenle etkilenmiş mi? Cevap evetse TCK m. 103 ve çok daha ağır bir ceza gündeme gelir. Hayırsa TCK m. 104 uygulanır ve bu ayrım şikâyet kuralını ve görevli mahkemeyi de değiştirir.

Kısaca

  • TCK m. 104/1: 15–18 yaş arasındaki çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişki; şikâyet üzerine 2–5 yıl hapis.
  • Fail ile çocuk arasında evlenme yasağı varsa şikâyet aranmaz; ceza 10–15 yıl hapistir (m. 104/2).
  • Çocuk 15 yaşından küçükse ya da iradesi etkilenmişse olay TCK m. 103 kapsamına girer.
  • Şikâyete bağlı olsa da uzlaştırma yapılamaz (CMK m. 253/3).
  • 7593 sayılı Kanun m. 104’ün metnini değiştirmedi.

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu nedir?

TCK m. 104/1’e göre cebir, tehdit ve hile olmaksızın on beş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kanun on beş ile on sekiz yaş arasındaki çocukların cinsel gelişimini korumayı amaçlar. Çocuğun ilişkiye karşı çıkmamış olması suçu ortadan kaldırmaz; yalnızca olayın m. 103 yerine m. 104’e girmesini sağlayabilir.

Reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında uygulama alanı en dar olanıdır. Çünkü birkaç koşulun aynı anda bulunmasını gerektirir ve bunlardan biri eksik olduğunda olay çoğunlukla çocukların cinsel istismarı (TCK 103) olarak nitelendirilir. Dört suçun birlikte karşılaştırması için cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar yazımıza bakılabilir. Temassız davranışlar için cinsel taciz suçu yazımız, sarkıntılık kavramı için ise basit cinsel istismar ve sarkıntılık ayrımı ayrıca yol gösterir.

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun şartları

Kanunun lafzı ve m. 103 ile birlikte okunması, aşağıdaki koşulların birlikte aranacağını gösterir. Her biri somut dosyada ayrıca ispat edilir ve biri eksik kaldığında suçun vasfı değişir.

  • Yaş. Çocuk suç tarihinde on beş yaşını bitirmiş, on sekiz yaşını doldurmamış olmalıdır.
  • İradenin etkilenmemesi. Fiil cebir, tehdit veya hileye dayanmamalıdır. M. 103/1-b iradeyi etkileyen başka nedenleri de istismar saydığı için bu tür bir etki de olayı m. 103’e taşır.
  • Algılama yeteneği. Çocuğun fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş olmalıdır; gelişmemişse m. 103/1-a uygulanır.
  • Cinsel ilişki. Kanun “cinsel ilişki” ifadesini kullanır. Bu boyuta varmayan cinsel davranışlar koşullara göre başka maddelerin konusudur.

İradenin serbest olup olmadığı dosyanın bütününden anlaşılır. Taraflar arasındaki yaş farkı, failin çocuk üzerindeki konumu, ilişkinin nasıl başladığı, çocuğa hediye, para ya da vaat verilip verilmediği ve olaydan sonraki davranışlar birlikte değerlendirilir. Örneğin çocuğa evlilik vaadiyle yaklaşılması hile tartışmasını, çocuğun yaşadığı yerden uzaklaştırılması ise iradeyi etkileyen başka neden tartışmasını gündeme getirebilir.

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun TCK 104 kapsamındaki koşulları
TCK 104’ün Koşulları

TCK 103 ile TCK 104 arasındaki sınır

İki suç arasındaki fark hem ceza miktarında hem de şikâyet kuralında kendini gösterir. Aşağıdaki tablo en sık karşılaşılan durumları özetler. Kesin nitelendirme, delillerin bütünü değerlendirilerek yapılır.

DurumUygulanacak maddeKanundaki ceza
Çocuk 15 yaşından küçükm. 103/1-aİlişki boyutunda en az 16 yıl (m. 103/2)
15–18 yaş, cebir, tehdit veya hile varm. 103/1-bİlişki boyutunda en az 16 yıl (m. 103/2)
15–18 yaş, algılama yeteneği gelişmemişm. 103/1-aİlişki boyutunda en az 16 yıl (m. 103/2)
15–18 yaş, iradeye etki yokm. 104/12–5 yıl hapis, şikâyete bağlı
Aynı durum, fail ile evlenme yasağı varm. 104/210–15 yıl hapis, şikâyet aranmaz

Tablodan da görüldüğü gibi yaş ve iradenin serbestliği, cezayı birkaç katına çıkarabilecek belirleyici unsurlardır. Bu nedenle reşit olmayanla cinsel ilişki iddiası bulunan dosyalarda nüfus kaydı, gerekiyorsa tıbbi yaş tespiti ve çocuğun uzman eşliğinde alınan beyanı özenle değerlendirilir.

Tarafların yaşı birbirine yakınsa

Kanunda taraflar arasındaki yaş farkına göre cezayı kaldıran ya da azaltan özel bir hüküm yoktur. Örneğin on yedi yaşındaki bir genç ile on altı yaşındaki arkadaşı arasındaki ilişki de koşulları varsa m. 104/1 kapsamına girebilir. Bu durumda fail de çocuk olduğundan soruşturma çocuk bürosunca yürütülür ve dava çocuk mahkemesinde görülür. Yaş küçüklüğü nedeniyle ceza TCK m. 31 uyarınca indirilir.

İki anonim örnek

Birinci örnekte, on yedi yaşındaki bir öğrenci ile yirmi iki yaşındaki bir kişi arasında aylarca süren bir yazışma sonrasında ilişki kuruluyor. Tehdit, hile ya da bağımlılık ilişkisi yoksa olay reşit olmayanla cinsel ilişki olarak değerlendirilir ve soruşturma şikâyete bağlıdır. İkinci örnekte ise aynı yaştaki çocuğa özel görüntülerini yayma tehdidiyle yaklaşılıyor. Burada irade tehditle etkilendiği için artık reşit olmayanla cinsel ilişki değil, m. 103 kapsamında istismar söz konusudur ve şikâyet aranmaz.

Reşit olmayanla cinsel ilişki cezası ne kadar?

Temel şekilde ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Bu aralık 6545 sayılı Kanunla 2014 yılında yükseltilmiştir; daha önce altı aydan iki yıla kadar hapis öngörülüyordu. Olay 28.06.2014’ten önceyse TCK m. 7/2 uyarınca lehe olan eski hüküm uygulanır. Temel şeklin üst sınırı beş yıl olduğundan dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür.

M. 104/2’ye göre suç, çocuk ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenirse şikâyet aranmaz ve ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir. Evlenme yasağı Türk Medeni Kanunu m. 129’da düzenlenir. Buna göre üstsoy ile altsoy, kardeşler, amca, dayı, hala, teyze ile yeğenleri arasında, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında (evlilik sona ermiş olsa bile) ve evlat edinme ilişkisinde evlenme yasağı vardır.

M. 104/3 ise suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen kişi ya da koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesini düzenler. Bu durumda da şikâyet aranmaz ve m. 104/2’deki ceza uygulanır. Üst sınır on beş yıl olduğundan m. 104/2 ve 104/3 dosyaları ağır ceza mahkemesinde görülür.

FıkraCezaŞikâyetGörevli mahkeme (kural)
m. 104/12–5 yıl hapisGerekliAsliye ceza
m. 104/2 (evlenme yasağı)10–15 yıl hapisAranmazAğır ceza
m. 104/3 (evlat edinme öncesi bakım, koruyucu aile)10–15 yıl hapisAranmazAğır ceza
Reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocukların cinsel istismarı ayrım tablosu
TCK 103 mü, TCK 104 mü?

Şikâyet süresi ne kadar, uzlaşma olur mu?

M. 104/1’deki temel şekil şikâyete bağlıdır. TCK m. 73’e göre şikâyet, fiilin ve failin kim olduğunun öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır ve bu süre dava zamanaşımını aşamaz. Mağdur çocuk olduğundan şikâyet hakkının kim tarafından ve nasıl kullanılacağı, örneğin çocuk ile veli veya vasinin iradelerinin farklı olması hâlinde, somut dosyada ayrıca değerlendirilir.

Şikâyete bağlı hâlde vazgeçme kural olarak davayı düşürür (TCK m. 73/4). Buna karşılık m. 104/2 ve 104/3 hâllerinde şikâyet aranmaz ve vazgeçme sonuç doğurmaz. Uzlaştırma ise hiçbir hâlde mümkün değildir, çünkü CMK m. 253/3 cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda şikâyete bağlı olsalar bile uzlaştırmayı yasaklar. Genel kurallar için ceza davalarında uzlaştırma yazımıza bakılabilir.

Zamanaşımı süreleri

Dava zamanaşımı, suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir (TCK m. 66/4). M. 104/1’in üst sınırı beş yıl olduğundan zamanaşımı sekiz yıl, m. 104/2 ve 104/3’te üst sınır on beş yıl olduğundan on beş yıldır (m. 66/1-d, e). Fail suç tarihinde 12–15 yaş aralığındaysa bu sürelerin yarısı, 15–18 yaş aralığındaysa üçte ikisi uygulanır (m. 66/2). Fail çocuğun üstsoyu ya da çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan biriyse süre, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği gün işlemeye başlar (m. 66/6).

Uygulamada şikâyet süresinin başlangıcı, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve faili öğrendiği tarihtir. Ailenin durumu ne zaman öğrendiğini gösteren yazışmalar veya başvuru kayıtları bu nedenle saklanmalıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231/5 vd.), 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi; AYM’nin önceki metne ilişkin iptal kararı 30.09.2026’da yürürlüğe gireceğinden bu tarihten itibaren uygulama değişebilir ve somut dosyada güncel metin ayrıca kontrol edilmelidir.

Soruşturma, deliller ve mağdurun korunması

Uygulamada bu dosyaların önemli bir kısmı çocuğun bir sağlık kuruluşuna başvurmasıyla ortaya çıkar. Görevini yaptığı sırada suç belirtisiyle karşılaşan hekim, hemşire, ebe ve diğer sağlık çalışanları durumu yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdür; bildirmemek TCK m. 280’de ayrı bir suçtur. Okul yöneticisi gibi kamu görevlileri için de benzer bir yükümlülük m. 279’da düzenlenmiştir. Bu bildirimler çocuğu cezalandırmak için değil, korumak için yapılır.

Soruşturma şikâyet ya da ihbarın kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına ulaşmasıyla başlar. Savcılık önce çocuğun yaşını belirler, ardından çocuğun ve tanıkların beyanlarını alır, gerekiyorsa adli tıp muayenesi yaptırır. Mesajlar, sosyal medya yazışmaları ve fotoğraflar iradenin serbest olup olmadığını gösteren deliller arasındadır. Şüpheli hakkında koşulları varsa adli kontrol veya tutuklama tedbiri uygulanabilir.

Mağdur çocuğun vekili yoksa CMK m. 234/2 uyarınca istem aranmaksızın barodan avukat görevlendirilir. Suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk kural olarak bir kez dinlenir, dinlemede uzman bulunur ve gerekirse ifade şüpheliyle yüz yüze gelinmeden özel ortamda alınır (CMK m. 236). Çocuğun kimliğinin başkalarınca belirlenmemesi için önlem alınması da Çocuk Koruma Kanunu’nun temel ilkelerindendir (5395 s. Kanun m. 4/1-l).

Çocuk hakkında danışmanlık, eğitim veya sağlık gibi koruyucu ve destekleyici tedbirlere de karar verilebilir. Fail çocuğa ulaşmaya devam ediyorsa 6284 sayılı Kanun kapsamında aile mahkemesinden yaklaşmama ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme tedbiri istenebilir (6284 s. Kanun m. 5/1). Mesajlaşma yoluyla sürdürülen temaslarda bilişim suçları ve özel hayatın gizliliğini ihlal yönünden de inceleme gerekebilir.

Aileler için. Çocuğun yaşadıklarını anlatırken suçlanmadığını hissetmesi çok önemlidir. Suçlayıcı sorulardan kaçınmak, telefon ve mesajları silmeden saklamak ve vakit kaybetmeden hukuki destek almak hem çocuğun iyileşmesine hem de delillerin korunmasına yardım eder.

Fail de çocuksa 7593 sonrası durum

Taraflardan her ikisi de on sekiz yaşından küçük olabilir. Bu durumda da reşit olmayanla cinsel ilişki suçu koşulları varsa oluşur. Fail çocuksa soruşturma çocuk bürosundaki savcı tarafından yürütülür ve dava çocuk mahkemesinde görülür (5395 s. Kanun m. 15 ve 26). Suç tarihinde on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; bunlar hakkında yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m. 31/1).

18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun m. 104’ün metnine dokunmadı. Ancak çocuk failler bakımından TCK m. 31’deki üst sınırları yükseltti, on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yapılmasını zorunlu hâle getirdi (5395 s. Kanun m. 35/3) ve “suça sürüklenen çocuk” yerine “adli süreçteki çocuk” ifadesini benimsedi. Ayrıntılar için Çocuk Koruma Kanunu yazımıza bakılabilir.

Lehe kanun uyarısı. 7593 ile TCK m. 31’de yapılan değişiklikler 18.08.2026’dan önce işlenen fiillerde fail aleyhine sonuç doğurabilir. Bu tarihten önceki fiillerde TCK m. 7/2 uyarınca lehe olan hüküm uygulanır.

Reşit olmayanla cinsel ilişki TCK 104 fıkralarına göre ceza ve şikâyet tablosu
TCK 104 Ceza ve Şikâyet

Mahkûmiyetin sonuçları

Yetişkin hükümlüler için m. 104/1’den verilen süreli hapis cezasında koşullu salıverilme oranı üçte ikidir (5275 s. Kanun m. 107/2-d). M. 104/2 ve 104/3’ten verilen cezalarda oran dörtte üçtür ve infaz hâkimi tedavi, mağdura yaklaşmama ya da çocuklarla bir arada olmayı gerektiren ortamlarda çalışmama gibi yükümlülüklere karar verir (m. 108/9). Bu yükümlülükler çocuk hükümlülere uygulanmaz.

7578 sayılı Kanunla Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen ve 1 Mayıs 2026’da yürürlüğe giren Ek Madde 1’e göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan kişiler okul, kreş, yurt, çocuk kulübü ve benzeri çocukların yoğun bulunduğu iş yerlerini işletemez ve buralarda çalışamaz. Karara karşı istinaf ve temyiz yolları açıktır. Genel süreç bilgisi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku sayfamızda yer alır.

Reşit olmayanla cinsel ilişki hakkında sık sorulan sorular

Reşit olmayanla cinsel ilişki şikâyete bağlı mı?

Temel şekli (m. 104/1) şikâyete bağlıdır. Şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır ve bu süre dava zamanaşımını aşamaz. Fail ile çocuk arasında evlenme yasağı varsa ya da fail evlat edinme öncesi bakım veya koruyucu aile ilişkisindeki yükümlüyse şikâyet aranmaz. Bu hâllerde soruşturma kendiliğinden yürür.

On altı yaşındaki çocuğun rızası suçu ortadan kaldırır mı?

Hayır, kaldırmaz. On beş ile on sekiz yaş arasındaki çocukla cinsel ilişki, çocuk karşı çıkmasa bile m. 104 kapsamında suçtur. Kanun bu yaş grubundaki çocukların cinsel gelişimini korumayı amaçlar. Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden varsa olay m. 103 kapsamında istismar sayılır ve çok daha ağır bir ceza gündeme gelir.

TCK 104 cezası kaç yıl yatar?

Kanundaki ceza temel şekilde iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Evlenme yasağı bulunan kişi ya da evlat edinme öncesi bakım veya koruyucu aile ilişkisindeki yükümlü tarafından işlenirse on yıldan on beş yıla kadar hapis öngörülür. İnfazda geçirilecek süre koşullu salıverilme oranına göre ayrıca hesaplanır. Bu oran yetişkinlerde temel şekil için üçte iki, ağır hâllerde dörtte üçtür.

Taraflar anlaşırsa dava düşer mi?

Uzlaştırma bu suçta mümkün değildir, çünkü CMK m. 253/3 cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırmayı yasaklar. Ancak m. 104/1’deki temel şekil şikâyete bağlı olduğundan şikâyetten vazgeçme kural olarak davayı düşürür (TCK m. 73/4). Evlenme yasağı veya evlat edinme öncesi bakım ilişkisi bulunan hâllerde şikâyet aranmadığı için vazgeçme sonuç doğurmaz.

Taraflar sonradan evlenirse ceza ortadan kalkar mı?

Hayır, kalkmaz. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda sonradan evlenmenin kovuşturmayı veya cezayı ortadan kaldıracağına dair bir hüküm yoktur. Suç, fiilin işlendiği tarihteki yaşlara ve koşullara göre değerlendirilir. Temel şekilde şikâyetten vazgeçme ayrı bir konudur ve yalnızca şikâyete bağlı hâlde davayı düşürebilir.

Fail de 18 yaşından küçükse ne olur?

Fail on iki yaşını doldurmuşsa ceza sorumluluğu vardır ve dava çocuk mahkemesinde görülür. Soruşturmayı çocuk bürosundaki savcı yürütür ve ceza TCK m. 31 uyarınca indirilir. On iki yaşından küçük faile ceza verilmez, yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. On beş yaşını doldurmamış fail hakkında sosyal inceleme artık zorunludur.

7593 sayılı Kanun TCK 104’ü değiştirdi mi?

Hayır, 7593 sayılı Kanun m. 104’ün metnine dokunmadı ve ceza aralıkları aynı kaldı. Değişiklikler dolaylıdır. Çocuk failler için TCK m. 31’deki üst sınırlar yükseltildi, on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme zorunlu hâle geldi ve “suça sürüklenen çocuk” yerine “adli süreçteki çocuk” ifadesi benimsendi.

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Yazar hakkında

Av. Ahmet Gökhan Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (Sicil No: 19638), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006 mezunu. Ceza uzlaştırmacısıdır; Adalet Bakanlığı arabulucu siciline ve TÜRKPATENT marka vekilliği siciline kayıtlıdır. Ankara Barosu CMK Merkezi, Bilişim Kurulu ve Fikri Mülkiyet ve Rekabet Kurulu üyesidir.

Bu yazı 27 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre gözden geçirilmiştir.

Somut durumunuz için hukuki değerlendirme

Her dosyanın suç tarihi, delilleri ve usul aşaması farklıdır. Süre kaçırmamak ve haklarınızı doğru kullanmak için dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Telefon: 0 532 714 50 45 · E-posta: bilgi@ahmetgokhanmutlu.av.tr · İletişim ve adres bilgileri

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayda suç tarihi, deliller ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.